İSMET ÇİĞİT’E SANSÜR..!

İsmet Çiğit’e SANSÜR..!

Kocaeli’de gazetecilik son yıllarda çok zorlaştı

Kent genelinde iktidarın inanılmaz bir baskısı var.

İktidarı eleştiren, yerel yönetimlerin eksiklerini yazan hiçbir yazara tahammülleri yok.

Ya reklam vermeyerek bitirmeye çalışıyorlar ya da satın alıyorlar.

Kent haberciliği yapan, öyle çok etliye sütlüye karışmayan Özgür Kocaeli Gazetesi bir süre önce sahipleri AKP’nin yönetimlerinde yer alan, Kocaeli’de ‘AKP’nin kasası’ olarak bilinen Haldız İnşaat tarafından satın alınmıştı.

Gazete, Haldız İnşaat’ın eline geçtiği günden itibaren ‘özgür’ tanımı sadece isimde kaldı.

AKP’yi benimsemeyen kim varsa gazeteden kovuldu.

Önce gazetenin kurucuları olan Nazif Çanakçılı ve Hazım Özbay ile İsmet Çiğit’in kardeşi Nahit Çiğit’in işine son verildi.

Bunlar yetmedi tam bir kıyım yaşandı gazetede.

Pek çok editör ve muhabirin işine son verildi.

Köşe yazarları İlker Akşit ve Ruhan Odabaş gazeteden uzaklaştırıldı.

Gazetenin künyesinde genel yayın yönetmeni İsmet Çiğit gözükse de yönetimi eski AKP yöneticisi spor bölümü çalışanı İbrahim Gürsel devraldı.

Gazetede İbrahim Gürsel ne derse o olmaya başladı.

Gürsel’le bir iki defa tartışan İsmet Çiğit de bir süre sonra ekmeğine baktı.

Maaşını aldı, yazılarına ayar verdi, eleştiriden kaçtı, gazete yönetiminden uzaklaştı.

Bunları bütün basın camiası konuştu.

Hatta öyle bir hal aldı ki kahvedeki vatandaş bile bu konuları konuşur oldu.

Recep Haldız’ın İsmet Çiğit’in attığı manşeti beğenmeyip matbaayı basması, manşeti Çiğit’ten habersiz değiştirmesi kent gündemine oturdu.

Bilindiği gibi gazetenin imtiyaz sahibi Recep Haldız geçtiğimiz gün bir yazı yazdı ve gazetenin eski ortaklarını yerden yere vurdu.

“Özgür Kocaeli hakkında asılsız iddialar ve gerçekler” başlıklı yazıda Recep Haldız, “Özgür Kocaeli Gazetesi, 19 Eylül 1991’de bir aile şirketi olarak kuruldu. Çiğit Ailesi ve ortaklarının elinde aile şirketi olarak gelişti, büyüdü. Bunun avantajları gibi dezavantajları da vardı. Örneğin personel sayısı bu aile yapısından dolayı iki kat fazlaydı.”

“Gazetemizin yine eski ortaklarından olan Tuna Çanakçılı, hisselerin devri sırasında babası Sayın Nazif Çanakçılı’dan ayrı olarak 500 bin TL devir payı ve o zamanın şartlarında değeri 300 bin TL olan bir daire aldığı halde, gazetemizden ayrıldıktan sonra çalıştığı süre içinde hiç izin kullanmadığını belirterek gazetemize dava açmıştır.”

Gibi ifadelerle eski yönetimi eleştirdi.

Bunun üzerine İsmet Çiğit dayanamadı.

Yaşananları gururuna, onuruna yediremedi ve istemeye istemeye pazartesi günü bir yazı yazdı.

Çiğit pazartesi mektubunda bir anlamda Recep Haldız’a cevap verdi, AKP’lileri sert bir dille eleştirdi.

İşte ne olduysa o yazıdan sonra oldu.

Halen Özgür Kocaeli Gazetesi’nin künyesinde genel yayın yönetmeni olan İsmet Çiğit’in yazısı pazartesi günü gazetede yayınlandıktan sonra öğle saatlerinde internet sitesinden kaldırıldı.

Bu kentin sahiplendiği, yazılarını okuduğu, değer verdiği ancak bu değeri gazetesini AKP’lilere satarak büyük ölçüde yitiren İsmet Çiğit’in yazısı, pazartesi mektubu SANSÜRLENDİ.

Yanlış okumadınız. Bu kentin duayen gazetecilerinden olan İsmet Çiğit’in yazısı SANSÜRLENDİ.

Çiğit’in köşe yazısına internetten ulaşmak mümkün değil.

Şimdi gözler İsmet Çiğit’e çevrildi.

Çiğit yine salla başını al maaşını diyerek yoluna devam edecek mi, yoksa yaşananları yediremeyerek gazeteden istifa edebilecek mi merak konusu..!

http://www.ozgurkocaeli.com.tr/saygi-gosterir-saygi-beklerim-299762h.html

bu link, İsmet Çiğit’in yazısının linki.

Linke tıkladığınızda ulaşmak istediğiniz yazıya ulaşamıyorsunuz.

Sizin için o yazıyı yayınlıyoruz:

“Hayatım boyunca hiçbir konuda radikal, saplantılı olmadım.

Hiçbir fikir veya görüşün fanatik savunucusu, ya da fanatik düşmanı da olmadım. Her insana,  bir büyük yanlışını görene kadar insan olduğu için inanır,  çevremdeki herkesi sever ve güvenirim. Tabii, bazı insanlar konusunda çok yanıldığımı, hep kazık yiyince öğrenmişimdir. Bana karşı yapılan haksızlıkları da çok fazla umursamam. Ama saygısızlık, küstahlık.. Buna dayanamam ve affetmem.
Malum, Türkiye siyaseten bölünmüş durumda. İnsanlar birbirine düşman oldular. Benim de bir siyasi görüşüm var. Kesinlikle AK Partili değilim. Ama halkın seçtiği yerel ve ulusal iktidarlara saygı duyarım. Başkaları gibi fanatik bir iktidar düşmanı olmam, olmadım. 
İyi olduğuna inandığımı destekler, kötü bulduklarımı hiç çekinmeden eleştirebilirim. Her gün binlerce okurun önünde sınav veriyoruz. Herhalde bu şehrin, bu şehir insanlarının sorunlarını, sıkıntılarını, bu şehirde yapılan yanlışları benim kadar açık açık yazan, “Kral çıplak” diyen ikinci bir kişi gösteremezsiniz. 
Ama kavga etmem. Saygısızlık yapmam. İftira atmam. Kimseyi düşman olarak görmem. Özel hayatına girmem. 
Ancak, iktidar partisi içinde bazı kendini çok önemli, çok büyük görenler var. Hiçbir eleştiriye tahammül edemeyen, kendilerine hep övgüler bekleyen tipler. Siyaseti de, gazeteciliği de en iyi kendilerinin bildiğini sanan, her söylediklerinin gazetelerde manşet olmasını isteyen tipler.. 
Saygısızlık yapıyorlar. Saygısızlık yapmaya yelteniyorlar. 
Not alıyorum bir kenara. Bir gün bu devir değişecek.. Birilerinden elbette hesap sorulacak. Hiçbir şeye, eleştirilmeye kırılmam. Ama saygısızlık yapanları affetmeyeceğim.
Aile hayatımda, özel hayatımda, arkadaş çevremde de karşılıklı saygıya çok önem veririm. Evimde herkes özgür birer bireydir. Herkes istediği gibi yaşar. Ama televizyonun kumandası bendedir. Ailece masaya oturduğumuzda yemek önce benim tabağıma konur. Herkese saygı gösterir,  kendime de saygıda kusur ettirmem.
Arkadaşlarımla, dostlarımla ilişkilerimde de kimseyi kırmamaya, kimseye saygıda kusur etmemeye özen gösteririm. Karşılığını aynı şekilde beklerim. 
Elbette iş hayatında da durum aynıdır.  Ben çok genç yaşlarda bu işte “Patron-yönetici” oldum.  Gazetenin çaycısı benden yaşça büyüktü, “Abi” derdim. Hala, şimdi de gazetedeki herkese saygılı olmaya çok özen gösteririm.  Günde 5-6 kez çay, 2-3 kez kahve getirir bizim çay ocağı görevlisi Fehmi. Her defasında emeğine, zahmetine teşekkür ederim. Her sabah herkese “Günaydın” der, her akşam çıkarken, herkese haber veririm. 
Artık yaşça da büyüdüm. Çoluk çocukla uğraşmak, yarışmak gibi dönemleri çoktan geçtim. Yaptığım işte de bunca yıl içinde kendimi kanıtladığımı düşünüyorum. 
Gazetenin sorumlusu bensem, gazeteyi ben yapıyorsam, ben yaparım. Benden habersiz gazetede yapılacak en küçük değişikliği, ağır saygısızlık kabul ederim. 
Bazı konularda hemen tepki veren, hemen isyan eden, ortalığı ayağa kaldıran tiplerden değilimdir. Saygısızlık kabul ettiğim kimi eylem ve tavırları uzun süre içime atıp, katlanıyormuş gibi durabilirim. 
Çok samimi söylüyorum; bu işin meraklısı değilim. Havasında falan hiç değilim. Önümde birkaç yıl daha ömrüm kalmışsa, bu ömrümü mevcut standartlarım içinde yaşayabileceğim kadar param kenarda bulunsa,  bir dakika tereddüt etmem, “Artık bizim devrimiz bitti” der,  kenara çekilirim. Ama şartlar hala beni çalışmaya mecbur kılıyor diye de, sürekli ve sistematik bir saygısızlığı sineye çekeceğimi hiç kimsenin düşünmemesini tavsiye ederim. Bir gün şalter atar, gerekirse emekli maaşıyla sürünmeyi göze alıp, bütün gemileri yakabilirim. 
Karşılıklı saygı benim hayatımda en çok önem verdiğim konudur. Hiç kimseyi rahatsız etmek istemem. Kimseyi dertlerimle yormak, üzmek de benim tarzım değildir. Katlanamayacağım en önemli konulardan biri, insanların arkamdan dolap çevirdiğini düşünüyor olmaktır. 
İşimi yaparken, mesleki kariyerime, yaşıma saygı ve hürmet beklerim. Tahammülümün, sabrımın bir sınırı vardır. 
Hiç kimse bana inanmadığım bir şeyi yazdıramaz. Bir başkası istiyor diye kimseye düşmanlık yapmam. Yine bir başkası istiyor diye, hiç kimseye, bu gazetenin gücü ile güç vermem. 
Benim için kutsal kişi, bu gazetenin okurudur.  Ben, bu gazetenin okuruna da en küçük bir saygısızlığı kendime yakıştıramam. Geçmişimde utanacağım, hatırlayınca yüzümün kızaracağı en küçük bir yanlışım olmamıştır. Bu ömür bitene kadar da olmaması için azami gayreti göstermekte kararlıyım. 
Hiç kimse küçük kafasında hesaplar yapmasın. Eski çalışma arkadaşlarım, eski ortaklarımla arama kimse nifak sokamaz. Bugüne kadar kimseyi satmadım. Kimseyi yarı yolda bırakmadım. Sabrederim, görmezlikten gelirim. Fark etmemiş, anlamamış gibi davranırım. Ama saygısızlık olarak kabul ettiğim her konuda, bir kenara bir çentik atarım. Merak etmeyin; benden kimseye zarar gelmez. Kimseye bilerek, kasten kötülük yapamam. Ama kimseye de kendimi ezdirmem. 
Geçenlerde de yazdım. Çok mutlu, çok coşkulu değilim. Hatta çok formda da değilim. Ama buradaysam, bu işi yapıyorsam, elimden gelenin en iyisini yapmaya azami gayret gösteririm. Moralim bozulduğunda ya da bir şeylere kızıp alındığımda, “Bana ne, inceldiği yerden kopsun” diyecek adam değilim. Hiç kimsenin beklemediği, hiç kimsenin ummadığı bir anda bütün gemileri yakıp gitmesini bilirim de, bunu yapana kadar yediğim ekmeğe ihanet etmem. 
Zor geliyor bazı şeyler. Bu yazıyı yazmak bile zor geliyor artık. Yılların yorgunluğu var. Yıllarca çok yüksek tempoda, zihnimi bütün sınırlarına kadar zorlayacak şekilde çalışmış olmanın bıkkınlığı var. Bu kentte, şöyle ayaklarını uzatıp yatmayı, hiçbir şey düşünmeden, hiç kimse ile muhatap olmadan, karısının dizinin dibinden ayrılmadan, yılda 2-3 kez Kıbrıs’a keyif için gidebilmeyi en çok hak eden kişilerden biri olduğumu, bunları hak ettiğimi düşünüyorum. Ama böyle bir imkanı kendime yaratamadım. Bu nedenle kişisel manada başarısız olduğumu da düşünüyorum. Bu nedenle hala çalışıyorum. 
Ama tekrar ve altını çizerek belirtmek isterim. Şartlar ne olursa olsun;  şahsıma yönelik saygısızlığı, arkamdan iş çevriliyor olmasını asla içime sindiremem.  
Herkese karşı azami saygı gösterir, herkesten de asgari saygı beklerim. 
Bütün okurlarıma sonsuz saygı ve hürmetlerimle. İyi haftalar, sağlık dilerim.”

14735 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 8 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER