GÖL KIYISINDA BİR İNCİ; EŞME

Göl kıyısında bir inci; Eşme

Sapanca Gölü’nün kıyısında bir inci olan Eşme’de çok sürmez ayva biter diyorlar. Bunu söyleyen bölgenin yerli halkı

Bugün Eşme’deyiz. Değil Türkiye’de, belki de dünyanın çok yerinde göremeyeceğiniz bir güzelliği dilim döndüğünce tanıtmaya çalışacağım sizlere…

D-100 karayolunu izleyerek İzmit’ten Sakarya yönüne gidin. Uzuntarla’dan sonraki yerleşim yeri Eşme’dir. Yoldan gelip geçerken okuyacağınız “Eşme” yazısı sizi aldatmasın sakın.
Işıklardan sağa inmeli, sahile ulaşmalısınız Eşme’nin gerçek güzelliğini görebilmek için.
Sahili anlatmayı sonraya bırakıp Eşme’nin tarihine kısaca göz atalım isterseniz…

 


Çetin Kocaağa ve Mehmet Kurt ile Eşme’yi konuşuyoruz.

 

850 yıllık bir yerleşim yeri olduğu biliniyor Eşme. Nüfusun çok büyük bölümünü manav ve mübadele ile Bulgaristan ve Yunanistan’dan göç edenler oluşturuyor. 40 hane kadar Gürcü kökenli insanlarımızın yanı sıra az sayıda Erzurum kökenli vatandaş da Eşme’de yaşıyor. Özellikle son yıllarda çeşitli bölgelerden gelip Eşme’de toprak satın alarak, yaz aylarını Eşme’de geçirenler de var. Bu arada, günübirlik Eşme’ye gelenler, Sapanca Gölü kıyısında güzel bir gün geçirip, iki bardak çayla ya da bir sabah kahvaltısıyla güzel anlar geçiren insan sayısı az değil.

 


Eşme’deki çay bahçelerinden biri. Göl manzaralı bir bardak çaya ne dersiniz?

 

TAŞIMALI SİSTEM VAR

Önceleri belediye olan, daha sonra köy konumuna geri döndürülen Eşme’de yaşayan toplam insan sayısı 3 bin 500 kadar. Ne ki yukarıda da belirttiğimiz gibi, yaz aylarının hafta sonları bu sayı 5 bin kadar olabiliyor.

 


Eşme’nin dünyaca ünlü ayvasının da bitme korkusu var.

 

Eşme’de bir seçimde oy kullanan insan sayısı ise 2 bin 700…3 camisi var Eşme’nin. Her üç camide de kadrolu imamları var. Bir ilköğretim okulu olduğu, 16 dersliğinin bulunduğu bilgisini aldım. Çevre köylerdeki öğrenciler taşımalı sistemle Eşme’ye gelip öğrenim görüyorlar…

 


Küçük işletmelerde köy kahvaltılarının en güzelini bulabilirsiniz.

 

SAHİLİ ÇOK GÜZEL

Eşme sahili çok güzel bir yer. Göl kıyısındaki ağaçlıklı çay bahçelerinde oturup Sapanca Gölü’nü, yüzen karabatakları izlemek çok büyük keyif. Dost insan Çetin Kocaağa ile birlikte, Mehmet Kurt’un “Pembe Bahçe” adlı bahçesinde oturup sohbet ediyoruz. Özellikle yaz aylarında köy kahvaltısı ile ünlenmiş bir yer Pembe Bahçe. Mehmet Kurt’un kızları, gelen konuklarına, kendi kümeslerinden yumurta, bahçelerinden domates, salatalık, biber ikram ediyor, küçük fırınlarında pişirdikleri köy ekmeğinden tattırıyorlar…

 


Böyle küçük sorunları da var Eşme’nin ve çözüm bekliyor.

 

ESKİSİ GİBİ DEĞİL!

Eşme’ye elektrik 1969 yılında gelmiş. Otomatik telefon santralinin geliş tarihi ise 1987. Her iki olayın da küçük öykülerini gülerek anlattılar Çetin Kocaağa ve Mehmet Kurt. Diğer bilgileri de onlardan aldım. “Eşme eskisi gibi değil” dediler önce ve köy insanının geçimini çevredeki fabrikalardan, kamu çalışmalarından sürdürdüğünü belirttiler. Oysa ki ben, “Eşme” dendiğinde aklına “ayva” gelenlerden biriydim. Meyvecilik köydeki geçimin yüzde 30 kadarını oluştururmuş. Bu konuda da sıkıntılarının olduğunu belirtti Kocaağa ve Kurt. Söyledikleri de şu; “Çok sürmez, Eşme’de ayva biter.” Düşünmek bile istemedim böyle bir şeyi. Az da olsa seracılık da yapılıyordu Eşme’de ve meyve, sebze Eşmeli için önemliydi…

 


Fotoğraf her şeyi anlatmıyor mu size?

 

BALIK ÇEŞİDİ AZALIYOR

Gölü sordum bu kez de. Sapanca Gölü’nde çıkan yayın balıkları ünlüydü. Oklama vardı, kızılkanat vardı ve Eşme insanının hem besin, hem de geçim kaynağıydı göl.

“Kirlendi” dediler. Giderek de kirleniyormuş. Balık çeşitliliğinin ve sayısının giderek azaldığını belirttiler.

“Kerevit” dedim bu kez! “O zaten bitti” dediler…

Üzücüydü bu haberler. Oysa ki kontrol altında tutulabilirdi göl. Sazlıkların gölü işgali bir biçimde, bir yere kadar engellenebilirdi…

 


Eşmeli çocuklar. Onlar bizim geleceğimiz, onlara daha güzel bir Eşme bırakmalıyız.

 

FOTOĞRAF TUTKUNLARI İÇİN...

Eşme’yi yukarıdan gören bir fotoğraf çekmek istedim. Çetin Kocaağa’nın amcasının evine çıktık. Harika bir Eşme görüntüsü yakaladık derken, D-100 Karayolu’nun hemen arkasındaki gölleşme dikkatimi çekti. Ne olduğunu sordum;

“Karayolunun altından geçen menfezi kapamışlar, su göle ulaşmıyor, burada gölleşiyor ve tehlike yaratıyor” dedi Çetin Kocaağa… Dedim ya, göl kıyısında bir inci gibi duruyor Eşme. Fotoğraf tutkunları için müthiş görsellikler sunuyor. Baharı ayrı, sonbaharı ayrı, günbatımları ayrı bir güzellik. Üstelik İzmit’e çok yakın, üstelik ulaşım sorunu hiç yok.İlk fırsatta gidin derim. Böyle bir öneride bulunduğum için bana teşekkür edeceğinizden hiç kuşkum yok…


Bir gün batımı bu kadar mı güzel olur? Eşme’de bunu görebilirsiniz.

 

EŞME’DE AKŞAM

Gün,

yaşam tadında,

buruk, kızıl bir şaraptır;

kocaman,

mavi bir tasta toplanan.

 

Uyan ey yaşam,

yeniden uyan,

Eşme’de akşamdır şimdi zaman...

Ruhan ODABAŞ

16159 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 1 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER