
Atanmayan öğretmenlerle ilgili yarın önemli bir gün.
Çünkü 17 bin öğretmenin ataması yarın yapılacak.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, öğretmenlerin dönem ortasında yapılan atamalarının “eğitimi zor duruma sokacağı” gibi garip bir nedenin arkasına sığınarak bu tür atamayı yılda 1‘e indirmiş, ancak bir defaya mahsus şubat ataması yapacağını açıklamıştı.
Oysa sayın bakan 300 bine yakın öğretmenin büyük umutlarla bitirdikleri üniversite sonrasında görevini hiç yapamadığını veya “köle gibi, taşeron işçi” gibi ücretli öğretmenlik yaptıkları için eğitimin zaten yıl içinde 10 kez bölündüğünü unutuyor sanırım.
Bu konuda BİZİM KOCAELİ-EĞİTİM DÜNYASI olarak her zaman görev sorumluluğumuzla hareket ediyor ve bu arkadaşlarımızla sık sık bir araya geliyoruz.
***
Artık öyle duruma geldi ki, bakan Dinçer “Ataması yapılmamış öğretmenler diye uyduruk bir sorun çıkarmışlar….” diyince, anımsarsınız Antalya‘da bir grup atanmayan öğretmen, farklı bir eylemle “Öyle uydurulmaz, böyle uydurulur…” diyerek birçok eseri bu önemli sorun için uyarlamış ve ortaya hem esprili, hem de oldukça mesaj dolu bir koro çıkarmıştı.
“Atamanın yolları taştan, sen çıldırttın bizi bizi bakan, hem hayattan hem sınavdan, aman atamadı, bakan atamadı, biz sana kandık eğitim bakanı…” diyerek farklı bir eylemde bulunan öğretmenler çok ses getirdi ve tüm Türkiye‘de yankılandı!
300 bine baktığımızda yarın yapılacak 17 bin atamanın çok komik bir rakam olduğunu belirtiyor ve tüm atanamayanlar için ben de “Aman atamalı, BAKAN A-T-A-M-A-L-I…” diyorum.
***
Daha önce “Zaradan kara dönen kurum hangisi” başlıklı yazımda iyi bir yönetim ve denetimle bir kurumun nasıl zarardan kara dönebileceğini belirtmiş ve İzmit Öğretmenevi‘ni örnek vermiştim.
Ancak yazdığım yazıda her nekadar mevcut yönetim de dahil, benim hiçbir zaman eski ve yeni yönetimleri yargılamak istemediğimi, bazı kurumların zarardan kara veya kardan zarara düşmelerinin normal olduğunu belirtsem de kurumda 5 yıl müdürlük yapan bir önceki yönetici olan İzmit Öğretmen Erkan Aydın İ.Ö.O. Müdürü Nihat Gürcan oldukça alınmış ve üzülmüş.
Bizzat gazeteme kadar gelerek bir açıklama bıraktı, ben de objektif habercilik adına yorum yapmadan yayınlıyor, bu konunun artık sonlanmasını istiyorum.
Sayın; Gülümser AYHAN
“2005 yılı ekim ayında İzmit Öğretmenevi‘ndeki görevime başladım ve yaklaşık 4,5 yıl bu güzide kurumda görev yapmanın onurunu ve gururunu yaşadım. İdareci arkadaşlarımla ve yönetim kurulumuzla bir araya gelerek öğretmenevinde yapılması gereken öncelikli hizmetleri, iyileştirmelerin ve saygı değer öğretmenlerimizin bizden beklentilerinin tespitini yaparak işe başladık. Hatırlayabildiğim iyileştirmelerin bir bölümü aşağıda belirtilmiştir.
Göreve başladığımızda şimdiki oto park alanının zemini topraktı. Doğal olarak özellikle kötü hava koşullarında zor anlar yaşanıyordu. Büyükşehir Belediyesi ile irtibata geçilerek otoparkın asfaltlandırılması, çevre düzenlemesi sağlanarak öğretmenlerimizin ve misafirlerimizin hizmetine sunulmuştur. Park Bahçeler Müdürlüğü ile yapılan girişimlerimiz sonucunda yaz aylarında üyelerimizin dinlenebilecekleri çeşitli büyüklüklerde 4 adet kamelya yaptırılarak hizmete sunulmuştur. Öğretmenevinin arka kısmında bulunan şimdi “saklı bahçe” olarak adlandırılan yer, göreve başladığımızda atıl haldeydi. Yine Park Bahçeler Müdürlüğü‘nün katkılarıyla düzenlenerek öğretmenlerimize ve misafirlerimize hizmet vermeye başlandı. Ayrıca arka bahçeden E-5 Karayoluna kadar olan tüm toprak alanlar yeşillendirilmiş, ağaçlandırılmış ve otomatik sulama sistemi ağı ile kaplanmıştır. Öğretmenevi bahçesinde bulunan şimdi lig heyetinin ve öğretmenevinin bazı etkinliklerinde kullanılan prefabrik bina göreve başladığımızda bütün camları, kapıları kırık harabe durumdaydı. Bırakınız içine girmeyi kokudan yanından bile geçilmiyordu.Kimliği belirsiz şahısların barınağı durumundaydı. Milli Eğitim Müdürlüğünün de katkılarıyla onarılarak tefrişatı tamamlanarak hizmete sunulmuştur. Göreve başladığımızda ısınma sistemi için kalorifer yakıtı olarak pahalı olan fuel oil, doğalgaza dönüştürülerek ısınma giderleri yarıya düşürülmüştür. Öğretmenevinin üst ön kısmına büyük puntolu harflerle tabela yaptırılmış ayrıca E-5 karayolu kenarındaki Atatürk portresinin ışıklandırılması sağlanmıştır. Tüm otel odalarına küçük buzdolapları alınmıştır. Organizasyonlarda kullanılmak üzere 500 adet sandalye, 40 adet masa alınmıştır. Ayrıca masa ve sandalyeler için giydirmeler sağlanmıştır. Bunun yanı sıra ihtiyaç duyulan birimlerde kullanılmak üzere plazma tvler, bilgisayarlar masalar, sandalyeler, ses sistemi, tefrişat ve ekipmanlar alınarak hizmete sunulmuştur. Hizmet çıtasının yükselmesi neticesinde kuruma kalite belgesi kazandırılmıştır. Mevcut hizmet aracı ekonomik ömrünü tamamladığından yenilenesi için zamanın Milli Eğitim Müdürü Sayın Mehmet Küçük beyin girişimleri ile Öğretmene Hizmet Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı‘ndan önce söz alınmış daha sonra yapılan yazışmalar sonucunda hizmet aracı alınmasına izin verilmediği için alınamamıştır.
Öğretmenevindeki görevimden ayrılırken depolarda bırakılan malların haricinde ,
MUHASEBE DEVİR TESLİM TUTANAĞI İLE
BANKADA : 154.882,19 TL
KASADA : 3.958,08 TL
ALACAK TOPLAMI :5.877,75 TL
BORÇ : 21.600,32 TL
Teslim edilmiş olup, borç çıktıktan sonra 143.117,70 TL bırakılmıştır. Yani borç değil aksine hatırı sayılır para bırakılmıştır. Tüm gücümüzle başta idareci arkadaşlarım, Yönetim Kurulu üyeleri ve öğretmenevinin güler yüzlü, yorulmak bilmeyen cefakar personeliyle saygı değer öğretmenlerimize, misafirlerimize ucuz, kaliteli hizmet vermenin ve gayreti içinde olduk.Görevde bulunduğum süre içinde bize desteklerini esirgemeyen kurum ve kişilere , ayrıca bizden önce ve sonra öğretmenevine katkı sunan herkese teşekkür ediyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Nihat GÜRCAN”
Eğitimsiz kalmayın, öğretmenlerinizi unutmayın!...