26 YAŞINDAKİ BU GENÇ KOCAELİ İÇİN BİR ŞANS

26 yaşındaki bu genç Kocaeli için bir şans

Öyle bir hobi var ki, bir adım atıyorsunuz 20 adım gidiyorsunuz. Uğraşanda stres bırakmıyor. Aslında bir spor ama bu spor öyle her spor gibi insanı yormuyor, keyiflendiriyor. Hızlı bir şekilde yağ yaktırıyor, insanı fit kılıyor. Kadınlarda selülit bırakmıyor. Fakat ülkemizde bu uğraşın hocası bir elin parmaklarını geçmiyor. Sevindirici haber de şu ki, var olanlardan biri Kocaeli’de yaşıyor. Kocaeli için bir şans olan Erhan Tunçer ile şiddetle önerdiği pateni konuştuk

Merhaba…

 Uzun zaman oldu sizlerle bir hobi konusu veya outdoor etkinliği sohbeti yapmayalı… Araya sıkıştırdığım birkaç ağır mevzuunun ardından bu hafta yeniden sizler için müthiş bir outdoor aktivitesi önermiş olacağım. Patenden bahsedeceğim bu hafta size. Tekerlekli olanından…

 Düşeriz, bir yerimizi kırarız korkusuyla ‘amman bizden uzak olsun!’ dediğimiz tekerlekli patenin faydalarını anlatan bir yazıyla karşılaştım geçenlerde. Avrupa’da spor olarak görülen bizde henüz hobi aşamasında olan bu tekerlekli paten madem ne faydalı bir şeymiş. Dünyadaki geldiği noktaya baktım, insanlar ulaşım aracı olarak bile kullanıyor, hatta patenli polis fotoğraflarıyla bile karşılaştım.

 Sonra Kocaeli’deki durumunu sorguladım patenin. Kocaeli için umutlandırıcı tabloyla karşılaştım. Her şeyden önce (Bir ulaşım aracı olarak kullanabileceğimiz trafiğe sahip olmasak da) patenle kayılabilecek geniş alanlarımız var, sahil bandı özellikle.

 Mağazalar paten satıyor, kaymaya uygun pistler de var, peki problem çözüldü mü? Hayır. Çünkü doğru bir başlangıç gerekiyor, bir hoca gerekiyor. İşte asıl sorun burada yatıyor. Ülkemizde bunun eğitmenini bulmak kolay olmuyor. İstanbul, Bodrum ve Fethiye’de, biraz da Karadeniz’de kümelermişler ama geri kalan illerde toplamda neredeyse bir elin parmağını geçmiyor paten hocaları…

 İşte bize şans burada gülüyor. O bir elin parmağı kadar olan eğitmenlerden biri kentimizde yaşıyor. Aradım, buldum Erhan Tunçer’i… Meraklıları için aklıma geleni sordum. Sosyal sorumluluk projelerine açık bir genç bu. İstifade edebilirler, o nedenle bunu sadece paten meraklılarının değil kent yöneticileri ve STK temsilcilerinin de dikkatine sunuyorum.

 

Bize pateni anlatacak kişinin patenle olan geçmişini bilmek isteriz. Erhan Tunçer kimdir, paten sporu ya da hobisiyle teması nasıl başlamış, ne şekilde ilerlemiştir, buradan başlayalım sohbetimize.

-İzmit doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi Makine mezunuyum. Fakat benim hayatıma yön veren 16 yaşında başladığım buz hokeyi sporu oldu. Okurken Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor’un o yıllarda pilot takımı olan Şirintepespor Kulübü’nde 4 sene buz hokeyi oynadım. Aynı zamanda o yıllarda İstanbul’dan sentetik ve doğal buz pisti kurulumu, üretimi yapan bir firmayla birçok şehirde ve fuarda açılış ve tanıtımlarda görev aldım. 2008’in sonlarında Kıbrıs Gazimağusa’daki bir buz pisti projesini kabul edip 4 yıl orada buz pisti sorumlusu ve eğitmenliğini yaptım. O yıllarda Kıbrıs’ın ilk buz hokeyi çalışmalarını başlattım bir takım kurdum, antrenörlüğünü yaptım. Hatta bir süre sonra Rum kesimi Limasol şehrindeki yeni oluşum içerisinde olan bir takımla ortak organizasyonlar düzenledik...  Amacımız adadaki bu yeni sporu tanıtmak ve iki kesim arasında dostluk köprüsü kurmaktı. Çok ilgi gördü bu organizasyonlar Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu IIHF ve basın bunları ilgiyle takip etti o dönemde.

 

Buz pistleri… Peki bu tekerlekli patenlerle buluşmanız ne şekilde oldu?

-2012 sonlarında Türkiye’ye dönme kararı aldım. Sezonluk bir işe Lüleburgaz’a gittim. Sonra beni Muğla Fethiye’den çağırdılar, buz pisti projeleri için. İlk tekerlekli paten eğitimi vermeye burada başladım.

 

Şuanda İzmit’tesiniz?

-Fethiye’de bir sezon kaldım, bu işleri yaptım. Daha sonra gurbete son vermeye, ailemin yanında olmaya karar verdim ve İzmit’e döndüm. ‘İşimi kendi memleketimde yapacağım’ dedim, döndüm. Otomotiv sektöründe bir işe girdim. Şimdi ikisini bir arada yürütüyorum.

 

Fabrikadaki mesainizle değil, mesai dışında yaptığınız paten konusuyla ilgiliyiz, bunu nerede ne şekilde yürütüyorsunuz?

-İzmit sahil boyu özellikle de Sekapark bir çok spor branşına elverişli. Paten için de ideal. Ben patenle ilgili özel dersleri buralarda veriyorum.

 

Paten dersi verecek insanları nereden buluyorsunuz veya onlar mı sizi buluyorlar, bu temas nasıl kuruluyor?

-Benim onları gidip bulabilme şansım yok. Ama paten dersi almak, aldırmak isteyenler beni kendileri buluyor. İnternet üzerinden. Fakat sadece bu değil. Ben bu kentte paten satışı yapan mağazaları tek tek dolaştım, tanıştım, onlara kim olduğumu anlattım. Paten alan müşterileri, ‘bunun eğitimini nereden alabiliriz?’ diye sorarlarsa, bana yönlendirebileceklerinin ricasında bulundum. Oradan gelenler oluyor.

 

 

Ben ararken karşılaşmadım başka ama size de sormak isterim, bunun eğitimini bu kentte sizden başka veren kimse yok mu?

-Şuan İzmit’te başka kimse yok, evet.

 

Teksiniz ve öyleyse ilimizde bu patene ilginin boyutunu biliyorsunuzdur, nasılsa her paten alan size geliyordur.

-Öyle değil işte. İnsanların büyük bir bölümü bunun bir eğitiminin olduğunu akıllarına dahi getirmiyor. Pateni çocuğu sevinsin diye alıyor. Düşe kalka öğrenildiğini sanıyor. Evet ısrar eden düşe kalka öğrenebilir bir miktar. Ama önemli bir kazanım bu bilinçsizlik nedeniyle heba oluyor. Çünkü temel bir eğitim almayan çocuk bundan çabuk bıkıyor. Çocuk bıkmasa ebeveyn bıkıyor, çocuğu bir iki düşüp üstünü başını kirletince ebeveyn aldığı o pateni bodruma, mahzene atıyor. Bir paten sayfası da böylece kapanmış oluyor. Büyük kayıp.

 

 

Kazançlara kayıplara sonra göz atacağız, sırayla gidelim istiyorum. İnsanlar neden paten kaymalı?

-Neresinden başlayayım… Önce şunu söyleyeyim, patenle kayan kimseler değillerse bile kısa bir süre sonra fit olacaklar, bu kesin. Hepsinden önemlisi paten varsa antidepresan ilaçlar yoktur kişinin hayatında, öyle bir stres alır ki paten, tüm sıkıntılarınız aklınızdan uçup gider. Sonra Avrupalı kadınlar bunun çok iyi bilincinde selülitlerini yok ediyorlar bu sporla. Yapılan araştırmaların sonucunu da söyleyeyim; yürüyen bir insan, aynı mesafeyi patenle gidene göre 3 kat daha fazla enerji tüketiyor. Patenle kaymak, insanda 30 dakikada ortalama 425 kalori yakıyor. Paten kaymak hem size antrenman yaptığınızı unutturacak kadar eğlenceli, hem de yağ ve kalori eritme bakımından birinci… Bu yüksek miktarda yakma etkisi baldır ve kalça kaslarınızın yanlara hareketinden kaynaklanıyor. Gövde kaslarımız da dengemizi koruyabilmek için sürekli aktif kalır. Dahası, bütün bu faydaları sağlarken dizlerimize ve diğer eklemlerimize çok fazla yük bindirmemiş oluyoruz. Özellikle, ön ve üst bacak, karın kasları, bel kasları ve kol bölümünü direkt geliştirir. Örneğin çapraz bağ ameliyatlarından sonra doktor onayı ile bacak güçlendirmek için fizik tedavi olarak da uygulanabilir. Tekerlekli paten yapılan alanlar genellikle açık hava ve sahil bölgesi olmasından dolayı açık havada hem yüksek efor harcayarak ve hem de yoğun oksijen solunumuyla yağlarımızdan veya fazlalıklarımızdan kolaylıkla kurtulabiliyoruz, bunu yaparken de paten kaymanın keyfini sürüyoruz.

 

Nasıl bir keyif bu?

-Hani anlatılmaz yaşanır denir ya, gerekten nasıl anlatabilirim ki bunu, bilemiyorum. Yayasınız, bir adım atıyorsunuz, bir hızınız var, izah edebileceklerimi söyleyeyim, özgürlük hissi, özgüven, öyle bir his oluşuyor ki, sanki her yere gidebileceksiniz, öyle…

 

 

Kimler yapmalı, kimler başarabiliyor?

-Bunun cevabı ‘kimler yapmamalı’ sorusunda saklı. Ciddi bir eklem sorunu olan, doktoru da izin vermeyen kişilerin dışındaki herkes bunu yapabilir.

 

Yaş aralığı nedir paten kaymanın?

-4 yaşından itibaren başlanabiliyor. Üstte bir sınır yok. Kıbrıs’ta 70 yaşında bir ağabeyimize paten eğitimi verdim. Herkes yapabilir bunu, hatta yapmalılar. Bu çocuk sevindirme, çocuk oyalama yöntemi değildir, yaşam biçimi haline getirilmesi gereken bir hobidir, spordur. Hatta sağlık, moral ve motivasyon kazanımları nedeniyle gençlere, yetişkinlere daha çok öneriyorum bunu.

 

 

Arkadaş, büyüklere pek bulaşma istersen, düşer, şaşar, kırar bir yanını, iş çıkarma insanların başına bence.

-İşte her şeyi bu önyargı bitiriyor. Düşme, bir yerlerini sakatlama kaygısı, korkusu. İşte patende temel eğitim almanın önemi bu nedenledir. Biz önce kişideki düşme korkusunu üzerinden alıyoruz. Bunu yaparken önce düşmeyi öğretiyoruz. Düşmenin tekniğini öğretiyorum önce. Düşmeyeni bile, bilerek düşürüyorum ki, korkusunu yensin, teknik bir şekilde düşsün, zarar görmediğini fark etsin.

 

Bana da cesaret geldi. Diyelim ki patene niyetlendim, adım adım ilerleyelim, neler yapmalıyım?

-Tabi önce bir paten alacaksınız.

 

 

Onu soracaktım, kimler nasıl patenler almalılar, bunun bir inceliği olmalı zannedersem.

-Önce nasıl patenler almamalıyız, onu söyleyeyim dilerseniz. Kırtasiye ürünü patenler almamalıyız. Bunlar hem sağlıksız, hem çabuk yıpranıyor ve bozuluyor, hem de patenden insanı soğutuyor. Zannedersem marka isimleri zikredemeyeceğiz, şu kadarını söylemek gerekirse fiyatı 150-200 lira dolaylarında olan patenler var onlarla başlanmalı. Öyle rengine, şekline, albenisine bakılarak alınacak şey değil paten.

 

Patenlerin türleri olduğunu biliyorum. Kaç çeşit bunlar, başlangıç için insanlar hangi türünü satın almalılar?

-5 çeşit paten var. Fitness, urban, slalom, agresif ve hız pateni olmak üzere. Kullanım amacınıza uygun türü almalısınız. Patene ilk başlayanlar, ister çocuk, ister yetişkin fark etmez, ilk başlayanlar fitness pateniyle başlamalılar. Sahil boylarında, düz zeminlerde kullanabiliyorsunuz. Temel paten kursu için uygundur. Başlangıçta idealdir. Diğer patenlere ise bu fitness pateninden sonra geçmek gerekir. Paten alırken insanlar bunu mutlaka ayaklarında denemeliler. Paten ayağa oturmalı. Mümkün olduğunca da pateni korumalıklarıyla, dizlik, dirseklik, kask gibi takım halinde alsınlar.

 

 

Siz hangi türünü kullanmaktasınız?

-Patenin birçok türü var bende. Zaman zaman kullanıyorum. Ama genelde urban paten türünü kullanıyorum.

 

Tamam pateni aldık, sizinle de kurs için randevulaştık, Sekapark’ta buluştuk. Kaç derste size ihtiyaç duymayacak hale geleceğim?

-Kurs sayısı veya süresi kişiye göre değişiyor, kilo, boy, yaş gibi şeylere göre değişiyor. Ben kişiye uygun program dahilinde ilerliyorum. Kişiye özel program yürütüyorum yani. Bu nedenle yöntemlerim ile kurs saatlerim kişiden kişiye değişiyor. Kimileri 3 seansta, kimileri 6-7 seansta tamamlıyor. Ortalama olarak söyleyecek olursam, 5 seansta insanlar patenle çok rahat yaşantı sürmeye başlıyor. Biraz önce de söylediğim gibi ilk dersimiz düşme korkusunu yenme üzerine. Önce düşmeyi ve kalkmayı öğretiyorum.

 

 

Ben biraz geç öğrenirim, 7 seansta işi çözdüm diyelim. Neler kazandım, ne gibi değişiklikler olacak yaşantımda?

-Sizin için konuşmayalım, geneli ele alalım bunu anlatırken istersiniz. Günümüzde hareketsiz bir yaşam tarzı gelişti. Egzersiz denilen bir kavram ortaya çıktı. Egzersiz doğru yapıldığında ilaçtır. Yeme alışkanlıkları, yaşam stili, ailesel yaşam biçimi, TV seyretme, bilgisayar başında oturma, çağın kaçınılmaz sonuçları. Beraberinde abur cubur, onların sonucunda da obezite ve diyabet gibi sağlık sorunları. Obezite ve diyabet bütün dünyada hızla yayılıyor mesela. İnsanlar sağlıksızlıktan korunmak için spor yapmayı bir zorunluluk gibi değil, sağlıklı olmak için yapılan eğlenceli bir aktivite gibi görmemiz gerekiyor. Herkesin farklı olduğu, farklı alışkanlıklara sahip olduğu düşünüldüğünde her sporu hayatımıza kolayca entegre edemeyebiliriz. Fakat eğlenerek ve severek yaptığımız sporu tercih edersek işte o zaman spor bizim için bir alışkanlık haline gelir ve çağımızın hastalıklarına karşı daha güçlü oluruz.

 

Evet eğlenilerek yapılan şey, zorunlu spordan iyi, bence de... Paten iki kelimeye sığdırılacak gibi durmuyor, aklımda onca soru daha var ama sayfamız da bizi sınırlıyor. Konuşmadığımız ancak sizin önemsediğiniz şeyler varsa özetleyiverelim.

-Ben sosyal sorumluk projelerine önem veren, bu projelere açık biriyim. Öncelikle çağımızın hastalıkları olan obezite ve diyabet vakıflarının etkinliklerinde yer alıp, hareket etmesi, spor yapması gereken kişilere paten sporunu tanıtmak ve sağlıklı yaşam için  alternatif bir branş sunmak istiyorum. Vakıflar benden bu konuda istifade edebilirler. Ben bana düşeni yapmaya hazırım. Örneğin ilimizde yeni bir dernek olan güzel başarılara imza atan Kocaeli Genç Fikirler Derneği var, onlarla hayata geçirmek istediğim bazı plan ve projelerim var. Belediye başkanları da dahil kent yöneticileri ve sivil toplum örgütleri projeler geliştirip paten sporundan ve benden istifade etmesini isterim açıkçası. Son olarak söyleyeceğim; ülkemizde paten, batıya göre 100 yıl geriden geliyor. Fransa başta olmak üzere bir çok ülkede ofis çalışanları tarafından paten bir araç olarak kullanılıyor. Hollandalılar’ın önemli bir bölümünü işine patenle gidiyor. Paten insana hem zaman da kazandırıyor, hem de ülkelerde sağlıklı bir insan modeli gelişiyor. Sağlıklı bir toplum oluşturmada paten aslında devlet politikası olarak bile ele alınabilir, alınmalı bence...

 

 

İLETİŞİM

https://www.facebook.com/kocaelipatendersi

38352 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 5 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER