|
16 Şubat 2012, Perşembe - 09:10
Körfez Futbol Kulübü’nde savunmanın dinamosu Gökhan Kolomoç şampiyonluğa inanıyor
|
|
Türk futbolunun yetiştirdiği en iyi defans oyuncularından birisi Gökhan Kolomoç. Görev yeri defans olmasına rağmen, zaman zaman duran toplarda ileriye çıkarak attığı kafa golleri hafızalarda yer ediniyor. 2. Lig`in üst düzey oyuncularından Kolomoç, bu sezon Körfez Futbol Kulübü`nün şampiyonluğunun birlik ve beraberlikle gerçekleşeceğine inanıyor
15 yıllık profesyonel futbolcuk kariyeriniz var. Trabzonspor`dan Mersin`e, Samsunspor`dan Gümüşhane`ye birçok önemli kulüpte forma giydiniz Altyapınızdan başlayacak olursak, meslek olarak neden futbolu seçtiniz? Futbolun hayatınızdaki yerini bizlerle paylaşır mısınız? Kariyerime başlamadan önce gençlik yıllarımda ilk önce futbola olan ilgimi keşfettim. Trabzon`un Akçaabat ilçesinde arkadaşlarımla futbol oynadığımız zaman kendimi çok mutlu hissediyordum. Daha sonra Akçaabat`ta bir futbol kulübünde oynamaya başladığımda işe bu meslek, hayatımın mesleği olacak dedim kendi kendime. Daha sonra boyumun uzunluğu ve yeteneğimin yatkınlığı sebebiyle savunma oyuncusu oldum. Futbol benim için artık bir yaşam tarzı olmuştu. Hala daha öyle. Futbolu neden seçtiğime gelecek olursak zevki, heyecanı ve zorluğu beni çeken yanı olmuştu. Gençlik zamanımda hep Avrupa`nın büyük futbolcularını örnek aldım kendime. Bir gün bende onlar gibi olabilirdim. Kendimi her zaman zorluğa alıştırdım. Hiç kolaya kaçmadım. Yani ağlayan futbolcu olmadım. Futbolun güzellikleri olduğu kadar, çok zor anları da yaşanır. Ben her zaman o zor anları, kendime kolay gördüm.
Profesyonel kariyerine Trabzonspor`da başladın. Trabzon gibi büyük bir kulüpte oynamak nasıl bir duygu? O günleri okuyucularımız için özetler misin? Memleketinin takımında olmak gurur verici bir şey olsa gerek. Tekrar Trabzonspor`a dönmek veya jübileni yapmak istermisin? Trabzonspor`da ilk profesyonel olduğum yıllarda ilk maçımızda kadro belli değildi. Bir deplasmana 25 kişilik bir kadro ile gittik. Kadroda adımın olacağını tahmin etmiyordum ama içimde bir umut vardı. Adımı görünce şaşırdım ve çok mutlu oldum. Film gibiydi yani. Bir hafta önce başka bir maçta oynamıştım. Bir daha kadroya girermiydim bilmiyorum. Daha sonra takımda önemli bir yer edindim. Avni Aker Stadı`nda ilk oynadığım maçı unutamam. Kendi memleketimin takımında, taraftarların Gökhan diye tezahürat yapmalarını hala kulaklarımda duyuyorum. Profesyonel olarak oynadığım ilk maçım çok süper bir duyguydu. Şu an bile aynı heyecanı yaşıyorum. Trabzon`dan ayrılalı uzun zaman oldu. Fakat herkesin gönlünde memleketi varsa, benimde bir kenarda duracaktır. Oraya bir daha dönmem imkansız gibi gözüküyor. Ben artık Körfez FK`nın başarısı ve şampiyonluğu için mücadele ediyorum.
Gökhan Kolomoç olarak maçlara nasıl hazırlanıyorsun? Yani kendini psikolojik olarak nasıl adapte ediyorsun? Özel olarak yaptığın bir hazırlık var mı? Duran toplarda ileriye çıkıp goller attığına birçok kez şahit olduk. Maçlardan önce gol atacağını hissediyor musun? Maça çıkmadan önce yaptığım özel bir şey yok. Sadece çok dua ederim. Her maça çıkmadan önce, maç günü dua ederim. Hafta arasında yapılan antrenmanlarda ise kendimi her zaman o maça hazırlarım. Kendi kendime uyguladığım tek psikolojik hazırlık ise oynayacağımız o maça şampiyonluk maçı havasında hazırlanırım. Prestij maçı olsa bile yenersek, şampiyon olacağız edasında hazırlanırım. Bu beni daha çok motive ediyor. Maçlardan önce gol atacağım diye kendimi inandırmam. Maç içinde kendimi iyi hissettiğimde gol atıyorum. İyi hissetmesem de birkaç güzel hareket yapınca, “Gol atamasam da iyi şeyler yapabiliyorum” diyorum kendi kendime. Savunma oyuncusu olarak takımın galibiyetine katkıda bulunan gol atmak, benim için apayrı bir olay. Bir forvet oyuncusunun gol atması ne kadar normal, biliyoruz. Fakat savunma oyuncusu iseniz ve gol atıyorsunuz inanın ki dünyalar sizin oluyor.
Dünya futbolunda savunma oyuncularının her zaman çok önemi vardır. Örneğin Rio Ferdinand, Maldini, Jaap Stam ve Cafu gibi isimler dünyaya kendini tanıtmış efsanevi futbolculardır. Kariyerin boyunca en çok kimleri beğenerek izledin, örnek aldın? Bir futbol takımında savunma oyuncularının yeri her zaman farklı bir pozisyondadır. Takımınızın defansı sizsiniz. Yani kalenizi savunuyorsunuz. Bir savaş düşünün. O savaşta rakip kaleleri fetih eden askerleri veya ülkenizi savunan askerleri düşünün. Biz savunma oyuncuları da ülkesini koruyan askerler gibiyiz. Dünya futbolunda saydığınız gibi ünlü defans oyuncuları yetişmiştir. Bir Maldini, Bir Cafu, bir Roberto Carlos, bir Puyol olmak zor. Bizler Türkiye`de yaşıyoruz. Yükselebildiğimiz kadar yükselmeye çalışıyoruz. Dünya futbolunda defans oyuncularının yeri de bellidir. Efsanevi futbolcu Franz Backenbauer bir defans oyuncusuydu. Ben her zaman Backenbauer`i, Cafu`yu, Maldini`yi örnek aldım kendime. Her zaman onların maçlarını izledim. Türkiye`de hangi futbolcu Zanetti, Puyol, Pepe gibi olmak istemez ki? Bizler de futbolcuyuz. Fakat şartlar orta da. Ülke futbolları da bir birinden farklı.
Biraz da Körfez`e dönelim. 2 sezondur Körfez`de oynuyorsun. Sezon başında Kocaelispor ile bir birleşme yaşandı. Kocaeli`nin tek takımı projesi başladı. Bu konu hakkında neler söylemek istersin? Sezon başında birleşmeye ve ilin tek takımı olmaya sıcak baktın mı? Ben 2 sezondur Körfez`de forma giyiyorum. Körfez benim bir ailem gibi olmuştu. Yöneticiler, takım arkadaşlarım. Bir aile gibiydik. Sezon başında ise Kocaelispor ile Körfez`in birleşeceğini, şampiyon bir takım çıkarılacağını öğrendiğimde heyecanlandım. Gerçekten Kocaeli gibi büyük bir kentin böyle bir takıma ihtiyacı vardı. Çünkü yıllar yılı liglerde esen Kocaelispor fırtınası, artık dinmişti. O Kocaelispor`u yeniden canlandırmak içinde böyle bir proje başlatıldı. İlk başta ben kendi kendime özeleştiri yaptım. “Bende bu oluşumun içinde olmalı, şampiyonluğa fayda sağlamalıyım” dedim. Sezon başladığında ilk 10 maç kaybetmedik. Fakat kazanamadıkta. Bir şeylerin ters gittiği belliydi. Zaten başkanlarımız gerekli değişiklikleri yaptılar. Yani her şey Kocaeli`den şampiyon bir takımın çıkması, Kocaeli isminin Süper Lig gibi yüksek seviyelerde temsil edilmesi içindir.
Bu sezon çok basit puanlar kaybettik. Özellikle ilk yarıdaki beraberlikler ve ikinci yarının başında alınan yenilgiler, şampiyonluğa yara verdi. Sen bu puan kayıplarını nelere bağlıyorsun? Körfez`in maç kaybettiği maçlarda sorun neydi, problem hangi bölgedeydi? Evet ilk yarıda ve ikinci yarının başında çok puanlar kaybettik. Bugün aynı maçları oynasak, yüzde yüz kazacağımıza eminim. Dolayısıyla yeni bir takım olmamız nedeniyle bir birimizin oyun stilini bilmiyor, alışmaya çalışıyorduk. İlk yarıda en çok yaşadığımız sorunlarda buydu. Fakat kendi bölgem olan savunma bölgesinde bir sorun yaşamadık. İstatistiklere bakarsanız defans bölgesinde oynayan arkadaşlarla birlikte çok iyi maçlar çıkardık. İkinci yarıya gelirsek Adana Demir ve Çankırı maçları büyük talihsizlikti. Adana maçında ilk dakikada yediğimiz gol, bizi çok etkiledi. Aynı şekilde Çankırı deplasmanı da faciaydı. Fakat o günleri geride bıraktığımıza inanıyorum. Artık geçmişi değil, geleceği düşünmenin vakti. Kaybettiğimiz maçları bırakalım ve kazanacağımız maçlar için kendimizi motive edelim, hazırlanalım. Ben bir futbolcu olarak, maç kaybettiğimde Pazartesi gününden itibaren sonraki maçı düşünürüm.
Bu hafta Altınordu maçında önemli bir galibiyet aldık. Rakiplerimizin bir çoğu puanlar kaybetti ve lig daha karışık bir hal aldı. Rakiplerimizin konumu ve zirveyle olan puan farkı için neler söyleyebilirsin? Şampiyon olup Bank Asya`ya çıkmak için bir yol haritan var mı? Haftalardır Bandırmaspor liderdi. Biz hep Bandırma`yı kendimize rakip gördük. Son haftalarda Bandırma`nın yaşadığı puan kayıpları, onları zirveden etti. Arkalardan gelen Fethiye ise sürpriz bir şekilde lider oldu. Bu hafta gerçekten lig daha karışık bir hal aldı. Fakat benim görüşüm tüm olanlar Körfez`in lehine işledi. Ancak artık bu dakikadan sonra maç kaybetmemeli, puan kaybı yaşamamalıyız. Altınordu maçı, bizim için 6 puanlık bir galibiyetti. Arkasından Mardin haftasında oynamadan 3 puanı cebimize koyacağız. Ve hemen sonra çok önemli bir Bandırma maçı oynayacağız. Hocalarımızın da dediği gibi Bandırma maçı düğümü çözen maç olacak. Ve biz futbolcular olarak bu maçın öneminin bilincindeyiz. O maçı kazanmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Öbür hafta Bandırma, Eyüp ve Kızılcahamam ile oynayacağımız zirve için çok önemli bir 3 haftaya gireceğiz.
GÖKHAN KOLOMOÇ KİMDİR?Profesyonelliğe ilk adımını Trabzonspor`da atan Gökhan Kolomoç, bordo mavili ekipte geçen 2 sezonun ardından Mersin İdman Yurdu`na transfer oldu. Mersin`nde futbol kariyerinin basamaklarını çıkmaya başlayan tecrübeli futbolcu, sırasıyla Gümüşhanespor, Orduspor, Boluspor, Samsunspor, İskenderun Demir Çelikspor`da forma giydi. 2011 yılının başında eski adıyla Körfez Spor`a transfer oldu. Yeni bir Kocaelispor projesi kapsamında Körfez Futbol Kulübü`nde kalan ve ilk 11`in değişilmez oyuncusu olan Kolomoç, başarılı geçmişi ve klas oyunu ile Körfez`in defanstaki dinamosu. Kariyeri boyunca 7 Türkiye Kupası, 126 2. Lig, 8 Süper Lig, 128 Bank Asya 1. Lig, 52 A2 Ligi ve 64 maç eski 2. Lig`de forma giydi. Defans oyuncusu olmasına rağmen uzun boyu ve güçlü fiziği ile gol yollarında da etkili olan Kolomoç, kariyeri boyunca 25 gol kaydetti. Evli ve 2 çocuk babası olan tecrübeli futbolcu, bu sezon 1 maç cezalı olduğu Adıyaman maçı hariç Körfez Futbol Kulübü`nün tüm maçlarında forma giydi.
Bu haber toplam [ 873 ] defa okundu
Bu habere toplam [ 3 ] adet yorum yapıldı
Yorumlar yükleniyor...
|
|