
Bu ülkede yaşayan 75 milyon insan akla hayale gelmedik şeyler ister.
Kimileri devletten toprak ister, kimileri iş ister kimileri ev kimileri ise sıcak bir kap yemek ister.
Kimilerinin istekleri çok insani, çok masum kimilerinin istekleri ise çok uçuktur.
Bazıları ise sadece çalışmak, iş yapmak ve evine ekmek götürmek ister.
İster istemesine ama bu kadar masum bir isteğe bile birileri kulağını tıkayarak deyim terindeyse ‘ES’ geçer, görmemezlikten gelir.
Tıpkı Köseköy’de kooperatif üyelerinin isteklerine birilerinin kulaklarını tıkayıp görmemezlikten geldikleri gibi.
Köseköy’de çok büyük ve çok eski, köklü bir kooperatif var. Bu kooperatif bölgedeki çok büyük fabrikaların taşıma işini alnının akıyla yapıyor.
Yine ülkemizin en büyük taşıma ve lojistik firmalarından olan HOROZ Nakliyat’ın da taşeronluğunu yapıyor.
Onlarca üyesi onlarca kamyonu var.
Hem taşıma hem lojistik işi yapıyor bu kooperatif. Ada S.S. 72 No’lu Köseköy Lojistik ve Taşıma Kooperatifi.
Bu kooperatifin üyeleri yaklaşık bir haftadır çadır kurup eylem yapıyorlar ve seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
Kimseden şefahat kimseden yasaya aykırı bir şey istemiyorlar.
İstedikleri tek şey iş yapmak.
Köseköy sınırları içinde bulunan Petroyağ Tesisleri’nin taşıma işini yapmak istiyor bu kooperatif. Hem de şu anda kim ne kadar paraya yapıyorsa bu işi daha da ucuza yapmayı taahhüt ediyorlar. 2002 yılında Köseköy sınırları içinde kurulan bu tesis ilçe dışından iki firmaya taşıma işini yaptırıyor. İşte bu olaya Köseköy’de onlarca üyesi ve kamyonu bulunan S.S. 72 No’lu Köseköy Lojistik ve Taşıyıcılar Kooperatifi tepki gösteriyor.
‘ Biz her türlü şarta hazırız. Bu işi mevcutlardan daha kaliteli ve ucuz yapmaya hazırız. Kimseden ayrıcalık istemiyoruz. İstediğimiz tek şey iş yapmak’ diyorlar. Fabrikanın ise kendilerini muhatap dahi kabul etmediğini belirten kooperatif üyeleri şimdi tesisin karşısına çadır kurup eylem yapıyorlar ve seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
Bu vatandaşın sesine kulak vermek gerekiyor. Çünkü istedikleri özel bir şey değil. Dilerim Petroyağ Tesisinin sahipleri bu olaya seyirci kalmazlar ve Köseköy’de bulunan kooperatif yöneticileri ile bir masaya otururlar.
Benden söylemesi.
Geçtiğimiz hafta 4 gün deyim yerindeyse kafayı dinleyip iş ortamından uzaklaştım.
Başkan Karaosmanoğlu’nun daveti ile büyükşehir belediyesinin üst düzey yöneticileri ile Hollanda’ya gittim. Amsterdam’da 3 gün kaldım.
Resmi bir geziydi ama ben yine yapacağımı yaparak bazılarından kaytardım, bazılarına ise hiç katılmayıp Amsterdam’ın altını üstüne getirdim.
Ne televizyon seyrettim ne gazete okudum ne internete girdim.
Soğuk havaya rağmen bol bol gezdim.
Neşeli ve samimi sohbetlerde yaptım ekiptekilerle. Genel sekreter Ersin Yazıcı ile uçakta yan yana oturduk.
Dört saat boyunca sohbet ettik. Bu güne kadar hiç tanışmadığım genel sekreter yardımcılarından Tahir Büyükakın ile tanışıp sohbet ettim hatta gece gezmeye bile çıktık. Sezer Hoca hepimizin ablasıydı.
İbrahim Keleş ise gezi boyunca hep neşeliydi.
Ömer Polat ile beraber bol bol resim çekip bol bol alışveriş yaptık. Yani ikinci kez gittiğim Hollanda’da çok keyifli bir dört gün geçirdim.
Bu arada şunu belirtmek istiyorum, Başkan Karaosmanoğlu ile yurt dışına gidilir benden söylemesi.