BU KUMBARADA PARA DEĞİL DOSTLUK BİRİKTİRİLİYOR

Bu kumbarada para değil dostluk biriktiriliyor

1,5 ay önce açılan Kumbara Kitap Kafe’nin sahibi Gizem Güzel ile mekanını farklı kılan şeyleri konuştuk. Dostluk biriktireceği için mekana ‘Kumbara’ adını verdiklerini söyleyen Gizem Güzel, bu dostlukların nasıl olacağıyla ilgili de planlarını anlattı

Merhaba..

Bu hafta sizi bir kadınla ve kentimizde yaygınlaşmasını arzu ettiği projesiyle tanıştıracağım…. Tanıştıracağım kişi Gizem Güzel… İzmit’e okumak için dışarıdan gelmiş birisi… Okulu bittiğinde de memleketine geri dönmeyenlerden…

Kendisi işçi güvenliği uzmanı… Mesleğini Gebze’de bir firmada sürdürüyor… Ancak bu kentte yapmak istediği en büyük hayalinin de adımını atmış durumda… 1 sene önce kesin kararını vermiş, planlamış, 1,5 aydır da içerisinde…

Kitap kafe işletiyor kendileri… Adını ‘Kumbara’ koymuşlar… “Bu kumbarada para biriktirilmiyor, burada dostluk biriktiriliyor” diyor, neticede bir birikim yapıldığı için de adının ‘Kumbara’ olduğunu söylüyor...

Mekan uzaklarda değil… Kentin göbeğinde… Fethiye Caddesi ile Sanat Sokağı’ndan sapıverirseniz mahalle içlerine, karşınıza çıkacaktır… Şehrin merkezinde ve şehrin hengamesinden uzakta, enteresan bir sokak mekanın bulunduğu yer…

Her şeyi burada anlatacak değilim öyle değil mi… Detayları da Gizem hanımın dilinden dinleyelim…

Buyurunuz...

 

Merhaba Gizem hanım, önce bize kendinizi biraz tanıtır mısınız?

-Ben Gizem Güzel… Aslen Hataylıyım. Buraya üniversite öğrenimi için geldim. Kocaeli Üniversitesi’nde okudum. İş güvenliği uzmanıyım. Okul bittikten sonra buraya yerleştim. 8 yıldır İzmit’te yaşıyorum. Burayı seviyorum ve zannediyorum ki, hep bu kentte kalacağım.

 

Mesleğiniz üzerine çalıştınız mı hiç?

-İş güvenliği konusunda mı? Evet, okulu bitirir bitirmez başladım. Hala da devam etmekteyim zaten. Gebze’de bir firmada iş güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım.

 

Bizler bir kitap kafe sahibi olduğunuz için sizle söyleşi halindeyiz?

-Evet. Hafta içi önce Gebze’de, çalıştığım firmada mesai yapıyorum. Oradaki mesaim biter bitmez kitap kafeye geliyorum. Yani hafta içerisinde mesai saatleri sonrası, hafta sonu da tüm gün buradayım işte.

 

Anladım… Önce burası neresi, okuyanların hafızasında bir harita canlandıralım.

-Kumbara Kitap Kafe, Salim Efendi Sokak’ta… Hemen tarihi gümüşçüler sokağının sol tarafta kalıyoruz biz. Fethiye Caddesi’nin de Sanat Sokağı’nın da arka sokağıyız.

 

 

Şimdi kafeden bahsedelim biraz. Koca kitaplıklar, dünya kadar kitap görüyorum. Gramofon, eski çevirmeli telefonlar vesaire… Mekanınız hakkında konuşur musunuz biraz?

-Burada en az 3 bin 500 kitap var. Fazlası var azı yok. Genellikle eski basım kitaplar bunlar. Yenileri yok mu, yeniler de var, günlük gazeteler, haftalık, aylık dergiler. Onun dışında el yapımı tablolarımız var gelenlerin görüp inceleyebilecekleri, dilerlerse satın alabilecekleri tablolar, bizim sanatçılarımızın yaptıkları. Sonra oyun var, satranç gibi tabu gibi oyunlar. Onun dışında,seçilmiş, bu atmosfere uygun müzikler var, kahvenizi yudumlarken keyfinizi tamamlayan tarz. Soğuk sıcak içecekler, tost gibi yiyecekler. Yakında tatlı falan derken menümüz biraz artacak. Burada en önemlisi dostluk var, sohbet var…

 

Böyle bir yer ne zamandır var?

-Çok yeni, 1,5 ay oldu daha…

 

Benzeri var mı bu kentte?

-Başkaca kitap kafe olabilir ama bence planladığımız ve çok yakında birer birer gerçekleştireceğimiz uygulamalarıyla, zengin kütüphanesiyle bence eşi benzeri yok böyle bir yerin…

 

Tesadüfen giriştiğiniz bir iş olmaması gerekir bu kafe… Planlanmış bir adım mıydı bu?

-Böyle bir yer açma düşüncesi bende epeydir vardı. Fakat son bir yıldır ciddi ciddi düşünmeye başladım. Arkadaşlara da açtık düşüncemi. Arayış içerisindeydik, bir yer bulsak, böyle kitap kafe yapsak gibi… Sonra burası denk gelince bu fikir hayat bulmuş oldu…

 

Eskiden neydi burası?

-Yine kitap kafeydi. Ama o dönem burada kitap alımı ve satımı vardı. Biz kitap satmayacağız burada. Şimdi tasnif yapıyoruz, kayıtlarını tutuyoruz, bir sisteme koyuyoruz. Bir şeyi aradığımızda elimizi atıp hemen çıkarabileceğimiz bir hale dönüştürdüğümüzde hemen üyelik başlatacağız. Üyelerimiz buradan kitap alabilecek, evlerinde, işyerlerinde okuyup yeniden teslim edebilecekler kitapları. Dileyen burada okur, dileyen okur getirir. Biz şöyle planladık, dedik ki, burada sadece çay içilip gidilmesin. Yani bu tüketim. Biz istedik ki, tüketim değil, birikim olsun burada. İnsanlara katkı, kazanç sunalım. Buraya gelmek kişide bir iz bıraksın. Yani bir kitabın sayfasından bir cümle ya da işte günlük dergiden bir fotoğraf, bir yazı yani o unutulan raflardaki kitapları biraz insanların önüne getirmek, hafızasına yerleştirmek istedik. İnsanların kitapla bağını biraz daha kuvvetlendirmek istedik. Buraya gelen kişiler bir çay, bir kahve içip gitmesinler, kitaplarla bir bağ kurabilsinler diye kurguladık işi. Burada ücret, bedel konuşulmadan sürekli kitap alış verişleri olsun. Gelen kişi güzel tınılı müzikler eşliğinde kahvesini yudumlarken dinlensin, açsın kitabını okusun, kafasını dinlesin veya dostlarıyla dingin sohbetler edebilsin, öyle kurguladık. Günlük gazeteler konuluyor buraya, haftalık, aylık dergiler yer alıyor aynı zamanda. İnsanlar gündemden kopmasın. Sadece eski basım kitaplardan ibaret değil burası.

 

Kitap satışı yok yani? Sayı 3 bin 500’de kalacak diyorsunuz…

-Kitap satışı yok. Olmayacak. Ama kitap sayısı 3 bin 500 olarak kalacak mı, asla, azalmayacak ama artacak. Çünkü biz, bu da bizim kütüphanemizde olmalı dediklerimizi alıp koyacağız. Sonra kitap bağışı da kabul edeceğiz. Bir dostumuz ‘bu kitabı başkaları da mutlaka okumalı’ düşüncesiyle bağış yaparsa kitabını alıp koyacağız buraya. Her türden kitap var burada. Roman var, şiir, öykü, bilim kurgu, belgesel nitelikli, aklınıza ne geliyorsa herkese hitap edebilecek eserler var burada. Onun dışında güncel siyasi bir sürü kitap var… İnanıyorum ki herkes, ilgi duyduğu şeyleri burada bulabilecek. Onun için araştırmacılar için de bulunmaz bir mekan burası. Tez hazırlayacak öğrenci için de bulunmaz bir mekan.

 

Sahi bu 1.5 aylık sürede gözlemleyebildiniz mi, kimler geliyor buraya?

-Kitap dostu diyebileceğimiz insanlar… Üniversite öğrencileri, hocaları, öğretmenler, öğrenciler, entelektüel kimseler, şairlerimiz, yazarlarımız, ressamlarımız, mücadeleci, sorgulayıcı karakterli kimseler, yani kitapla dost olan herkes var, her kesimden insan var buraya gelen…

 

 

 

Kaçta açılıp kaçta kapanıyor burası?

-Burası sabah 9’da açılıyor akşam da 21:30 – 22.00 gibi kapatıyoruz.

 

Bir kişi neden gelmeli buraya?

-Aradığınız bir kitabı bulabilmek için öncelikle. Dediğim gibi çok zengin bir kütüphanesi var buranın. Hem eski baskı kitaplar kıymetliler biliyorsunuz. Kokusu bile ayrı bir hava katar. Bu sokağın dokusu da güzel. Esnafları yıllardır burada ve herkes birbiriyle aile gibi, güzel bir sokak kültürü var burasının. Merkezi yerdeyiz, Fethiye Caddesi şurası, Sanat Sokağı burası, yani kentin en işlek bölgesi ama bu sokağa saptığınızda hemen bir dinginlik oluverir. Şehrin göbeğindeyiz ama şehirden çok uzakmış gibi bir atmosfer burası. Bir köşe dönüveriyorsunuz ve hengame, koşuşturma bitiyor. Geliyorsunuz buraya istediğiniz kitabın sayfalarını açıyor, kahvenizi yudumlarken kitabınızı okuyorsunuz. Bu kadarı bile buraya gelmenize yetmez mi?

 

 

Bana yeter… Peki geleceğim fırsat buldukça… Geçenlerde bir fotoğraf görmüştüm burasıyla ilgili. Bir film gösterimi vardı zannedersem… Yanlış mıyım, bu tarz bir etkinlikler var mı burada?

-Yanılmıyorsunuz, evet burada bir film gösterimi etkinliği oldu. Hep olacak, bir süre sonra bunu hep yapacağız. Sözü açılmışken, çok yakın zamanda uygulamaya koyacağımız konulardan bahsedeyim isterseniz. Şimdi burası bir kitap kafe. Diyelim güncel bir kitap çıktı. Yazarını davet edeceğiz, hem söyleşi hem imza günü etkinliği yapacağız burada. Bunu sürekli yapacağız. Burada periyodik aralıklarla plak dinletileri olacak. Paneller, söyleşiler olacak. Ayda bir enstrümanlarla müzik kurguluyoruz canlı. Ama bunların hepsi bir süre sonra başlayacak. Planlamasını yapıyoruz şuan. Her şey için bir takvim belirleyeceğiz ve bunu Kumbara Kedi Kafe Facebook sayfamızdan Twitter ve Instagram’dan paylaşıp duyuracağız. Öyle zannediyorum bunların startını Eylül ayında vereceğiz. Dostlarımızın bizi takipte olmasını isterim.

 

 

Anlattıklarınız kadarıyla söyleyebilirim ki para pek ön planda durmuyor gibi sizde… Peki bu parayı çağrıştıran isim neden? Neden Kumbara buranın ismi?

-Kumbara biriktirmeyi temsil ediyor aslında. Evet haklısınız insanların genellikle para biriktirmek içi kullandığı bir şey ama bizim kastımız başka Kumbara demekle. Haklısınız, bizim önceliğimiz para değil. Hayalimizdeki işi yapıyoruz, zevk alıyoruz burada olmaktan, böyle bir yeri açık tutuyor olmaktan. Kumbara dedik, çünkü burada bir birikim olacak ancak biz parayı kastetmiyoruz, dostluğu kasdediyoruz. Burada dostluk biriktireceğiz. Hem biz dost kazanacağız, hem de dostlarımız dostlar kazanacaklar.

 

 

Paki bizler de ‘Kumbara’nız dostlukla dolsun’ diyelim… Hayırlı olsun...

-Teşekkür ediyorum.

 

 

12743 defa okundu.

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER