OYUNCULUK DÜŞÜNEN VARSA BU GENÇLERE KULAK VERSİN!

Oyunculuk düşünen varsa bu gençlere kulak versin!

Özellikle kamera önü oyunculuk dersleri konusunda isim yapmış tiyatro sanatçıları Önder Sarar ve eşi Damla Yeşilova Sarar, İstanbul’un ardından İzmit’e de bir şube açtılar. Onlara bir oyuncu olabilmenin ve daha birçok şeyin yollarını sorduk

 Bu hafta sizleri yeni evli bir çiftle tanıştıracağım. Yuva kuralı daha 3 ay olmuş. Her ikisi de tiyatro sanatçısı. Biri Önder Sarar, diğeri Damla Yeşilova Sarar. Hemen belirteyim biz kız tarafıyız. Damla Yeşilova Sarar İzmitli… İstanbul’da yaptıkları işin ilk şubesini İzmit’e açmış olmalarının altında da bu neden yatıyor.

  Peki bu çift bizi neden ilgilendiriyor? Malum, dizilerle yatıyor, dizilerle kalkıyoruz. Ve gençlerimizin birçoğu artık o dizilerde oynayan oyuncuların yerinde olmak istiyor. ‘Ben bundan daha iyi oynarım’, ‘Ben bundan daha yakışıklıyım’, ‘Ben bundan daha güzelim’ iddiasında olanlar var. İşte bu arzuda, heveste ve iddiada olanlara en iyi yol gösterecek kişiler olduğunu düşündüğüm için tanıştıracağım sizi bu iki gençle…

  Dediğim gibi onlar tiyatro sanatçısı… Damadımız Önder Sarar, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin yetiştirdiği bir usta. Kızımız Damla da ortaokul çağlarında sahne tozu yutmaya başlamış, Kocaeli Şehir Tiyatroları’nda ilk eğitimlerini almış, Kocaeli Üniversitesi’nin tiyatro bölümünden mezun. Onlarca oyunda, yüzlerce kez sahne almış kimseler. Şuanda aynı zamanda kendi kurdukları Proje İmalat Merkezi (PİM)’de temel tiyatro, kamera önü oyunculuk gibi birçok konuda eğitimler veriyorlar, hem sahnelere, hem de ekranlara yeni yüzler kazandırıyorlar.

  Nasıl? İşinize yarar mı? Bazılarına öyle bir yarar ki… Haydi o halde, hem tanışalım, hem de bu işler nasıl yürüyormuş, püf noktaları nelermiş öğrenelim…

 

Merhaba… Önder bey önce sizi tanımakla başlayalım mı?

-Ben Önder Sarar. 1982 Tokat doğumluyum. Oyunculuğa lisede başladım. Daha sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde 4 yıl eğitim aldım. Sonrasında profesyonel iş hayatına atıldım ve Beşiktaş’ta ‘Önder Sarar Casting’ adında kendi ajansımı açtım. Burayı bazı özel nedenlerden dolayı kapatmak zorunda kaldım. Daha sonra Proje İmalat Merkezi’ni yani PİM Yapım Casting Akademi’yi kurduk, Damla ile tanıştıktan sonra. İstanbul’da faaliyet yürütüyoruz, şimdi de İzmit’e bir şube açtık.

 

Tamam şimdi de Damla hanımı tanıyalım kısaca.

-Ben de Damla Yeşilova Sarar. Tiyatrocuyum. Ortaokuldan sonra başladım tiyatroya. Kocaeli Şehir Tiyatrosu’nda ders almaya başladım. Daha sonra Kocaeli Üniversitesi oyunculuk bölümünü kazandım. Mezun olduğum dönemlerde Önder ile tanıştık ve beraber tiyatro yapmaya başladık. Tiyatro Bavulu adında bir de grubumuz var. Önder oyun yazıyor, birimiz yönetiyor, oynuyoruz.

 

Ne zaman evlendiniz?

-Yeni. Daha 3 ay oldu. Nisan’da evlendik.

 

Hangisi daha önce oldu, evlilik mi, İzmit’e şube açmak mı?

-Şubat başında burayı tuttuk. Önce şube açıldı, evlilik Nisan’da oldu.

 

Şu şubesini açtığınız işinizden bahseder misiniz biraz?

-Merkezi İstanbul Çekmeköy’de. 4,5 yıldır faaliyette. Bu süre zarfında burası Casting faaliyeti ile sınırlıydı. Cast danışmanlığı yapılıyordu, dizilere, filmlere, reklamlara oyuncu veriyorduk. Sonra bir değişiklik yaptık, casting işine akademiyi dahil ettik, işin içine tiyatro eğitimi girdi, kamera önü oyunculuk eğitimi girdi ve daha bir çok şey olacak. Gayet iyi başladık, gayet iyi gidiyoruz.

 

 

Şimdi Onur beye sormak istiyorum. İzmit’te bir şube açma fikri nasıl oluştu?

-Geçen sene oluştu. Önce sosyal medya üzerinden bir nabız yoklaması yaptık. İnsanların tepkileri nasıl, oyunculuk eğitimine açlar mı, ölçüm yaptık önce. İki kenti bu konuda çok hazır hissettik. Biri İzmit, diğeri Çorlu. Çorlu’daki insanlar İzmit’e nazaran daha açlar oyunculuk eğitimine. Orası da olabilirdi ancak Damla’nın İzmitli olması yetti, şubeyi buraya açmaya karar verdik. Bunanın oyunculuk eğitimine talebi, isteği, enerjisi gerçekten yüksek. Geldik ve başladık.

 

Kendi aranızda bir görev dağılımınız var mı? Kim hangi dersleri veriyor?

-Eğitim anlamında genellikle şuanda Damla diksiyon ve çocuklar için drama derslerine giriyor. Ben tiyatro oyunculuk eğitimlerine ve kamera önü oyunculuk eğitimlerine giriyorum. Ancak biz sadece ikimiz değiliz. Bizim dışımızda bir arkadaşımız var Edibe Alsancak, Eylül ayı itibariyle o da diksiyon eğitimlerine girecek. Kendisi bu işin profesyonelidir. TRT’ye de metin yazarlığı ve seslendirme yapan biridir. Onun dışında Oktay Emre adında bir arkadaşımız var yine o da Eylül ayı içerisinde başlayacak, yazarlık eğitimlerine girecek. Emre de Kocaeli Üniversitesi yazarlık bölümü mezunu, keza 9 Eylül’de yüksek lisansını yaptıktan sonra şimdi doktora hazırlıklarında.

 

 

O halde, burada kaç branşta eğitim veriliyor diyebiliriz?

-Kamera önü oyunculuk var, temel tiyatro eğitimi var, diksiyon eğitimi var, konservatuara hazırlık açılacak, yazarlık eğitimi var, çocuklar için drama eğitimi var ve yetişkinler için drama eğitimi var. Yani toplam 7 branşta eğitim var.

 

Bununla sınırlı kalacak mı? Tam donanımlı olabilmek adına yeterli mi?

-(Sözü Damla hanım alıyor) Eylül’de müzik eğitimi de girecek. Bunun da hocası İstanbul’dan gelecek. Eğitimcilerin hepsinin ustalıkları tescilli burada. Hepsi mesleğinde tanınmış kimseler. Eğitimler bununla kalır mı, kalmayacak, çünkü biz her şeyden önce meslektaş yetiştirmek istiyoruz. Donanımlı meslektaş, bir tiyatrocu şan dersi almış olması mesela. Resim sanatı da olmalı… Onların donanımı için gerekli ne varsa bu akademinin içerisinde olacak ileride. Şu haliyle burası bir pilot atölye. Ama çok kısa sürede bir kampüs halini alacak, hedefimiz böyle. Yani bir karşımızda nasıl bir oyuncu görmek istiyorsak, buraya gelenleri o şekilde donatmak durumundayız. Dediğim gibi biz meslektaş yetiştirmek istiyoruz, meslektaş sunmak istiyoruz talep edilen yere.

 

 

Özel bir konservatuar mı, bahsettiğiniz şey?

-Yani bir konservatuvar eğitimi nasıl alıyorsa kişi, ilerleyen zamanlarda burası böyle olacak. Bir konservatuar ölçüsünde eğitim planlıyoruz. Bir güzel sanatlar fakültesinde verilen bütün eğitimlerin hepsini biz burada vermeyi düşünüyoruz, vermeye çalışacağız. Herkes artık oyuncu olmak istiyor. Hatta çok kimse artık oyuncu. Otobüste giderken bile karşılaşıyorsunuz, sete gidiyor, konuşmalarını dinliyorsun oyuncu ama aslında gerçekten oyuncu değil. Oyuncu dediğimizde çok fazla şey geliyor benim aklıma. Gerçek oyuncu görmek istiyoruz. Madem böyle bir enerji var bu enerji doğru kullanılmalı. İnsanlar buna meyilli diye çok fazla para tuzağı da var. İşte görüyoruz ‘eğitim veriyorum’ diyen birçok yerin eğitimini. Birçoğu güçlü oyuncuların isimlerini bile kullanıyor. Peki sonuç; işte bize geliyorlar, görüyoruz, insanlara fiyaskoyu yaşatmışlar. İyi ki bizi buluyorlar, yoksa umudunu yitirip, küsüp çekilecekler bir tarafa. Biz bu enerjinin yitip gitmesini istemiyoruz ve elimizden geleni ortaya koyuyoruz. Geri bildirimler de harika. İzmit’te dahi daha 1,5 ay kadar oldu faaliyete tam anlamıyla başlayalı, ilgi o kadar güzel ki, iyi ki açmışız burayı diyorum.

 

Şimdi biraz daha toparlayarak ilerleyelim. Kısaca söyler misiniz, bu kamera önü oyunculuk konusunda çok mu talep var?

-(Önder Sarar cevaplıyor) Oldukça fazla hem de. Devir o devir. Bir zamanlar şarkıcılar böyleydi, şimdi dizi oyunculuğu.

 

-Peki sabun köpüğü gibi sönüverir mi?

-Toplumda dizi izleme eğilimi daha uzun yıllar devam eder. Bugün bir yerinden başlayan, bu işten çok ekmek yiyebilir uzun süre ve ün kazanabilir.

 

Diziler hemen kaybolmayacak belki ama peki oyuncu sabun köpüğü gibi yok oluverir mi?

-Şimdi şöyle bir durum var. Dizi çok olunca, figürasyon da çok oluyor. Bir sahnede figürasyon olarak bulunmuş kişi, kendisini oyuncu sıfatına sokuyor. Kalabalık arasındadır veya arkada bir masada oturuyordur, kamerada bir kez görünmüştür, kendisini oyuncu görüyor. Veya böyle devam ederse ana cast olacağını zannediyor. Oysa ana cast olmak donanım gerektiren bir şey. Hasbelkader böyle modellikten, güzellik yarışmasından çıkmış kişiler, bir tanıdık vasıtasıyla sette bulunmuş kimseler de kalıcı olabilmeleri de aynı şeyi gerektirir, donanım gerektirir. Şimdi bize gelen çok kimse, hemen kamera önüne geçmek istiyor, biz oturuyor konuşuyoruz, ‘temelini sağlam atarak ilerle’ diyoruz, ‘bu hedefe adım adım gidilmeli’ diyoruz, en azından temel tiyatro eğitimi almasını öneriyoruz, diksiyon öneriyoruz vesaire. Çünkü biz aynı zamanda casting işi yapıyoruz. Ekranlara birçok isim kazandırdık. Bildiğiniz birçok ünlü diziye ana oyuncular verdik. Rusya’ya oyuncu verdik. Bugün izlediğiniz birçok reklamda bizden çıkma bir sürü yüz bulunmakta. Biz biliyoruz kim nereye, ne şekilde, ne kadar sürede gider. Onun için donanımlı olsun istiyoruz insanların. Nerede, ne şekilde davranacak, nasıl davranırsa yolu kapanır, nasıl davranırsa önü açılır. Herkes ekrana çıkmak istiyor ama eğitim almaya geldiğinde, yok almayayım. Gidemezsiniz öylece. Güzel gülmek, iyi ağlayabilmek değil sadece. O kadar çok kuralları var ki, bunlar bu eğitimlerle oluyor. Birçok kimse bizim önerilerimizi dikkate alıyor, kamera önü eğitimi için geliyor, tiyatro eğitimi de al diyoruz, geliyor o eğitimi de alıyor mesela. Diğer kuralları öğretiyoruz. Çünkü biz insanları hedeflerine ulaşsın istiyoruz. Şimdi dediğim gibi bizim cast işimiz de var. Buranın portföyüne herkesi almıyoruz. Konservatuar bitirmiş olsa dahi herkesi almıyoruz. Bir metin veriyoruz, okutuyor, oynatıyoruz, sanatsal fikirlerimize uyuyor, enerjilerimiz uyuşuyorsa alıyoruz. Sanki tiyatro grubumuza oyuncu alıyor gibi titiz davranıyoruz, casting portföyümüze koyacağımız kimseleri. Çünkü oraya koyduğumuz herkes, bizim kefil olduğumuz, referans olabileceğimiz kimseler. Biz cast danışmanlığı da yapıyoruz. Mesela bir televizyonda başlayacak dizi için ana oyuncu da dahil 9 oyuncu verdik yakın bir geçmişte. Cast portföyümüzden biz kime bir oyuncu vermişsek, hemen ardından teşekkür telefonu veya maili alıyoruz. Oraya, bize teşekkür dönüştüren kimseler girebiliyor. Biz istiyoruz ki, bu eğitimlerimize gelenler disiplinli şekilde ilerlesinler, gerekli donanımları edinsinler, casting portföyümüze de girsinler. İnanın bu yol onlar için daha kısa bir yol hedeflerine ulaşmak adına. Bu insanları hedeflerine bu yol götürür.

 

 

Buraya bu bilinçte olanlar gelsin diyoruz öyle mi?

-Çok iyi olur.

 

Kimler gelmemeli?

-Disiplinsizler. Çünkü disiplinsiz oyuncuyla hiç kimse çalışmak istemez. Biz disipline çok önem veriyoruz. Örneğin bizde derse geç kalan, derse alınmaz. Mazeretli olması da fark etmez, Belli bir sayıda derse girmeyen sertifika alamaz. Bir de şu düşüncede olan varsa, bize hiç bulaşmasın, burası amiyane tabirle karı kız düşürülecek bir yer değil.

 

Peki yakışıklı olmayan, güzel sıfatına uymayan, boyu kısa, çok kilolu, bunlar ne yapmalı, hiç kalkışmamalı mı bu işlere?

-Oyunculuk düşünenler boylarına, poslarına, yakışıklılık, güzellik durumlarına, kilolarına vesaire hiç takılmasınlar veya hiç güvenmesinler. Şimdi tüm dünyada milyonlarca insanın izlediği Game Of Thrones var. Burada bir cüce var. Eğer bu kişi, ‘Ben cüceyim’ deyip evinde otursaydı, dünya çok büyük bir oyuncudan mahrum kalırdı. Oyunculuk düşünenler böyle şeylere takılmasınlar, belki dünyaca ünlü sanatçı olacaktır, kimseyi bundan mahrum bırakmasınlar.

 

Sözü Önder beyle açtık, sayfayı da Damla hanımın cevaplarıyla kapatalım, kaçar saat, kaç ay veya yıl sürüyor eğitimler?

-Yazarlık eğitimi haricinde diğer eğitimlerimiz 8 ay sürüyor. 8 ayın sonunda bir katılım sertifikası veriyoruz. Devam etmek isteyenlere bir 8 ay daha eğitim veriyoruz, bu orta seviye. Yine devam etmek isteyenlere ileri seviye eğitimleri veriyoruz. Yani toplamda 2 senelik bir süreç, hepsini tamamlamak isteyenler için.

 

Haftada kaç gün, kaçar saat?

-Temel oyunculuk dersleri haftada 2 gün 4 saat. Haftada 4 saat kamera önü oyunculuk eğitimi var. Haftada bir gün 2 saat diksiyon eğitimi yine haftada bir gün 5 saat yazarlık eğitimi veriyoruz. 

 

Peki son olarak fiyatlar konusunda da konuşalım ve kapatalım.

-Dediğimiz gibi bizim öncelikli amacımız meslektaş kazanmak. Cast portföyümüze koyabileceğimiz partnerler edinebilmek. İnsanların ‘eğitim veriyoruz’ adı altında para tuzağı yerlere gidip umutlarını yitirmesini önlemek. O nedenle ders ücretlerini de minimum seviyede ele alıyoruz. Aylık ücretleriniz temel tiyatro eğitimi ve kamera önü oyunculuk eğitiminde 150 lira. Diksiyon ve yazarlık eğitimleri aylık 200 lira. Saate vurduğunuzda 10 lira seviyesinde. Yani bir çikolataya bile daha fazla para ödüyoruz. Madem son soruydu, velilere, anne babalara bir çağrı yapmadan kapanmasını istemiyorum, onlardan özellikle rica ediyorum, çocuklarınızın geleceği için onlara mutlaka ama mutlaka drama eğitimleri aldırın. Bunun faydasını çok göreceksiniz, çocuklar çok fayda görecek. Teşekkür ediyorum.

11917 defa okundu.

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER