
Siyasette CHP denildiğinde bir an durup düşüneceksiniz.
Hele hele söz konusu kurultaysa aklınıza her türlü senaryo gelmelidir.
Çünkü bugüne kadar yapılan tüm CHP kurultaylarında mutlaka bir sürpriz yaşanmış, kamuoyu şaşırtılmıştır.
Bu hafta sonu CHP‘liler yeniden kurultay yapıyorlar.
Üstelik bu kurultay genel başkan seçimli değil.
Tüzük kurultayı…
İki gün sürecek bu kurultay bana göre çok büyük sürprizlere gebe.
Çünkü partiyi babasının malı gibi gören iki isim; Deniz Baykal ile Önder Sav pusuya yatmış bekliyor.
Neredeyse yarım asır boyunca siyaset yapan bu ikilinin siyasette bilmedikleri ayak oyunları yok.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise bu konularda son derece tecrübesiz.
Üstelik yanındaki isimlere baktığımızda hepsi Baykal ile Sav‘ın çerezi bile olamaz.
Şahsen pazar ve pazartesi günü iki gün sürecek tüzük kurultayında büyük olaylar, gelişmeler olacağına inanıyorum.
Özellikle pazartesi günü dananın kuyruğu kopabilir.
Çünkü CHP pazar günü vitrine ve kamuoyuna oynayacak.
Konserler verilecek, Anadolu Ateşi Dans Grubu gösteri yapacak.
Tüm partililer kurultay coşkusunu yaşayacak.
Pazartesi ise kurultay salonu sadece delegelere ayrılacak.
İçeriye ne partililer girebilecek, ne de basın.
İşte o gün, Baykal ile Sav cephesinin yanı sıra Kılıçdaroğlu ve ekibinin müthiş çekişmesi ortaya çıkacak.
Belki de, genel başkan seçimli yeni bir kurultay kararı alınacak.
CHP‘ye ilaç olacağı düşünülerek Baykal‘ın yerine getirilen Kılıçdaroğlu‘nun ipi çekilecek.
Kısacası bu hafta sonu Türk siyaseti ve CHP açısından çok ama çok önemli.
Taşlar yerinden oynayabilir.
Yukarıda pazar ve pazartesi günü Ankara‘da yapılacak CHP‘nin tüzük kurultayının büyük sürprizlere gebe olduğunu yazdım.
Her ne kadar CHP sık sık kurultay yapsa da, adı kurultaylar partisi olsa da her kurultay CHP‘ye bir heyecan, bir renk katıyor.
CHP‘nin ilimizde doğal delege üç milletvekili ile birlikte toplam 23 kurultay delegesi var.
Özellikle pazartesi günü yapılacak tüzük kurultayında ilimizdeki bu 23 delegenin oyları ve tavırları çok önemli.
Ancak, partililerin de gazını almak lazım değil mi?
Onun için her ilden partililer otobüslerle Ankara‘ya taşınacak.
İlimizden de çok sayıda partilinin kurultaya gitmek istediği biliniyor.
Cuma gününe kadar isimlerini yazdıranlar, cumartesi gecesi Perşembe Pazarı alanından Ankara‘ya gidip kurultayı izleyebilecekler.
Eğer CHP‘li iseniz mutlaka bu kurultaya gidin.
İlk gün sanatçılar, Anadolu Ateşi Dans Grubu gösteriler sunacak.
Bol bol eğlenin, coşun, parti bayraklarını sallayın, sloganlar atın.
Nasıl olsa pazartesi günü kimse size kaale almayacak, kurultay basına ve partililere kapalı devam edecek.
Dolgu malzemesi olsanız da Ankara‘ya gidin, en azından çok zevkli bir gün geçirmiş olursunuz.
MHP‘liler kendi içlerinde yaptıkları kavganın onda birini iktidara gelmek için gösterseydi bugün çok daha farklı yerlerde olurlardı.
Ancak kendi içlerinde kavga etmeyi çok seviyorlar.
Özellikle her kongre döneminde çok büyük kırgınlıklar küskünlükler yaşanıyor.
Öyle ki, bu kırgınlık ve küskünlükler yerel ve genel seçimlere bile yansıyor.
Kırgınlar, küskün oldukları milletvekili hatta belediye başkan adayları için oy bile kullanmıyor.
Tek nedeni ise kongre dönemlerinde yaşanan kutuplaşmalar, küçük olsun benim olsun mantığı ve mutlaka yönetimlerin bir yerinde yer almak, söz sahibi olabilmek.
Bakın, önceki gün partinin iki önemli ismi kavga etti.
Kol kırılıp yen içinde kalmadı, dayak yiyen taraf hastanelik oldu.
Sonra da polise gidip yediği dayağı şikayet etti.
Yani tüm kamuoyu MHP‘de Selim Çakır ile Selim Özbek kavgasını öğrendi.
Bu kavga sokakta sıradan iki kişinin kavgası değil. Tamamen siyasi.
Dolayısıyla MHP‘yi ve MHP‘lilerin yanı sıra tüm kamuoyunu da ilgilendiriyor, ilgisini çekiyor.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, dayak yiyen Selim Özbek‘ten şikayetini geri alması istemiş.
Gerekirse milletvekili ağırlığını koyacakmış.
Bence çok yanlış yapar.
MHP‘de şiddete meyilli ne kadar insan varsa hepsi ayıklanmalı, partiden uzaklaştırılmalı.
Selim Çakır‘ı ülkü ocaklarında da partide de çok seveni olabilir.
Ancak hem ocak başkanlığı yapmış, Adıyaman‘dan milletvekili aday adayı olmuş, hem Kocaeli il başkanlığına oynayan birisi dayak olayına karışamaz, kimseyi dövemez.
MHP sinirli, asabi, kavgacı bir il başkanını bırakın, bir partiliyi bile taşıyamaz, taşımamalı.
Yoksa oyu hep yüzde 10 civarında dolaşan, asla iktidara oynayamayan, marjinal parti konumunda kalır.
Eğer Türkkan bu kavganın üstünü örtmeye çalışırsa, gün gelir şiddet kendisine bile yönelebilir.
Benden hatırlatması.
Aslında o insanların hiçbir suçu, günahı yok.
30 yıl önce Yarımca‘nın en güzel yerlerine ev yaptılar, yaşamlarını sürdürdüler.
Ancak, sanayileşme denilen illet, geldi kapılarına dayandı.
Gübretaş ile özelleştirildikten sonra neredeyse Kirazlıyalı sahilinin tamamını işgal eden Evyap sayesinde sanayinin göbeğinde kaldılar.
Çevreleri yanıcı ve parlayıcı tesisleriyle doldu.
Artık evlerinde rahat ve huzurlu şekilde oturamaz oldular.
Bu ülkede sanayicinin sözü geçtiği için de koca bir mahalle taşınmak zorunda bırakıldı.
Sonuçta en küçük bir tehlikede, yüzlerce, binlerce insanın hayatı söz konusu.
Neyse ki, Körfez Belediye Başkanı Yunus Pehlivan devreye girdi, sanayici ile oturup çatır çatır pazarlık yaparak o insanların haklarını savundu.
Keşke, Dilovası‘nda da bir Pehlivan olsa, kanser ovasına dönüşen kenti sanayi kuruluşlarından uzağa taşıyabilse…