Ben birey olarak 12 Eylül‘de yapılacak olan referandumda kullanacağım oyu açıkladım. 12 Eylül‘de kesinlikle ve kesinlikle ’HAYIR‘ oyu kullanacağım.
Ama yazımın başında da belirttim bu benim tamamen kişisel tercihim.
Hiç kimseye ’EVET‘ ya da ’HAYIR‘ oyu vermesi için ne bir baskı yapacağım ne bir telkinde bulunacağım ne de bunun için bir çalışma yapacağım.
Çünkü bu bir seçim değil.
Bu bir referandum.
Geçmiş yıllarda yapılan pek çok seçimde açık açık taraf oldum. Taraf olmak bir yana bunun için çalıştım.
Kulis yaptım, insanların oy vermesi için elimden geleni yaptım.
Neden?
Ya bir genel seçim yapılıyordu ya da bir yerel seçim yapılıyordu.
Şimdi bana pek çok kişi ’Kimin için çalıştın, hangi parti için çalıştın?‘ diye soru sorabilir. Hatırlamayanlar için bir kez daha söyleyeyim.
Benim için önemli olan kişilerdir.
Çünkü mevcut siyasi partiler yasası ve mevcut düzen içinde ben siyasi partilerin birbirinden çok farklı olmadığına inanıyorum.
Bu nedenle benim için önemli olan partinin adı değil o partiyi kimin temsil ettiğidir. Geçmiş yıllarda yapılan seçimlerde sosyal demokrat olarak bilinen ben ve ailem CHP‘ye oy vermedik.
Neden?
Çünkü CHP‘nin o günkü mevcut yapısıyla bir şey yapamayacağına inanıyordum da ondan. Bu seçimlerde de “Hangi partiye oy vereceksiniz?” diye soru sorsalar onlara bugün için verilecek net bir cevabım yok.
Şimdi gelelim 12 Eylül‘deki referanduma.
Daha önce de söyledim. Bu iş çığrından çıktı. Çıkaran da bana göre iktidar partisi AKP. Altı üstü bir referandum. Ama sanki bu referandum bir olmazsa olmaz haline getirildi ve yine sanki bir savaş havasına sokuldu.
Her şey mübah sayılıp, eldeki bütün cephaneler cepheye sürüldü. Aklınıza gelebilecek her türlü silah kullanılıyor.
İnanın bana İsrail‘in kullandığı silahlardan bile tehlikeli silahlar kullanılıyor bu seçimlerde. İsrail bomba atıyor, kimyasal madde içeren kurşunlar sıkıyor. Ama bunlar ayan beyan belli silahlar ve mermiler.
Peki bu referandumda hangi tür silahlar kullanılıyor?
Her türlü ama her türlü silah kullanılıyor. Ve bu silahlar öyle bildiğimiz silahlar değil.
İşte bunları da gördüğüm için bu referandumda ’HAYIR‘ oyu kullanacağım.
Ama son günlerde gözlemlediğim bir olay var. Halk bu kadar büyük baskıdan bu kadar büyük tehditlerden bıkmış görünüyor. İnsanların üstüne, kurum ve kuruluşların üstüne çok ama çok gidiliyor.
Dört koldan çok ciddi baskılar yapılıyor.
İşte bu referandumda bu baskının ters tepebileceğine dair sinyaller almaya başladım. Ben bu referandumda yüzde 25 HAYIR oyunu bile büyük bir oy olarak gördüğümü daha önce söyledim. Eğer bu rakamdan daha fazla oy çıkarsa bunu halka dayatılan baskıların ters tepmesi olarak göreceğim.
Özellikle nedendir bilinmez iktidar partisi referandum yaklaştıkça baskısını daha da artırmaya başladı.
Bakalım bunlar ters tepecek mi?
Hep birlikte göreceğiz.