
2001 yılında Ak Parti kurulduğunda Türkiye‘de yolsuzluklar adeta tavan yapmıştı.
Devletin malı deniz, yemeyen domuzdu.
Hortumlama serbest, yapanın, yiyenin yanına kar kalıyordu.
Adalet denilen duygu ise neredeyse yok olmuştu.
Ortalık adaleti mafyada arayanlarla doluyken, halk artık adalete bile güvenmez hale gelmişti.
Bu arada Türkiye‘nin kalkınma hızı bırakın artıyı, eksilerde seyrediyor, ülkede taş üstüne taş konmuyordu.
Recep Tayyip Erdoğan böyle bir ortamda kurduğu partinin adını o günlerin en büyük iki eksikliğinden esinlenerek, ’Adalet ve Kalkınma‘ koymuştu.
Aradan çok değil sadece on yıl geçmesine rağmen maalesef bu iki önemli kelime erozyona uğradı.
Muhalefet partileri sık sık gündeme getirdi.
Ergenekon davaları eşliğinde pek çok masum insan tutuklandı, yıllardır hapishanede yatıyor.
Adalet, ’Deniz Feneri‘ne işlemezken, Ak Partili belediyelerdeki yolsuzluklar ört bas edilirken sıra muhalefete geldiğinde kılıçtan bile keskin oluyor.
Kalkınmaya gelince, ülkem açısından fazla eleştiri yapamam, Ak Partililerin hakkını yiyemem, ama ülkenin yanı sıra kendilerini de çok iyi kalkındırdılar.
Bu kentte 10 yıl önce ayakkabısını boyatacak parası olmayanlar bugün jeepe biniyorsa birileri çok iyi kalkınmış demektir.
Elbette devran böyle sürmeyecek, bir gün birisi, ’Kral çıplak‘ diyecekti.
Ak Parti‘nin adında yer alan ’Adalet‘ kelimesine kendilerinden ilk eleştiri Dilovası‘nın kurucu üyelerinden, eski belde başkan yardımcısı, eski Gebze ilçe başkan yardımcısı Necati Temiz‘den geldi.
Temiz, partide yıllardır hizmet veren isimlerin bir çırpıda silinip atıldığını belirterek, ’AKP‘de adalet yok‘ diyerek partisinden istifa etti.
Partinin Kocaeli teşkilatının üst düzey yöneticileri Necati Temiz‘in istifasını üzerlerine almamış, yok sayıp geçiştirmeye kalkmış olabilir.
Ancak Temiz aleni bir şekilde, ’Kral çıplak‘ diyen ilk Ak Partilidir.
Necati Temiz, partililerin yıllardır içten içe söylediği bir sözü dışa vurmuştur.
Partinin nice kongrelerini, belediyelerdeki ve bürokrasideki atamaları gözden geçirin Temiz‘in ne kadar doğru söylediğini göreceksiniz.
Korkarım ki, Necati Temiz‘e ileride daha pek çok kişi katılacak, AKP‘nin adalet anlayışını sorgulayacaktır.
Hatta günün birinde birileri çıkıp AKP‘de kalkınanlarında listesini ortaya dökerse Recep Tayyip Erdoğan‘ın ve bir avuç samimi insanın tüm emeklerine yazık olacaktır.
Ak Partilileri en azından partinin adındaki, ’Adalet ve Kalkınma‘ kelimelerine sahip çıkmaya davet ediyorum.
Tuz kokmak üzere haberleri olsun.
Bir zamanlar diye başlamak istemiyorum, çünkü o günleri çok geçmişte değil.
Okullardaki kara tahtadan bahsediyorum.
Tek fark, kimi öğrenciler karatahtaya yazıyı tebeşirler, kimileri kalemle yazdı.
O kara tahta ki, sınıfların temel demirbaşları arasında yer alırdı.
Ak Parti hükümeti, kim ne derse desin milli eğitim alanında çok büyük yatırımlara imza attı.
Belki batı illerinde varoşlarda hala okul ve derslik sıkıntısı çekiliyor olabilir, ancak mevcut binalarda ciddi iyileşmeler sağlandı.
Mesela bir zamanlar tüm velilerin kabusu olan ders kitaplarını ücretsiz vererek büyük bir hizmet yaptı.
Ancak eğitimde en önemli yatırım öğrenciye yapılandır.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yıllardır binlerce öğrenciye bedava diz üstü bilgisayar veriyor.
Kimileri çok eleştirse de ben teknolojinin 12 yaşındaki öğrenciye kadar ulaştırılmasının faydalarının ilerleyen yıllarda görüleceğine inanıyorum.
Biz o yaşlarda bir bisiklete sahip olmayı dilerken bugünün öğrencileri bilgisayarla ve teknolojiyle tanışıyor.
Ak Parti hükümetinin son ve çok büyük hizmetlerinden birisi olan, ’Fatih Projesi‘ önceki gün resmen başladı.
Devlet şimdi lise öğrencilerine benim dahi almaya gücümün yetmediği, ’Tablet Bilgisayarları‘ dağıtmaya başladı.
Türkiye‘de pilot bölge olarak seçilen illerin arasında bulunan Kocaeli‘de sadece dört lisede öğrenim gören 426 öğrenciye , ’Tablet Bilgisayarları‘ teslim edildi.
İzmit Mimar Sinan Lisesi, Gölcük Atatürk Anadolu Lisesi, İzmit Şehit Özcan Kan Anadolu Öğretmen Lisesi ve Gölcük Anadolu İmam Hatip Lisesi‘nin 426 öğrencisi çok ama çok şanslı.
İnanıyorum ki çok kısa zamanda tüm ülke çapındaki liselerde, ’Fatih Projesi‘ hayata geçirilecek, tüm öğrenciler, ’Tablet Bilgisayarlarına‘ kavuşacaktır.
Belki bizim yaştakiler görmeyecektir, ancak Türkiye‘nin geleceğinin çok parlak ve çok güzel olacağına inanıyorum.
Günlerdir Kocaeli kamuoyunda bir yurt kavgasıdır gidiyor.
Şahsen, basın olarak biz bile bu kavgada taraf olduk, İstanbul Fındıkzade‘deki öğrenci yurdunun satılmasına karşı çıktık.
Çünkü bizlere hep söylenen o yurdun zamanında Kocaeli Yüksek Örgenim Derneği KYÖD üyelerinden toplanan bağışlarla yapıldığıydı.
Daha sonra devletin eline geçen ve kentin kaymak tabakasının çocuklarının kaldığı yurt, son yıllarda bakımsızlıktan kapatılmıştı.
İl Özel İdaresi o yurdu satmak, gelen parayla da yeni valilik binasını yapmak istiyordu.
Doğal olarak karşı çıktık.
Ancak önceki günkü meclis toplantısında genel sekreter Burhan Enes, yurdun yapımın sürecinde KYÖD ile ilgili bağışa rastlanmadığını söylemiş.
Buna karşılık CHP‘li üyeler ise bilginin eski KYÖD Başkanı Cemal Badem‘den geldiğini, her türlü belgenin Badem‘de bulunacağına belirtmiş.
Bu yurt konusu il gündemini fazlasıyla meşgul etti.
İlimizdeki öğrencilerin İstanbul‘da kalabileceği bir yurdun bulunması gerekir, ancak geçmiş yıllardaki uygulamalarda görüldü ki yurdun kaymağını yine bu kentin kaymak tabakası yiyor.
Eğer gerçekten bu yurt devletin imkanlarıyla yapıldıysa satılsın, parası kullanılsın.
Buna karşılık İstanbul‘da okuyan öğrenciler için valilik, yada İl Özel İdaresi burs versin.
Bu kavgayı da burada bitirelim, kente yapılacak daha çok hizmet var.