TOKER: KENTİN İKTİDARI KYÖD OLACAK

Toker:  Kentin iktidarı KYÖD olacak

KYÖD Başkan Adayı Mehmet Toker’le derneğin dününü, bugününü ve içinde bulunduğu sıkıntılı durumu konuştuk. Toker, “KYÖD hak ettiği gibi yeniden kentin iktidarı ve belirleyicisi olacak” dedi

Kocaeli’nin en aktif derneklerinden biri olan KYÖD’te genel kurul 29 Mayıs’ta toplanacak. Şimdilik 2 ismin aday olduğu genel kurul için en güçlü isim Mehmet Toker.

Kocaeli Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’nda meclis başkanı olarak görev yapan Mehmet Toker’in meclis başkanlığı görevi KYÖD kongresiyle aynı gün sona erecek.

KSMMMO’nun 29 Mayıs’taki kongresinde yeniden aday olmayacağını duyuran Mehmet Toker, kurucuları arasında yer aldığı KYÖD’ün zor günler geçirdiğini düşünerek kolları sıvadı.

KYÖD’ün eski başkanlarıyla bir araya gelen, danışma kurulunda üyelere yapmak istediklerini anlatan Mehmet Toker, büyük ölçüde olur aldı.

Kocaeli’de sivil toplum kuruluşları arasında güçlü isimlerden biri olan Hakan Tanta’nın da desteklediği Toker’le KYÖD’ü konuştuk.

 

Mehmet Toker, KYÖD’e paraşütle inmedi elbette. KYÖD’ün kurucuları arasında yer alıyorsunuz. KYÖD sizin için en ifade ediyor?

-1994 yılında genel sekreter olarak görev aldım. 2 yıl boyunca genel sekreterlik yaptım. 1993 yılında 57 kişilik kurucu heyet arasındaydım. KYÖD’ü 1994-1996 yılları arasında inşa ettik. Tüzüğünü, yapılanmasını, çalışma gruplarını filan Nazmi Tirben’le ve yönetim kurulu üyeleriyle beraberce yazdık ettik. O çalışma gruplarında etik değerler yaratmaya çabaladık. Radyo kurmak için mücadele ettik. Vakıf kurduk. Bunlar hep 94-96 sürecinde oldu. Genç KYÖD’ü de o dönemde oluşturduk. Yüzlerce üniversite öğrencileriyle toplantılar yapıyordu o günlerde. Yepyeni bir tüzük yapılanması yaptık. Normal bir dernek tüzüğümüz yok.

 

KYÖD’te bir teamül var, daha önce yönetimlerde görev almayanların başkan adayı olmaması gibi. Özellikle son 3 dönemde sürekli yönetim içinden başkan adayı çıkıyor. Adaylığınız bu teamüle aykırı mı?

-Aslında KYÖD’ün böyle bir teamülü yok. Sadece 3 dönem üst üste bu durum ortaya çıktı. Aslında KYÖD’ün 2 teamülü var. Biri başkanların tek dönem aday olması. Bu 1994 yılından bu yana uygulanıyor. Hiçbir başkan ‘ben tekrar aday olmak istiyorum’ demedi. Diğeri ise 2 yılın kısa bir süre olması dolayısıyla yönetim içinden arkadaşların 2. kez, 3. kez aday olması. Bu, bir önceki yönetimin deneyimini ve yapmak istediklerini de bir sonraki döneme aktarmasını sağlıyor.  Hem yönetim bir sonraki dönemin planlayıcısı konumunda oluyor. Başkanlar kurulunu topluyor, genel kurulda gelecek projelerle ilgili görüş ve önerilerini sunuyor. Yönetim kurulu üyeleri genellikle kendilerinden sonraki dönemde de görev alabildi ancak bir şeyi eksik yaptık. KYÖD’ü yöneten organ, genel kurulda biz sadece seçim yaptık. 2 yıllık eylem planını, 2 yıllık yönetim sistemini, KYÖD’ün geleceğini konuşmadık, tartışmadık. Bununla ilgili kararlar almadık.

 

Bu eylem planının oluşması için sorumluluk yönetim kurullarına düşmüyor mu peki?

-Gayet tabi. Yönetim kurullarında görev yapan arkadaşların görev sürelerinin sonuna doğru bir hazırlık yapıp, 2 yıl içerisinde yapılması gerekenleri, yeni yönetimin izleyeceği yolu bir taslak halinde genel kurula getirmesi lazım. Ya da bunun öncesinde toplantılar yapması lazım. Eski başkanlarla, danışma kurullarıyla bir araya gelinmesi lazım. Önümüzdeki süreçte yapılacak olan işleri bu kurullarda belirleyip genel kurula getirmesi lazım. Biz bunu yapamadık hiçbir zaman. Bu da bir teamül olmalıydı ancak yapamadık. Ben ısrarla dile getirmeme rağmen insanlar geldi geçti. Önümüzdeki genel kurulda ben bunun yapılmasını istiyorum. 3 aydır da bunun için çalışıyorum.

 

3 ay önce aday olmaya mı karar verdi Mehmet Toker, yoksa birileri mi istedi adaylığını?

-Ben başkan adayı olayım diye yola çıkmadı. Ocak ayının sonunda kardeşim hastaydı. Beni Ufuk Pekmentol aradı. Ufuk da bizim kurucularımızdan. KYÖD emektarı bir dostumuz. ‘Siz neredesiniz? Bu KYÖD bitiyor. KYÖD iyice işlevsizleşti. Bu konuda bir görüşelim’ dedi. Ben kız kardeşimin rahatsızlığından bahsettim ve daha sonra konuşabileceğimizi söyledim. Aradan 10 gün geçti. Kardeşim vefat etti, defnettik. Bir iki gün içerisinde Ufuk Pekmentol’la görüştük. Biz KYÖD’ü kurduk, görevimizi yaptık. Ne zaman düdüğü çalsalar koşarak gidiyoruz, etkinliklerinden uzak kalmıyoruz. Fakat KYÖD’le ilgili bir endişe duymuyorduk. KYÖD zaten çağdaş, özgürlükçü, yenilikçi bir yapıdaydı. Bir de onu dertlenmememiz gerekiyordu. Yeniden KYÖD’e yoğunlaşmak için  bir neden görmüyordum.

 

Peki sonra ne oldu? Neden yeniden kolları sıvadınız?

-Ufuk’la konuştuğumuz zaman hayretler içerisine düştüm. Etkisizliğini görüyordum KYÖD’ün ama bunu genel olarak Türkiye’nin durumuna ve günümüzde sivil toplum örgütlerinin genel yapısına bağlıyorduk. Ufuk KYÖD’ün bugününü anlattı. Ben dehşete kapıldım ve hemen eski başkan Hakan Tanta’yı aradım. Süreçle ilgili bilgi istedim ve başkan Turgay Yılmaz’la görüşeceğimi söyledim. Hakan hep birlikte oturmayı teklif etti. Üçümüz KODOSK’ta bir araya geldik ve KYÖD’ü konuştuk. 3.5 saat oturduk konuştuk. 2.5 saate yakın Turgay’ı dinledik. KYÖD tam bir ağlama duvarı olmuş. Şikayet şikayet şikayet... Vakıfla dernek arasındaki sürtüşmeler halen devam ediyor. Gitmemiş. Dedik ki bu işe artık bir el verelim.

 

Bu anlattıklarınız şubat ayının başında oluyor. Bugüne kadar geçen süreçte neler yaşadınız?

-Turgay Yılmaz görüşmemizin ardından 3-4 gün süre istedi. Yönetim kuruluyla görüşeceğini söyledi. Ben de bir eylem planı hazırladım. Başar Değer’in adaylığı söz konusuydu. Başar Değer aday olsaydı onu destekleyecek ve bütün enerjimizi Başar için harcayacaktık. Başar çok iyi niyetli bir arkadaşımız. Daha sonra Turgay aradı ve yönetim kurulu içerisinden aday belirleyemediklerini, kimsenin aday olmadığını, Başar Değer’in de adaylığı kabul etmediğini söyledi. Bunun ardından KYÖD’ün sorunlarını tespit ettik ve eski başkanlarla bir toplantı gerçekleştirdik. Turgay eski başkanların bir araya geleceğini bile düşünmüyordu. Hepsini bir araya getirdik ve 2 toplantı gerçekleştirdik. Daha sonra bir danışma kurulu topladık.

 

KYÖD zor günler yaşıyor. Bu süreçte iki adaylı bir seçim derneği daha da zorlamaz mı?

-KYÖD bugün Kocaeli için çok önemli bir kurum. Kocaeli’de yer alan sivil toplum kuruluşlarının büyük bir bölümünün yönetimlerinde KYÖD üyeleri görev alıyor. Bütün kentle temas halindeyiz. Fakat bugün etkinliğini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Ben KYÖD’ün zor gününde yanında olmazsam ne zaman olacağım? Benim derdim başkanlık değil. Başar Değer aday olsaydı onu destekleyecektim fakat aday çıkmayınca bunu kendime bir görev bildim ve öne çıktım. Ben aday olduğumda kimse aday değildi. Yönetim kurulu üyesi olan karşımızdaki arkadaşımız da aday olmayacağını söylemişti. Fakat bugün bu tablo ortaya çıktı. Biz genel kurulumuzda bir seçim yarışı yaşamayacağız. KYÖD’ümüzü dirilteceğiz. Başkanlık gibi bir derdim olsaydı 25 yıl içerisinde elbette başkan adayı olur ve başkan seçilirdim. Benim derdim KYÖD ve KYÖD’ün geleceği. Başkanlar kurulu ve danışma kuruluyla görüştükten sonra irade oluştu ve adaylığım söz konusu oldu. Danışma kurulu toplantısından sonra basın toplantısı düzenleyerek adaylığımı duyurdum.

 

Başkan seçildikten sonra ilk işiniz ne olacak?

-İlk işimiz KYÖD’ü ayağa kaldırmak olacak. KYÖD silkelenecek ve eski günlerine dönecek. KYÖD’le birlikte bu kentin sivil iradesi de uykusundan uyanmış olacak. 2 yıllık eylem planımız var. 2016-2018 arasında uygulanacak bu plan ile 2018 yılında KYÖD çok uzun bir aradan sonra yeniden kentin iktidarı olacak. Bakın hatırlarsanız bu kentte yerel yönetimlerde kim olursa olsun KYÖD’ü dikkate almak zorundaydı. Kent yönetiminde KYÖD’ün de söz hakkı vardı. Biz sosyal yaşamı iyileştirmek ve sorunları çözmek için varız. 1947’de de 1993’te de vizyon ve misyonumuz buydu. Bu kenti kim yönetiyorsa biz göreve geldiğimizde onlarla buluşacağız. Ne onların yalakası ne de onların kör muhalifi olacağız. Biz bu kentte iktidar olmak için, Kocaelililer olarak kent sosyal yaşamına müdahale etmek için varız.

 

Mehmet Toker’in yönetiminde farklı siyasi görüşlerden isimler de olacak mı? Malum KYÖD yıllardır CHP’nin arka bahçesi olarak görülüyor...

-Bir kere yönetim kurulunda olacak arkadaşlarımızın ilk yapacakları iş bir KYÖD ceketi giymektir. Ben de öyle yapacağım. Siyaset yapmak isteyen gider siyasi parti ceketini giyer siyasetini yapar. KYÖD, özgür, bağımsız, tüzüğünde yazılı misyonuna sonuna kadar bağlı yöneticiler tarafından yönetilecek. Her siyasi partiye eşit mesafede olacak. İster iktidar olsun, ister muhalefet olsun bütün siyasi partilere bakış açısı eşit olacak. KYÖD bir siyasi hareket değil. KYÖD bir sivil toplum örgütü ve üretim merkezi. Bu şekilde davranacak bir yönetim oluşturacağız. Hiç kimsenin yok sayılmadığı, demokratik, çağdaş, özgür bir kent için KYÖD yönetiminde olacağız. Yönetimimiz 18 kişi olacak. 9 asil 9 yedek fakat yedekler de her toplantıya katılacak. Yöneticiler her şeyi yapan değil, yaptıran ve koordine eden olacak. 10 kişilik disiplin, 6 kişilik denetim organımızla birlikte toplam 34 kişilik, genel kurul tarafından görevlendirilen bir listemiz olacak. 1. sıradaki başkanla 18. sıradaki arkadaşımızın arasında karar alınırken hiçbir fark olmayacak. Biz 34 kişiyle de yetinmeyeceğiz, 723 KYÖD’lü arkadaşımızı kent hayatında aktif olan duyarlı birer yurttaş haline dönüştüreceğiz.

 

KYÖD’ün kentin merkezinde eşsiz deniz manzaralı bir sosyal tesisi var. Fakat bu tesis aktif işletilemiyor. Göreve gelince tesisle ilgili çalışmalarınız olacak mı?

-Benim duyduğum kadarıyla KYÖD’ün ciddi bir mali krizi var. 3 bin 500 lira kira verip o sosyal tesisten nasıl zarar edildiğini anlayabilmiş değilim. Orayı profesyonel bir işletmeciye verseniz ayda 30-40 bin lira kira alabilirsiniz. Üyelerinize indirim imkanını da sağlarsınız, hiçbir sorununuz kalmaz. Zarar edilecek bir şey yok. Hiç akla hayale sığmıyor bu. Fakat bunu görebiliyorsunuz. KYÖD’e gidiyorsunuz 2-3 masa var. Arkadaşlarla buluşalım diye gidiyorsunuz fakat bir yalnızlık var mekanda. 2 defa giden 3. defa gitmek istemiyor. İçi kararıyor. Biz sosyal tesisi aktif kullanmak için çabalayacağız. İlle alkol de şart değil. Sorun yaşanıyorsa bu konuda, ruhsat verilmiyorsa kafe yaparsınız. Güzel bir sanat evi yaparsınız. Orası yine kar eder. Üstelik kültür ve sanat konuşulan kentin ihtiyacı bir mekan haline gelir.

 

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Ben peygamberliğe soyunmuyorum. Elimde sihirli bir değnek yok. Ben sadece KYÖD’ün ayağa kalkabileceğine inanıyorum. 2 yıl boyunca derneğimizin neler yapıp yapamayacağını çok iyi biliyorum. Bana göre KYÖD’ün konuşacağı iş maddi sorunlar filan  değil. Konuşulan rakamlar 100 bin liralar, 200 bin liralar. Bunlar KYÖD için çok küçük rakamlar olmalı. Önümüzdeki yıl KYÖD’ün 70. yılı olacak. 70 yıllık KYÖD ayağa kalkmalı ve kent sorunlarına karşı yeri yerinden oynatabilmeli. 70 yıllık KYÖD her daim genç kalarak bu kentte çok büyük izler bıraktı. Bugünden sonra da eski gücüne kavuşacak ve yine yeniden kent genelinde aktif bir aktör olacaktır.

6559 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 11 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER