İNANMAYACAKSINIZ AMA O BİR AKARYAKITÇI

İnanmayacaksınız ama O BİR AKARYAKITÇI

Güzelliğiyle dikkat çeken, 2 erkek çocuk annesi Tuba Demiral, Kandıra yolu üzerinde yer alan

Tülay DURAN

O’na hayat hep güçlü profili çizmiş, Fethullah Gülen okullarıyla başlayan eğitim hayatı, Kocaeli Üniversitesi Spor Akademisi’nde devam etmiş. Ona göre dini okullarda içinde biriken enerjik ruhu bu spor akademisinde kapatmış. Esra Erol’un şuan yaptığı çöp çatan programını O, 15 sene önce bir radyoda yapmış ama biraz da bu konuyla ilgili başı ağrımış. İlk görüşte aşık olmuş, 2 erkek çocuğu annesi. Estetik merakı onun en renkli yönü. Döpiyesiyle, minisiyle ve 15 santim topuklu ayakkabılarıyla her işte ben varım diyen bir kişi. O yüzden ki akaryakıtta bayan elinin değdiği ilk bayilerden biri. 2 bin 270 bayi arasında birinci. İleride onu politikada da göreceğiz. Güzel, sempatik bir o kadar da iddialı işte renkli kişiliğiyle Petrol Ofisi’nin ilk bayan bayi sahibi Tuba DEMİRAL.

 

Biraz kendinizden ve ailenizden bahseder misiniz?

8 Mayıs 1982 İzmit doğumluyum, aslen Kayserili olmamıza rağmen biz buranın ekmeğiyle suyuyla büyüdük o yüzden İzmitliyim.  Ben daha annemin karnındayken 1981 yılında annem ve babam boşanırlar. Bu arada baba çok yakışıklı ve çapkın, annem de 16 yaşında ona kaçmış. Annem Nurgül Gezersiz o dönemlerde İzmit’te askeriyenin kadrolu tanınan ses sanatçısıydı. Tek çocuğum ve annem gerçekten üzerime titreyerek büyüttü. Babamla ise aramızda bir 17 senelik kopukluk var çünkü o yakışıklılığının ekmeğini yiyerek hep kadınlarla bir hayatı oldu. Babamla bir 6 ay yakınlığımız oldu ama babalı büyümediğim için hep bir kopukluk oldu.

 

Peki babanızla bir hesaplaşma olmadı mı?

Beklediğim bir baba değildi, bende de hep güçlüyüm profili vardı, ben çocukken de güçlüydüm, genç kız oldum güçlendim, evlendim kadın oldum güçlendim, çocuk sahibi oldum daha da güçlendim. O yüzden babamla hesaplaşmam çok yüzeysel geçti, baba olacak biri değildi maalesef, keşke olsaydı ona babalık ruhu üflenmemiş mesela anneme 15 yaşında üflenmiş, babam hayatı hızlı yaşadı çok erken de 50 yaşında rahmetli oldu. Baba tarafım çok kalabalık ama inanılmaz kopuğuz ve İzmit’te iki yabancı aile gibiyiz.

 

FETHULLAH GÜLEN’İN OKULUNDA OKUDUM

Eğitim hayatınız nasıl bir süreçti?

Çok akrabam olmadığı için annem beni hemen ortaokulda yatılı okula verdi. Annem bana  “Ben İslami eğitimi veremem, sen İslami ahlakı al ama tercih ettiğin hayatı yaşa” diyerek beni Fethullah Gülen’in Ankara’daki okuluna verdi. Tek başıma büyüdüm, sivri bir karakter olduğum için hep onlardan aykırıydım ve hep göze batan biriydim bu yüzden doku tutmazlığı oldu. Atıldım, annem yılmadı İstanbul’da aynı menşeili bir kolej buldu oraya yerleştirdi. Lisede ciddi rahatsızlıklarım oldu psikolojik ve annem üniversiteyi Kocaeli’de okumam için diretti. “Yav kadın, hayatım boyunca ilkokul, ortaokul, lise hep beni şehir dışında okuttun asıl şimdi okumam gerekiyor” desem de annem çok diktatör kadındı ve ben dini okuldan çıkıp Kocaeli Üniversitesi Spor Akademisi Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünü okudum. Aslında dini okuldayken içimde biriken enerjik ruhu sporla kapattım ve çok güzel üniversite dönemim oldu.

 

İlk iş tecrübelerinizden bahsedelim, nasıl ilerledi bu süreç?

Devlet memurluğu bana göre bir şey değildi çünkü sıradan bir insan değildim ve hep bir hiperaktif ruhum vardı. Televizyon ve radyoyla çok bağlantılarım oldu, Mega Fm, Radyo Şirin’in kurulum aşamalarında bulundum, program yapıp haber sundum. Kocaeli TV’de TV41’de Burak ile TT Show isimli program yaptık. Radyo Şirin’de Esra Erol’un yapmış olduğu evlilik çöpçatan programını ben 15 sene önce yaptım. O dönem ben aldım başımı yürüdüm o programla ve İzmit’te inanır mısınız 50 aile evlendirmişliğim oldu ve bu program 5 sene sürdü. Bir gün programın ortasındayım ve polisler bastı. Çocuk yaştayım ve ilk polisle yüzleşmem o dönemde oldu. Meğer hattımızı fuhuş yanlı kadınlar da kullanmış ve bu kanal aracılığıyla kendilerini satmışlar. Tabi biz şok olduk, gerçekten ahlaklı insanlar zannediyorsunuz. Biz evlenmiş çiftlerin fotoğraflarını sunduk mahkemelik olmadık anladılar bizi RTÜK’ten izin almamız gerekiyormuş ama bizim dilimiz yandığı için bu çöpçatan programını durdurduk. Beni bu olay korkuttu, satıcı gibi gözükmüştük.

 

GELİN KAYNANA PROGRAMINA KATILDIM

Sonra posta gazetesinde bir haber okumuştum, bir evlilik programı, jürisinde de Seda Sayan var, gazete yoluyla başvurdum öylesine, yolladım ve  ikinci gün çağırıldım. Ebru Akel sunuyordu, gittim jüriye üç gün sonra arandım program için, hazırlık yapıp 3 valizle bu programa katıldım. Bu gelin kaynana programları vardı ya, son sezonu bizimle çekildi. 9 ay sürecek programda gelinler kaynanalar damatlar hep birlikte bir süitte ama o program da RTÜK’e takıldı, dört buçuk ay kaldım elediğim her kayınvalide için 100 Cumhuriyet altını kasama geldi. 360 altın kazandım tamam dedim ben buradan çıkınca köşeyi döndüm ama öyle olmadı, eş adaysız olduğum için ummadığımız bir çift evlendi ve altınları ben o kayınvalideye teslim etmek zorunda kaldım. Oradaki kavgalar gerçekti, sizi aç susuz bırakıyorlar öfke kontrolünü kaybediyorsunuz ama orada evlenen herkes boşandı. Öfke kontrolü olmayan bir ülkeyiz, o yüzden bu tartışmalı programları seviyoruz. Hep ticaret vardı aklımda  İzmit’e geldiğim gibi kıyafete olan bilgimden dolayı Fethiye Caddesinde Tuba Butik isminde çok şık çok güzel bir butik açtım. Çok güzel insanları giydirdim.

 

Eşinizle nasıl tanıştınız?

Aslında görücü usulü oldu, en yakın arkadaşım Mehmet’le beni birbirimize uygun görmüş. Mehmet çok varlıklı bir ailenin çapkın çocuğu, Anadolu yakasının Erdal Acar’ı çok aranan bir adam. Arkadaşıma “sen diyorsan bu kız da bir şey var beni o kızla tanıştır” demiş ve böylelikle tanıştık. Hiç inanmazdım ilk görüştüğüm gün aşık oldum. Aile Ağrılı hatta evlilik programında bana oy bile vermişler ama anne benimle ilk karşılaştığında “sen o televizyon programlarında koca bulamadın da benim oğlumu mu buldun karşısına nereden çıktın” diye karşı çıktılar ve benim ömrümü yediler. Biz eşimle de acayip bir çift olduk. Tam on üç yılı bitiriyoruz biz, on üç yıla da iki çocuk sığdırdık. Her şey var bu hikayede. Eşim en çok kavga ettiğim, en çok karakolluk olduğum kişidir. Ben onun destekçisi, babasız büyüyen bana da onsuz hareket etmediğim akıl hocam, erkek arkadaşım, her halimle yanında rahatça olacağım ruh eşimdir. Bir ara ayrıldık, aile develer kesti, dedim ki her kız annesinin kaderini yaşarmış ama diğer kadınlar gibi yorganların altına girip saklanmadım butik işine devam ettim ve eşimle tekrar birleştik. Eşim de nakliye lojistik akaryakıt sektöründeydi.

 

EŞİMİ İYİ TAŞIDIM

Ticaretteki adımlarınız nasıl ilerledi?

Herhalde Kayseri genleri olduğu için ticarete farklı bakıyordum, küçücük butik dükkanımda bile müdürüm vardı. Sonrasında yollarımız Shell ile kesişti. Kuyumculukta Altınbaş’ın kızları arkadaşım oldu. Fatoş Sarıgül, Semih Seyrekoğlu ve Selin Seyrekoğlu ile tatilde tanıştık ve ben eşime onları hep iş anlamında tepsiyle sundum. Eşim de hep şunu demiştir “ beni işte iyi pazarlıyorsun ailem bunu beceremedi” biz birbirimiz sayesinde büyüdük.

 

Peki; istenmeyen gelindin, düzeldi mi?

Böyle ünlülerin hayatında da istenmeyen gelin vardır ya, ben hep o profildeydim sonrasında şimdi çok sevilen bir gelinim çünkü oğullarını çok iyi taşıdım ve mesela doğuluların çok önem verdiği bir şey yaptım, ben iki tane erkek çocuk verdim. Aslında çok kızdığım şeylerdi bunlar, hani ben çok ellerimi açıp kız çocuk diye dua etmiştim, onlar çok baskı yapmışlardı erkek olacak diye, erkek doğurmazsam suçluymuşun gibi bir hisse kapılıyorsun, güçlü kadın olmakla hiçbir alakası yok, aile sizin psikolojinizi yerle bir ediyor. Basınla olan ilişkim hiçbir zaman bitmedi evet estetiğe bir merakım ve estetikle alakalı çok arkadaşım var. İstanbul da Seda Sayan’dan Ayşe Estetik’e, Serhat Tuncer’e ve bir çok futbolcu hepsi çok yakın arkadaşlarım. Berna Arıcı, Esra Arıcı ve Hande Yener hepsinin cemiyetlerinde bulunmaya çalışıyorum. Oryantel Asena hepsi estetiğe meraklı kadınlar hepsiyle çok güzel fotoğraflarım var. Kadın her yerde kadın, ticarette de kadınsa bu kendine bakmamayı gerektirmiyor.

 

BAŞKANLIĞA OYNUYORUM

Hem bakımlıydım hem anne de oldum, her yere de yetiştim, hani kadınlar şunu demesin hiçbir yere yetişemiyoruz, vaktimiz yok kilo alıyoruz, kiloyu veremiyoruz ya hayatta her şey istemeyle alakalı ben istediğim her şeyi başardım 34 yaşında sahip olabileceğim her şeye sahip oldum, ticari anlamda da petrol piyasasıyla alakalı da İzmit Ticaret Odası’nda çok ciddi girişimlerim oldu. Akaryakıt sektöründe bir kurum var ve o kurumda da başkanlığa oynuyorum. Orada da varım yani ben döpiyesimi giydiğimde orada da kendimi çok güzel ifade edebilecek bir kadınım. Yani sadece sinirli gözlükleriyle aşağıdan bakan saçlarının beyazı çıkmış kadınlar, hem ticarette, hem banka sektöründe, hem ticaret odalarında, sanayi odalarında artık olmasınlar. Genç nesil olsun, çılgın kadınlar olsun ki ben onların IQ larının yüksek olduğunu düşünüyorum. Sadece bu kadınlar bu görüntülerinden dolayı bazı yerlerde kaybediyorlar, bu beni çok üzüyor.

 

Siz peki bu farklı görüntünüzden dolayı dezavantaj yaşadınız mı?

Çok yaşadım, günümüzün Türkiye’si, dünya politikasıyla yönetiliyor ve dedim ki “ben Fethullah Gülen okullarından geliyorum, Fethullah Gülen ile de Tayyip Erdoğan’ın bir yol arkadaşlığı var ben bu içimdeki misyonu kadın kollarına dışarı çıkarmak istiyorum”  2002 seçimlerinde Sefa Sirmen’in özel kalemiydim seçim bürosunda çok aktif görevler aldım, bir CHP kültürümüz var İzmit’te. Bu politikada  Sefa Sirmen’in oğullarına ki arkadaşım olur onlar, AKP’den teklif geliyor,  baktık ki Sefa Başkan CHP ile yollarını ayırdı biz de politikamıza bakalım, ticaretle uğraşıyoruz dedik. Dosyamı aldım, çok güzel bir referans dosyası hazırladım, kadın kollarına gittim, her şeyi içine görseliyle koydum, AKP Kadın Kollarına sundum ama kimse demesin, biz bizden olmayanları da kabul ediyoruz diye, hayır; ben onlardan olmadığım için dosyam kabul edilmedi. Aktif işi olan, bu ülkeye bu şehre hizmet eden, vergi ödeyen, SGK ödeyen bir kadın olarak orada el işi yapan ablaların içine alınmadım ben. Sonrasında inatlaşıp akaryakıt istasyonu varken de gittim, burası üç buçuk sene önce kuruldu yani 2013’ün Ocak ayı yine dosyamla, Ticaret Odasına kaydımla, bir kimliğimle yine kendilerinin arasına gittim,  AKP Kadın Kollarına el işi yapan hanım efendiler diyorum, yine derdimi anlatmaya çalıştım, ben yine aralarına kabul edilemedim o bende ciddi bir hırs yarattı.

 

 

EL İŞİ YAPAN ABLALAR KABUL ETMEDİ BENİ

Mutlaka politikaya gireceğim mutlaka politikada da yer alacağım çünkü bir insanda olması gereken bütün özelliklerin bende olduğunu düşünüyorum, üniversite okudum sevgili AKP üniversite ile alakalı kendi okulunu açtı, o okulda mevcut olarak bulundum, Kosgeb’te mevcut olarak bulundum, tüm kadın girişimci destek paketlerinden yararlandım, benim bir kadın kolunda olmam gerekiyor ve her ne hikmetse gündemimizde olan partiyi tercih ettim. Ben Kuveyt Türk’le ticari anlamda çok kuvvetli ilişkiler içindeyim, Kuveyt Türk bir katılım bankası ve İslami koşullarda bir banka, Kuveyt Türk benim ziyaretime geldiğinde olduğum gibi giyinmek istedim yani onlar için döpiyes giyip yakamı kapatmak istemedim yani bu bir yalancılık olmuyor mu? Şu  anda ticari anlamda çok büyük bir pastaya sahiptir Kuveyt Türk Kocaeli’de Bekirpaşa Şubesi ve ben onların çok değerli bir müşterisiyim mesela o kadar memnun oldum ki beni aralarına almalarına çünkü ben farklı değilim şu anda da zaten gündemimizdeki konu bu değil mi baş açıklığı imam hatipliler sıkıntı bu değil mi aslında evet biz laik bir ülkeyiz Müslümanız ama bu önyargılardan kurtulalım yani döpiyes giyeceğimiz yer de var yakamızı kapatacağımız yer de var ama biz 60 yaşına gelmeden bu 30 yaş ruhumuzu kaybetmeyelim diyorum bize o ruhu kaybettirmeye çalışan kadınlar var o mevkideki kadınlar var o kadınlar beni ticari anlamda çok yoruyor .

 

Akaryakıt istasyonunda ilk kez bir bayan gördük, bir bayan eli değdi diyebilir miyiz?

Petrol Ofisinin GSM ruhsatlı lisanslı ilk kadın bayilerinden biriyim. GSM nedir? Ankara Enerji Piyasası Denetleme Kurulu Bakanlığa bağlısınız, yani size devlet taşıma ruhsatlı silah bile verebiliyor bu bir ayrıcalıktır, çok şükür ben de bunu almaya hak kazandım, çünkü siz yılda 5 trilyonun üzerinde ciro yapan bir tesissiniz ve bir kadın işletmecisiniz ve devletin en eski İş Bankası gibi ortakları olan Petrol Ofisi bayisisiniz, bu çok prestijli bir iş, o yüzden çok da zor sahip olunabilecek bir konum, 2270 tane Petrol Ofisinin bayisi var 2270 bayinin içinde 1. seçildim, temizliğimle, hijyenimle, tuvalet temizliğimle ve personelimle 1. seçildim ama Petrol Ofisi maalesef akıllarda şöyle kalmış bir firma eski olduğu için,  tuvaletleri de eski, konumu da eski, gündemimizde en yeni Opet en iyi BP diye anılıyor o yüzden bayisini de sahip çıkmıyor, Petrol Ofisleri şimdi kendileri satılıyor o yüzden, Katarlılara satılıyor, genç nesille çalışmaya başladılar, çok değişiklikler yapacaklar kendi bünyelerinde, biz de kendimizi çok daha iyi tanıtacağız, geliyorlar bizim müşterilerle bölge müdürlerim, bayi müdürlerim takdir edilmek tebrik edilmek çok güzel bir kadın girişimci olarak, bu eski görüntüyü ben yeniledim.  Tuvalet kapılarıma Marilyn Monroe giydirdim kendi ruhumu ben Petrol Ofisine de yansıttım. Tuvaletlerimin içine akıllı bir bark vizyon koydum oraya akıllı telefonunuzu yaklaştırdığınızda burada yapılan temizlik hizmetlerini izleyebiliyorsunuz,  bunları Petrol Ofisi  destekleyerek yapmadım, ben bunları cebimden harcayarak yapıyorum çünkü diyorum ki böyle daha çok güzel müşteri profilim olacak, böyle içimdeki Tuba’yı daha çok aksettireceğim, belki ben bir Opet bayisi olacağım ve Opet bunları bana ben istemeden yapacak ben şimdi cebimden harcayarak yapıyorum ama hiç pişman değilim kendime ne kattıysam bunun ekmeğini hep yedim ben.

 

AKARYAKIT İSTASYONUMDA İLK ÇAYCIM GAYDİ

Yeşilova’nın kemikleşmiş asla kırılmayacak bir kültürel yapısı var, burada ilk çaycım benim gaydi mesela ne kadar enteresan değil mi onların ekmek kazanamadığını düşünüyordum ve 8 ay boyunca onlar için ben burada bir mücadele verdim sessiz bir mücadeleydi. Onların bir insan olmadığını düşünen içimizde insanlar var, benden yakıt alan onların lanetli olduğunu düşünenler var ya bana göre işini iyi yapan kimse lanetli değildir, bana göre onların yaşantısı da bir psikolojik bozukluktur yani hepimiz atar isek onlara kim sahip çıkacak? Sonrasında çok daha iyi bir iş kapısı oldu, bir kafeterya oldu oraya yönlendirdim, ama Yeşilova’ya onu kabul ettirdim 8 ay boyunca burada onun elinden çay da içtiler, yakıtlarını da doldurdular, insanların yüzünde bir tebessüm de oluştu. Petrol Ofisi de artık benim için elinden geleni yapmaya başladı, İzmit’te artık başka akaryakıt istasyonlarında da kadın girişimciler var ama benim gibi bayi sahipleri değil. O yüzden de genelde bankalara giderken kadın müdüreleri buluyorum ve kadın girişimcilere yapılması gereken desteklerle alakalı konuşuyorum,  lütfen diyorum bir gelin bakın kadınlara, biraz el atın, yani küçükten büyüğe kadının her yaptığı işe bence el atılmalı.

 

Buranın dışında başka bir yerde sizin şirkete bağlı bir bayilik var mı?

Benim şirketime bağlı başka bir bayilik yok. BP ile anlaşmalarım var yine Yeşilova’nın içerisinde bir ihaleye girdim evet çok güçlü rakiplerim var ama BP beni istiyor. Çünkü diyor ki; çok aşkla çalışıyorsunuz mesela yılbaşında Kocaeli Üniversitesi ve oradaki profesör hanımefendiler doktor hanımefendilere özel ve diğer kadın müşterilerime hediye yaptırdım,  yılbaşı için kurabiyeler yaptırdım ve bunları BP’nin saha müdürleri, bölge müdürleri gelip fotoğraflarını çekti, Tuba Hanım dediler ki “Biz BP olarak sizinle tanışmak istiyoruz. Sizi kendi içimizde örnek istasyon seçiyoruz. Değişik şeyler yapıyorsunuz, kendinizce ve kendi cebinizden yapıyorsunuz bunları yani buradan kazandığınız üç kuruşu yine kendinize yatırıyorsunuz” Şimdi BP var öyle zannediyorum ki ya Total ya BP ihalelerden birini alacağım yine bu bölgede. Ama tüm çevrem bu güzelliğe ve estetiğe merakımdan ötürü bir salon açmamı istiyorlar.

 

GERÇEK TUBA OLACAĞIM

Bir güzellik salonu o zaman geliyor diyebilir miyiz?

Mesela microblading’i Türkiye’ye getiren Emsal DOĞAN, İstanbul’da çok ciddi bir jet sosyeteye hizmet veriyor. Kaş kontörü, protez tırnak ve franchising veriyor. Şu anda Bağdat Caddesindeki kiralık iş yerini 2,5 trilyona Azeri kadın girişimcilere devretti. Emsal DOĞAN benim çok yakın arkadaşım o da bir kadın girişimci. O bana “sana isim hakkı vermek istiyorum, İzmit’te beni temsil et” dedi. Yer bakıyorum Yahya Kaptan civarında. Bu işi yaparsam gerçek Tuba olacağım.

 

Bu estetik merakın nasıl başladı?

İkinci doğumdan sonra çok çöktüm, çok kontrolsüz kilo kaybettim. İlaç prospektüsü olmak üzere hayatım boyunca hep okudum, hep okudum. Her şeyi okudum, her şeye ilgim var, bir asgari ücret maaşı kadar dergilere para yatırıyorum, ama onu param yokken de gidip yatırdım, onu kafede kahve içmektense ben hep dergilere yatırdım o parayı, o yüzden modayla sağlıkla alakalı acayip bir alt yapı oluştu bende. Hamilelikte de bunun ekmeğini çok yedim.  Yanlış bildiğimiz şeyler var mesele koyu saç insanı genç gösterir o yüzden ben bu saç rengiyle yaklaşık on sene gezdim, ince kaş modaydı böyle gezdim ben kendime inanamıyorum ve bende dudak değiştirme burun değiştirme gibi şeyler yok küçük dokunuşlar var, küçük dokunuşlarla inanılmaz değiştim. Ayşe Estetik benim fotoğraflarımı çok kullanır mesela. Hayranı olduğum kadınların tek bir doktora gittiğini öğrendim o da Serhat Tuncer. Serhat Tuncer’le tanıştım dedi ki; sen yanaklarını kaybetmişsin kadınlar kilo verdiğinde vücuttan vermeye çalışırken aslında yüzündeki kol ojenden kaybederler, kadınların en büyük hatası bu bir kadın elmacık kemiğini kaybettiğinde o kadın hep aşağı doğru yorgun görünür. İki tane iğneyle bu yanakları kaldırdı. Tabi bana yetmedi, hayatta hep böyle her şeyin fazlasını sevdiğim için.

 

GÜZELLİK YİNE KENDİ İÇİMİZDE

Çanta takıyorsam büyük logolu olmalı iyi bir arabaya biniyorsam plakası çok göze gelmeli hep öyle takıntılıydım. Hocam dedim; biraz daha iğne biraz daha iğne derken işte böyleyim.  Estetiklerden bütün kadınlar mutsuz uyanırmış estetik cerrahlar bir psikolojik destek alırmış. Estetik merakım çöktüğümü hissettikten sonra ortaya çıktı ve çok memnun kaldım. Tamamen kendi iksirinizle kendi yağınızla sizin bir yerinizden pörtleyen yağ çenenizde burnunuzda gayet güzel durabiliyor. Dünyanın en pahalı kreminin veremediği ışıltıyı veriyor. Son teknoloji bu ve çok uygun teknolojiler fiyat olarak da uygun fiyatlar aslında güzellik yine kendi içimizde. Zehrimiz de panzehrimiz de kendimizde. Sadece doğru dozlar çok önemli, yanlış dozlar kullanılırsa işin bir Bülent Ersoy tarafı var korku filmi gibi.

 

OĞLUMUN İSMİ KADERİM OLDU

Peki işin dışında Tuba Hanım ne yapar, nerelere gider nasıl eğlenir? Çocuklardan bahsedelim ve bu BEY plaka merakı nereden geliyor?

Çocuklarımın adı Doğubey, Azadhan, babaları Ağrılı olduğu için Doğu Beyazıt’tan esinlendim, bir de hep böyle ağır ağır isimler koymak istedim, böyle bir ego yaptım, oğlum askere gittiğinde bile ona Doğubey demek zorunda kalsınlar diye. Sonra BEY benim kaderim olmaya başladı, bir araba almıştım BMW, aldığım arabanın üzerindeydi plaka, plakayla birlikte arabam bana nasip oldu, benim kaderim oldu oğlumun ismi, sonra firmamın adını tescilletmek istedim BEY ismini satın alabildim. Piyasada ne kadar BEY plaka varsa hepsini toplamaya başladım annemin plakasını 34BEY66 yaptım. Çocuklarımla inanılmaz güzel bir iletişimim var iki tane bana aşık kara sevdalı oğlum var ve diyorum okula yollarken aman Allah‘ ım benden sonra işiniz ne kadar zor yani siz nasıl kadın beğeneceksiniz, nasıl alacaksınız nasıl aşık olacaksınız, hep böyle bir kendine aşıklık var. Cumartesi Pazarım tamamen onların, başka hiç kimsenin olamaz, hafta içi zaten kreşteler kreş hocalarıyla da çok iyi bir iletişimimiz var, benim gibi çılgın bir anneye sahip oldukları için beni kullanabilecekleri her yerde kullanıyorlar. Hep çok kaderciydim çok teslimiyetçiydim ama bu altı yıllık annelik serüvenimde hiç kötü bir şeyle karşılaşmadım. Hakikaten neyin üzerine çok düşersek onu kaybediyoruz. Çocuklarımla büyüyorum onları bazen kız gibi gezdirdiğim de oluyor toka taktığım doğrudur çünkü kız anneliğine çok merakım var. Anneliğimin yanında arkadaşlarımla aktif olarak vakit geçirmeyi çok seviyorum. Çok sosyal bir çevrem var. Ve inanın belki bu devirde olmayacak bir şey ama benim çok dostum var. Bana diyorlar ki Asena arkadaşın olduğu için mi herkesle dertleşebiliyorsun ne kadar oynak bir kadınsın hayır benim çok dostum var arkadaşım değil dostum var.

 

Peki eşiniz Mehmet bey bu estetik merakınıza ne dedi nasıl bir tepki vermişti?

Mehmet Ağrı’da büyümüş 10.000 kişilik bir aşiretin tek erkek evladı olduğu için inanılmaz şımarık büyütülmüş ve inanılmaz adam gibi adam. Astığı astık kestiği kestik. Öyle bir adama beni Allah ceza mı yollamış ödül mü yollamış bilemiyorum ama  içindeki rengarenk kişiliği de ben ortaya çıkarttım. Yalvar yakar onu da azıcık böyle estetiğe bulaştırdım. “Azıcık kırışığın var botoks yaptırsak mı hayır Tuba ben iğneden korkuyorum, aaa sen koskoca aşiret reisisin iğneden korkulur mu” derken yanımda geze geze bir baktım bizim herif benden daha bakımlı, benden daha çok cemiyette arkadaşları olan bir adam oldu. Ona da dişler yapıldı. Ona da botokslar yapıldı, ona da saçlar ekildi. İlk günler ben seni böyle beğendim ben seni böyle aldım Tuba diyen adam bazen “Tuba eskiden ben seni nasıl beğenmişim kör müymüşüm” der.

 

Bayanlara iş hayatı ve bakım için neler tavsiye edersiniz?

İzmit’te Luka Butik benim aracılığımla İzmit’e girmiştir, benim fotoğraflarımı kullanmışlardır, benim sayemde büyümüşlerdir. Luka Cafe onunla biz çok ciddi markalaştık. Hiçbir zaman manevi desteğimi onun üzerinden çekmedim. Onun aracılığıyla da bana bir sürü kadın ulaştı mesela. İşte tırnağınızı nereye yaptırdınız, kulağınızı nerde deldirdiniz, kaşlarınızı nereye yaptırdınız, bende de işte saklamak gibi bir şey olmadığı için hamileliklerimde de mesela bana Luca butik çok özel kıyafetler dikmiştir. Özel özel kreasyonlar hazırlamıştır.  O kreasyonları biz İzmit te durumu az iyi olan hamile annelerle paylaştık. Çünkü hamilelik bir hastalık süreci değil. 9 aylıktım Luca butiğin çok özel gecelerinde, 15 santimlik ayakkabılarımla en yapılı saçlarımla karnımda bebeklerimle çok güzel anılarım var. Çünkü ben kendimi hep bakımlı olduğumda huzurlu hissettim.  Ve inanın bunu hayatımdaki erkek için yapmadım kendim için yaptım. O yüzden kadınlar gerçekten bakımlı olsun. Benim yaptırdığım çok da para harcadığım bakımlar değil asla değil. Mesela bir karın çatlağı hamilelerin en büyük sıkıntısı ben bunu 5’TL’ ye çözdüm. Annem çok kızacak ama benim annemin karnı çatlak içinde onun kaderini yaşamam gerekiyordu genetik olarak. Benim karnım çatlamadı iki çocukla, çünkü araştırmalarım sonucunda aktardan 5 TL’lik kakao sabunuyla ben bu işi hallettim. Hayatınızda sizi nemlendirebilecek en doğal ürün. Onunla 9 ayımı geçirdim ve ben bunu çevremle de paylaştım çok da dost edindim. Kadınlar bakımlı olsunlar bakım denen şey o kadar pahalı değil asla değil. Zaten o kadının içi gülüyorsa yüzü de gülüyor.

 

8 NÜFUSA BAKIYORUM

Benim paraya ihtiyacım yok mu benim stresim yok mu herkesten çok var. Babasız bir ailede 8 nüfusa bakıyorum. Bu 8 nüfus sadece anne tarafım. Annem, anneannem, teyzelerim, iki tane de yeğenim ve dayılarım bana rabbim gencecik yaşta ekmek kapısı açmayı nasip etti, her birinin altına araba almayı nasip etti. Ben onların omuzlarını biraz olsun kaldırdım yani bu ben gencecik yaşta da ölsem en büyük gurur kaynağım. 80 yaşındaki anneannemi sobalı evden kurtarıp bir daire alabilmek benim için her şeyden önemliydi ben bunları 34 yaşında yapabildim. Başka da hayattan çocuklarımın sağlığından başka hiçbir isteğim yok. O yüzden bu Petrol Ofisi, BP ve Opet onlar beni buluyor benim yapmak istediklerimi görüyorlar çok dara düştüğümde Rabbim benim sesimi duyuyor bir şekilde bir çıkış kapısı nasip ediyor bana. 8 ay önce ticari dalgalanmalardan çok büyük yaklaşık 5 milyonun üzerinde bir para batırdım, Sefa Sirmen furyasının içinde gitti, onlarla beraber iş yapıyordum, o furyanın içinde benim eşim de gitti, her şey gitti, elimizde bir tek bu kaldı, benim yaşam enerjim şu anda onu ayakta tutuyor. Ya biz neler gördük Mehmet diyorum. Bizim peygamberlerimizin bir misyonu varmış ve yaptıkları bir iş varmış bizim peygamberimiz de ticaretçiymiş Hz. Hatice annemizle de ticaret aracılığıyla tanışmış benim galiba böyle çok derme çatma bir mahallede büyüyüp onun sonrasında kendi tırnaklarımla bir şeyleri başardığımdan ötürü eşimin verdiği savaşa çok büyük desteğim var. Diyorum ki yine kazanacağız her şeyi. Hanımlarda bir enerji var çünkü onlar doğuruyor. Doğurgan üretken. Küçüğünden büyüğüne. Anadolu kadını nasıldır hep üretkendir. Kadınlara ne diyebilirim ki ben kadınlar hep üretsin hiç küsmesinler kendilerine. Yani hep hayat bitti dediğimiz yerde başlıyor.

28298 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 7 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER