
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu hakkında bu güne kadar onlarca, hatta ve hatta yüzlerce kez eleştiri yazısı yazdım.
Bana göre bunların hiç birinde şahsınla ilgili ne bir hakaret vardı ne de onu küçük düşürücü kelimeler ve cümleler...
Zaten böyle olsaydı Sayın Karaosmanoğlu beni mahkemeye verir ve hakkını yargı yoluyla da arardı. Yanılmıyorsam ya bir kez beni mahkemeye verdi ya da hiç.
Kısacası Karaosmanoğlu’nu çok ama çok eleştirdim. Ama bu eleştirilerim hep belli bir seviyede oldu.
Karaosmanoğlu’nu sadece ve sadece Kocaelispor konusunda eleştirmedim. Ona Kocaelispor konusunda yapılan eleştirileri de hep haksız buldum.
Çünkü bana göre Sayın Karaosmanoğlu, Kocaelispor konusunda bu güne kadar elinden gelen her şeyi yapmıştı.
Ama az ama çok, ama hatalı ama hatasız yapmıştır yapacağını.
Bakın burada pek çok kişinin yaptığı bir yanlış var. Bu yanlış Kocaelispor konusunda başkan Karaosmanoğlu’nun Sefa Sirmen ile karşılaştırılmasıdır.
Zaten bütün sorun burada başlıyor.
Herkes Sirmen’in, Kocaelispor’la ilgilendiği kadar Karaosmanoğlu’nun da ilgilenmesini istiyor.
Oysa böyle bir şeyi herkesten beklemek büyük bir yanlış, büyük bir yanılgıdır. Sefa Sirmen futbolu seviyor, Kocaelispor’u seviyor, dahası Kocaelispor’un kendisine büyük bir yarar getirdiğinin farkındaydı.
Kocaelispor başkanlığının ona tüm Türkiye’de bir prestij getirdiğini de biliyordu. Bu nedenle Kocaelispor’a elinden geldiği kadar destek oldu.
Bu durumdan hem Kocaelispor kazandı hem de Sefa Sirmen kazandı. Yani karşılıklı bir menfaat söz konusu oldu.
Karaosmanoğlu ise futbolu sevmiyor. Futboldan uzak. Ne maç seyreder ne de mecbur kalmasa futbol maçı izlemeye gider.
İşte bunu anlamamız gerekiyor.
Futbolu sevmeyen, futbol maçına mecbur kalmadıkça gitmeyen, futboldan gelecek artıları istemeyen bir kişi ne kadar yardım ederse başkan Karaosmanoğlu çok daha fazla yardım etmiştir Kocaelispor’a.
Siz yağlı güreşi sevmeyen bir kişiden ne kadar yağlı güreşe destek bekleyebilirsiniz? Ya da başka bir sporu sevmeyen bir kişiden ne kadar destek ve yardım beklerseniz bu durum da böyle.
Örneğin ben çok fazla futbolu seven birisi değilim. Öyle televizyon başına geçip saatlerce maç izlemem. Futbol konuşmam. Kocaelispor’un maçlarının dışında maçlara gitmem.
Takım tutmam. Kocaelispor’u bu kentin bir takımı olduğu için severim. Maçlarına giderim. İşte böyle birisi olarak Kocaelispor’a benim verdiğim en küçücük bir destek bile hasta futbolseverlerin verdiği destekten daha anlamlıdır.
Başkan Karaosmanoğlu iyi niyetiyle biraz da acemice Kocaelispor’a verebileceğinden çok daha fazla destek oldu.
Baktı olmadı, baktı bu işin sonu yok ‘Benden bu kadar’ dedi.
Doğru ya da yanlış bu kararı verdi. Ama birileri ona inanılmaz saldırmaya, inanılmaz hakaretler etmeye başladı.
Böylece onu Kocaelispor’a yardım etmeye mecbur bırakacaklarını zannettiler. Oysa Karaosmanoğlu’nu tanımıyorlardı.
O çok kinci bir insandı ve geri adım atmaya hiç niyeti yoktu.
Kısaca özetlemem gerekirse ben Karaosmanoğlu’nun Kocaelispor’a yardım etmemesini doğal karşılıyor ama onu tamamen de yüzüstü bırakmasını yanlış buluyorum.
Çünkü adı üstünde Kocaelispor.
Bu kentin ismini taşıyor. Sevseniz de sevmeseniz de bu böyle.
Kocaelispor iyi bir yere gelirse bunun gururu nasıl ki başkan Karaosmanoğlu’nu da sevindirir ve artı yazar Kocaelispor’un içine düştüğü durum da yine başkan Karaosmanoğlu’na eksi yazar.
Bunun aksini düşünmek mümkün değil.
Karaosmanoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı. Onu ister sevin ister sevmeyin ama gerçek bu.
İşte bu nedenle başkan Karaosmanoğlu, Kocaelispor’u yüzüstü bırakma lüksüne sahip değil. Eğer bu Kocaelispor bir havaalanında otobüs bulamadığı için mahsur kalıyorsa bunun ayıbı önce Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Karaosmanoğlu’nundur.
Pek çok AKP’li belediye başkanı futboldan elini ayağını çekti. Çekti ama hiçbir zaman takımlarını yüzüstü bırakmadı. Bunun onlarca örneği var.
Şimdi gelelim başkan Karaosmanoğlu’na yaptığım çağrıya.
Kocaelispor’un ilk sezon maçı nedeniyle Uğur Koştur ve Ayhan Arı ile beraber Urfa’ya gittim. Kocaelispor’la beraber Urfa’ya aynı uçakla gittim aynı uçakla geri döndük.
Hatta sabaha karşı uçağa gitmeden önce onları tesisten yolcu bile ettim.
Kendilerini hasta Kocaelisporlu olarak görenler, çok büyük medya olduğunu söyleyenler ya Urfa’ya muhabir göndermediler ya da ciddi ciddi bu takımla ilgilenmediler bile.
48 saat Kocaelispor’la beraber olduk.
Onlarla yattık onlarla kalktık. Kaptan Serdar’ı gördüm. Onun sanki bir başkan gibi takımla nasıl ilgilendiğini, genç futbolculara nasıl ağabeylik yaptığını, maddi olarak nasıl fedakarlıklarda bulunduğunu gördüm.
O genç futbolcuları gördüm.
İçinde bulundukları koşulları birebir yaşadım. Havaalanında otobüs gelmediği için 40 derece sıcakta onlarla beraber bekledim.
Ceplerinde delikli kuruş olmayan futbolcular vardı.
Hatta Urfa’da akşam Balıklı Göl dahil olmak üzere şehri gezmek istediler, ama hiç birisinin cebinde harçlık yoktu.
Onlara yöneticileri de zorlayarak harçlık dağıttık. Ben de elimden geldiği kadar katkı sağladım. Bütün bu olanaksızlıklara, kötü koşullara rağmen bir şeyler yapmak istiyorlar Kocaelisporlu futbolcular.
Formanın hakkını vermek için de yüreklerini ortaya koyuyorlardı.
Şimdi buradan başkan Karaosmanoğlu’na seslenmek istiyorum.
Gel bu Kocaelispor’u bir kenara atma. Senden öyle trilyonlar vermeni istemiyorum. Zaten öyle bir paraya da ihtiyaç yok. Senden sadece ve sadece bu takımı bir kenara atmamanı istiyorum.
Zaruri ihtiyaçları konusunda destek ol.
Bırak Muammer Çelik’i..!
Bırak yönetimi falan.
Kocaelisporlu futbolcuların neredeyse yüzde doksanı genç, pırıl pırıl çocuklar. Hepsi amatörden geldiler.
Bu kentin çocukları.
Onları profesyonel futbolcu olarak görme. Zaten hepsi mecburiyetten profesyonel yapıldılar.
Hani siz diyorsunuz ya ‘Ben artık amatöre destek olacağım’ diye.
İşte bu çocuklar da böyle çocuklar. Çağır onları bir gün makamına, kendin gözlerinle gör. Bak hepsinin yüzlerine.
Sadece futbolcuları ve teknik heyeti çağır. Dinle onları. Göreceksin ki senden para falan istemeyecekler. Babalık yapmanı, kendilerini yalnız bırakmamanı isteyecekler.
Bu kentin şehremini olarak, bu kentin belediye başkanı olarak bunu yap. Kısacası itme bu çocukları.
Takımın yöneticilerine güvenmesen de bu çocukları bir kenara atma. Bu çocuklar sahaya çıkarken Kocaeli adına sahaya çıkıyorlar.
Bu çocuklar deplasmana gittiklerinde Kocaeli adına gidiyorlar. Bu takımın otobüsü yolda bozulduğunda yüzlerce insan ‘Kocaeli’nin haline bak’ diyor.
Kısacası sayın başkan bu takıma ağabeylik yap, babalık yap. Aç açıkta bırakma.
Bu kentin takımının yerlerde sürünmesine izin verme. Sen Kocaeli’nin belediye başkanısın.
Senden bunu bu kentin bir ferdi olarak istiyorum.
Unut sana yapılanları. Bırak taraftarın sana ne söylediğini.
Hadi başkan göster büyüklüğünü..!