
MHP bu ülkenin bölünmez bütünlüğünün çimentosudur. Milli değerlere bağlılıkları tartışılmaz.
Her siyasi partinin kendine özgür kuralları ve ilkeleri vardır ama MHP’ninki kadar “bağlılık” ifade eden başka bir siyasi parti yoktur.
Bir ülkede ya solcu, ya dinci ya da milliyetçi parti vardır. Bu üç parti “ideoloji” partileridir.
Her ne kadar sonradan kurulan partiler olsa da zaman içerisinde dağılır ve tarihe karışırlar. İdeoloji partileri her zaman kalıcıdır…
Türkiye’de “milliyetçi” tek parti MHP’dir…
Ancak MHP’nin gelinen süreçte kendi içinde yaşadığı sorunlar parti bütünlüğünü zayıflatıyor.
1960’lı 70’li yıllardaki milliyetçi duygular etrafında toplanan, bir kuru soğan ve ekmeği bölüşebilen bir anlayış ve bağlılıktan gelen bir siyasi fikir hareketi olan MHP’nin bugün kendi içinde birbirleriyle yaşadıkları, bu partiye gönül veren her bireyini hayal kırıklığına uğratıyor…
Çok uzaklara gitmeyelim. MHP’nin yaşadığı dağılmışlığı yanı başımızdaki Kocaeli Teşkilatı’na bakarak rahatlıkla anlayabiliriz…
Soruyorum;
1-MHP Kocaeli Teşkilatı’ndaki partililerin paylaşamadığı ne?
2-Neden bu kadar birbirleriyle cepheleştiler?
3-Neden birbirlerini sevmiyorlar?
4-Neden öfke garabeti bu kadar tavan yaptı?
Derince ilçe kongresinde milletvekili Lütfü Türkkan ile genel merkez teşkilat başkan yardımcısı ve eski milletvekili olan Cumali Durmuş, kongreyi yönetecek divan başkanlığı konusunda anlaşamıyor ve bütün partililerin önünde tartışabiliyorlar…
Partinin önemli bu iki ismi, kongreyi yönetecek divan başkanlığı adayını belirlemek için bu kadar hafiflememeliydiler…
Bırakın divan başkanlığını Derince adaylarının vereceği ortak bir önerge ile belirlenip seçilsin. Bu olmazsa il teşkilatı karar versin…
Küçük bir ilçenin kongre divan başkanlığı için partinin önemli iki ismi bu durumlara kendilerini düşürmemeliydi…
Bu yapılanlar siyasetle alakası yok. Siyasi çekişme ile ilgisi yok. Türkkan ve Durmuş’un birbirlerine yaptığı tamamen bir kıskançlık, bir öfke ve istenememeliktir. Güç gösterisidir…
Bu küçük ama partiyi çok etkileyecek tartışma, MHP’nin içinde bulunduğu sıkıntının tavan yaptığını gösteriyor…
Peki, MHP bu haliyle nasıl seçmenin karşısına çıkıp oy ister, kamuoyuna nasıl güven verir…
Veremez…
İl başkanı Celalettin Yaylak’ın milletvekili aday adayları hakkında hazırladığı ve genel başkana sunduğu raporda; partiye yıllarını vermiş, dava uğruna her türlü sıkıntıya katlanmış partililer hakkında yazılanlara tahammül etmek neredeyse mümkün değil. Bu raporun gazetemizde yayınlanmasının ardından parti bütünlüğünün tamamen koptuğu bir gerçektir…
MHP kendi içindeki sisli ve puslu havada teşkilat seçimlerini yapıyor. Yapılan birkaç ilçe kongresinde ortaya çıkan tablo durumun pek iç açıcı olmadığını gösteriyor…
Yan yana oturan partililer birbirleriyle konuşmuyor, küs, kırgın, öfkeli…
Peki, MHP nasıl toparlanacak, kendi içinde nasıl bütünlüğü oluşturacak ve kol kola girecek?
Bunun için tek yol kaldı; İl kongresi…
MHP Kocaeli Teşkilatı'ndaki kurtuluşun il başkanı seçilecek yeni bir isimden geçeceğine inanıyor…
Parti teşkilatı, yeni dönemde mevcut il başkanı Celalettin Yaylak ile bu işin olmayacağı görüşünde hemfikir…
Peki, kim il başkanı seçilecek…
Geçen gün yanıma partinin önemli konumdaki bir ismi geldi. Koyu bir sohbet yaptı. Sohbetimizde il başkanlığı için adı geçen isimler üzerinde konuştuk.
İl başkanlığını düşünen ve parti içinde nabız yoklayan, zemin hazırlayan, delegeleri yakın takibe alan ŞANBAZ YILDIZ, İSMAİL KURT, KEMAL KÖSE, RUHİ ÇAVDAR ve mevcut il başkanı CELALETTİN YAYLAK.
Bunların yanında genel merkez tarafından çok tutulan bir isim olan ve halen mevcut il yönetiminde teşkilatlardan sorumlu başkan yardımcılığı görevini sürdüren SELİM ÇAKIR’ ı da unutmamak lazım…
Çakır, her an sürpriz yapabilir bir pozisyonda…