CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar`ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yanıtlanmak üzere İZGAZ ve SEDAŞ ile ilgili TBMM`ye sunduğu yazılı soru önergelerine yanıt geldi. Akar 4 maddeden oluşan soru önergesinde AKP hükümeti tarafından özelleştirilen İZGAZ ve SEDAŞ`ı örnek göstererek bunların sonuçlarının halka mal olduğunu ifade etti.
İZGAZ VE SEDAŞ
İlimizden örneklerle desteklenen Akar`ın soru önergesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı cevap verdi. Akar, soru önergesinde “İZGAZ 2008 yılında yüzde 10`u Kocaeli Büyükşehir Belediyesi`nde kalmak üzere yüzde 90`ı Gaz de France Suez`e devredildi. Aynı yıl özelleştirilen SEDAŞ`ta sorunlar çığ gibi büyüyor. SEDAŞ teknoloji çağında saatlerce elektrik kesintileri yapıp sanayinin merkezi olan Kocaeli`de şirketlerin ve halkın mağduriyetine sebep oluyor” dedi.
İZGAZ`A YAPTIRIM
Ardından sorularını sıralayan Akar, “İZGAZ, maliyetin yüksekliğini bahane ederek “İzmit ilçesi Akmeşe bölgesi, Alikahya, Kullar, Yuvacık, İhsaniye, Karamürsel ve köylerine doğalgaz bağlamamakla özelleştirme esnasında imzalanan sözleşmeye aykırı hareket ediyor. Bununla ilgili bakanlığınız herhangi bir yaptırım uygulamayı düşünüyor mu? İZGAZ yüzünden Kocaeli halkına karşı sorumluluk duyuyor musunuz?” ifadelerini kaydetti.
SINIRLI BÖLGELER
Gelen cevapta “İZGAZ`ın dağıtım bölgesi İzmit Büyükşehir Belediyesi mücavir alanıyla şirkete ait dağıtım şebekelerinin bulunduğu Körfez, Derince, Alikahya ve Kuruçeşme şehirlerinden oluşan dağıtım bölgesi ve Uzunçiftlik, Köseköy, Yuvacık-Karşıyaka, Bahçecik, Yeniköy, Karamürsel, Şekerpınar, Gölcük, Hereke ve Değirmendere deprem konutlarıyla sınırlı bölgeler olarak tanımlanmıştır” denildi.
235 BİN 164 KİŞİ
Artışların eklendiği cevap yazısında “İZGAZ dağıtım bölgesine Gebze ve Karamürsel hariç Şekerpınar ve Karamürsel deprem konutları dahil edilip Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sınırlarını kapsayan bölge olarak değiştirildi. Özelleştirilme sonrasında yapılan toplam alt yapı yatırımı 22 milyon TL iken 2008 yılında 214 bin 391 olan müşteri sayısı 270 bin 578`e ulaştı. Özelleştirme öncesinde 179 bin 67 olan kullanıcı sayısı 235 bin 164 olmuştur” denildi.
KARAMÜRSEL YOK
Karamürsel`in sorumluluk alanları dışında kaldığının belirtildiği cevap yazısında “Yatırım verimliliğinin hassasiyeti gözetilmesine rağmen 35 binden fazla abonenin gaz kullanımına geçmediği görülmekte ve bu nedenle gaz kullanımına hazır ve yerleşimin daha yoğun olduğu bölgelere yatırım önceliği verilmektedir. Karamürsel ve köyleri şirketin dağıtım bölgesi sınırları içerisinde değildir, sorumluluk kapsamı dışındadır” ifadeleri yer aldı.
SEDAŞ NE OLDU?
Akar`ın sorduğu üçüncü soru ise “Elektriğe bağlı üretim yapan fabrikaların yoğun olduğu Kocaeli`de elektrik kesintilerinin nedeni nedir? Günün en yoğun saatlerinde elektrik kesilmesiyle Kocaeli`de mağdur olan halkın şikayetlerini bakanlığınızca ne zaman dikkate alınacaksınız? SEDAŞ`a bununla ilgili olarak herhangi bir yaptırım uygulamayı düşünüyor musunuz?” oldu.
KAÇAKTA 2. SIRA!
Bakanlık ise bu soruya “Kocaeli bölgesindeki elektrik arıza ve kesintilerinin minimize edilmesine yönelik yoğun bakım programları uygulamaktadır. 2009 yılında bu arızalar 95 bin, 2010`da 56 bin 482, 2011`de ise 596 bin 37`dir. Dağıtım şirketinin 55 milyon TL`lik yıllık ödeneğinin 14,9 milyon TL`si Kocaeli için ayrılmıştır. Kayıp kaçak oranı yüzde 6.2 ile en düşük ikinci dağıtım bölgesiyiz” yanıtını verdi.
KAÇAK ELEKTRİK
Son olarak Akar kaçak elektrik tüketimiyle ilgili olarak “Kaçak elektrik tüketimi yapanları tespit etmek yerine bu kaçak bedelini zamanında ödeme yapan abonenin faturasına yansıtılmasını adaletli buluyor musunuz? Bununla ilgili elektrik faturalarında yeni bir düzenleme yapılarak bir başlık altında toplamak yerine, halkın mağduriyetine son verilmesi bakanlığınızın gündeminde yer almakta mıdır?” diye sordu.
ZARAR ŞİRKETİNDİR
Yanıtında ise “Kayıp kaçak tarama çalışmaları sayesinde 2003 yılından bu yana 43.9 milyon abone kontrol edildi. Bu çalışmalarla yüzde 15 oranında kayıp kaçak önlenirken, 2015`te bunu yüzde 9`a indirmeyi hedefliyoruz. Kayıp-kaçak oranına ulaşmamaları halinde ortaya çıkacak zarar şirkete bırakılmakta ve bu zararın tüketicilere yansıtılması söz konusu değildir. Kayıp-kaçak oranlarının belirlenmesiyle tüketicilerin daha küçük kayıp-kaçak bedelinden fiyatlandırılması sağlanır” denildi.