KİTABA GİDEN YOL MİDEDEN GEÇER

Kitaba giden yol mideden geçer

Köfte Keyfim ile keyifli bir mekan yaratan kitap avcısı Şerafettin Ergül’ün bir daireyi dolduracak kadar kitabı var. İşte bu kitapları kendi açtığı mekanında Kocaeliler’le buluşturuyor

Kendini ‘Sosyal köfteci’ olarak tanımlayan Şerafettin Ergül, en güzel eserleri okurlarla buluşturuyor.

Şerafettin Ergül tam bir kitap tutkunu. Okumaya olan ilgisi küçük yaşlarda başlamış. Diğer kitap tutkunlarından farklı olarak paylaşmayı da seviyor.

Hizmete açtığı Köfte Keyfim’de hem kaliteli hizmet veriyor hem de müşterilerini renkli bir dünya ile tanıştırıyor. İki yıldır faaliyette olan kitapkeyfim.com adresi ile, internet kullanıcılarını en güzel kitaplarla buluşturuyor.

Yüzlerce parçadan oluşan kitap koleksiyonu göz dolduruyor. Ancak sahaflarda bulabileceğiniz eserlerin yanı sıra, eski gazete nüshaları, Osmanlıca ve İngilizce eserler de koleksiyonunun bir parçası. Yaşar Kemal hayranı, koleksiyonundaki parçalar arasında en çok İnce Memed’i seviyor. Edebiyat sevgisi ve ticari yaşamının yanında, iyi bir eş ve aile babası.

Şerafettin Bey ile evinde başlayan söyleşimiz iş yerinde devam etti. Ses kayıt cihazını açtığınız ilk andan itibaren sıra dışı biriyle karşılaştığınızı anlıyorsunuz. Kurduğu cümleler, güçlü ve sağlıklı iletişimi ile dinleyicilerini hayran bırakıyor. Her zaman güler yüzlü, toplumsal olaylar hakkında fikir sahibi, insanları ve dünyayı seviyor. Yaşanan olayları umursuyor. En güzel lezzetleri müşterileriyle buluştururken onları farklı bir dünya ile de tanıştırıyor.

 

 

Şerafettin Ergül ile çalışmalarını yakından tanıyalım.

Kitaplara olan ilginiz nasıl başladı?

-İlkokul yıllarından itibaren kitap okumaya ilgi duymaya başladım. Annemle birlikte pazara çıktığımız dönemleri hatırlıyorum. O zamanlar kitap satın almak için anneme ısrar ederdim. O da, ilk önce temel ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra kitap alabileceğimizi söylerdi. Pazardan ihtiyaç duyduğumuz meyveleri satın alır, paramız kaldıysa kitap almaya giderdik. Çocukluğumda kitaplara zorlukla ulaşabiliyordum. Fakat, bu zorluk beni giderek cezp etmeye başladı. Mutlaka istediğim metinlere ulaşmalıydım.

 

Kitap tutkunları, kitaplarını paylaşmayı sevmez. Sizin bu yolculuğunuz nasıl başladı?

-Eğer bir kitabı okuduysam, başkaları da ondan faydalanmalı, o dünyayı tanımalı. Babamla birlikte işlettiğimiz bir çay ocağımız vardı. Okuduğum kitapları bu çay ocağında biriktirmeye başladım. Böylece çay içmeye gelen insanlar, hem kitapları tanıyor hem de farklı konularda konuşma imkanı buluyorduk. Kitaplarımı başkalarına anlatabilir, onlarla kitap alışverişinde bulunabilirdim. Bu imkanı iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. Elimde çocuk kitapları da vardı. Çocukların zihinsel ve duygusal gelişimine katkıda bulunabilmek için pek çok kitabı ücretsiz dağıttım. Çocuklara armağan ettim. Çevredeki hareketlilik artınca çay ocağının önüne bir köfte tezgahı açtık.

 

 

Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

-İyi bir gözlemci olduğumu söyleyebilirim. Toplumu yakından izledim. Türkiye’de insanlar en çok yiyecek sektörüne zaman ve para harcıyorlar. Bu olgu kültürümüze işlemiş. Arkadaşlarınızı kitap okumaya davet edemezsiniz ama yemek ısmarlayabilirsiniz. Kitap okumak boş zamanlarda ortaya çıkan keyif verici bir uğraş. Günümüzde, iş yaşamının beraberinde getirdiği tempodan ancak yemek aralarında kurtulabiliyoruz. Bu zaman diliminde çevremizi inceliyor ve fikir sahibi oluyoruz. Yemek molası veren kişiler raflarda kitapları görüyor ve merak ediyorlar. Kitapları incelemek istiyorlar. Kitaplara giden yol mideden geçiyor.

 

KİTAPLARI SEVDİRİYORUM

Peki amacınıza ulaştınız mı?

-Beklemediğim kadar güzel sonuçlar aldım. Toplumun her kesiminden bireylerle beraber olduk. Böyle bir mekan yaratmanın avantajları var. Kitapçılarda her kitabı bulamazsınız. Eski kitaplarda ancak sahaflarda ve merdiven altı olarak tabir edilen yerlerde bulunabilir. Eğer bir okuyucu, gerçekten kitap tutkunuysa aradığı kitabın nerede olacağını bilir? Bir yazar vardı. İsmi Cemal Safi, piyasada kitapları tükenmişti. Ama benim dükkanımda kitapları bulunuyordu. Bir gün, tanımadığım biri ziyaretime geldi. Cemal Safi’nin kitabı olup olmadığını sordu. Ben de imzalı bir nüshası bulunuyordu. Sadece okuması için verebileceğimi, benim için oldukça değerli olduğunu söyledim. Daha sonra kendini tanıttı ve şaşkına döndüm. Böyle güzel anılar biriktirme fırsatım da oldu.

 

 

Şimdi Köfte Keyfim adlı işletmenizde aynı konsepti sürdürüyorsunuz. Böyle bir mekanı hizmete kazandırmak nasıl bir duygu?

-Benim için maddiyat ikinci planda, para kazanamasam da, yoksul kalsam da öncelikle müşterilerimin mutlu olmasını istiyorum. Köfte Keyfi’nin dekorasyon çalışmalarını yaptığımız günlerde, beraber çalıştığımız bir elemanımız vardı. Oğlu tıp fakültesi son sınıf öğrencisi. Yıllar önce ilk kitabını benden almış. Belki de o çocuğa verdiğim kitap, okuma alışkanlığı kazanmasını sağladı. Bu beni çok mutlu ediyor.

 

Öyleyse Köfte Keyfim’in farklı bir ortamı var.

-Elbette, burada herkes birbiriyle arkadaş. Köfte Keyfim, özellikle üniversite öğrencilerinin uğrak mekanı. Gençler ile bir araya gelip edebiyat üzerine konuşmak ayrı bir mutluluk kaynağı. Burada bir yandan köfte satışı yapıyor, bir yandan da insanlara kitapları sevdiriyorum.

 

 

TÜRK YAZARLARI OKUYUN

Köfte Keyfim’in yanında bir de Kitap Keyfim var. Bu proje nasıl ortaya çıktı?

-Ben bir kitap toplayıcısıyım. Gerçek bir kitap avcısı. Dairemde yüzlerce kitap var. Artık bu zenginliğin kitlelerle buluşması gerekiyordu. Bu nedenle internet üzerinden e-ticaret ile kitap satışına başladık. Ayrıca, sitemize üye olan yazarlar, sitemiz üzerinden kendi kitaplarının satışını yapabiliyorlar. Ben, kitapları satın alıyorum. Sahaflarda unutulmaya yüz tutmuş eski eserleri okuyucularla buluşturuyorum. İnternet sitemizle bir nevi geri dönüşüm işlevini yerine getiriyoruz. Bu işe 2014 yılında başladık. Aradan geçen zamanda önemli bir yol kat ettik. Her kesimi kitapla buluşturduk. Van’da eğitim veren bir okula kitap gönderdik. Ardından TUBİTAK’taki değerli hocalarımız bizimle iletişim kurdu ve kendilerine aradıkları kitapları postaladık. Kitaplar herkesi eşitliyor, farklı kesimleri ortak noktada buluşturuyor.

 

Teknolojinin pek çok alanda olduğu gibi ticaret alanında da önemli faydaları oldu. Ancak, teknolojinin gelişimi ile birlikte eskiye özlem duyan insanlar da var. Bir kitapçıya giderek, tezgahtaki kitapları incelemekle internet üzerinden kitap satın almak arasında ciddi bir fark var. Sizin faaliyetleriniz insanları tatmin ediyor mu?

-Tabi ki, eski usullerle kitap satın almanın ayrı bir keyfi var. Ama bu noktada ekonomik şartlar devreye giriyor. Bir daire doldurabilecek sayıda kitabım var. Bunları satabilmek için merkezi bölgede bir yer kiralamam gerekiyor. Bu amacı gerçekleştirmek de maddi açıdan oldukça külfetli.

 

Son olarak, genç okuyuculara neler tavsiye edersiniz?

-Okumaya yeni başlayan genç arkadaşlarım öncelikle Türk yazarlarla buluşmalı. Yerli metinlerin tadına varmalı. Böylece, Türkçe üzerine kurdukları hakimiyet genişleyecek ve duygu dünyalarına da zenginlik katacaklar.

3594 defa okundu.

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER