DARBE 11 TEMMUZ'DA YAPILACAKTI... BAKIN NEDEN ERTELENDİ?

Darbe 11 Temmuz'da yapılacaktı... Bakın neden ertelendi?

12 Eylül 1980 askeri darbesi aslında 11 Temmuz’da yapılacaktı. Ancak ertelendi. Peki neden? İşte bu sorunun cevabı yazı dizisinin içerisinde

YAZI DİZİSİ

Öncelikle şunu belirtmek isterim. Kesinlikle ve kesinlikle hiç bir askeri darbenin haklı yanı yoktur ve olmamalı. Burada anlattıklarımız askerin 12 Eylül'de gerçekleştirdiği darbeyi haklı çıkarmak değil. O dönemin gazetelerini ve arşivleri de tarandığında görüleceği gibi o günlerde yaşanan iktidar kavgaları ve dışardan parmak sokulmasıyla da ülkenin karıştırılmasıdır.

   12 Eylül 1980 darbesi öncesi yaşananları, o günleri yaşayanlar olarak hafıza süzgecimizden geçirirsek, "Darbe neredeyse davul zurnayla gelmiş. Bunu, bir tek sürekli birbiriyle kavga etmekten olayları göremeyen siyasetçiler farkedememiş" veya “umursamamış" diyebiliriz. Bu kadar sokak olayları, suikastler, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki kavgalar, akılalmaz ithamlar, kurulan bir hükümeti diğer büyük parti başkanının tanımaması, iflasa sürüklenen ekonomi Türkiye'yi tam anlamıyla çıkmaza sürüklüyordu.

   Biz yine 12 Eylül Darbesi'nin şifrelerini okuyacak olursak, bu kez biraz daha yakına 1980 başlarına gelelim. Günümüz iletişim teknolojisiyle bu bilgilerle ilgili daha çok ayrıntılar bulabilirsiniz. Ama biz özetleyelim, bir bilgi ve belge olarak hafızanızın bir kenarında dursun.

***

MAYIS AYINDA VERİLEN MUHTIRA VE 11 TEMMUZ TARİHİ

   Genelkurmay Başkanlığı'nın arşivlerindeki 12 Eylül belgeleri arasında, o dönem birbirleri arasında sürekli gidip gelen Başbakanlık koltuğunda oturan AP Genel Başbakanı Süleyman Demirel ile CHP Lideri Bülent Ecevit'e 'açıklanmaması' tembihlenerek verilmiş bir muhtıra da var. 9 Mayıs 1980 tarihini taşıyan bu muhtıra ile iki lider ülkenin içinde bulunduğu sorunların çözümü için üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeye davet ediliyor. Muhtıranın sonunda da, özellikle "Bununla ilgili kesinlikle hiç bir açıklama yapmayınız" diyerek uyarılıyor.

  Yine o dönemi yaşayan üst düzey görevli ve tanıklara göre, bundan da bir sonuç alınamayınca asker 11 Temmuz 1980'de yönetime el koyma kararı alıyor. Askeri kanatta bu gelişmeler olurken, daha önce hükümeti kuran ve güven oyu alamayan Bülent Ecevit'e "Başbakan" bile demeyen, sürekli "Hükümetin başı" olarak hitabeden Süleyman Demirel'in kurduğu hükümet, ülkenin içinde bulunduğu kaos ortamı da dikkate alınıp güvenoyu aldı. İşte bu güvenoyu 11 Temmuz tarihinde yapılması kararlaştırılan "Bayrak Harekatı" adı altındaki darbe tarihini ertelenmesinde etken oldu. 

 


Gazeteler darbeyi yıldırım baskıyla duyurmuştu.

 

ULUSU GİTTİ, NEJAT TÜMER GELDİ

  Ertelemeye rağmen asker idareye el koymakta kararlı. Bunun için Ağustos ayı gelmiş, Askeri Şura toplantısında da Bayrak Harekatı için son düzenlemeler yapılıyordu. Daha sonra geçiş hükümetinde Başbakanlık görevine getirilecek olan Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülend Ulusu'nun görev süresi dolmuştu. Kıdeme göre Kurmay Başkanı Oramiral Arif Akdoğanlar'ın Deniz Kuvvetleri Komutanı olması gerekiyordu. Ancak Akdoğanlar emekli edildi. Yerine Kocaelililerin de yakından tanıdığı Oramiral Nejat Tümer atandı.

 

 

  Yıllar sonra ailenin yakınlarına da sordum. Böyle bir hassas dönemde ve yakında gerçekleştirileceği bilinen askeri  darbede konsey üyeliği yapacak olan Nejat Tümer neden tercih edilmişti? 

  Akla hemen "Acaba Arif Akdoğanlar'a güvenilmediğinden mi?" diye bir soru gelebilir. Olayın, Arif Akdoğanlar'a güvenilip güvenilmemesiyle hiçbir ilgisi yoktu. Bunun en büyük nedeni Kenan Evren, Nejat Tümer, Nurettin Esin, Tahsin Şahinkaya ve Sedat Celasun, hem Nato'da, hem 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nda birlikte görev yapmışlar, birbirlerini çok iyi tanıyor ve güveniyorlardı. Benim öğrenebildiğim tek nedeni buydu.

 

 

EVREN'İN YURT DIŞINDAKİ SIKINTISI

 Buraya, işte o darbenin en önemli şifrelerinden birini sıkıştırmak istiyorum. 

 Yine Gölcük'te bir askeri bir tören. Muhtemelen ağustos ayı ve Nejat Tümer'in de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ataması yapılmış, darbede konseyde yeralacak taşlar yerine oturtulmuştu. O dönemlerde gazeteci olarak Başbakanlara, Genelkurmay Başkanlarına çok yakın durabilir, sorularımızı sorabilirdik.

     Kenan Evren burada bir soru üzerine, TBMM'deki kaos nedeniyle hala bir Cumhurbaşkanı’nın seçilememesinin sıkıntısını dile getirirken, yurt dışına gittiğinde bir toplantıda kendisine "Neden hala bir Cumhurbaşkanı seçemediniz?" şeklindeki soruyu, "Ne diyeyim adamlara. Bizde o kadar çok cumhurbaşkanlığına layık değerli insanlar var ki, aralarından birini seçmekte zorlanıyoruz" şeklinde veya buna benzer bir cevap vermişti.

 


Kenan Evren darbe öncesi de darbe sonrası da Gölcük'e Donanma'ya sık sık gelirdi.

 

TÜMER'İN “GÜZEL ŞARTLAR” DEDİĞİ

Durun daha bitmedi. Sıra Nejat Tümer'in verdiği şifrede. O dönemlerde buradaki törenleri sürekli takip eden bu kadar fazla  gazeteci yoktu. Nejat Tümer de beni ve diğer gazetecileri tek tek isimlerimizle bilirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın hayırlı olmasını diledikten sonra ülkenin içinde bulunduğu sorunlarla ilgili birkaç soru da yönelttik. Verdiği cevap şuydu:

  "Arkadaşlar, sizlerle yakında çok daha güzel şartlarda konuşacağız.."

  Nejat Tümer'in "Çok daha güzel şartlar" dediğinin, aslında  'Yakında darbe yapacağız’ anlamına geldiğini, darbe olduktan sonra anladık ama, iş işten geçmişti. Nejat Tümer o günlerle ilgili anılarını yazdı mı bilmiyorum ama, yazdıysa o dönemde yaşananların ince ayrıntılarını ben de okumak istedim.

 


Nejat Tümer, Donanma Komutanlığı döneminde Gölcük Orduevi önünde dönemin bazı amiral ve subaylarıyla.

 

  Genelkurmay kayıtlarına göre, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının 8 Eylül'de öğlenden sonra yaptıkları toplantıda harekatın 12 Eylül 1980 Cuma günü sabaha karşı saat 03.00'te başlatılmasının kararlaştırıldı. İmzalar da o gün atıldı. 

  Bundan önce de cunta, tutuklanacak isimlerin listesini çoktan hazırlamıştı. Bu isimler "Bayrak Harekât Direktifi" adlı belgelerdeki Lahika 2/ Cetvel B adlı bölümünde yeralıyor. Listede siyasetçilerin, yazarların, gazetecilerin, milletvekillerinin ve sendikacıların nerelerde tutulacağı bile belirlenmişti. 

     Bugünlerde 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili sorgulamalar ve ele geçirilen belgeler incelendiğinde de, Türkiye'yi kana bulayan bu girişimin başarılı olması halinde binlerce kişinin tutuklanacağı, hatta gözaltı sırasında infaz edilecekleri de apaçık görülüyor.

 


Kenan Evren'e İzmit'e geldiğinde,yıllar önce Adana'da torunuyla birlikte çektiğim fotoğrafını verdim. Karşılığında ileride lazım olur diye bir tablo istedim, 'tamam' dedi ama gelmedi.

 

KADİFE KAPLI POSTAL SONRA ACITMAYA BAŞLADI

12 Eylül Darbesi gerçekleştirildikten sonra, bazı yabancı gazeteciler darbe sırasında ölümlerin olmamasına bakarak, “Türkiye'de darbe oldu. Ama postalın altı kadife kaplıydı” şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Ama bu kadife kaplı postal, ilerde çok can yakacaktı.

  Sıkıyönetim ilanıyla birlikte  650 bin kişi gözaltına alınmıştı. Sıkıyönetim mahkemelerinde art arda kalemler kırılıyordu. Cezaevlerinde işkence iddialarının ardı arkası kesilmiyordu. Beldi rakam daha fazladır ama, kayıtlara geçen sayıya göre 171 kişi işkence sonucu hayatını kaybetmişti.

 


NEJAT TÜMER'İN CENAZESİ.. Nejat Tümer'in anılarını, o dönem yaşananların ince ayrıntılarını öğrenmek isterdim.

 

   Yıllar sonra yeniden siyaset sahnesine dönecek o dönemki siyasi parti liderlerinin gözaltına alınmaları, ünlü ‘Zincirbozan’ günleri, yasaklılık dönemleri çok sık gündeme getirildiğinden oralara girmek istemiyorum.

   Her bölgede çok çarpıcı olaylar yaşandı. Hepsini tek tek anlatmak mümkün değil. Yarın bizim yaşam alanımız içindeki Kocaeli’de yaşananlara, Donanma ve Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemeler’de birkaç davayı, “Gazetecilik” yaptığımız için yaptığım ve noktası virgilüne doğru olan bir haber nedeniyle, sırf aşırı doğruluktan dolayı Türk basınının amiral gemisi gazetenin yasaklanması, birkaç gün de benim gözaltına alınmam, bu gözaltı sırasında yaşanan traji komik olayları anlatacağım. 

 

‘Mahkemelerde Yaşananlar’ 27 Temmuz Çarşamba Bizim Kocaeli'de...

 

DARBENİN ŞİFRELERİ - 1 - Darbeyi tetikleyen kaza!

DARBENİN ŞİFRELERİ - 2 - Darbe 11 Temmuz'da yapılacaktı, bakın neden ertelendi?

DARBENİN ŞİFRELERİ - 3 - Son toplu idam İzmit Cezaevi'nde yapıldı

23797 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 1 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER