
Bundan önceki yazımda, Akp il kadın kolları kongresinde yaşanan süreci değerlendirmiştim. Sultan Öztürk’ün adaylığının engellenmesine, birçok kadın gibi tepki göstermiştim. Yazımın devamında da il kadın kolu başkanı Oya Tunçel’i eleştirmiştim. Bir kadın olarak Sultan hanıma yapılanlara sessiz kalmaması gerektiğini, aynı şeyin kendi başına geldiğinde nelerle karşılaşabileceğini ifade etmiştim.
*****
İşte bu yazıdan sonra gelen maillerin ve telefonların haddi hesabı yok!
AKP İl Kadın Kollarının yöneticilerinden tutun, Akp gönüllüsü vatandaşların maillerine kadar, birçoğu Oya Tunçel için adeta kemikleşmiş vaziyette yazıya duydukları sitemi dile getirdiler.
Kendilerine tek tek cevap vermeye çalıştım. En nihayetinde konunun asıl muhatabı olan Sayın Oya Tunçel beni telefonla aradı.
*****
Belli ki yazılanlara çok içerlemişti. Biraz da öfkeliydi.
Kendisiyle yarım saat süren bir konuşma gerçekleştirdik.
Beni tanıyor musunuz? Neye dayanarak bunları yazdınız? Diye sordu. Ben de kendisine, siyaset yapan, ön planda olan insanların her an her şeye hazırlıklı olmaları gerektiğini, hatalarımız olabileceğini, kişilerin yedi göbek öncesine inmemizin imkansız olduğunu, her konuyu belgeye dayandırmanın mümkün olmadığını, hangi yolu izlemek isterse saygı duyacağımı, buna hakkı olduğunu ifade ettim.
*****
Tüm bunlara karşılık nasıl bir tavır geliştireceğini çok iyi bilen tecrübeli siyasetçi Oya hanım, aslında hukuki yolu takip edebileceğini ama asıl önemli olanın kendisini tanımam olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:
Benim partinin üzerinden en ufak bir kazancım söz konusu değildir. Bize ailemizden hatırı sayılır miras kaldı. Onların işleyişinden elde ettiğimiz kazanç sonrası Kocaeli’de en çok vergi verenler listesine girdim. En önemlisi de bu olay ben Akp’ye girmeden evvel oldu. KTO’dan 10. Sırada en çok vergi veren olarak ödül aldım. Ama ben siyaseti sevdiğim için, ticarete çok vakit ayıramayacağımı düşünerek bir takım yatırımlarımızı elden çıkardım. Siyaset üzerinden bir şey elde etmeye hiç ihtiyacım olmadı, aksine hep verdim. Siz de iyi bilirsiniz ki, siyaset sevmeden yapılacak bir iş değildir. Severek yapıyorum fakat bir yerlere gelmek gibi hayalim yok. Beni tanısanız, yazdıklarınızdan dolayı üzüntü duyardınız. Bu yazıyı okuyan küçük torunuma karşı bile mahçup oldum. Sizinle en kısa sürede tanışıp, ne kadar yanlış düşündüğünüzü göstermek istiyorum. Kongre sürecinde yazılanların hepsini okudum. Herkesin kendi fikri, bunlara cevap verme gereği duymadım fakat benim kişiliğim hakkında yazılanlara asla kayıtsız kalamam. Siz de siyasetin içindesiniz ve daha gençsiniz. Benim bir yere talip olma niyetim yok ama siz gençsiniz. Sizin böyle bir adımınız olabilir. İşte o zaman biz de birilerini bulup sizin hakkınızda yazı yazdırabiliriz, bakın keser döner sap döner, gün gelir hesap döner Aysun Hanım. Ben sizin büyüğünüzüm, benden öğrenecekleriniz olabilir. Aynı kentin insanlarıyız. Şunu herkes bilsin, Oya Tunçel zaten babadan varlıklı biri. Asıl siyasete girdikten sonra baksınlar neyim var? Vergi verenler sıralamasında en son 42. Sıralara kadar geriledim. Bu da kazancımı arttırmadığımı gösteriyor. Kim ki aksini iddia ederse ispatlasın. Benim veremeyecek hesabım yoktur. Çok kişi hakkımda yanlış şeyler yazdı çizdi, davalık olduk. Hepsini kazandım ve kazancını fakir fukaraya dağıttım. Ama ben tekrar ediyorum. Sizinle mutlaka yüz yüze gelip konuşalım, bakalım o zaman da aynı düşüncede olacak mısınız?”
*****
Oya Tunçel ile konuşmamızı aklımda kaldığı kadarıyla sizlere aktardım. Eksiği varsa cevap hakkını kullanmaya devam edebilir.
Benim de hatalı bir söylemim olabilir bu mümkündür.
Bunun karşılığında böyle bir “siyasi” dersi hak etmişsek, büyüğümüze karşı boynum kıldan ince. Beni rahatlıkla dava edebileceğini ama asıl kazancın gerçek kimliğinin bilinmesi olduğunu ifade eden Oya Tunçel gerçekten deneyimli bir siyasetçi gibi davrandı.
*****
Söylediği gibi ondan öğreneceğimiz çok şey olabilir.
Ama şunu bilmesini çok arzu ederim. Ben yazılarımı ait olduğum siyasi düşünceye hizmet etmek amacıyla değil, bir gazeteci olarak kamuoyuyla paylaşıyorum. İkisini birbirinden ayırt etmeye özen gösteriyorum.
Yeri geldiğinde siyasi düşüncemin temsilcilerini de buradan eleştiriyorum. Bunun farkında olmasını çok isterim. Bunda da kendisine benim bir sitemim olmuş olsun.
Yani bu yazıları yazmam için kimseden icazet almıyorum, almam da. Benim siyasette hedefim olur mu olmaz mı ayrı konu.
Ama işleyişi çok iyi bilen biri olarak, hakkımda ne yazılacaksa yazılsın, bunlara hazırlıklıyım. Zaten adımımı da buna güvenerek atmıştım. Oya Tunçel’e gösterdiği azametten dolayı teşekkür ediyorum. Tanıştıktan sonra ki izlenimlerimi buradan samimiyetle paylaşacağımı şimdiden bildiriyorum.