Genel ve yerel seçimlerde iktidar olmak için siyasi
partiler genellikle dev projeler öne sürerek, seçmenin duygularını okşayarak oy almaya çalışırlar.
Bu yöntem, sadece bizim ülkemize özgü bir seçim stratejisi değil, bütün dünya ülkelerinde siyasi partiler bu tür projelerle seçmenin karşısına çıkar.
Etkili bir yöntemdir.
Hatırlarsanız; 2011 genel seçim öncesinde iktidar partisi AKP ile ana muhalefet partisi CHP projelerle seçmeni etkilemeye çalışmıştı.
AKP, sır gibi sakladığı, Başbakan'ın kendi kabinesinden bile gizlediği ’Kanal İstanbul‘ projesiyle seçmenin karşısına çıkmıştı.
Bu tür büyük ve devasa projeler yapıldığı kente çok farklı görsellik katar. Ancak başlanması, yapılması çok uzun yıllar alıyor.
Bu tür projeler genelde ’hayal‘ projelerdir.
Dünyanın farklı şehirlerinde öne çıkartılmış, o ülkenin dünyadaki imajı olan bölgeler vardır. Mesela Amerika'da Manhattan, Singapur, Avustralya'nın Sydney şehri, Malezya'da Kuala Lumpur, Fransa'da Paris'in Eyfel Kulesi, İtalya'da Pisa Kulesi, Mısır'ın piramitleri gibi bölgeler prestij bölgelerdir.
Ancak bu saydığım yerler on yıllar yüz yıllar önce oluşturulmuş, yapılmış bölgelerdir.
Bu kadar öne çıkmış, göz kamaştıran ve dünyanın en önemli finans merkezleri olan bölgelerin bir benzeri de İzmit'te yapılmak isteniyor.
Acaba hayal mi?
Geçtiğimiz günlerde Büyükşehir Belediyesi'nden bir üst düzey yöneticiye MİA projesini sormuştum. Ballandıra ballandıra bitiremedi. İzmit'in çehresinin değişeceğini, insanların mutlu ve mesut olacağını, İzmit'in Türkiye'nin en önemli kenti olacağını anlattı...
Anlatılanlardan etkilenmiştim. Bir an önce diye hayal ederek, anlattığı MİA merkezinde geziye çıkmış; şık cadde ve kaldırımlar, yolun sağında ve solunda yüksek binalar, oteller, iş merkezler, kafeler, restoranlar canlandırmıştım zihnimde...
Kendimi sürekli olarak televizyonlarda izlediğim Manhattan bölgesindeki o meşhur 5. caddede yürüyor gibi hissetim.
Hayal güzel ama...
Sık sık dünyanın farklı kıtalarındaki ülkelere seyahat eden Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin, gördükleri devasa projeleri İzmit silüetine uydurmaya çalışmaları, hayal kurmaları iyi bir düşüncedir. Ancak düşündükleri hayalden öteye geçmiyor...
Şu bir gerçek ki her hayal gerçeğe dönüşmez...
Ülkeleri gezerek gördüklerini İzmit'e kurma hayali içinde olan Büyükşehir Belediyesi yöneticileri önce şunun hesabını vermeliler...
2009 yerel seçiminden bu yana ’Yapacağız‘ dedikleri hangi projelerine başladılar!
Hiçbirisi başlatılmadı.
Geçtiğimiz hafta Büyükşehir Belediye Meclisi'nde faaliyet raporu üzerinde görüşlerini belirten başkan Karaosmanoğlu, 2009 yerel seçiminde vaat ettikleri projelerin yer aldığı kitapçığı eliyle havaya kaldırarak,
“Bu kitabı hiç yanımdan ayırmıyorum” demişti.
Oysa aradan geçen 3 yılın sonunda o kitapta bulunan projelerin hiçbiri başlatılmadı. Seçime kaldı 2 yıl. Bu süre içinde bu projeler tamamlanacak mı?
Hayal!
MİA projesi de 2014 yılında yapılacak yerel seçim yatırımıdır. Seçime henüz iki yıl olmasına rağmen bu projenin çalışmalarını başlattılar. Şimdilik kentin dinamiklerini ziyaret ederek proje hakkında bilgilendirme yapıyorlar. Seçim sathında ise temel atmayı tasarlıyorlar...
Bu kez işi sıkı tutuyorlar…
Hatırlarsanız, 2009 yerel seçim öncesinde de 41 katlı otel projesiyle hamle yapmış ama proje hukuk engeline takılınca yapılamadı ve proje rafa kaldırıldı.
Şimdi aynı korku MİA projesinin yapılacağı alanda. Engeller ortaya çıkacaktır.
Doğrusu bu rüya çok güzel. Şikayetim, karşı duruşum yok.
Türkiye‘de değil, dünyada ne kadar AVM, ne kadar markalı büyük mağaza varsa kalkıp, İzmit‘e gelecek.
Yabancı yatırımcıyı altın tepsiyle davet ediyor.
Yanı başımızdaki İstanbul‘da yer kalmadı.
Şirketler, uluslararası ve ulusal dev firmalar, AR-GE merkezlerini, şirket yönetim merkezlerini İstanbul‘un yanı başındaki İzmit‘te kurmaya talipler.
MİA projesi bütün bunlar düşünülerek başlatılan bir çalışma...
Ama MİA, kente doğru anlatılmadı.
Sanki Büyükşehir‘in bir projesiymiş, bu bölgede Büyükşehir gelip büyük binalar yapacakmış gibi algılandı.
Halbuki, Büyükşehir‘in yaptığı sadece imar planı tadilatı.
Yalnız; MİA'nın yapılacağı alan da çok ilginçtir. Eski Gölcük Yolu ile Yeni Gölcük Yolu arasında İzmit Sanayi Sitesi'nin bulunduğu İzmit ile Başiskele sınırları arasında kalan bataklık alanda yapılması düşünülüyor.
Oysa bu alan bataklık, sazlık bir bölge.
Bu bölgede yüksek katlı binaların yapımı aşamasında temellerin çok sağlam atılması, kazıkların çakılması ve zeminin sağlamlaştırılması gerek.
Ve aynı zamanda bu bölge deprem fay hattının geçtiği bölge...
CHP örgütü, MİA projesine temkinli yaklaşıyor!
Geçen hafta içinde il başkanı Yalçın Kuşkan, şehir plancılarına ve mimarlara MİA projesiyle ilgili 2 sayfadan oluşan bir rapor hazırlatmış. Bu raporu bana gönderdi.
Bu raporda da gelişen İzmit için böyle bir MİA bölgesi yaratılmasının önemi ve zorunluluğu kabul ediliyor. Ancak MİA‘nın sakıncaları anlatılıyor.
Büyükşehir Belediyesi‘nin seçtiği bu alanın, doğal yaşam açısından çok önemli ’sulak alan‘ olduğu, bölgenin her zaman bir deprem tehdidi altında olduğu düşünülürse, bu bataklık alanda yapılacak yüksek katlı binaların her zaman ciddi risk taşıyacağı belirtiliyor.
MİA konusunda alternatif alanların bulunmasının önemi vurgulanıyor, “Daha önce Kandıra yolu bölgesi düşünülürken, neden şimdi bu işi getirip bu sulak alana koydular?” sorusu soruluyor.
Evet, MİA bu kent için belki çok güzel bir rüya.
Biz değil ama bizden sonraki kuşakların, bizim torunlarımızın ve onların çocuklarının görebileceği İzmit‘in bir bölgesini, yukarıda bahsettiğim gibi dünyanın diğer şehirlerine benzetecek olağanüstü bir rüya...