Okullarda ikinci yarıyıl dönemi dün başladı. Öğrencilerimiz 15 günlük dinleme tatilinden sonra tekrar yoğun bir eğitim dönemine girdi. Hepsine başarılar diliyorum. Eğitim dünyası tatil yaptı ama sizlerin de bildiği gibi konuyla ilgili kurumlar çalışmalarına yoğun bir şekilde devam etti. Hatta bu süreci fırsat bilen bu kurumlar, ikinci dönem için daha rahat çalıştı diyebiliriz.
İşte bu yoğunluğu yaşayan kurumlardan birisi de Kartepe Kaymakamlığı`ydı. 10 beldenin birleşmesiyle oluşan yeni ilçemiz, her alanda olduğu gibi, “eğitim” alanında da birçok önemli adım attı.
İlçeye atandığı günden itibaren kuruculuk çalışmalarının dışında eğitimde de önemli adımlar atarak, ilimizde önemli bir yer tutan ilçemizin genç ve dinamik kaymakamı Mustafa Ünaldı`yla makamımda yaptığımız sohbet öncesinde okul aile birliği başkanlarıyla yaptığı ilk toplantıyı görüntüledim.
Toplantı sonrasında velilerle yaptığım sohbette, kaymakamımızdan çok iyi elektrik aldıklarını ve birikiminden bundan böyle yararlanacaklarını söylemeleri beni de mutlu etti. Umarım bu sağlıklı iletişim sonunda kadar devam eder ve eğitimle ilgili çalışmalarda, ilimize örnek olmaya devam eder. Dilerseniz şimdi de gazetemiz adına kurduğumuz iletişime geçelim ve genç kaymakamımızdan ilçedeki eğitim faaliyetlerini dinleyelim.
Sayın Ünaldı, önce ilçenizin nüfusu, alanı ve ilçedeki okullarımızla ilgili sayıları alabilir miyim?
-İlçemizin nüfusu, 90 bin 200, yüzölçümümüz ise 269 kilometrekare. Geniş, ama dağınık bir alana sahibiz. Öğrenci sayımız 20 bin 40`dir. 46 okul sayımızın 33`ünü ilköğretim, 7`sini ortaöğretim okulları oluşturuyor. İlçemizde ayrıca, 4 anaokulu, 1 özel okulumuz, 1 Halk Eğitim Merkezimiz ve 2 de rehabilitasyon merkezimiz var.
Doğrusunu söylemek gerekirse, önceleri bağlı bulunduğu köyler ve yerleşim alanlarıyla birlikte eğitimde çok önde olmayan beldelerimiz, ilçe olduktan sonra birdenbire çıtasını yükseltti, hatta ilimize birçok alanda örnek oldu. Örneğin ilçenize bağlı Karatepe İ.Ö.O. SBS`de, bazı merkez okullarının bile önüne geçerek dereceye girdi. Nasıl başardınız bunu?
-Tespitleriniz çok doğru. Evet, ilçemiz çok dağınık ve çok nüfuslu bir alan, hatta ilçeler arasında en büyük alana sahip diyebiliriz. Bizler kaymakamlık olarak önce ilçenin fotoğrafını çıkardık. Kartepe, merkezin çok arkasındaydı. Hani suya bir taş atarsınız da dalgası yayılır ya bizim çalışmamız da öyle oldu. İlk şartımız kurumsallaşmaydı. Tüm göstergeleri sıfırladık. Okul müdürleriyle toplantılar yaptık. Planlama ve vadelendirmelerle, her şeyden önce ilçenin bir fotoğrafını çıkardık ve ona göre çalışmalar yaptık.
TEK TEK İNSANLARA GİTTİK
O zaman bizler de şimdi, hem bu fotoğrafın, hem de eğitim dünyasının ‘ilk karesi` olan “Okul Öncesi Eğitim” le ilgili çalışmanızı alalım, çünkü ilk şampiyonluğunuz bu alanla geldi...
-Okul öncesinde “7 Yaş Çok Geç Kampanyası” kapsamında tek tek insanlara gittik. Hiçbir zaman para istemedik. İl Milli Eğitim Müdürlüğü`nün o süreçte sitesinde yayınladığı okul öncesi öğrenci sayıları çok etkili bir yöntem oldu. Bu yöntem ilçelerin kendileriyle yarışmasını sağlandı. Biz de her zaman her konuda olduğu gibi, bu konuda da kendimizle yarıştık. Bu yıl 2000`in üzerinde okul öncesi alındı. Okullardaki anasınıfı eğitiminde Danıştay kararıyla öğretmen ataması yapılamadığı için bizler bu konuda Halk Eğitim Merkezi`nden yararlandık. Geçen yıl okul öncesindeki atağımız kurucu kaymakamlık olarak önemli atılımlarımızdan biriydi. Bu konudaki çalışmalarımıza bu yıl da devam ediyoruz.
Sizin bir kaymakam olarak okulların tüm etkinliklerine katıldığınızı duydum. Bu bir prensip mi yoksa okullardan mı davet alıyorsunuz?
Elbette okullardan da oldukça davet alıyorum. Ancak benim diğer bir prensibim de düzenlenen her etkinliğe katılmamdır. Ben her etkinliğe giderim. Okullarda düzenlenen her türlü sosyal aktiviteyi izlerim, başarıları ödüllendirdim. Benim bu tarzımın teşvik edici bir unsur olduğunu düşünüyorum. Çünkü yaptığım ziyaretlerde bu farkı görüyorum. Şimdi de her okul bu konuda adeta yarışa girdi!
KAYMAKAMLIK OLARAK 75 BİN KİTAP DAĞITTIK
Sayın kaymakamım, eğitimin ilk koşullarından biri olan ‘kitap okuma` konusunda da önemli adımlar attınız ve bu konuda ilimizin ‘en çok kitap okuyan ilçesi` oldunuz. Bunu nasıl başardınız?
-Okuma alışkanlığı kazandırmak çok önemli bir unsurdur. İl Milli Eğitim Müdürü Sayın Nevzat İspirli`nin de Gelecek İçin Elele Projesi`nde okumaya verdiği önemi, projenin ilk maddesinde belirtmesinden anlıyoruz. Kendisini bu konuda da kutluyorum. Ancak öğretmen, anne-baba okumalı ki çocuk da okusun. Ben çok okuyan bir insanım. Benim ilköğretim ve ortaöğretime giden çocuklarım da çok okur. Onların okul dışında evde dahi okuduklarını izlemek beni mutlu ediyor. Biz büyükler örnek olmalıyız. Öğrencilere ‘okuyun` diyoruz, ancak ne okudukları da çok önemli. Ben okul yöneticilerine, çocukların en çok neyi okuduklarını sordum ve ona göre kitaplar alıp dağıttım. 40 bin civarında kitabımız vardı. Ancak kaymakamlık olarak 32 bin kitap daha aldık ve toplam 72 bin kitabı okullarımıza dağıttık. Kocaeli Okuyor Kampanyası çerçevesinde yaptığımız okuma yarışmalarını da hem takip ettim, hem de sık sık ödüller verdim. İşte sanırım ilçemizin okumadaki şampiyonluğunda büyük etkenlerden biri de bu…
BİZ İDARECİLER DE HATA YAPIYORUZ
Öğrencilerin her konuda başarılı olmaları için sanıyorum sizin yaptığınız gibi; onları izlemek ve denetlemek çok önemli. Öğrencileri tüm aileler ve eğitimciler olarak değil, sizin gibi değerli devlet yöneticilerinin de elini taşın altına koyması gerekiyor. Görülüyor ki siz bunu yapıyorsunuz.
-Yönetimlerde başarı kazanmak için, maalesef zaman zaman biz idareciler de hatalar yapabiliyoruz. Nedir bu; onları tanımamak ve neyi istediklerini bilememek. Genel anlamda söylemek gerekirse, ‘bizler vermiyoruz ki alalım.` Bunun için kaymakamlık olarak, sık sık okul müdürlerimizle yaptığımız toplantının yanında, okul ziyaretleri, veli toplantıları ve az önce sizin de izlediğiniz gibi aile birliği başkanlarıyla toplantılar yapmak ve fikir alışverişinde bulunmak çok önemli.
Aile Birliği Başkanları dediniz. Velilerle az önce ilk kez bir araya geldiniz, bu toplantı sizi nasıl motive etti?
Bir yıl boyunca ilçenin fotoğrafını çıkarmak, yol haritasını belirleme hiç de kolay olmadı. Ancak az önceki toplantı Okul Aile Birliği başkanları ile yaptığımız ilk toplantıydı. Bunu her ay devam ettirmeye karar verdik. Ben de bir aileyim ve benim de çocuklarım var. Her zaman kendimi onların yerine koyuyorum elbette. Kurduğumuz bu iletişim, bizlerin okullara sunacağı katkılar konusunda daha da anlam kazanıyor. Çünkü okullarda yaşanan sorunları müdürlerinin dışında en iyi bilen okul aile birliği başkanlarıdır. Bizim ayrıca Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) tarafından geliştirilen programlarımız da var. Anne Destek Programı ile kısa bir süre önce, 7-11 yaş çocuğu olan 26 annemize 8 hafta süren bir çalışmayla seminer verdik. Bunun dışında ilçemizdeki sendika temsilcilikleriyle de sık sık buluşuyor ve problemlerini dinliyorum.
ORTAK SINAVLARLA YOL HARİTASI
Sayın Ünaldı, Sayın İspirli`nin projesinde yer alan ortak sınavlarla ilgili ilk çalışmayı da siz yaptınız. Hatta birinci dönemin son haftasında yapılan bu çalışmayı tesadüfen ben de izlemiş ve haberini yapmıştım. Biraz bu konudan bahseder misiniz?
Kaymakamlığımız olarak ilçeler arasında ilk ortak sınavı biz yaptık. Bu da çok önemli. İl Milli Eğitim Müdürlüğü`nün Gelecek İçin Elele Projesi kapsamında yapılan çalışmalara kaymakamlık olarak da önemli katkılar sunuyoruz. Birinci dönemin son haftasında tüm okullarımızda 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıflar için geçerli olan bir sınav yaptık. Sınavımıza ilçe sınırları içinde yer alan ve tek özel okulumuz olan Bahçeşehir Koleji`de sponsor oldu. Buradan okul yöneticilerine bir kez daha teşekkür ederim. Sınavda ilk 20 sırayı paylaşan öğrencilerimize de bu dönem de ödül vereceğiz. Yaptığımız bu sınavla öğrencilerin sınav stresini üzerinden atmayı, öğretmenlerin sınıflarını daha iyi tanımalarını hedefledik. Hatta bu kapsamda sadece öğrencileri değil, öğretmenleri ve velileri de ödüllendiriyoruz.
Rehabilitasyon merkezlerine de büyük önem veriyorsunuz…
-Evet engelli çocuklarımız artık rehabilitasyon merkezleri sayesinde bire-bir eğitim alma olanağına kavuştu. Şu anda ilçemizde KEREM ve Suadiye Cemal Doğan Rehabilitasyon Merkezi adıyla 2 merkezimiz var. Eskiden engelli çocuklarımızı saklardık veya dinlendirirdik. Ama şimdi hepsi birer sanatçı gibi resim yapıyor, el işi işliyor. İlçemizdeki okullarımızla birlikte yaptığımız birçok sosyal ve kültürel etkinlikler de var. Örneğin Özdilek Alışveriş Merkezi`ndeki üç boyutlu sinemalara götürüyoruz. 50`şer kişilik gruplarla geziler düzenliyoruz. Eğitim programlarımız sadece okullarla değil, HEM ile de devam ediyor. 300`ün üstünde kurs verdik. Aile İçi İletişim (AİTEP) seminerleri yaptık. Tüm bunların sonunda kurumlarımızda çalışan da çalışmayan da belli olacak. Ancak yaptığımız tüm olayların temelinde çocukları tanımak yatıyor, onları iyi tanımalıyız. Çünkü eğitimin temelinde “çocukları iyi tanımak” yatar.
MUSTAFA ÜNALDI KİMDİR
O BİR POLİS
O BİR TURİZMCİ
O BİR KAYMAKAM!...
Mustafa Ünaldı, 1969 yılında Kayseri- İncesu ilçesinde doğdu. İlkokulu Kızılören beldesinde okuyan Ünaldı, ilkokul öğretmeni Fatma Çavuşoğlu ve coğrafya öğretmeni Erol Akduman`ı unutamıyor. Tekirdağ Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi`ni bitiren Ünaldı, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi`nden 1991`de mezun oldu. Aynı yıl 4 arkadaşı ile birlikte (Ki onlar da şu anda kaymakam oldu) Polis Akademisi ve Kaymakamlık sınavlarına girdi ve kazandı. Ataması geldiğinde ise, ne ilginçtir ki aynı gün hem polislik, hem de kaymakamlık kurasını çekti. Her ikisi de İçişleri Bakanlığı`ne bağlı birimler olduğu için, İstanbul Emniyeti`nde 4 ay kadar komiser yardımcılığı personel şube müdürlüğünde görev yaptıktan sonra, Bursa Valiliği kaymakam adayı olarak atandı. 8 ay İngiltere'de kalan Ünaldı, sırasıyla Samsun'un Kavak, Artvin'in Murgul, Mardin'in Derik, Karabük'ün Eskipazar, Bilecik'in Söğüt, Gaziantep'in Islahiye ilçelerinde kaymakamlık ve Kütahya Vali Yardımcılığı yaptıktan sonra Kartepe`ye atandı. Ünaldı evli ve 3 çocuk babası.