Türkiye 3 gündür mecliste çıkan kavgayı konuşuyor. Sağlık eski Bakanı Osman Durmuş`un mecliste yaptığı konuşmanın ardından başlayan kavgada, milletvekillerimiz Cumali Durmuş ve Muzaffer Baştopçu da başrolde yer almıştı. AKP`nin Aydın İl eski Başkanı İsmail Hakkı Eser`in bundan 14 ay önce yaptığı konuşmada, Başbakan Recp Tayyip Erdoğan`a olan şkını dile getirirken “O bizim ikinci peygamberimiz” sözü, TBMM`yi karıştırmaya yetti.
AKP SAMİMİYETSİZ
Sağlık eski Bakanı Osman Durmuş, bu konuşmayı hatırlatarak, sözü Başbakan Erdoğan`ın eşi Emine Erdoğan`ın GATA`ya girememesine bağladı ve AKP`lileri türban konusunda samimiyetsizlikle suçladı. Ne olduysa da bundan sonra oldu ve meclis bir anda karıştı. Ardından, Başbakan Erdoğan söz alarak, suçlamalara belki de hiç olmadığı kadar kızgın, öfkeli bir şekilde yanıt verdi. Erdoğan, en çok kendisine ‘Peygamber` benzetmesi yapılmasına kızıyordu ancak aynı gün, o sözün sahibi istifa etti.
BASİT BİR YALAKALIK MI?
Peki, Recep Tayyip Erdoğan`a ‘Peygamber` demek, pek çok kişinin düşündüğü gibi basit bir ‘siyasi yalakalık` mıydı, yoksa Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP içinde diktatör mü bu tartışılır. Ancak, bu kavga yıllar geçse de unutulmayacak ve etkisi mutlaka önümüzdeki seçimde de hissedilecek. Türban konusunda, AKP gerçekten de MHP`nin iddia ettiği gibi samimiyetsiz mi, AKP bu kavgadan yeni bir mağduriyet doğuracak mı hep birlikte göreceğiz.
.jpg)
YENİ TAKTİK Mİ?
AKP`nin ne zaman oyları düşse, mutlaka ama mutlaka bir riz doğuyor ve AKP bu krizden nemalanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın eşi Emine Erdoğan`ın GATA`ya alınmaması AKP`nin ekmeğine yağ sürecek mi göreceğiz?
BAŞBAKAN NEDEN ÖNCE İNKAR ETTİ?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Osman Durmuş`un konuşmasının ardından kendisine ‘peygamber` benzetmesi yapacak kişinin partilerinede barınamayacağını söylemişti. Ancak bu gerçekten vardı ve zaten aynı gün Aydın eski il başkanı apar topar istifaya zorlandı ya da görevinden alındı. Hatta 1 yıl önce MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, bu konuşmanın ardından basın toplantısı düzenleyerek başbakana sert tepki göstermişti.
TÜRBAN... TÜRBAN... TÜRBAN...
AKP`nin doğuşunda, belki de en çok kullandığı done türban oldu. Türbanlılar üniversiteye giremedi, liseye giremedi, yasaklı oldular. Sonra bir ‘kamusal alan` icat edildi. Resmi kurumlara bile girememeye başladılar. AKP`ye oy verenlerin büyük çoğunluğu, AKP`ye oy verirken, kendilerinden türban sorununu çözmesini bekliyordu. Açılım konusunda son derece cesur, hatta deli cesaretiyle davranan AKP, nedense söz konusu türban olunca o kadar kararlı adımlar atamadı. Bugün, başbakanın eşinin türbanla GATA`ya girememesinin altında da, AKP`nin bu cesur adamı atmaması geliyor.
NEDEN 2 YIL SONRA?
Emine Erdoğan`ın GATA`ya alınmaması bundan tam 2 yıl önce meydana gelmiş bir olay. Ancak konu, son bir kaç gündür gündeme geliyor bu da ayrı bir konu. Emine Erdoğan`ın GATA`ya hasta yatağında yatan Nejat Uygur`u ziyaret etmek istediği sırada içeriye alınmaması 2 yıl önce meydana geliyor ve dün başbakan bununla ilgili oldukça ilginç bir açıklama yapıyor; “Ülkemde gerilim itemediğim için susuyorum. Ama hem bana, hem de Emine Hanım`a neler yapıldığını, bir gün siyaseti bıraktığımda anlatacağım.”
SARIBAY: KURTLAR VADİSİ YERİNE BUNLARI İZLİYORUM
“Bir kere kavga çok çirkin ve esef verici. AKP, her zaman olduğu gibi hem suçlu hem güçlü durumuna düştü. Osman Durmuş, bir il başkanının konuşmasını gündeme getiriyor, AKP`liler ‘Hayır öyle bir konuşma yok` diyor. Hiç araştırmadan, araştırmaya gerek duymadan konuşuyorlar. Sonra da aynı gün apar topar adamı partiden ihraç ediyorlar. Bu, MHP`ye yapılmış bir saldırıdır. AKP, çoğunluğuna güvenerek, MHP`lilerin üzerine yürüdü. AKP yavaş yavaş bir tek parti ve dikkatörlüğe doğru ilerliyor. Ancak burada asıl dikkat çekilecek nokta, Bülent Arınç`ın, meclis grup başkanı Güldal Mumcu`nun odasını basarak tehditler savurması. Böyle bir şey olamaz. Bu artık son nokta. Ben bir açıklama yapmıştım. ‘Çocuklarıma Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ı izletmiyorum` demiştim. Şimdi çocuklarıma Bülent Arınç`ı da izletmeyeceğim. Bunlar çocukların, gençlerin ruh sağlığını bozuyor. Hepsi de Kurtlar Vadisi triplerinde. Ben artık Kurtlar Vadisi yerine bunları izliyorum.
ARAS: YALAKALIK İÇİN YAPMIŞTIR
“Aydın ilbaşkanının bu sözleri söylememesi lazımdı. Müslümanım diyen bir insan, birine peygamberlik sıfatını layık göremez. Bizim son peygamberimiz var. Bundan öteye söz yok. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor. AKP`de bir tek adamlık olduğu artık belli. Bu zaten hep böyleydi. Bence, Sağlık eski Bakanı Osman Durmuş`un da bunu mecliste gündeme getirmesi yanlış. Ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın da kürsüye çıkıp GATA`da eşinin başına gelenleri anlatması daha büyük bir yanlış. Meclis tarihinde böyle bir şey görülmedi. Yapılanları çok çirkin buluyorum ve tasvip etmiyorum.”
CUMALİ DURMUŞ: ÇOĞUNLUKLARINA GÜVENDİLER DAYAĞI YEYİP GİTTİLER
“Halkımızın mecliste yaşananları çok iyi analız itmesilazım. AKP`nin türban konusundaki samimiyetsizliği bir kez daha ortaya çıktı. 3 yıl önce eşinin başından geçen bir olayı gündeme getirerek, bundan rant sağlayamaya, oy kazanmaya çalışıyorlar. Başbakan, artık oy kazanmak için eşini bile kullanıyor. Mecliste asıl gerginlik sabah başladı. Meclis başkanı Bülent Arınç, CHP`li Çetin Soysal`ın konuşmasının ardından Güldal Mumcu`nun odasını basıyor ve hakaret ediyor. Eğer divan katibimiz orada olmasaydı, belki de Güldal Hanım`a şiddet uygulayacaktı. Daha sonra Sağlık eski Bakanımız Osman Durmuş kürsüye çıkarak hicivli bir konuşma yapıyor. Diyor ki ‘Peygamber olarak gösterilen bir adamın eşini nasıl o hastaneye almazsınız?` Eğer iz bu eleştiriyi kabullenemiyorsanız, iktidar olamamışsınız demektir. İktidar, eleştiriye tahammüllü olmalı. Hazmedebilmeli. Osman Durmuş konuşmasını yaptıktan saatler sonra Başbakan Erdoğan söz alıyor. Sanırım tansiyonu yükselmiş olacak ki, Aydın il başkanının konuşmasını yok sayıyor, hatırlamıyor. Aynı gün apar topar eski il başkanı görevden alınıyor. Daha sonra Sağlık Bakanı Recep Akdağ, yerinden kalktı, gözlüğünü çıkardı ve Osman Durmuş`a haraket etti, küfür etti. Bir anda ortalık karıştı. Çoğunluklarına güvenerek birden 100-150 kişinin arasında kaldık. Üzerimize yürüdüler. Bize ağızlarına gelen hakereti ettiler. Ama çoğunluklarına güvenenler, dayağı yeyip gittiler. Bu olay keşke hiç olmasaydı. Ama tekrar ediyorum. AKP iktidar olabilmiş değil. Halkımız bu kavgayı iyi değerlendirmeli. Türban konusunda samimiyetsizlikleri bir kez daha ortaya çıktı. Ne zaman oyları düşse, böyle bir senaryo yazıp oynuyorlar. Ağızlarından çıkan küfürleri halkımız iyi duysun.”
EROL PEKCAN: VAHİM OLAN EMİNE HANIM`IN GATA`YA GİREMEMESİ
“Burada kavga gündeme geliyor ancak daha vahim bir durum var. Başbakan Erdoğan`ın eşi Emine Hanım, bir hasta ziyareti için bile olsa GATA`ya giremiyor. Bu halkın TSK`ya bakış açısını olmsuz yönde etkiler. Bir kere bunun üzerinde durmakta fayda var. İkinci olarak ise mecliste yaşananlara baktığımızda, iktidarın ve muhafeletin seviyesinini iyice düştüğünü görüyoruz. Bu son derece tehlikeli bir durum. Aydın eski il başkanının da konuşması gerçekten üzücü. İnsanlar partilerinin genel başkanlarını sevebilir, onlara saygı duyabilir. Ama bunu ifade ederken biraz daha dikkatli olmalı. İtikadın sınırlarını zorlayacak açıklamadan uzak durulmalı.”
ŞAHİN: HİÇ YAKIŞMADI
Meclisimizde yaşanan olayı kimse tasvip edemez. Mecliste bizi temsil eden insanların bize örnk olması lazım. Ancak çok çirkin manzaralarla karşılaştık. İktidar ve muhalefet partileri biraz daha dikkatli olmalı. Aydın ebski il başakın ad görevden alındı. Onun da konuşmalarına dikkat etmesi lazımdı. Türkiye bu kavgayı unutmayacak ve sandık başında gereğini yapacaktır.