Yaptığımız sohbette, bu özel çocuklara sahip olmanın verdiği sorumlulukla oldukça zor günler geçiren velilerin feryadı bizim de yüreğimizi sızlattı. Anneler özetle, çocuklarına kimsenin sahip çıkmadığını, okulun fiziki durumunu nedeniyle çocuklarının ve öğretmenlerin birçok zorluklar yaşadığını ve en önemlisi de okuldan mezun olduktan sonra, hiçbir iş güvencelerinin olmamasından yakındı. Devlet yetkililerinin, serzenişlerine ciddi anlamda kulak vermelerini istedi. Okulun yerinin şehir merkezinde olmasını isteyen veliler, bunca yıl sonra yapılacak yeni okula, belki de kendilerinin ömürlerinin yetmeyeceğini, hiç olmazsa çocuklarının iş yaşamlarına bir çözüm bulmalarını istedi. Bizler de kendilerini dinledik. Ancak sizlerden tek ricamız röportajları okurken, onların yerine kendinizi koyarak, yani “empati' yaparak okumanızdır. Çünkü görülüyor ki, başka türlü o velileri bir türlü anlayamıyoruz!...
AYŞE ÖZDAĞ (Mezun Ayten Özdağ'ın annesi)
Ben çocuğum için yarınımın peşindeyim!
“Benim kızım okulun ilk öğrencilerinden. 7 yıldır eğitim alıyor. Ben çocuklarımın sosyalleşmesini istiyorum. Paradan puldan çok, yarın ne olacak onu düşünüyorum. Çocuğum için yarınımın peşindeyim. Bizler hayattayken iyi, ya öldükten sonra ne olacak. Ben çocuklarımıza engelli demiyorum, “Geç algılayan' diyorum. Bunların ellerinden her iş geliyor. Mesela benim kızım el sanatlarını çok seviyor. Bizim çocuklarımızla ilgili bu kenti yönetenler bazen çok yanlış yapıyor. Bir gün İzmit eski belediye başkanı, okuldaki bir tören de iki de bir “engelli öğrencilerimiz' cümlesini kullandı. Bu söz kızımın dikkatini çekmiş ve başkana dedi ki: “Başkanım; ben sana küsüm.' İşte o günü hiç unutamam. Okulumuz yetersiz. Çocuklarımıza sosyal mekanlar açılsın, onlar da insan içine karışsın istiyoruz. Kızımın arkadaşlarından Bahattin'nin öldüğünü duyunca, hepimiz çok panik olduk. Büyükşehir Belediyesi onlarca KOMEK kursu açıyor. İki sınıfta bizim çocuklarımız için açamaz mı? Daha çok sıkıntımız var, ancak yine de bizim sesimiz, kulağımız olduğunuz için, size ve Güngör Arslan'a çok teşekkür ediyorum. Lütfen bunu da yazmanızı rica ediyorum.'
GÜLSER HARMANTEPE (Mezun Osman Harmantepe'nin annesi)
Oğlum babasına sık sık “Baba bana iş bul' diyor!
“ 3 çocuğum var. Bir oğlum Fevziye Tezcan AT ve EML'nde okuyor. Şu anda yanımda olan kızım Şerife ise, sırf abisi için okuduğu meslek lisesinde bölüm değiştirdi. Çocuk gelişiminde, özel eğitim bölümüne geçti. O da abisi ve abisi gibi olan öğrencileri eğitmek istiyor. Oğlum okuldayken 3 yıl staj gördü. Buradan çıkar çıkmaz, “Baba bana iş bul, ben çalışmak istiyorum' dedi. Bunu sık sık tekrarlıyor. Ben şimdi ne yapacağım. Bizler de oğlumuzun bir yerde çalışmasını istiyoruz. Daha önce Gülen Yüzler'de ve Derince Belediyesi'nde çalıştı. Kendine verilen işi yapabilecek bir çocuk. Yetkililerden yardım bekliyorum.'
HABİBE KOTAN (4'ü sınıfa geçen Bekir Kotan'ın annesi )
Söylenenler hep lafta kalıyor, hiç icraat yok!
Benim Bekir'den başka Derince Cumhuriyet İ.Ö.O. 8. sınıfa giden Ayşegül, Hızırreis İ.Ö.O.'na giden Kübra isminde iki kızım var. Bu okula gelip giderken çok zorlanıyoruz. Bir saat yol sürüyor, şehrin çok dışında. Yeni okul diyorlar. Ne atılmaz temelmiş. Beş yıldır temel atılacak diyorlar. Yetkililer, TV'ye, gazetelere çıkıyorlar, hep kemikleşmiş laflar ediyorlar. Yetkililerin söylediği hep lafta kalıyor. Hiç icraat yok. Biz yatlar, katlar istemiyoruz. Biz iyi bir okul ve çalışabileceği bir yer istiyoruz. Ben anneyim, elim ayağım tuttuğu kadar bakmaya razıyım. Ama benden sonra ne olacak. Kime kalacak bu çocuklar, nereye kadar! Bu çocuklarımızı toplum bile kabul etmiyor. Ellerinden tutan yok. Bize kent yöneticileri de hata yapıyor. Düşünün koskoca belediye başkanı (eski Bekirpaşa Belediye Başkanı) çocuklarımıza bir bardak hediye ediyor, ancak bardağın üzerinde “engelli' ifadesi yer alıyor. Çocuğum da bu bardaktan her su içişinde, “Anne ben engelli değilim' diyor. Bu nedir yani. Başkan bile buna dikkat etmezse biz ne yapalım!'
NAZMİYE KURT (2. sınıfa geçen Mehmet Kurt'un annesi)
Hepimiz tedirginiz!
Benim eşim fırın işçisi. 3 çocuk sahibiyim. Tuğba ortaokulu bitirdi, evde. Diğer oğlum Ramazan da ortaokulu bitirdi ve ikisi de sağlıklı. Akraba evliliğimiz yok, görücü usulüyle evlendik. Mehmet, İbrahim Süreyya Yiğit İ.Ö.O.'nda 3. sınıfa kadar okudu. Daha sonra İzmit Özel Yankım ve Derince'de bir rehabilitasyon merkezine devam etti. Şu anda ki okulumuzdan ve öğretmenlerimizden çok memnunuz. Ama hepimiz tedirginiz. Bir öğrencimiz intihar etti. Mezun olduktan sonra iş yok. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Mehmet'in bir iş bulmasını çok istiyoruz. Ben öldükten sonra çocuklarıma kim bakacak.'
YURDAGÜL GÖÇER (Mezun ikizler Ayten ve Aylin Göçer'in annesi)
Evlatlarıma iş istiyorum
“Eşim emekli, 5 çocuk annesiyim. Bir kızım evli. Diğer kızım Sevda tekstilde çalışıyor. Biz de akraba evliliği yapmadık. Çocuklar küçükken biz rahatsızlıklarını anlamadık. İkiz kızlarım, Derince Turgut Reis İ.Ö.O.'na devam ederken, bizi okuldaki rehber öğretmenler uyardı. 6. sınıfa kadar okudular, sonra bu okula getirdik. Şimdi mezun oldular. Okuldayken stajlarını Körfez Belediyesi'nde yaptılar. Biri 194, diğeri 160 TL alıyordu. Ama şimdi birden bire boşluğa düştük. İş hayatları birden bire sona erdi. Evlatlarıma iş imkanı istiyorum. Kızlarımın elinden her iş geliyor. Evde benimle birlikte ev işi, temizlik, yemek yapıyorlar. Stajları sırasında evrak işleri yapıyorlardı. Hiç olmazsa bu tür bir iş olsun istiyoruz.'
ÖZNUR AYVERDİ (2. sınıfa geçen İlknur Ayverdi'nin annesi)
Okul kapandı diye, kızımın psikolojisi bozuldu!
Ben 3 çocuk annesiyim. Kızım Nimet İbrahim Süreyya Yiğit İ.Ö.O. 7. sınıfa geçti. Küçük oğlum Zafer de aynı okulda 2. sınıfa geçti. Kızım İlknur okulda sinirli, evde sakindir. Ancak okul kapandı diye kızımın psikolojisi bozuldu. Çünkü okulu çok seviyordu. Staj görmeyi çok istiyor. Okul sırasında staja giden arkadaşlarına hevesleniyordu. Çünkü çalışmayı çok seviyor. Evde bana büyük yardımcı. El işi yapıyor, çiçekleri çok seviyor ve incik-boncuk işliyor. Umarım kent yöneticileri, çocuklarımızın geleceğiyle ilgili bizlere güven verir.'
(Yarın: Öğrenciler ve kent bürokratları ne diyor?)