HADİ Bİ EL ATIVERELİM GENÇLERİN ŞU ARABAYA

Hadi bi el atıverelim gençlerin şu arabaya

KOÜ’lü 22 öğrenci, İtalya’da yapılacak Formula Student Yarışları için özel bir otomobil yapmaya başladı. Gençler yapacakları bu araçla yarışmalarda kentimizi temsil edecek. Açıkça söylemiyorlar ama desteğimize de ihtiyaç duyuyorlar

Merhaba…

Bu hafta yine bambaşka bir konuyla misafiriniz oluyorum.

Bu kez tüm Kocaeli halkına sesleneceğim, çağrı yapacağım. Özellikle de haberlerini yaparken isimlerinin önüne ‘sanayici’, ‘iş adamı’ yazdığımız kişiler, lütfen sizler daha fazla dikkat kesiliniz bu röportaja…

Sözümüz sadece sanayicilerimiz, iş adamlarımıza da değil, o nedenle ‘Ha bizi ilgilendirmiyormuş’ deyip gazeteyi katlayıp bir kenara bırakmasınlar sanayici, iş adamı olmayan okurlarımız da. Çünkü belki de çorbada tuzunuz olsun istersiniz, belli mi olur… Bakınız ben bunu yazıp sizin bilgilerinize sunmakla bile çorbaya tuz koymuş oluyorum, kanaatimce…

Haklısınız çok konuştum, hemen özetleyeyim biraz. Kocaeli Üniversitesi’nden bir grup öğrenci özel bir otomobil yapıyorlar şu sıralar. O araçla İtalya’da uluslararası bir yarışmaya katılacaklar. Üniversitelerini, kentimizi ve ülkemizi temsil edecekler yakında… Bu öyle tekerlek tekerleğe bir yarış olmayacakmış, aynı zamanda mühendislik bilgi ve becerileri kozlarını paylaşacakmış. Detaylarını takım kaptanı Metin Şanser Tekin ile konuştum, çok şeyler anlattı, aşağıda size özetliyor olacağım.

Röportaj vermelerinin amacı, kendilerini Kocaelililer’e tanıtabilmek bu gençlerin ama öncesinde dikkatinizi çekmek istediğim bir şey var. Röportajı okurken sizler de fark edeceksiniz muhtemelen.  Bu öğrenciler belki tevazudan, belki utandıklarından, öyle açık açık söyleyemiyorlar, isteyemiyorlar, ‘şuna ihtiyacımız var’ diyemiyorlar ama izlenimim o ki, bizlerin de omuz vermesini içten içe arzu ediyorlar.

O nedenle size böyle seslendim zaten, ‘Hadi bi el atıverelim gençlerin şu arabaya’ diye...

Buyurunuz detaylara…

 

Ben sizin şu formula aracınız hususunu kiminle masaya yatırıyorum şuan?

-Ben Metin Şanser Tekin.

 

 

Metin Şanser Tekin… Bu konuyu irdelemek için neden hep sizi işaret ettiler görüştüğüm kimseler?

-Takımın kaptanıyım, belki o nedenledir.

 

Ne takımı bu, nasıl bir takım?

-Kocaeli Üniversitesi Formula Student Takımı… Ben takımın kaptanıyım. Aynı zamanda da proje koordinatörüyüm. 22 öğrenciden oluşuyor bu takım. Başımızda 3 tane hoca bulunuyor. Takım üyeleri, bölümlere ayrılmış durumdalar. Her bölümün başında bir sorumlu var ve geri kalan öğrenciler yetenekli ve ilgili olduğu bölümlerde çalışmalar yürütüyor. Böyle bir takımız.

 

Takımın öğrencileri makine mühendisliği fakültesinin öğrencileri mi hepsi?

-Ağırlıklı olarak makine mühendisliğinden ancak aramızda otomotiv mühendisi de var, endüstri mühendisi de var, İngilizce öğretmenliğinden bile arkadaşımız var, tercümeler için mesela.

 

Ne yapıyor bu takım veya ne yapacak?

-Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Odası’nın 1981 yılından beri düzenlediği bir organizasyon var. Formula Student Yarışları. Dünya üzerinden birçok üniversiteden öğrenciler kendi araçlarını tasarlıyorlar, imal ediyorlar ve yarıştırıyorlar. Bu organizasyonda öğrencilerin dışında birinin katkı yapması yasak. Aracı tasarlayan da öğrenci, yapan da öğrenci, hatta kullanacak olan da öğrenci. Dışarıdan katkı yasak. Bu yarışlar diğer yarışlar gibi teker tekere bir yarış değil. Burada mühendislikler de yarışıyor, burada maliyet analizleriniz de yarışıyor, tasarımlarınız da yarışıyor. Bir iş sunumu yapıyorsunuz, bunlar statik etaplar. Statik etaplar bittikten sonra dinamik etaplara geçiliyor, dinamik etaplarda da araç yarışıyor, tabi dinamik etaplara geçebilmeniz için öncelikle aracın teknik incelemeden geçmiş olması gerekiyor, teknik incelemeden geçip aracın kural kitabına uygunluğu tespit edildikten sonra önce hızlanma etabı, en sonra da dayanıklılık etabı dediğimiz etaplardan geçiliyor. Bir yarışmanın kendine ait birincisi var, bir de farklı yarış klasmanlarından farklı yerlerden birinciler var. Sadece araç üzerinden birincilikten bahsetmek mümkün değil, mesela sosyal medyayı en iyi kullanan takım da kupa alıyor. Böyle bir yarış bu. Yarış var ama bu bir Formula1 yarışı gibi tekerlek tekerleğe bir yarıştan bahsetmiyoruz.

 

 

Kocaeli Üniversitesi daha önce bu yarışlara katılmış mıydı?

-Hayır ilk kez katılacak Kocaeli Üniversitesi. İlk olacak bu.

 

Kim akıl etti bunu?

-Ben… 2014 yılında katıldığım bir seminerde böyle bir proje olduğunu gördüm. Ülkemizden başka takımlar da katılıyordu, dedim ‘bizim üniversite de bunu yapabilir’. Döndüğümde arkadaşlarımla konuştum. 1 seneye yakın kuruluş çalışmamız sürdü. Mart 2015’te resmi olarak kurulduk.

 

Resmi derken?

-Önce takımda yer alacak isimler belirlendi. Sonra hocamızla birlikte bölüm başkanımıza gittik. Bölüm başkanımızla dekanımıza, en sona hepsiyle birlikte rektörümüze çıktık. Bölüm başkanımızdan destek gördük, dekanımız her daim yanımızda, arkamızda olduğunu söyledi, dediği gibi de bize oldukça destek oldu, gerek parçaların getirilmesinde gerek araç tahsisinde vesaire, kendisine bu vesileyle teşekkür ediyorum. Ardından rektörümüze çıktık, dekanımızla beraber. Rektörümüz de projeyi beğendi, rektörümüz belli firmalarla bizi bağlantıya geçirdi. Özetle, KOÜ’de Makine Mühendisliği Kulübü bünyesinde bir yapıydık biz önce, rektörümüzle görüştükten sonra resmiyetimizi sağladık.

 

 

Ne değişti bundan sonra?

-Öncelikle bölüm başkanımız bize bir oda vermişti, makine mühendisliği bölümünde. O oda biraz küçük geldi ve bizi şuan röportaj yaptığımız bu odaya getirdiler. Burası da geçici. Bizim için aşağıda bir atölye düzenleme planları var. Aşağıdaki bir alanı kapatacaklar, ayrıca bizim Türk Metaturing takımı var, TÜBİTAK’ın yaptığı bir projeye katılıyor, bir elektrikli bir araç tasarlıyorlar, onlarla beraber bir ortak atölye planlıyorlar, dekanımızın bu konuda bir girişimi var.

 

Bahsettiğiniz o aracı yapmaya başladığınızı biliyorum. Biraz bu araçtan bahseder misiniz?

-2015’de resmen kurulduktan sonra, Mayıs, Haziran gibi tasarımlarımıza başladık. Önce şasimizin tasarımı bitti. Tabi yaz tatilinde de çalıştık. Ardından şasimizin üretimine geçtik ve bunu da bitirdik. Çelik borudan yaptık, 43 kilogram ağırlığına sahip. Tasarımı tamamen öğrenciler tarafından yapıldı. Herhangi bir çarpma durumunda önden 12 tonluk bir darbe durumunda 25 milimetre esniyor sadece.

 

Motor görüyorum burada?

-Motorumuzu motor sporları sevdalısı bir tanıdığımız verdi. Kendisi isminin verilmesini istemiyor. Honda bir motosikletin motoru bu. Motor henüz 4 bin kilometrede, oldukça yeni ve yarışmaya hazır bir motor bu.

 

 

Daha güçlü, daha yeni bir motor işinizi daha iyi görmez mi? Bunu bulduğunuz için bununla yetinmek durumunda mısınız?

-Yarışmada motorun tüm gücünü zaten kullanamıyoruz ki. Bu yarışmaların bir kural kitabı var, 190 sayfalık. Her şey standartlara bağlı. Kitaba göre motorda belirli modifikasyonlar yapmak zorunda kalıyorsunuz, kısıtlama var. Mesela bu motorun orijinal gücü 120 beygir. Bizim bunu 80-90 beygire düşürmemiz zorunlu. Güvenlik amacıyla. Pist dar çünkü. Bir de siz tasarım yaptıkça, başta da bahsettim, dizayn etabı, statik etaplar, mühendislik etaplarındaki puanınız artıyor. Yani aracın ne kadar parçasını, ne kadar az parçasını dışarıdan satın alıp araca takarsanız sizin o kadar lehinize. Ne kadar çok parça tasarlarsanız jürinin o kadar çok hoşuna gidiyor, o kadar puan alıyorsunuz.

 

Siz neleri değiştireceksiniz?

-Mesela emme manifoldunu değiştiriyoruz. Egzoz manifoldunu değiştiriyoruz. Motorun yazılımını değiştiriyoruz, yani ateşleme ve yakıt haritalarını değiştiriyoruz. Yazılımı da öğrenciler yapıyor. Kurallar gereği bunu götürüp bir firmada yazdıramazsınız.

 

Her şey tıkırında ilerliyormuş gibi anlatıyorsunuz. Hiç sorun yaşamıyor musunuz siz?

-Önce teknik anlamda sorunlar oldu. Çünkü bize verilen eğitimler temel eğitimler. Temel eğitimle biz bu işe giriştiğimiz zaman ilk başta eğitimsel bazda bir sorunla karşılaştık tabi. Kendimizi geliştirdik ve tasarımları yapmaya başladık. Tasarımları yaptık, üretime geçmek istedik bu kez tabi paranız yok. Sponsor bulmamız gerekti, başta biz sponsor bulmada problem yaşadık. Çünkü kendinizi anlatmanız biraz zor oluyor insanlara. Ama her sunum yaptığımız firma bize olumlu dönüş yaptı neredeyse. Hepsinin çok hoşuna gitti. Uzaktan bakanlar ‘bunlar yapamaz’ gibi düşündüler fakat bizi görüp dinleyenler aslında bu işte ne kadar ilerlediğimizi, ne kadar kararlı olduğumuzu görüyorlar ve destek veriyorlar. Sponsorluklar konusunda da başta sıkıntı çekmiştik, fakat şuanda onda da sıkıntımız yok.

 

Sponsor istemiyor, sponsor aramıyor musunuz yani? İlginç. Sizi istekli görüyorum ama sizi tutan bir şeyler var gibi algılıyorum. Sizi tutan şeylerin olmadığından emin misiniz?

-Sponsor istiyoruz fakat yani şöyle söyleyeyim, parasal anlamda şuan için çok bir sıkıntımız mevcut değil. İleriki dönemler için, yani bundan bir ay sonra. Çünkü adım adım gidiyorsunuz, yani bir şey tasarlıyorsunuz tasarladıktan sonra ‘tamam ben bunu üreteceğim’ diyorsunuz ve üreteceğiniz zaman paraya ihtiyacınız oluyor. Yani adım adım, dönem dönem bizim sponsora ihtiyacımız oluyor. Bizler öğrenciyiz, her şeyi cebimizden karşılayamıyoruz. O zaman da zaten firmaların kapılarını çalıyoruz.

 

 

Yarış ne zaman olacak?

-2017 Temmuz’unda olacak, İtalya’da.

 

Ve gözle görülen şasi ve motor, diğer parçalar başka yerde mi, yoksa hala temin edilemedi mi?

-Oldukça yeterli bir zamanımız var. Tasarımlarımız zaten tamam. Şuanda iki şeyi bekliyoruz. Dekanımızın belirttiği o atölyemizin açılmasını ve belli başlı parçalar var yurt dışından getirtilmesi gereken, o parçalar için sponsor sorunumuzu çözmemiz gerekiyor. Bazı görüşmelerimiz oldu ama sonucunu bekliyoruz, Onları bekliyoruz.

 

Net değil yani bu parçaların sponsorları?

-Hayır henüz netleşmiş değil.

 

Nedir o ‘belli başlı parçalar’ dediğiniz?

-Süspansiyon, diferansiyel, fren balatası bir de darbe sönümleyici. Bunlar yurt dışından gelecek parçalar, çünkü araca özgü parçalar bunlar. Türkiye’de bunların üretimini yapan firmalar yok. Fakat bu saydığım 4-5 parça harici bütün parçaları zaten kendimiz tasarlıyoruz, ardından da bunları burada üreteceğiz Türk malı olarak aracımıza takacağız.

 

Nedir bunların fiyatı, çözümü zormuş gibi algılatıyorsunuz, merak ettim?

-Yani şöyle, şimdi diferansiyel dediğimiz parçanın maliyeti bin 500 Euro. Süspansiyonların tanesi 600 Euro, işte darbe sönümleyici 200 Euro, fren balataları 200 Euro civarı.

 

Toplamda?

-Bazılarından bir tane, bazılarından 4 tane dersek, aşağı yukarı 4 bin, 5 bin Euro gibi bir meblağ tutar bunlar.

 

Bulamadınız yani size bu kadarlık bir desteği çıkacak birilerini?

-Belli firmalarla şuanda görüşmelerimiz var evet. Ama netleştiremedik daha konuyu. Bazen de kargo bedelleri, nakliye bedelleri, malzeme alımı gibi küçük miktarlar da olsa nakde ihtiyaç duyuyoruz çünkü hepimiz öğrenciyiz.

 

 

Bunlar aşılırsa ‘Kocaeli’den şampiyon bir araç çıkartacağız’ mı diyorsunuz?

-Bunları aştıktan sonra şunu temin edebilirim ki, Türkiye’deki çok enteresan, çok ender bir formula student araçlarından bir tanesi olacak. Bu konuda iddialıyız. Zaten kendimize özgün tasarımlarımız da mevcut. Türkiye’de ilk ve tek olan formula student araçlarında ilk ve tek olan değişken geometrili teleskobik emme manifoldu tasarımımız var. Türkiye’de ilk ve tek olacak bu formula student araçlarında, aynı zamanda değişken açılı arka kanat mevcut bizim aracımızda. Bir avantajımız da zamanım lehimizde olması. 1 sene 3 ay var ve biz imalata başladık, herkesten önce aracı tamamlayıp uzun uzun test edebilme imkanına sahip olacağız. Çok iddialıyız.

 

Tekerlekleri nerede bu aracın?

-Aracın lastiklerini Pirelli verdi. Formula lastiklerinden. Onu son aşamalarda takacağımız için özel saklama koşullarında tutuluyor fabrikada, orada dursun istiyoruz şuanda.

 

Pirelli de sponsorlarınızdan demek…  Peki siz sponsorlara ne avantaj sunuyorsunuz?

-Görünürdeki şeyler aslında bilinen şeyler. Aracımızda, üzerimizdeki kıyafetlerde, burada ve yurt dışında dev flamalarda, mümkün mertebe her yerde sponsorların logoları yer alacak. Aslında, özellikle de otomotiv sektöründeki firmalar için kaçırılmayacak fırsat bu. Yurt içi ve yurt dışı tanıtımında aracı olacağız onlara. Ama görünmeyen bir şey daha var. Firmalarımız bize destek olarak bizim tasarımda, mühendislikte gelişimimizi sağlamış olacaklar. Neticede her birimiz yarın mezun olacağız ve istihdam için yine o firmalara gideceğiz. Bu proje çok avantaj sunan bir proje. Yani buradan mezun olmuş bir mühendis adayı, en azından bir araç yapma tecrübesine sahip olarak otomotiv firmalarına gidiyor,  bu da otomotiv firmaları için aslında bulunmaz bir fırsat.

 

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

-Şunu söyleyebilirim; bizi tanımak, bizim hakkımızda bilgi almak isteyenlere kapımız her zaman açık. Sponsor olmak isteyenler mail adreslerini verebilirler, kendilerine sponsorluk dosyalarını, ihtiyaç duyduğumuz malzemelerin listelerini atabiliriz. Arzu ederlerse firmalarına gideriz, firmalarında takım sunumunu yaparız. Bizim için problem değil, yeter ki bizi tanımak istesinler.

 

TAKIMDA YER ALAN ÖĞRENCİLER

Takım Kaptanı: Metin Şanser Tekin.

Motor ve Şanzıman Bölümü: Emrah Üstün, Gürkan Yalvaç, Buse Karakullukçu, Kerim Enes.

Aerodinamik ve Analiz Bölümü: Kemal Ünsal, Kaan Atalay, Abdullah Cebeci, Semih Dursun.

Şasi ve Fren Sistemleri Bölümü: Gürkan Terzi, Ali Can Geçkin, Mustafa Özmen.

Sürüş Dinamikleri ve Süspansiyon Bölümü: Metin Şanser Tekin, Furkan Acar.

Organizasyon Bölümü: Akif Bayraktar, Buse Özge Kartal, Çağatay Batur, Oğuz Başsaraç, İlayda Karaca, Eda Kırdar, Egemen Sarp, Özge Taşkıran, Samet Atıcı.

16004 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 1 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER