
Körfez Futbol Kulübü‘nde teknik direktör değişikliğinin hayli faydalı olduğu bir gerçektir.
Bu değişikliği neden daha önceden yapmadıkta kaybettiğimiz onca puanı kazanamadık diye düşünmüyor değilim.
Sezona başladığımız Ahmet Yıldırım, başkan Yunus Pehlivan‘dan ve yönetim kurulundan tam destek alıyordu.
Kişiliği ve futbolcularla olan iletişimi gayet yerindeydi.
Fakat futbolda iyilikte sökmüyor, ikili ilişkilerde.
Futbol bilgin yoksa, teknik direktörlüğü bilmiyorsan, takımın sahada kazanamıyorsa sonuçta aynen böyle hüsran olur.
Ahmet Yıldırım‘ın gidişinden sonra göreve gelen Serhat Güller, daha ilk günden Körfez‘de önemli kıpırdanmaların yaşanacağının habercisiydi.
Üst üste kazandığımız maçlarda, Serhat hocanın Körfez FK‘nın aradığı isim olduğunu gösteriyordu.
Sezon başından beri süre gelen teknik direktör sorunu da çözülünce, geriye seri galibiyetler almak kaldı. Ve Körfez Futbol Kulübü, aradığı galibiyetlere Fethiye maçıyla birlikte başladı.
2. Lig gibi karmaşık bir ligde başarılı olmak hiçte kolay değildir.
Üstelik üst sezonu üst sıralarda tamamlayıp, sezon sonu şampiyon olmak veya play offlara kalmak her babayiğidin harcı değildir.
Körfez Futbol Kulübü‘nde şampiyon olmak ve Bank Asya ’ya yükselmek için tüm olanaklar mevcuttur.
Fethiye ve Beypazarı galibiyetlerinden sonra özlenen o hava da takımda oluşmaya başlamıştır.
2 hafta üst üste kazandığımız rakiplere bakacak olursak, ikisi de ligin alt sıralarında ve ikisi de Körfez FK‘nın yanına yaklaşamayacak kadar alt seviyede takımlardır.
Önümüzde Pazar günü oynayacağımız çok zorlu bir Denizli Belediye maçı var.
Daha bu sezon 2. Lig‘e yükselen Denizli temsilcisi, büyük bir atılım yaparak üst sıraları zorlamaya ve adından söz ettirmeye başladı.
Aldıkları galibiyetler, kendilerinin ne derece kolay lokma olmadığının göstergesiydi.
Bu hafta ise İsmetpaşa Stadı‘na gelecekler ve Körfez Futbol Kulübü‘nün rakibi olacaklar.
Teknik direktör Serhat Güller‘in göreve geldiğinde koyduğu 4‘te 4 hedefinin 3ncü sınavına çıkacağız.
İlk 2 sınavda Fethiye ve Beypazarı maçları başarıyla tamamlanmıştı.
Şimdi ise bu 4 maçın en zorlusunu oynayacağız.
Rakibimiz, bizden 1 puan altta ve kazandığı taktirde bizim üzerimize çıkacak.
Böylesine önemli bir maçta eminim ki Körfezli futbolcular da ellerinden geleni yapacaklar, bu şampiyonluk ortamına yara vermemek için mücadele edeceklerdir.
Teknik direktör Serhat hocanın geçen haftaki kadroyu bozacağını sanmıyorum.
Cezalı olan Ercan‘ın sahada yer almasını düşündüğüm maçta, geçen haftaki 11 bozulmayacaktır.
Geçen hafta uzun zaman sonra ilk defa 11‘de forma giyen Uğur Daşdemir, kendi mevkisinde değil, cezalı olan Ercan Ağaçe‘nin yerinde olmuştu.
Uğur‘un mevkii sağ açıktı. Ama genç futbolcu, sağ bekte görev yapmıştı.
Serhat hoca, son haftaların formda ismi Uğur‘a Denizli Belediye maçında da şans verir mi bilinmez.
Diğer bir tarafta haftalardır ilk 11‘de forma giyen genç futbolcu Bilal Çalışkan‘da artık kulübeye gönderildi.
Nedeni ise onun yerine daha formda olan isimlerin sahada olması.
Çünkü Ahmet hocanın taktiği nedeniyle Bilal‘e büyük görev düşüyordu.
Serhat hocanın gelmesiyle birlikte taktikte değişti, taktiğe göre futbolcularda.
Pazar günkü Denizli Belediye maçında yine kazanacak bir kadro ile sahada olacağımız ve terinin son damlasına kadar mücadele edecek futbolcularla rakibimize karşı oynayacağımız bir gerçektir.
Uzun zaman sonra üst üste galibiyetlere başladığımız ligde, Pazar günü de büyük bir şölen havasının yaşanacağını tahmin ediyorum.
Körfezli taraftarlarında özlediği galibiyet coşkuları, Denizli Belediye maçında da yaşanacaktır.
Rakibimiz ne kadar üstün oynarsa oynasın, bizimkiler gerçek oyunlarını gösterirse maç farka bile gidebilir.
Önceden gol atamıyorduk. Bol paslı ve baklava modeli oynadığımız oyunda, gol yollarında etkili olamıyorduk.
Beypazarı maçında ise bu şanssızlığımızı kırdık. Hem gol atmayı, hem de rakibe zaman tanımaksızın yüklenmeyi öğrendik.
2. Lig futbolu da zaten bunu gerektiriyor.
Rakiplerine göre daha üstün futbolcularla daha paslı mücadeleler, 2. Lig‘de pek başarılı olamıyor maalesef.
Amatör ruh ve kıran kırana mücadelelerle ancak maç kazanılabilir bu ligde.
Artık Körfezli futbolcular da bunun farkında.
Pazar günü de yine aynı ruhla, şampiyonluk için oynayacağız.
En yakın rakiplerimizin de önemli maçlar oynayacağı hafta mutlaka kazanmamız gerekir.
Bu galibiyette en önemli etkende taraftarlara düşüyor.
İsmetpaşa‘nın çok özlediği o atmosferi tekrar yaşatmak için tüm taraftarlarımızın Pazar günkü maça ilgi göstermesi lazım.
Artık farklı düşünceleri bir kenara bırakıp, şampiyon takımı desteklemenin zamanı.
Pazar günü tüm İzmit‘in ve spor severlerin hep birlikte coşacağı bir gün olsun.