TAŞERON İŞÇİSİ DOLANDIRILDI

Taşeron işçisi dolandırıldı

SES Şube Başkanı Mustafa Yıldız, AKP'nin taşeron işçileri kadroya alma vaadini yerine getirmediğini söyleyerek, "AKP, 720 bin taşeron işçiyi dolandırdı. 1 Kasım seçimlerinde kadro vaat edilmişti, yerine getirilmedi" dedi

Bu hafta çalışma yaşamı ve sendikal anlamda örgütlenme sorunlarını değerlendiren Sağlık ve Sosyal Hizmetler Emekçileri Sendikası (SES) Şube Başkanı Mustafa Yıldız, sendika olarak önlerine hem diğer sendikalar tarafından hem de hükümet tarafından engeller konulduğunu söyleyerek, "Hükümet yandaşı Memur-Sen kadrolarını koyduğunuzda müthiş bir baskı oluyor. O baskıyla da bizim önümüze bir sürü engel çıkmış oluyor" dedi. İşçilerin de örgütlenme sürecinde 'elde olanlarla yetinme' modelinde olduklarını söyleyen Yıldız, bunun da örgütlenmeyi olumsuz etkilediğini belirtti, "Sana verilenle yetin, başkası daha kötü durumda. Şu an yaşadığımız toplum da bu insanlardan oluşuyor. O anlamda da örgütlenmek zor" ifadelerini kullandı.

Sendikalar arasındaki tartışmalarında örgütlenmeyi etkilediğini belirten Yıldız, "Emperyalizmin istekleri doğrultusunda ucuz işçilik yaratıldı. Emperyalizm her alanda korkunç bir oynuyor.  Biz de buna alanlarda birlikte cevap verebilecekken, iş sektörleri dağınık ve birbirine saldıran bir yapı var" dedi. Son olarak AKP'nin taşeron işçileri kadroya alma vaadini eleştiren Yıldız, AKP'nin bu vaadi yerine getirmediğini ve taşeron işçilerinin dolandırıldığını belirtti.

 

SES olarak örgütlenme çalışmaları nasıl gidiyor?

-Uzun süreli bir baskı altındayız çünkü, bizim sendikamıza üye olanlar Başbakanlık genelgesiyle iyice korkutuluyor. Genelgede şunu söylüyorlardı, KESK'e bağlı sendikalara üye olursanız, onların yaptığı eylemlere katılırsanız terör örgütü propagandasından işten atılacaksınız. 12 yıllık bir süreç, ondan öncesi de var tabii ama baskı süreci yaşadık. Buna rağmen kentte 500 civarı üyeye sahip bir sendikayız. Etkin bir sendikayız.

 

ÖNÜMÜZDE ENGELLER VAR

İşçi sendikaları mı memur sendikaları mı daha çok sorun yaşıyor?
-İşçi sendikalarında sorun daha çok. Çünkü taşeronlaştırma orada. Memur sendikalarında şöyle bir şey var, 4B'li bir dönem yaşadık biz. Oradan geçerken insanların içinde bir korku kaldı sanırım. Yoksa memurlarda sendikalaşma daha kolay. Ancak bütün idari kadrolara hükümet yandaşı Memur-Sen kadrolarını koyduğunuzda müthiş bir baskı oluyor. O baskıyla da bizim önümüze bir sürü engel çıkmış oluyor. Mesela benim önümde cumhurbaşkanına hakaretten davalar var.

 

Örgütlenme sürecinde işçi tarafından yaşanan sorunlar oluyor mu?
-Temelde insanın kendisini değerlendirme noktasında, eğer bir başkasıyla kendisini kıyaslarsa ki böyle bir ideoloji var ülkede. Başkasının yokluğundan kendisine pay çıkaran, iyilik hali çıkaran bir yaklaşım var. Bu çok sakat bir yaklaşım. Bu da herhalde eğitim sisteminin, yapılan toplum mühendisliğinin getirdiği bir şey. Daha iyi bir yaşam talebi insanlığı bu günlere getirdi. Ama bundan sonraki süreçte tam tersi yaşanıyor. İnsanların durup düşünmesi lazım. Ortaokul kitaplarında okumuştuk, Fatih'in önünü bir dilenci kesiyor, 'ey padişah biz seninle din kardeşi değil miyiz?' diyor. Fatih de 'öyleyiz' diyor. Dilenci ise 'ben fakirlik içerisindeyken sen zenginsin, bunu paylaşmamız gerekmez mi?' diyor. Düşünüyor Fatih 'evet' diyor ve yanındakilerden dilenciye bir sikke altın verilmesini istiyor. Ama dilenci beğenmiyor, 'senin dünyanın kadar malın var bunu mu veriyorsun' diyor. Fatih de 'Sus, diğer din kardeşlerimiz duyarsa bu da kalmaz sana' diyor. Şimdi bu yaratılmaya çalışılan toplumdaki insan modeli. Sana verilenle yetin, başkası daha kötü durumda. Şu an yaşadığımız toplum da bu insanlardan oluşuyor. O anlamda da örgütlenmek zor.

 

TAŞERON İŞÇİLER DOLANDIRILDI

Taşeron konusunda sağlık personeli mağdur olmuştu, geçen sene Umuttepe ve Derince'de de bu anlamda eylemler yapılmıştı. Şu an sektördeki durum nasıl?
- AKP, 720 bin taşeron işçiyi dolandırdı. 1 Kasım seçimlerinde verilen vaatler yerine gelmedi. Kadro vaat edilmişti. Kadronun altında yatan zorlama bizim eylemlerimizdi. 25 binden fazla açılıp kazanılan dava var. Mahkeme kararlarına uymak zorunda hükümet. AKP 720 bin kişiye kadro müjdesi verdi. Ama daha sonra ocak ayı geldi kadro yok, haziran ayında farklı bir şey dediler, özel istihdamla ilgili. Buna hazırlanıyorlar. Kendisi taşeron olan AKP hükümeti taşeronu ülkede bu hale getirdi. Vaatlerin içinin boş olması toplumsal bir patlamayı getirebilir, insanlar sabrediyor. Sorunlar çok ama bunları iletebilecek bir siyasal parti de yok.

 

Kiralık işçi yasasıyla özel istihdam büroları açıldı şimdi bir de...
- 25-30 yıl çalışmış birinin tüm hayali alacağı tazminat. 20 yıl önce bir işçi, memur tazminatıyla bir ev bir araba alabiliyordu. Herkes kendi kendine sorsun şimdi, şu anda bir ev alabilme şansı var mı? Özel istihdam bürosuyla, esnek çalışma olacak.Bunun birebir karşılığı da kimsenin emekli olamayacağıdır. Her şeyin önüne geçiyor. Öyle bir eğitim sistemi var ki 4+4+4'te. 4 yıldan sonra insanlar evlerinde de eğitim görebilecek. Zenginlerin ihtiyacını karşılamak için yapılan bir şey. Ne din ne imanla alakası yok. Sadece çocukların öğrenebileceği şeyler var.Emperyalizmin istekleri doğrultusunda ucuz işçilik yaratıldı. Emperyalizm her alanda korkunç bir oynuyor. Biz de buna alanlarda birlikte cevap verebilecekken, iş sektörleri dağınık ve birbirine saldıran bir yapı var. Kendi alanıma geçersem 100 milyonu geçmişti acil servise başvuranlar. AKP öncesinde sağlık kurumlarından memnuniyet yüzde 20'lerdeyken AKP hükümetiyle bu yanılmıyorsam yüzde 80'lere kadar çıktı. Ama şöyle bir şey var. Türkiye'de bir kişi bir yıl içerisinde 7 kez sağlık kurumlarına başvurmuş. OECD rakamlarına göre bu fazla. Bakan buna iyi diyor biz ise kötü. İnsanlar niye bu kadar çok hastaneye gidiyor. İnsanlar 7 kez hastaneye gidiyor çünkü tedavi olamıyorlar. Hastaneye ulaşım kolaylaştı ama sağlığa kavuşmak zorlaştı.

 

ÇOCUKLARINI BİLE DÜŞÜNMÜYORLAR

Kıdem tazminatı da gündemde şimdi, nasıl etki edecek sektörünüze?

-Aynı şekilde. Emekli olunamayacak, prim gün sayısını hiçbir zaman dolduramayacak. 'Yok canım yapmazlar o kadarını' dedikleri şeyleri AKP yapıyor. Devamlı hastanede kalması gereken personel var ama hastaneler 7'de açılır, temizlenir. Ondan sonraki süreçte bu insanlar 2 saat dinlenir. Sonrasında da gerekli olduklarına işlerine bakarlar. Tüccar kafalı idareciler, devlet memuruna aynı şeyi yapıyor, 'sen 8'de gel 6'da çık' diyor. Bunu şu an neredeyse bütün kurumlar da yapılıyor. Sağlıkta kalite sloganları var. Sağlıktaki kalitenin ölçüsü nedir? Daha çok hastaya bakmak mı? Hayır. İnsanlarla empati kurmalıyız evet ama ben mesela röntgen kısmında çalışıyor, radyonu fazla olan. Buna bir şey demezler ama 2 gün greve çıksak, 'Allah belanızı versin, randevumuz vardı' gibi. 9 günlük tatilde kimseye bir şey olmadı mı? Birbirimizle empati kurmalıyız, toplumun iyileşmesi böyle olabilir.
20 yılını doldurmuş hemşireleri emekli ediyorlarmış diye bir söylenti var. Bunu da soruyorlar ama senin çocuğun, kardeşin de var. Bırak yabancılarla empatiyi çocuğuyla empati kuramıyor millet. 3 milyon Suriyeli'den bahsediliyor. Bu toplumda milyonlarca işsiz var, sokağa çıkamıyorlar. Adamlar işe girme ihtimaliyle duruyor. AKP'den torpil yaptırmayı da işe giren var mıdır? Hepsine soruyorum ama yok diyor.

 

İşbirlikçi olan sendikalar yüzünden bu konumda diyebilir miyiz?
- Evet, AKP sendikasızlaştırmanın güzel yolunu buldu uyduruk sendika. Bir sürü var bunlardan. Mücadele eden sendikanın görüntüsü şudur; alandaysa, eylemdeyse ve grevdeyse sendika budur. Slogan atamayan, grev diyemeyen sendikalar var.

 

GEÇİŞ KARMAŞASI YAŞANDI

Sendikal olarak neler yapılması gerekiyor bundan sonra?
-Ben 20011'de memur oldum. SES'teyim, öncesinde Dev Sağlık-İş'teydim. Örgütlenme sekreterliğimde önce Kandıra sonra Darıca'ya sürüldüm. Halen sürgündeyim. Az olduğun müddetçe dersin ki onurlu insanlar yan yana durur. Bir de sürü var, bunlarda korku içerisindedir. Memur Sen açık olarak AKP sendikası, bundan önce şöyle bir yapısı vardı. Torpil bulursun, sendikacılıkla bağı olmayanlarla insanları özendirerek sendikalı yapma halleri vardı. Ama o da bitti, dağıtacak mevki, para ve iş kalmadı. Şimdi de sopa gösteßriyorlar. İnsanların üzerindeki korku şu, hatta ona mobbing diyelim, insanlara mobbing uygulanıyor. Memurların üç hakkı vardı; iş güvencesi, iş yeri güvencesi ve ücret güvencesi. Özal'la birlikte ücret güvencesi gitti. Bu olmadığı için demokrasinin kılıcı sallanıyor. İkincisi iş yeri güvencesinde memur bir yere taşınıp orada durabiliyordu ama şimdi o da yok kamu hastaneleri var. İstedikleri yere gerekli gördüğünde hastanelere gönderebilirdi. Geçiş süreci karmaşası yaşanıyor süreçte.

6797 defa okundu.

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER