Hava : Sıcaklık: 18 ºC    Nem:%69    Rüzgar: K.Batidan 9 km/sa
Terim'den Ceyhun sürprizi! Davetiyeniz yoksa gelmeyin! Asker uğurlaması kana bulandı! 2 milyon kaçak sigara filtresi ele geçirildi
SİTE RAPORU
24 saatte 155 Haber eklendi
Toplam 435 yorum yapıldı
Yerel bir gazetede
ortalama 40 haber bulunur
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
SİTE İÇİ ARAMA
ERDAL SERTEL | 8 YILLIK EĞİTİM SİSTEMİ DEĞİŞMELİ
Erdal SERTEL
Bu haberi yazdır Haber Editör'üne mesaj gonder Haber ihbarında bulun Google Bookmarka Ekle Facebook'ta Paylas Digg Profiline Ekle del.icio.us Profiline Ekle RSS
7 Şubat 2012, Salı
Erdal SERTEL
8 yıllık eğitim sistemi değişmeli

Eğer olaylara ideolojik bakmıyorsanız 8 yıllık eğitim sistemindeki garabeti görürsünüz.
28 Şubat post modern darbeci zihniyetinin sivillere dayattığı 8 yıllık eğitim sistemini zamanında en fazla eleştirenlerden birisiyim.
Zorunlu eğitimin sadece 8 yıl değil 12 yıla kadar çıkarılmasını da savunurum.
Ancak bugünkü sistemle değil.
Altı yaşında ilkokula başlayan bir küçük çocuk ile 15 yaşına gelmiş, ergenliğe adım atmış öğrencilerin aynı çatı altında eğitim alması bana göre çok yanlış.
12 yıl zorunlu eğitim olsun, ancak 6‘ncı sınıftan itibaren öğrenciler liselere monte edilsin.
Diyebilirsiniz ki 12 yaşındaki çocuk liseye gidebilir mi?
Gider, hatta bunlar meslek liselerinin alt yapısı gibi olur.
Lise çağına geldiklerinde beğenmiyorlarsa, yetenekleri yoksa başka bir liseye geçiş yaparlar olur biter.
Ak Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, KİHMED‘in düzenlediği aşure etkinliğinde 8 yıllık eğitimin kaldırılacağını söylemiş.
Işık, 8 yıllık eğitimin ideolojik olarak çıkartıldığını ve İmam Hatip Liseleri‘nin önünün kapatılması olarak çıkarıldığına inanıyor, ki bence de haklıdır.
Ancak 8 yıllık eğitim kaldırılırken eskiye de dönüş olmamalı.
İlk beşinci yıldan sonra eskisi gibi isteyen öğrenci İmam Hatip okullarına gidebilmeli.
Ancak bu sistem sadece İmam Hatipler için değil, diğer meslek liseleri için de geçerli olmalıdır.

 

NASA‘da İzmit fotoğrafı da gösterilsin

İnsanlık tarihi son yarım asırda inanılmaz derecede gelişti.
Tabi ki teknolojik açıdan bahsediyorum.
Yoksa kapitalist ve emperyalist batının dünyayı sömürme güdüsünde hiç değişiklik olmadı.
Ancak bilgi ve teknolojide dünyanın diğer ülkelerine çok büyük farklar attılar.
Mesela ben İstanbul‘un son 36 yılda nasıl geliştiğini, nasıl büyüdüğünü ancak NASA‘nın çektiği fotoğraflardan görüyorum.
Adamlar üşenmemişler, 1975 yılında İstanbul‘un havadan fotoğraflarını çekmişler, en son 2011 yılında çekilen fotoğrafla karşılaştırıyorlar.
Tabi ki adamların ağızları bir karış açık.
Bir kent düşünün ki, 36 yılda kilometrelerce kare büyüyor, 2.5 milyon olan nüfusu 12 milyonu geçiyor.
Elbette İstanbul ile İzmit‘i yani Kocaeli‘yi asla mukayese edemem.
Ancak bu kentin son 36 yılını da çok iyi bilirim.
Keşke NASA‘cılar o yıllarda İstanbul‘un yanı sıra İzmit‘in de fotoğrafını çekselerdi diyeceğim ama mutlaka çekmişlerdir.
Keşke İzmit‘in fotoğraflarını da yayınlasalar da bu kentte yüzbinlerce insan hayretler içinde kalsa.
1975‘li yıllar aslında bizler için çok gerilerde kalmış, gibi görünüyor.
Kimi zaman çocuklara, genç arkadaşlara o yılların İzmit‘ini anlattığımda beni taş devrinden fırlayıp günümüze gelmiş gibi görüyorlar.
1975 yılında akşam sinemaya gittiğimizde gece eve nasıl döneceğimizi düşünürdük.
Çünkü Kuruçeşme‘ye gece belirli saatten sonra araba çalışmazdı.
Keza İzmit batıda cezaevinin orada biterdi.
Doğuda ise son durak Mehmet Ali Paşa ile Bekirdere Üçyol‘du.
Çift şeritli bölünmüş D-100, doğuda Carrefour köprüsüne, batıda ise Seka Devlet Hastanesi‘ne kadardı.
D-100‘e ilk trafik lambaları 1980‘lerin başında Merkez Bankası kavşağına konuldu.
Trafik o kadar rahattı ki, 1990‘ların sonuna kadar İzmit‘te araç park etme gibi bir sorun yoktu.
Şehir içinden tren geçerken kapanan çançanların yanında ancak üç beş araç olurdu.
1975‘te İzmit‘te insanlar istedikleri yere faytona binerek gidebilirdi.
Arabası olanlar parmakla gösterilir, zengin sınıfına konulurdu.
Apartmanlaşma daha başlamamış, isteyen istediği şekilde gecekondusunu dikebiliyordu.
36 yıl öncesini böyle küçük bir yazıya sığdırmak çok zor.
Keşke NASA, 1975‘in uzaydan çekilmiş İzmit fotoğraflarını da yayınlasa.
Biraz daha nostalji yapar, o günleri özlemle anardık.

 

Bu devirde işsiz kalınır mı?

Çevremdeki işsiz gençlere bakıyorum. Hepsinin tek amacı var.
Ya belediyeye girecekler, ya devletin bir kurumuna.
Yeter ki kapağı resmi kurumların bir tanesine atsınlar.
Sonrasında salla başını al maaşını moduna girecekler.
Aslında haklılar, çünkü ellerinde hiçbir becerileri, hiçbir yetenekleri yok.
Tamamı kalifiyesiz eleman.
Kendilerini yetiştirmemiş, gençliğin en önemli zamanlarını hay huyla geçirmiş.
Artık yaşları 20‘lerin ortasına gelince kafalarına dank etmiş.
Çalışmaları, para kazanmaları gerekiyor. Ancak burunlarından da kıl aldırmıyorlar.
Öyle imalat sektörüne girecekler, sabahtan akşama kadar ağır bir işte çalışacaklar gibi niyetleri de yok.
Nasıl olsa o yaşlarına gelmelerine rağmen anaları babaları onlara bakıyor.
Madem çalışacaklar, ille de bir belediye olsun, ille de bir devlet kurumu olsun istiyorlar.
Dediğim gibi ellerinde bir meziyetleri yok.
Daha da vahimi kendilerini geliştirmek gibi bir niyetleri de bulunmuyor.
Oysa devlet artık diyor ki, beni istihdam alanı olarak görmeyin.
Kendi işinizi kurun, kendinizin patronu olun.
Hatta yanınızda bir sürü eleman çalışsın, istihdama katkı sağlayın.
Bunun için bir sürü teşvik veriyor, kredi veriyor.
Yetmiyor, kendi işini kurmak isteyenleri eğitiyor.
Mesela Kocaeli Sanayi Odası-Abigem Doğu Marmara A.Ş. ve KOSGEB işbirliği ile ’Kendi işim olsun‘ adı altında girişimcilik programı eğitimi veriyor.
İstenen tek şey, ’Bir projeniz‘in olması.
Sonrasında size iş kurmanın aşamalarına ilişkin doğru bilgi, eğitim ve iş kurma becerilerine geliştirme konularında danışmanlık hizmeti verecekler.
Bu eğitimi başarıyla geçtiğinizde ise kendi işinizi kurmanız için KOSGEB tarafından 27 bin lira hibe ve ’0‘ faizli 70 bin lira geri ödemeli kredi desteği sağlanacak.
Ancak başvurular 9 Şubat‘ta sona eriyor.
Eğer işsizlikten bunalan buna karşılık içinde girişimcilik ruhu olan herkes bu fırsatı kaçırmamalı.
Çünkü günümüzde artık devletin ve belediyelerin istihdam kaynakları belli.
Ya arkanızda çok büyük dayınız olacak, ya da iktidar partisinden tanıdığınız.
Yoksa boşuna hayal kurmayın.
İşte fırsat, gidin KOSGEB‘e kendi işinizi kendiniz kurun.


 


Bu yazı toplam [ 339 ] defa okundu Bu yazıya toplam [ 4 ] adet yorum yapıldı
Yorumlar yükleniyor...
ERDAL SERTEL | DİĞER KÖŞE YAZILARI
7/24 Online Haber ihbar hattı
KÖŞE YAZARLARI
KOCAELİ'DE VEFATLAR

İsmet Dikbaş

25 Mayıs 2012, Cuma

Hızır Uzun

25 Mayıs 2012, Cuma

Fatma Rençber

24 Mayıs 2012, Perşembe

Melek Özkalay

24 Mayıs 2012, Perşembe

Pumpul Aşnaz

21 Mayıs 2012, Pazartesi
ANKETLER
Sizce CHP il başkanı kim olmalı?
İbrahim Aydın
Yalçın Kuşkan
Hikmet Erenkaya
Tamer Aktaş
Rafet Yıldızlı
Fikret Toker
Fahri Örengül
Müzeyyen Tan
Çınar Ulusoy
Yalçın Ergen
Cüneyt Özkürkçügil
Alpaslan Seymen
Kocaeli | Haberler | Kocaeli Haberleri | Spor Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Kocaeli İlçe Haberleri | İzmit Haberleri | Derince Haberleri | Gebze Haberleri | Gölcük Haberleri | Kandıra Haberleri | Karamürsel Haberleri | Körfez Haberleri | Çayırova Haberleri | Dilovası Haberleri | Darıca Haberleri | Kartepe Haberleri | Başiskele Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Arşiv | Foto Galeri | Haber Arşivi | Haber Ara | Haber İhbar Hattı | Objektife Takılanlar | Astroloji | Güncel | Siyaset | Ekonomi | Polis-Adliye | Eğitim | Sağlık | Teknoloji | Yaşam | Anketler | Nöbetçi Ezcaneler | Tren Saatleri | Taksi Duraklari | Kocaeli Canlı Kameralar | 17 Ağustos Depremi | Canon, Epson, HP Kartuş | RSS Haberler | Yasal Uyarı | Kocaelispor | Notebook,Netbook | Gebzespor | Körfez Belediye | Gölcükspor | Darıca Gençler Birliği | Amatör Futbol | Süper Lig | Salon Sporları