O, BİR REKORTMEN GAYRİMENKUL DANIŞMANI..

O, bir rekortmen gayrimenkul danışmanı..

O bir işkolik… O bir gayrimenkul satış makinası… O bir rekortmen TÜRK… Başarısını, “Hayal etmek, istemek ve hedef koymak” sözleriyle tanımlıyor. İşte bir başarı hikayesiyle Evrim KIRMIZITAŞ BAŞARAN

Tülay DURAN

O, bir işkolik…
O, bir gayrimenkul satış makinası…
O, bir rekortmen TÜRK…
Başarısını,
“HAYAL ETMEK,  İSTEMEK, HEDEF KOYMAK”
sözleriyle tanımlıyor.
Türkiye’de ve dünyada,
rekorlara ve ödüllere doymayan,
gayrimenkul satışında çeşitli senelerde
Türkiye ciro 1.’si ve
dünya 7.’si olan Evrim Kırmızıtaş Başaran,
artık DÜNYA BİRİNCİLİĞİNE yürüyor.
İşte bir başarı hikayesiyle Evrim KIRMIZITAŞ BAŞARAN

 

Evrim hanım, öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1977 Kocaeli Gölcük doğumluyum.  Annem ilkokul öğretmeni, babam ise asker yani ben bir denizcinin iki kızından biriyim. İlk ve ortaokulu Gölcük’te, liseyi de Kocaeli Anadolu Lisesi’nde okudum. Okurken de 8 yıl kadar Kocaelispor’un Voleybol takımında oynadım ve 1993 yılında Kocaelispor’un en iyi oyuncusu seçilerek Eczacıbaşı’na transfer oldum. O zamanlar bu transferler çok ciddi rakamlar değildi, benim de yaşım küçüktü, spor ayakkabısına transfer oluyorduk. Eczacıbaşı dönemim çok yoğundu ve ben hala İzmit’te yaşıyordum. Haftanın 6 günü sabah 6’da Belgrad Ormanı’nda antreman yapıp akşamları da maça çıkıyordum. Okul hayatıma İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliğini kazanarak devam ettim.

 

İsteyerek mi seçtiniz bu bölümü?

Aslında ben teknik dersleri almadım, mühendislik bölümünü seçmem tamamen sayısal zekamın iyi olması ve matematiği sevmemle alakalı ama benim için bu bir majör hataydı. Benim İstanbul Teknik Üniversitesi’ne karşı bir hayranlığım vardı, oradan mezun olmak benim için önemliydi, sayısal zekamın da her işte benim önümü açtığını düşünüyorum, o yüzden hiç de pişman olmadım. Üniversite hayatım devam ederken, yine voleybol hayatım tabi ki de devam etti ve öğrenmeye yönelik part time işlerde çalıştım.

 

İLETİŞİM KONUSUNDA ÇOK DAHA BAŞARILI OLDUĞUMUN FARKINDAYDIM

Mezun olduğunuzda, mesleğinizi yapmayı düşünmediniz mi, nasıl ilerledi süreç?

Mezun olduğumda anladım ki; işte kafama kaskı koyup da işçilere direktif vermek veya şantiyelerde sarı botlarla dolaşmak bana göre birşey değil. İdealist bir mühendis olarak mezun oldum ama o işi çok fazla yapmak istemediğime karar verdim çünkü iletişim konusunda çok daha başarılı olduğumun farkındaydım. İlk önce bir bilgisayar yazılım firmasında halkla ilişkiler müdürlüğü yaptım. Arkasından Yıldız Holding ve Hyundai’de genel koordinatör olarak çalıştım ama hiç satışta bulunmadım, satış departmanları bana sadece her gün rapor veriyorlardı. Masa başı işlerdi, hangi işde çalışırsam çalışayım cirosunu arttırsam da bunun karşılığı iyi paralar alsam da birşeyler hayatımda eksik kalıyordu.

 

İNSANIN NE KADAR HEDEF KOYDUĞU VE ONU NE KADAR GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ÖNEMLİDİR

Kıbrıs’ta anaokulu müdürlüğü yapmaya başladım. Okulun kapasitesi 52 öğrenciydi ve o sıra 15-20 öğrenci vardı, okulun sahibi çok ciddi sıkıntılarının olduğunu ve devredebileceklerini söyledi. İnsanın ne kadar hedef koyduğu ve onu ne kadar gerçekleştidiği önemlidir. Ben orayı full kapasiteye çıkartabileceğimi ve merak etmemelerini söyledim. Insertler, reklamlar derken bizzat kendim görüştüm velilerle, hep makinelik vardır bende, sistematik davranarak ben o kapasiteyi tabi ki de doldurdum. Anaokulunu satın almak istediğimde anladım ki ticaret hayatı bana daha cazip geliyor. Işte tam da o dönemde kendimi sorgulamaya başladım.

 

REMAX BENİM HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ

Sonra Remax Golden ofisinde Broker Benan Kürşat’la iş görüşmesine gittim. İşin detaylarını konuştuktan sonra, bana 2 ay sonra da İstanbul’da bu işin bir eğitim sürecinin olacağını söyledi ve ben bunu duyduğumda işi kabul ederek çalışmaya başladım. Ben eğitime gidene kadar  o 2 aylık süreçte, gelene sattım, gidene sattım, tam 9 tane satış gerçekleştirdim ki çevreyi, ofis arkadaşlarımı bile tanımadan, bildiğiniz işlem makinesi oldum, tarihe de geçtim hiç eğitim almadan yaptığım bu satışlardan dolayı. Tabi kendime güvenim geldi, Remax benim tamamen hayatımı değiştirdi. Eğitime gidip geldikten sonra yine satışlar yaptım ama daha büyük hedefler için İstanbul’a yerleşme kararı aldım.

 

BEN SADECE HAYATIMDA HEP BİR HEDEF KOYDUM

Tam başarıyı elde etmişken tekrar sıfırlayarak geri dönmek bir risk değil mi?

Ne biliyor musunuz? Sadece hayal etmek, istemek, hedef koymak, bu hayattaki en önemli şey. Hiç şu anda birbirimizden bir farkımız yok, ben sadece hayatımda hep hedef koydum. 2010 Kasım  ayında Remax’ta işe başladım, kızım çok küçüktü, annemler de burada oturuyorlar, hiç kimseyi tanımıyor, bilmiyordum. Ben ilk kiralamalarla başladım ama bu arada annem “lütfen bu işi yapma çünkü bak kızının sorumluluğu var, İstanbul çok daha başka, Kıbrıs’ta yaptın ama burada olmayabilir, garanti bir işin olsun” dedi. Remax’e başlarken paran yoksa bu işi yapamazsın. Ben Kıbrıs’ta kazandığım parayı çok fazla olmasa da sermaye yaptım kendime ve herşeye sıfırdan başladım akabinde de ilk ayımdan itibaren villa satmaya başladım.

 

 

UCUZ MAL ALACAK KADAR ZENGİN DEĞİLDİM

O zaman senin tercihin hiçbir zaman bir apartman dairesi satmak olmamış...

Yok olmadı, ya dedim okyanusta boğulacağım ya da hakikaten alnımın teriyle bir şekilde çıkacağım, şöyle apartman dairesi satmak gibi çok fazla lüksüm yoktu, borcum harcım olduğundan değil sadece daha öncesinde tecrübem vardı, kapasitemi biliyordum, burada seviye atlamalıyımdım. Ben bu emeğimi aldım gittim, kendime 28 takım kıyafet aldım, annem dedi ki; “bu ne ya kızım, ne yapıyorsun” “anne, işime yatırım yapıyorum” dedim. Bu işim için, iyi bir arabaya binmek, kıyafetimle aksesuarumla bunu yansıtmak durumundaydım çünkü ucuz mal alacak kadar da zengin değildim.

 

Eşiniz Faruk Ömer Başaran’la nasıl tanıştınız?

Bir adam geldi, ben ona kiralama yaptım, kiralama yaptıktan sonra “benim Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde arsalarım var” dedi. Ben hep seviyemi arttırmak istiyorum ya, 20 milyon dolarlık yerden bahsediyor, ben satmışım şimdiye kadar 3-4 milyon dolarlık yerler, neden olmasın diyerek arsaları görmeye gittim. Meğer adam sahibi değil, oranın emlakçısıymış.Tabi ben bilmeyerek anlaşma yaptım, 20 gün sonra tapular bana geldi, bir baktım tapuların üstünde İbrahim Başaran ve Faruk Başaran yazıyor. Dedim “bunlar kim” “arsanın sahipleri” dedi, “siz kimsiniz, mal sahibiyim demiştiniz” dedim, düşünsenize benim gibi cin akıllı olan birinin başına gelenleri.  Sonra biz gittik Faruk Başaran’ın ofisine, bende  yine havalar bin beş yüz, oranın sahibi ben miyim, o mu belli değil. Öyle bir girişim var ki içeri, elimde notlar var, anlatıyorum işte yan parsel şuna sattım, adam dinliyor, halbuki o yan arsası ona ait, diğer taraf kayın pederin yeri, hiç de sesini çıkarmıyor. Heryer halbuki onlara ait, ben anlatıyorum da anlatıyorum, pür dikkat dinliyor beni,o dakika da kilitlendiğini hep söyler bana ama ben o dakikada hakikaten işime odaklıydım. Birkaç gün geçti ikinci görüşmeyi yapacağız, dedi ki; “Erenköy’deki Cafe Divan’da buluşalım” ben “bu ne münasebet, siz beni yanlış tanımışsınız” diyerek Safinaz vaziyette atarlandım, O da Avrupa yakasına gelerek zahmet etmemem için bu teklifte bulunduğunu söyledi, ilk kez işimde dışarıda bir kafede birisiyle buluştum ve o adamla da evlendim.

 

2012’DE TÜRKİYE CİRO ŞAMPİYONU OLDUM

1 yıl sonra İspanya’dan gelen özel gelinliğimle 2012 yılı Ekim ayında Çırağan Sarayı’nda evlendikten sonra  New York, Hawaii, Miami ve Bahama’lardan oluşan 1 ay süren balayımızı gerçekleştirdik. Herkes beni evlendikten sonra iş yapmayacağımı düşündü ama ben bu gezmeler arasında yaptığım satışlarla 2012 Kasım ayında Türkiye ciro şampiyonu oldum. 2013 yılında Las Vegas’a gittik, ilk Viyana’da ben ülkemi temsil ettim.  Daha sonrasında da dünya çapında Las Vega’ taydım ve çok gurur vericiydi kırmızı halıda yürümek ve o ödülü almak, diğer senelerde de ben ödül kazandım fakat son iki senedir hep hamileydim.

 

SADECE 8 AY ÇALIŞARAK 2014 YILINDA TÜM DANIŞMANLAR ARASINDA TÜRKİYE CİRO 1.’Sİ, 2016 YILINDA DA SADECE 3 AYLIK PERFORMANS İLE DÜNYA 7.’Sİ OLDUM

Tam da zirvedeymişsiniz, hamilelik sürecinde de çalıştınız mı?

Evet, 2014 yılında her şey sistematik giderken tam da işimin zirvesinde Ocak-Şubat ayında ben hamile kaldım. Yine de karnım burnumdayken tapuya giderek bir sürü satışlar gerçekleştirdim, makine çalışmaya devam etti yani. Eşim de bu duruma müdehale etmek açısından 3-4 ay öncesinden Amerika’ya gitme fikrini oluşturdu. Benim gibi işkolik biri 6 ay orada kaldık ve oğlum Ağahan’ı Allah’a şükür kucağımıza aldık. Sonra ben sadece 7 ay çalışarak Türkiye birincisi oldum. 4-5 ay Amerika’da olmama ragmen Türkiye’de hiç kimse benim üzerime çıkamadı. Bayanlarda Türkiye’de, Avrupa’da ve dünyada listede hep olmam benim için çok gurur vericiydi. Daha doğum kilolarımı verememiştim, Amerika’ya doktoruma kontrole gittik, Ağahan’da 3 aylıktı, doktorum bir gariplik olduğunu ve tekrar hamile olduğumu söyledi. Döndük Türkiye’ye, konsantre olamıyorum çünkü 4-5 ay sonra tekrar Amerika’ya gideceğim, buarada arkadaşlarıma da söyleyemiyorum, müşterilerime ne diyeceğimi bilmiyorum  ama buna ragmen geçen sene Yıldızlar Kulübü ödülünü aldım. Tekrar karı koca beraber Amerika’ya gittik, doğum yaptım, Ağahan bir tarafta, Begümhan bir tarafta, biri bir aylık, diğeri 13 aylık, ikisi de minnacık, herkes ”Evrim, artık işi biraz askıya al” dedi. Doğumdan sonra kilolarımı da kısa sürede verdim ve iş hayatımı da sürdürdüm. Esas şov, bu iki tane bebekle geldim, bakıcılarımı da hallettim, eşimi de idare ettim, aile hayatımı düzene soktum, kilomu da verdim ve 3 ayda dünya yedincisi oldum.

 

Sosyal sorumluluk projelerinde yer aldınız mı?

En son Türkiye’ye gelişimde “ben cemiyet hayatında da var olmak istiyorum”dedim. Çekmeköy’de şu anda anaokulu yaptırıyorum, benim için çok güzel bir sosyal sorumluluk projesi. Kimsesiz çocuklara yardım amaçlı kurulmuş olan Bizim Çocuklarımız Derneği’nin de yedek yönetiminde yer almaktayım.Bir çok derneklere katılarak da bağışlar yapıyorum. Arzu Sabancı’nın dahil olduğu bir dernek balo yemeği vardı hatta Kenan Doğulu çıktı, bana bu ciddi sosyal çevre getirdi. Ben her zaman şunu diyorum; gezerek ve insanların arasına karışarak bu iş oluyor, masa başı iş değil, bu benim de zaten özgürlüğümü ilan ettiğim iş, bu işe neden bu kadar asıldım çünkü ne kadar çalışırsan o kadar para kazanıyorsun. Bir çok hayatımda kırılma noktası yaşadım ki ona ragmen oluşturduğum sistemi yürüttüm.

 

Bir Başaran eşi ve gelini olmak size ne faydalar sağladı?

Eşimle evlendikten sonra hakikaten çok mutluyum, Allah’ a şükür sürekli işten söz ediyoruz, en büyük ortak noktamız. Kayın pederime bayılıyorum, hakikaten inanılmaz dolu bir adam, onunla yaptığım bilgi paylaşımından inanılmaz bir haz alıyorum, beni bilgilendiriyor, yönlendiriyor. Işimle ilgili çok sık eğitimler alıyorum tabi ama şunu biliyorum ki; her satışta farklı bir hikaye var, eşimin de bu konuda bilgisi çok fazla, sonuçta Başaranlar Yatırım Holding’te de alımlar satımlar yapılıyor, hep zaten gayri menkul işindeyiz, o yüzden bu konuda benim içinde çok doğru bir seçim oldu, hem onların açısından hem benim açımdan.

 

BEN ÇALIŞIYOR GİBİ GÖRÜNMEK İSTEMEDİM

Eşinmizin yanında Holding’te çalışabilirdiniz neden bu seçeneği kullanmadınız?

Farklı olanı yapmak en güzeli,  burası benim çöplüğüm, ben bu işi seviyorum, kritik nokta ise ben çalışıyor gibi görünmek istemedim. Bu benim mücadelem, kendime ait gayrimenkuller aldım, kendi çabamla elde etmeyi çok seviyorum. Dernekte de sosyal çevrem gelişti, Başaran’ların gelini, eşi olmak benim için gurur verici ayrı bir kariyer, ama bu soyadım benim için çok değerli, eşime de söyledim ben çitf soy isim kullanmak istiyorum diye.

 

Peki, Dünya birinciliğinde ne zaman göreceğiz sizi?

En kısa zamanda inşallah, tabi ki bu sene istiyorum ama olmazsa seneye kafadan olur diye düşünüyorum olmayacak bir şeyi ben zaten istemem.

 

Gençlere ve iş hayatındaki bayanlara ne söylemek istersiniz?

Sevdiğiniz işi yapın, bir kere sevdiğiniz işi yaparsanız asla yorulmazsınız, asla şikayet etmezsiniz, mutlu olursunuz kesinlikle, hangi işi yapıyorsanız, o işte en iyisi olmanızı tavsiye ediyorum, yapmış olmak için yapmayın ve riski göze alarak radikal kararlar verin.

 

 

İLK GÖZ AĞRIM İLKE, KÜÇÜK EVRİM OLDU DİYEBİLİRİM

En büyük kızınızdan bahsedelim, edineceği meslekle ilgili düşünceleriniz nedir?

O benim ilk göz ağrım, ismi İlke, şu an 7. sınıfta, Çamlıca Bilfen’de okuyor ,piyano çalıyor, Tan Sağtürk Akademi ‘den Street Jazz dersleri alıyor, voleybol oynuyor  Fenerbahçespor Kulübü’nde küçük Evrim oldu diyebilirim, koroda bu sene Nilüfer’le şarkı söyledi, geçen sene de Sertap Erener’le. Dolaşmadığı ülke kalmadı, ben onu Londra’ya eğitime gönderdim şu anda da orada kardeşimle beraber. Meslek olarak kafamda bir şey yok ama Harvard Ünversite’nde okumasını çok isterim.

 

EVİMDEKİ HUZUR İŞİME DE YANSIDIĞI İÇİN BU KADAR BAŞARILIYIM

Biraz da Begümhan ve Ağahan’dan bahsedelim, özellikle isimlerinin anlamını sormak istiyorum size..

Küçük kızım Begümhan 7 aylık, abisi Ağahan ise 19 aylık. Aralarında bir yaş olmasına ragmen çok güzel anlaşıyorlar. İkisi de New York doğumlu. Dünyanın en büyük hastanesi olan The Mount Sinai Hospital’da dünyaya geldiler. Ağahan isminin anlamı “Erkek Hükümdar”, Begümhan isminin anlamı ise “Kadın Hükümdar”. Bu isimleri Faruk’la büyük bar titzlilikle seçtik. Bebeklikten itibaren İngilizce öğrensinler diye Filipinli bakıcımız Anna ile birlikte yaşıyoruz. Her ne kadar iş hayatım yüksek tempoda olsa bile çocuklarıma mutlaka her sabah ve her akşam birer saat zaman ayırıyorum. Evimdeki huzur işime de yansıdığı için bu kadar başarılıyım aslında.

 

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Bu benim hikayem, benim hayatım, benim imkanlarım dahilinde arabam, şoförüm, limitsiz kartım ama bir yere kadar, benim mücadelem kendimle, şu anda ben birinin eşi, birinin gelini olarak değil, başarılı bir iş kadını olarak karşınızdayım. Bu işi ve başarmayı seviyorum.

 

ULUSLARARASI ALMIŞ OLDUĞU ÖDÜLLERİ

-2014 yılı Ocak-Mayıs ayları konut satışı toplam ciroda 120.000 danışman arasında DÜNYA 5.’si

-2014 yılı Ocak-Haziran ayları konut satışı toplam ciroda 120.000 danışman arasında DÜNYA 9.’su

-2014 yılı Ocak-Temmuz ayları konut satışı toplam ciroda 120.000 danışman arasında DÜNYA 7.’si

-2013 yılı 100.000 danışman arasında DÜNYA CİRO 7.’si

-2013 yılı AVRUPA CİRO 4.’sü

-HALL OF FAME ÖDÜLÜ (Kariyeri boyunca 400.000 Euro ve üstü kazancı olan gayrimenkul danışmanlarına verilen uluslararası özel bir ödül)

-2013 ve 2014 CHAIRMANS CLUB ÖDÜLÜ

-2011 ve 2012 yılında Las Vegas, Amerika PLATINUM CLUB ÖDÜLÜ

Türkiye’de almış olduğu ciro ödüllerinden bir kısmı ise,

-2016 mart ayı İstanbul’da en yüksek ciro yapan 2. DANIŞMAN

-2016 Mart ayı REMAX TÜRKİYE CİRO 7.’si

-2016 Ocak-Şubat-Mart ayları İstanbul’da en yüksek ciro yapan 3.DANIŞMAN

-2015 YILDIZLAR CLUB ÖDÜLÜ

16139 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 2 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER