SEN VARSAN SANAT VAR

Sen varsan sanat var

Kendisi için maddi kazancın ikinci planda olduğunu söyleyen Nurhan Deniz Dolgun, İzmit Sanat Merkezi’nin bir idealin sonunda ortaya çıktığını söyledi, “Sen varsan, sanat var sloganıyla öğrencilerimize sanat farkındalığını aşılıyoruz” dedi

Genişleyen kadrosuyla eğitim çalışmalarına hız veren İzmit Sanat Merkezi, öğrencilerine sertifika imkanı sunuyor. 

“Sen Varsan Sanat Var” sloganıyla eğitim faaliyetlerini sürdüren İzmit Sanat Merkezi, öğrenci ve velilerine farklı olanaklar sunuyor. Öğrencilerin sanatsal gelişimlerine ivme kazandıran sanat merkezi, alanında uzmanlık kazanmış eğitmenleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Standartlarını giderek arttıran eğitim kurumu, geleceğin sanat severlerini topluma kazandırmayı başardı. Dünyaca kabul görmüş öğretim teknikleriyle fark yaratan İzmit Sanat; bale, dans, tiyatro, kişisel gelişim ve müzik alanında eğitime devam ediyor.
İzmit Sanat Merkezi Kurucu Yöneticisi Nurhan Deniz Dolgun ile fark yaratan çalışmalarını gözlemledik.

 

Tiyatrodan baleye kadar pek çok farklı dersi bünyenizde barındırıyorsunuz. Öğrencileriniz tüm dersleri bir arada alabiliyor mu?

Her kursun eğitimini alabilirler ancak bu konuda, gelen öğrencilerimizin yaş grupları çok önemli. Buna özelikle dikkat ediyorum. Dört yaşını doldurmamış bir çocuğu bale eğitimine almak doğru değil. Aksi takdirde, yaşının kaldıramayacağı kadar büyük bir yük yüklemiş oluyorsunuz. Bu yönde ciddi bir karar aldım. Artık dört yaşını doldurmayan hiçbir öğrencimizi bale kursuna almıyoruz.

 

Verdiğiniz karar sonucu nasıl tepkiler aldınız?

Bale eğitimi veren pek çok farklı nokta var. “Diğerleri alıyor, siz neden almıyorsunuz?” diyerek sitem edenler oluyor. Ancak ben kararımın arkasındayım. Verdiğimiz karar çocuklarımız için. Bale oldukça disiplin gerektiren bir uğraş, o yaşta ki çocukları disipline etmek çok güç. Ne kadar yararlı olursa olsun, sıkılıyorlar eğlenmek istiyorlar. Bu da, giderek onları sanattan soğutuyor. Geriye sadece tatlı bir anı kalıyor.

 

Tüm eğitimler eş zamanlı mı başlıyor?

Öğrencilerimizi, kabiliyetlerine göre farklı sanat dallarına yönlendiriyoruz. Ama benim tercihim: birini oturtmadan diğerini başlatmamak.

Pek çok özel okulda bu eğitimler veriliyor. Öğrencilere ve velilere sunduğunuz hizmette nasıl bir farklılık var.
İzmit Sanat Merkezi, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kurum. Özel okullarda öğrenciler, sadece hoşça vakit geçirebilmek için çeşitli derslere katılıyor. Onlar için bir nefes alma imkanı… İki yıl devam ediyor ve bırakıyorlar. Kurumumuzda, öğrencilerimize bir sertifika alma imkanı sunuyoruz. Bu sertifikayla farklı kurslarda eğitmen olarak çalışabilirler. Aileler, bu oluşumu destekleyecekler, bir de üzerine para verecekler. Elbette, bunun bir karşılığı olmalı. Bir çocuğun geleceğini değiştirme imkanına sahip oluyorsunuz.

 

Aileler bunun farkında mı?

Bunu üzülerek söylüyorum fakat farkında değiller. Türkiye’de, yirmi yıldır aynı tarzda eğitim veren kurumlar var. İlk kayıt anıyla birlikte durumun farklılığını anlatıyoruz. Arada ki, farkı bilmek velilerin hakkı. Sadece, okulda ki eğitimin iyi olması yeterli değil, dışarıda verilen eğitimin de kaliteli olması gerekiyor.

 

Pek çok okulda, tiyatro, bale, drama gibi kurslar açılıyor. Buralarda verilen eğitim sizce ne kadar ciddi?

Tabi ki, ciddi olabilir. Gerçekten çok iyi eğitim veren okullar da var. Bu bir külfet ama çocuklarımızın geleceği için bu külfete katlanmak gerekiyor. MEB’in verdiği sertifikalar sadece Türkiye’de geçerli, velilere uluslararası alanda verilen sertifikaların da önemini anlatmak gerekiyor. Sonuçta, bizim için her şey maddiyat değil, bir idealimiz de var.

 

Nedir bu ideal?

Bu kurum sanatçı yetiştirmenin yanı sıra, aynı zamanda sanattan anlayan, kültür sahibi bir kitle de yetiştirmeyi amaçlıyor. Her müzik eğitimi alan öğrencimiz müzisyen olacak veya her bale eğitiminden geçen balerin olacak diye bir kriter yok. İyi bir takipçi de olabilirler. Kendilerine donanım katarak bu noktaya ulaşmaları gerekir. Günümüzde, her yönden kendinizi geliştirmek zorundasınız. Eskiden üniversite mezunu olmak pek çok kapıyı açardı ama şimdi yanında farklı alternatifler de kazanmak zorundayız. Kocaeli Üniversitesi’nden mezun olmak, tek başına bir şey ifade etmiyor. İş görüşmelerinde kendinizi ifade edebiliyor musunuz? Öğrencilerimiz, küçük yaşlardan sahneye çıkıyorlar, toplum karşısında kendini ifade edebilmeyi öğreniyorlar.

 

Okul yaşamının yanı sıra, burada kurslara devam etmek öğrencilerin derslerini nasıl etkiler? Ailelerin bu konuda çekinceleri var mı?

Bu tarz kaygılarla karşılaşıyoruz. Fakat burada verilen kurslar çocuklarımıza bir disiplin kazandırıyor. Hayatlarını bir çizgiye oturtmayı başarıyorlar. Sadece okul, ev ve dershane üçgeninde yaşayan öğrenciler daha savruk bir yapıya sahip. Yeterli ölçüde disiplin kazanamadıklarından okul hayatında da başarılı olamıyorlar. Çocuklarımızın bir meşgalesi olmalı. Bunu sadece sanat merkezimizde verilen kurslar için düşünmeyin, basketbol, futbol, yüzme gibi çeşitli sporlarla da ilgilenebilirler. 

 

3505 defa okundu.

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER