ÇERKEZOĞLU: KADIN DÜŞMANI HÜKÜMETLE KARŞI KARŞIYAYIZ

Çerkezoğlu: Kadın düşmanı hükümetle karşı karşıyayız

Eğitim -Sen Kocaeli Şube Başkanlığı’nda ‘Sendikal Mücadele ve Kadın’ konulu panel düzenlendi. Panelde Türkiye’de kadınların işgücü oranı ve ataerkil toplumlardaki yeri konuşuldu

Eğitim-Sen Kocaeli Şubesi sendika binasında ‘Sendikal Mücadele ve Kadın’ konulu panel düzenlendi. Panelin moderatörlüğünü Eğitim-Sen Kadın Meclisi Üyesi Hicran Turan üstlenirken, panelist olarak DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ve Boğaziçi Üniversitesi’nden Dr. Gaye Yılmaz katılım sağladı. Panelde Yılmaz, ‘Ataerkil Toplumda Kadın’ isimli sunumunda dilin cinsiyetçiliğini katılımcılarla paylaştı. Çerkezoğlu ise sunumunda, Türkiye’de kadınların işgücü oranına dikkat çekerek AKP hükümetinin kadınlara bakış açısını da eleştirdi.  Çerkezoğlu, “Belki de Türkiye Cumhuriyeti’nin gelmiş geçmiş en büyük kadın düşmanı hükümetle karşı karşıyayız. Direnişin odağında da biz olmalıyız” ifadelerini kullandı.

 

ERKEK İÇİN GÜÇ KADIN İÇİN HAKARET

 ‘Ataerkil Toplumda Kadın’ konulu sunum gerçekleştiren Boğaziçi Üniversitesi’nden Dr. Gaye Yılmaz, “Dilin cinsiyetçiliğinden bahsedecek olursak, ‘İnsanoğlu, bilim adamı, kız gibi, kızın var mı derdin var, kızını dövmeyen dizini döver, oğlanı her karı doğurmaz er karı doğurur’ gibi halkın içinde bu tarz deyim ve atasözlerine rastlayabiliyoruz. ‘Önüne yatmak’ deyimi canını siper etmek anlamında aslında. Bir erkek için kullanıldığında gücü temsil ediyor, bir kadın için söylendiğinde çok ağır bir hakaret oluyor. Erkeğe 3 yaşında da erkek 33 yaşında da erkek deniliyor. Ama kadın öyle değil” ifadelerine yer verdi.

 

EVE EKMEK GETİREN KİŞİ…

Geçmiş dönemlerde kadınların savaşını da kronolojik olarak anlattığı sunumundan Yılmaz, “Emek türleri içinde üretken olmayan hizmetler; ev içi hizmetler, Devlet tarafından sağlanan bütün sosyal hizmetler gibi. Eve ekmek getiren kişi, bütün dinlerde erkek olarak bilinir. Kadın eve ekmek getirse de olur getirmese de düşüncesi hakimdir. Özel hayatlara müdahale (Çocuk sayısı, giyim kuşam gibi). Kaç çocuk yapacağımız özel görülür. Kapitalizmde özel hayat yoktur aslında. Hükümet doğumu ne şekilde yapacağımızı da söyler. Gülme, konuşma da özel hayat olarak görülür. ‘Dinimize göre’ diye söze başlıyor kadınlar. Biz dinimize göre erkeklere itaat etmek zorundayız diyorlar. Sendikalar örgütlenme konusunda şu din konusunu da tartışsalar. Tartıştırmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

 

İŞSİZLER ORDUSUNUN NESNEL ÜYESİ KADINLAR

 Panelde konuşma yapan DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ise , “Kadınların çalışma yaşamına katılımı Türkiye’de beklenen oranda değil. Politikaların AKP iktidarıyla beraber önümüze konulmaya çalışılan bu kapitalist sistem kendi krizinden kurtulamıyor. Kadınları ucuz ve güvencesiz işçi deposuna koyuyorlar. Erdoğan, önce 3 çocuk demişti şimdi de 5 çocuğa çıkardı. 20 yıl sonra işsizler ordusunun nesnel ögesi de kadınlar. Mevcut tabloya baktığımızda kadınlar Türkiye’de yarı zamanlı, emek gücü deposu olarak görülüyor. Özellikle 20 yıldır Türkiye’de güvencesiz çalışmanın temelinde de yine kadınlar var” dedi.

 

GEZİ İSYANINI YARATAN KÜRTAJ EYLEMLERİ

Çerkezoğlu, “Özelikle kiralık işçilik yasasının meşrulaştırılması temeline de kadını koyuyorlar. Bu sistem kadınları ikinci sınıf işçi olarak görmektedir. 4 Mayıs’ta kiralık işçiliğin kabul edilmesinden sonra kadınlar açısından çalışma yaşamında çok önemli bir dönüm noktası diyebiliriz. İşçi sınıfının kadınlaştığı süreci yaşıyoruz. Sendikalar, artık kadın işçilerin örgütlenme meselesini sendikal örgütlenmenin temel stratejik bir tartışması olarak ele almalılar. Burada kuşkusuz bir önderliğe ihtiyaç var. Son 3-4 yıldır kürtaj eylemleriyle başlayan Özgecan Aslan eylemleriyle devam eden süreçte kadınlar en geniş katılımla 8 Mart’ta sokağa çıktı, direndi. Gezi isyanını da yaratan en önemli kadın mücadelesi de kürtaj eylemleriydi. Kadın mücadelesinin Türkiye’de 3-4 yıldır ağırlığını koyan bir dinamiği temsil ettiğini düşünüyorum” dedi.

 

KADIN DÜŞMANI HÜKÜMET

Çerkezoğlu, “Kadınlar sendikaları değiştirmek zorunda. Siyasi iktidar bugün bütün varlığını toplumda gerilimler üzerinden sürdürüyor. Bunlardan bir tanesi de kadın düşmanlığı. Belki de Türkiye Cumhuriyeti’nin gelmiş geçmiş en büyük kadın düşmanı hükümetle karşı karşıyayız. Direnişin odağında da biz olmalıyız. Sendikalarımızda kadın tartışmasının ortak mücadelede buluşmanın da çok önemli olduğunu düşünüyorum” sözleri ile konuşmasını tamamladı.

2391 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 2 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER