KUL HAKKI YİYORLAR

Kul hakkı yiyorlar

Sürekli olarak borçlarıyla gündeme gelen İzmit Belediyesi’nin CHP’li meclis üyesi İbrahim Güçlü belediyenin faaliyet raporu üzerinden bugünkü durumunu anlattı. Güçlü, “İşçilerin prim ve kıdem tazminat paralarını kullanıyorlar. Kul hakkı yiyorlar” dedi

Her kurumun borcu olabilir.

Büyük holdinglerin de, küçük işletmelerin de, belediyelerin de…

Kurumun sağlıklı işleyebilmesi için o borcu ödeyebilme kapasitesi olması gerekir, tek şart bu.

Herkesin borcu kendine ancak söz konusu belediyelerse bu tüm kamuyu ilgilendiriyor.

İzmit Belediyesi son günlerde sürekli olarak borçlarıyla gündeme geliyor.

Belediye yetkilileri kasalarındaki birkaç milyon lirayla övünürken, yapılan iktisadi hesaplar belediyenin neredeyse batık durumda olduğunu gözler önüne seriyor…

CHP’nin İzmit Belediye Meclisi’nde muhasebeden anlayan tek adamı olmasına rağmen plan ve bütçe komisyonunda görevlendirilmeyen ismi İbrahim Güçlü’yle belediyenin mali durumunu konuştuk.

Cari oran ve likitide analizlerini belediyeni hazırladığı faaliyet raporu üzerinden yapan İbrahim Güçlü, belediyenin neredeyse batmak üzere olduğunu belirtti.

Güçlü, “Burası bir şirket olsaydı, işten anlayan patronlar bugün Nevzat Doğan’ı kovarlardı” dedi.

 

İzmit Belediyesi’nin borçları sürekli gündemde. Peki belediyenin hiç alacağı yok mu?

Alacaklarının toplamı yani bilanço 22 milyon 136 bin TL. Bu para belediyenin alacağı. Bu alacaklardan mesul olan kişi belediye başkanı Nevzat Doğan. O kendisi mesuldür bunu gidip almakla görevlidir.

 

Alacakları Doğan tahsil etmiyor ya da edemiyor. Peki kenarda duran parayı tahsil etmek varken bankadan faizli kredi çekmek?

O zaman onu eleştirdim ama o geçti. Şu an itibariyle söylenmesi gereken şu, kardeşim belediyenin bu kadar alacağı söz konusu, belediyenin hakkı olmuş, kasasında olması gereken para, bu senin becerine kalmış. Dersin ki arkadaşım bir çayını içmeye geldim senin 500 bin TL borcun var, öder. Ya da yolları tüketir avukata gidersin, ben her şeyi denedim olmadı yasal yollara başvuracağım dersin. Birkaç milyon tahsil edilemeyen meblağ anlaşılabilir ama 22 milyon TL. 22 milyon TL’nin 10 milyon TL’si bina vergilerinde, arsa vergisi gibi.  Geliyoruz bilançoya. Bilanço belediyenin 2015 Ocak ayı itibariyle mali durumunu gösterir tablo. Aktif ve pasifler olarak da ikiye ayrılıyor. Aktif kısmı dediğimiz hazır değerler, belediyenin kasasındaki cepteki parayı gösteriyor; 21 milyon.

 

Belediyenin kasasında 21 milyon TL olması iyi bir şey değil mi?

Evet iyi. Ama ben bunu neye benzetiyorum biliyor musun, züğürt tesellisi. 21 milyon TL kasamda param var, öbür tarafta da dünya borcum var. Borçlarım nerede sıralanmış... Bilançoda diyor ki kısa vadeli yabancı kaynaklar. Bu ne demek biliyor musun? Bu yıl içerisinde ocak ayından itibaren Aralık 28’e kadar ödemen gereken para demek. Ederi 144 milyon TL. 21 milyon karşılığında bir yılda ödemen gereken para 144 milyon TL, başka bir şey daha var. Bir yıldan uzun borçların var. Ne diyor, uzun vadeli yabancı kaynaklar; 83 milyon TL. Bu 83 milyona faiz de bindiği zaman rakam daha da büyüyor. Demiş ki bir tarihte, devlet af çıkarttı. Bunu yapılandırmışlar. Benim belediyemin bu kadar borcu var, ben bunu yapılandırayım taksit taksit ödeyeyim. Bu 83 milyon TL’nin açılımı ne?  Banka kredi borç hesabının 500 lirası kalmış bu çok önemli değil. 37 milyon lirası kamuya, devletin değişik kalemlerine borcu. 28 milyon TL’si ertelenmiş ya da taksitlendirilmiş  borç. Kıdem tazminatı karşılığı hesabda olması gereken para. Kural diyor ki bu kişiler sende çalışıyor, bunların kıdem tazminatı olacak. Onların tazminatını yasal bir hesapta bloke et. Onların karşılığı da 13 milyon 202 bin TL. Çıkartıp göstermen lazım. Nerede bu para? Başka bir şey var belediyenin iş yeri, otoparkı kiraya veriyor, bana 5 yılı peşin ver diyor ve peşin aldığı kiradan gelecek yılların tahakkukunu yapmış oluyor. Gelecek yıllarda alması gereken para 3 milyon 80 bin TL. Dükkanını kiraya vermişsin, parayı peşin almışsın, yemişsin. Aldın bunu nasıl yedin? Bir hizmet de yapmış olabilirsin, doğru yerde de kullanmış olabilirsin ama gelecek yıllarda alacağın parayı peşinen alıp harcamışsın. Bu da gelecek yılların hesabında açık olarak görünecek.

 

Bir de aktifler sayfası var....

Belediyenin aktiflerinin toplamı ne kadar biliyor musun?  394 milyon TL. Pasifler sayfasına geliyoruz denk olması gerekiyor ya bütçenin. Denk bütçe içerisinde öz kaynak burada diyor ki bu 394 milyon TL’nin 160 milyon TL’si belediyenin öz kaynağı. 394-166 yap aradaki kaynağı bul. 228 milyon TL. Belediyenin yer altında kanalizasyonu var, binaları var, asfaltları var, başkanın makam odası var, aracı var. Bunların toplamı 394 milyon TL, belediyenin nesi varsa belediyenin parasal değeri. Peki bunun ne kadarı belediyenin öz kaynağı. Geri kalanı yani 228 milyon TL yabancı kaynak. Belediyenin değil. Diyor ki 83 milyon TL kamuya olan borçların içinde işçinin kıdem tazminatı da var, SSK’ya olan pirim borcu da var, sen elin atına binmişsin caka satıyorsun. Dönen bir çark var ve dönen çarkın 3’te 2’lik kısmı sana ait değil. Yarın adam dedi ki eşek öldü ortaklık bitti, ödeyelim. Bunun ne kadarı senin değil. Yarın dedi ki tasfiye ediliyoruz, olmaz ama .Bu 394 milyon TL’nin 166 TL’si senin, senden önceki belediyelerden kalan binalar vs.  ama 228 milyon TL’si senin değil, kimin bu para? 144 milyon TL’sini bu yıl içinde ödemen gerekiyor, 83 milyon TL’si de uzun vadeli borçların. Bu 83 milyon TL’ye de sadece 83 milyon TL olarak bakma bunun yasal faizleri de var.

 

Peki belediye 144 milyon lirayı 2015’te ödemiş mi?

Ödeyecek, ödemesi de sıkıntı olmaz. Yıl sonunda önümüze geliyor. 2016’da ödeyecekler. Bunu ödemende sıkıntı olmaz. Emlak vergilerini tahsil edeceksin, kamudan alacaklarını alacaksın. Esas burada 83 milyon TL çok önemli. Çünkü bu 83 milyon TL faizlerle birlikte 120 milyon TL’yi bulur. Ben burada belediyeye check-up yapıyorum. İktisatta bir takım analiz yöntemleri var. İktisat öğrencilerine ders olarak okutulan, tüm kuruluşların da uygulandığı analiz yöntemleri.  Bana burası şirket değil kamu diyorlar ama sen burada sana ait olmayan bir parayı yönlendiriyorsun ve üzerinde işlemler yapıyorsun. İki tane analiz yöntemi var. Cari analiz diyor ki dönen varlıklar yani  aktifteki vergiler, bankadaki paran. Bunların hepsini hazır olarak kabul ediyoruz, bunların toplamı nedir, 52 milyon TL. Bunu 2016’da ödeyeceğin kısa vadeli yabancı kaynaklara oranlıyorsun, yüzde 0,36 çıkıyor.Oysa ki yüzde 2’nin altına düştüğü zaman S.O.S veriyor.

 

Bu durum özel bir şirkette yaşansa CEO’nun hemen kovulması gerekmiyor mu?

Bir şirket CEO’su olsa hemen değiştirirler. Türkiye finansal kriz sıkıntısı çeken, ekonomik sıkıntıları olan bir ülke. 1,50’yi, 1,03’ü kabul ediyor ama bu oran kabul edilemez. Cari oran analizini yaptık, likidite analizinde stoklar olmaksızın dönen varlıkların kısa vadeli yabancı kaynaklara oranını gösteren orandır. Stok dediği de işletmede depondaki mal, depodaki malı yok sayarak hesap ettim. Dönen varlıkların 52 milyon TL’nin kısa vadeli yabancı kaynaklara oranlanmasının en az 1 olması gerekiyor bizde 0.36. S.O.S, yanıyor burası, yangın var.

 

Belediyede mali müşavirler var, işletmeciler var. Onlar bu testleri uygulamıyorlar mı?

İbrahim Bulut’a en son mecliste dedim ki Facebook’ta yazmaktansa başkan yardımcılığı görevini aklına getir, belediyenin yaptırdığı testler, analizler var,  araştırmalar var orada belirtmişler. Sağa sola laf yetiştirmek yerine onları okusa görecek. Belediyenin güçlü yönleri ve zayıf yönleri var diyor faaliyet raporunda, yatırım yapmıyorsun sen diyor. Kredi çekeceğim kredi limitimi yükseltmem lazım, sen diyorsun araştırmacısın al sana 100 bin TL, beni analiz et ve sana bir rapor yazıyor bunların gözden kaçması mümkün değil.

 

İktidar değişse, başka bir parti gelse, dese ki senin kamuya 83 milyon TL borcun var. Bu borcu tahsil etmek istiyorum. Belediyenin durumu ne olur?

Son mecliste yaptığım konuşmayı söyleyeyim. Beyler yarın yaklaşan mali kriz var, yönetim de değişmedi ve Türkiye mevcut iktidar patisi varken  krize girdi. Tüm dünyada iki  tane yöntem uygulanır bir tasarrufa gidilir.  2 alacakların tahsiline gidilir. Senin 83 milyon TL’yi tahsil etme durumun faiziyle birlikte icraya bile gerek yok. Devlet gönderiyor ya parayı; kesti... Doğan’a seslendim ‘Sen bugün problemleri yok gibi gösteriyorsun, halının altına sürüyorsun. Doğanın da bir özelliği var kendi grubunu egemenliği altına almış. İnisiyatif alanını genişletiyor. Birileri bunları dillendirmeye pek yanaşmıyor yok gibi farz ederek davranıyor ama yarın bu kriz gelirse devlet taksitle almaya kalkacağım dese bile senin bu 83 milyon TL, 120 milyon TL olur. 10 taksitle alacağım dese başlarsın bunalmaya çünkü taahhüt ettiğin işler var, ödemeler var, belediye kazma vuramaz hale gelir ama şu bir gerçek. Sen 5 bin TL ile geçinen bir adama sana 3 bin TL vereceğim dersen o adamın yaşam standardı aşağı düşecek, ödemelerde sıkıntı yaşayacak, sinemaya, tiyatroya ailesiyle yemeğe gidiyorsa gidemeyecek.

 

Peki belediye böyle bir durum olursa ne yapacak?

Belediye de ödemelerde sıkıntıya başlar. Kredi çekmeye kalkar. Banka da bu analizleri görünce o krediyi vermez. Eller havaya...

 

Belediye şu anda mali olarak oldukça yetersiz bir durumda demek bu...

Net işletme sermayesi testine göre 52 milyon ile 144 milyon TL oranlanır ve -91 oradaki açığı verir. Buradaki çarpıcılık şudur. Bu testler yapılır ama hangi test yapılırsa yapılsın belediyenin mali durumu belli. Ben belediyenin mali durumunun iyi olmadığını belirttim. Kötülemek de istemiyorum. Bu durum olağan dönemlerde tolere edilebilir. Bakanla konuşuyorsun, hükümetle konuşuyorsun. Muhalefetten birilerini yanına alıyorsun tolere ediyorsun. Benim açımdan önemli olan şu: Nevzat Doğan saman altına süpürüyor bu problemleri. Sürekli etki alanını genişletip yeni insiyatif noktalarına ulaşmanın da payı var bu sorunları örtmekte. Bu diplomatik bir şeydir. Bir tanesi derse ki ben kefilim, o zaman bunların da izahını sen vereceksin. Ne söylediysem tek tek çıkıyor. İlk kesin hesaplar görüşülürken söyledim belediye batıktır, iyi yönetilmiyor, kredi talebini de söyledim.

 

Banka nasıl kredi verdi?

Normalde bu büyüklükte bir firmaya banka kredi verir değil mi? Sana dediler biz senin talebinle kredi vermeyiz. Bir meclisten onay alacaksın, iki bakanlıktan izin alacaksın. İçişleri Bakanlığı’nın onayı ile  meclisin onayı ile alındı. Neden oldu. Belediyenin içinde bulunduğu durumdan dolayı mecburiyetten meclise geldi o ve işaret fişeğiydi o. Bankalar kredi veremem dedi.

 

Bir anlamda İçişleri Bakanlığı’nın kefil olması istendi yani?

Gayet tabi. Bakanlık imza vermese belediye kredi filan çekemezdi.

 

Bu durumda kredi konusunun meclise gelmesi de şeffaflıktan filan değil, banka şart koştuğu içindi...

Evet öyle. Banka meclis kararını şart koştu. Kefil olan arkadaşlara neden kefil oluyorsunuz diye sorarım.

 

Bazı isimler belediyeye kefil olduğunu söyledi. İçişleri Bakanlığı da sizin söylemlerinize göre belediyeye kefil... Böylesine batık durumdaki bir kuruma kefil olmak sadece siyasi değil mi?

Ben bunları söylerken onların verdiği cevaplara eyvallah, onlar kendini savunacak muhalefete karşı. Kalktın dedin ki ben kefilim. Hadi bir kefil ol bu 83 milyon TL, bu da faiz. 120’yi geçer belki bilmiyoruz. Ödeyemedin, üstüne ceza da bindi. Hangisini izah edeceksin. İşçi zavallı, geldiği zaman tazminat payı sen benim paramı işlettin, işletme parasını ver diyebilir mi? Kar ortaklığı ver desin, verecek misin? Belediye işlerin parasını  Bu adamların işlettiğin parasından kar ortaklığından verecek misin? Ramazan ayında konuşsunlar bunu. Bu kul hakkı yemektir. İşçinin kul hakkına girmek günah değil mi? Ramazan ayında bu hakkı nasıl ödeyecekler?

 

SGK en borçlu kurumların listesini açıkladı. İzmit Belediyesi 6. sırada yer alıyor. Bu konu çok elzem bir konu değil mi?

Nevzat Doğan daha önce milletvekilliği yaptığı için benden önceki benden sonraki diyebilir ama kendisinden önce de AKP’li bir belediye vardı ve kurumlarda böyle bir gerekçe olmaz kurumun sürekliliği esastır. Oran giderek artıyor. Geçen yılın notları da uzun vadeli yabancı kaynaklar 80 milyonmuş, bir yılda 3 milyon artmış, kamu idarelerine mali borçlar yerinde sayıyor. İyileştirdin mi hayır. Kamuya olan ertelenmiş borçlar 28 milyon hiç ödenmemiş. Kıdem tazminatları karşılığı geçen yıl 12 milyon 782 bin TL, gelecek yıllara ait tahsilat o zaman 127 bin TL imiş şu an 3 milyon TL’ye çıkmış. Gelecek yıllarda bunları tahsil edemeyeceksin.

 

Bu kötü tabloda bile Bosna Hersek’e 4 dönümlük park yapıyor İzmit Belediyesi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Almanya gibi, İngiltere gibiysen, kendi ülkende açlık sınırı altında yaşayan milyonlarca insan yoksa bunları yapmanda mahsur yok, bir ülkenin kültürel faaliyetleridir. Fakat senin belediye çalışanlarının büyük çoğunluğu taşeron işçisi, sen o işçinin emekli tazminatını, SSK primini alıyorsun, kullanıyorsun. Çorban yok içmeye tahtırevanla gidiyorsun bilmem nereye. Kel başa şimşir tarak. İbrahim Bulut da ‘İzmit Belediyesi’nde ayran var da kemik yok’ demiş. Ama bu onun ruh halini gösteriyor. Üslubu çok kötü. Hatırlarsan ben İbrahim Bulut’un rehabilitasyona ihtiyacı var’ dedim. Rehabilite edilmesi gerekiyor.

 

Mecliste bir tartışma yaşamıştınız...

Doğru bilgiler vermiyor. Söylediklerimizi çarpıtıyor ve belediyenin yaptıklarını vatandaşa yanlış aktarıyor. Benim söylemiş olduğum bir sözü çevirmiş ve yanlış lanse etmişti.. Bakalım benim konuşmalarımdan senin dediğin söz çıkacak bir laf ettiysem, herkesin önünde özür dilerim dedim. Karşılık verseydi de istifa ederim sen edebilir misin diyecektim ama gelemez çünkü yalan söylüyorlar, milleti kandırıyorlar. Bunu o da biliyor. Ben bütün testleri yapmışım, tüm testlerde aranılan spesifikasyonların hiç birine uymuyorlar. Gazetecilik yapacağım diyorsun. Sana diyorum ki gazetecilik okudun mu, yok. Ayda bir kitap okur musun, yok. Gündemi takip eder misin, yok. Gazete okur musun, yok. Lise mezunu musun, yok. Ortaokul mezunu musun, yok. Gazetecilik yapabilir misin? Askerde okuma yazma öğrendin. Yapabilir misin, evet yaparsın. Üstün özelliklerin vardır, marifetin ve paran vardır yaparsın. Bizimkilerin yaptığı bu. Hiçbir özelliğin yok belediyede bunları yok sayarak sağa sola caka satıyorsun.

 

Daha önce dile getirdiğiniz kimi şeyler bugün AKP’liler tarafından kabul ediyor. Mesela son mecliste yurtdışı gezileri ele alındı...

İlk meclisimizde önümüze yurt dışı gezisi geldi ben buna taraflı olduğumu belittim. Gri pasaport ile gidiyorsun yurt dışına bu bile büyük bir nimet. Bizim gidenlerin çoğu eğlenceye giderler. Bir muhtar vardı hatırlayın Kıbrıs’ta esrarla yakalandı. Bunun faturası kime yazılır? Gittin orada yakalandın. Kimden aldın bu pasaportu. Bunun bu kuruma getireceği yükü bilmiyor musun? Bunu baştan söylediğimde yok dediler. Şimdi bizim Ersin Albayrak öneriyor, AKP’liler onaylıyor. Muhalefete topu atacaklar. Ben baştan beri söylüyorum aklınız neredeydi? Bir yönetmelik hazırlayalım. Bunları esasa bağlayalım. Meclis kararıyla yapalım. Belediye meclisi meclistir, yasalara ters gelmeyen yönetmelikler hazırlayıp bunu işler hale getirebilirler. O zaman da belediye başkanı keyfi iş yapamaz. İstediğini gönderip, gri pasaport alıp, istediğine alamamazlık gibi bir durum olamaz. Genelde dernekler, toplumsal karşılığı olan grupları kendisine yakın tutmak, psikolojik üstünlük kurmak,, onları kendisine seçmen haline dönüştürmek için bu yurtdışı gezilerini organize ediyorlar. Maksatları bu. Mecliste de gelen gerekçe ne kültürel gerekçe...

9307 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 5 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER