UZUN: BURASI ‘ORGANİZE SOYGUN BÖLGESİ’

Uzun: Burası ‘Organize Soygun Bölgesi’

Pazartesi Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu Ahmet Uzun’du. Tek bir soruya panel niteliğinde cevap veren Uzun kent muhalefetine adeta muhalefet dersi verdi. Uzun, “Kandıra Gıda İhtisas OSB, bir Organize Soygun Bölgesi’dir” dedi

Sohbet etmek, kent ve ülke sorunlarını konuşmak güzel. Fakat bazen tek bir soru bile peşinden uzun uzun cümleler, insanın içini sızlatan cevaplar getirebiliyor. Hal böyle olunca söyleşi bir anlamda panele, kentlilik dersine dönüşebiliyor. Bu hafta Pazartesi Sohbetleri’nde benzer bir durum ortaya çıktı. Ahmet Uzun’u ağırladık. Uzun, eski il genel meclisinin CHP’li üyesi idi. Biberoğlu köyünde çiftçilik yapan, Ahmet Uzun partili arkadaşları tarafından zaman zaman eleştirildi. CHP’nin kolejlerde okuyan, ‘iyi’ eğitim alan ‘kaliteli’ partilileri Ahmet Uzun’u hakir gördü ve Uzun, zaman içerisinde partiden uzaklaştırıldı.

 

BÖLGESİNE HİZMET ETTİ

Yerel seçimlerde meclis üyesi adayı olan, listeye giremeyince mahalle muhtarlığına aday olan Ahmet Uzun’un tek bir derdi vardı, bölgesine hizmet etmek... İl Genel Meclisi Üyesi olduğu dönemde köylerin ve köylünün sorunlarını meclise taşıdı. Dere sularının kimi sanayi kuruluşlarının peşkeş çekilmemesi için mücadele etti. Maşukiye Taşocağı’na, Dubai Port’a, İzmit Ovası’nın katledilmesine engel olmak için çabaladı. Mecliste üstlendiği görev kendi alanındaki sorunların çözümü için çalışmak olan Ahmet Uzun bu görevini yerine getirdi. Partisinde kıymeti bilinmeyen Ahmet Uzun’un en büyük mücadelesi ise KGİOSB’ye karşı idi.

 

 Ahmet Uzun öncülüğünde yüzlerce köylü, traktörleriyle birlikte OSB’nin kurulacağı alana gitmiş ve toprağın kalitesini göstermişti.

BÖLGEDE TALAN YAŞANACAK

KGİOSB, yani Kandıra Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi. Yemyeşil doğasıyla Kandıra’nın ciğerlerine inşa edilmesi kararlaştırılan KGİOSB’ye karşı bölgedeki köylüleri örgütleyen ve traktörlerle tarım arazilerine giderek büyük bir eylem ortaya koyan Ahmet Uzun, bölgeye dikkat çekmeyi başarmıştı. Kısa sürede başta TMMOB olmak üzere sivil toplum kuruluşları bölgede yaşanacak olan talanı fark etmiş ve bir anlamda Kandıra savunmasının yanında yer almıştı. Uzun süren eylemselliklerle birlikte bölge sakinlerinin mahkemeye başvurusu sonuç getirmiş, bölgeyi betona boğacak projenin yürütmesi durdurulmuştu. Bu karar geçtiğimiz gün bozuldu.

 

KANDIRA’YI NELER BEKLİYOR?

Danıştay tarafından bozulan yürütmeyi durdurma kararı sonrasında Ahmet Uzun’la buluştuk ve sorduk, “Kandıra’yı bugünden sonra neler bekliyor?” Bölgenin ilerleyen süreçte sanayi kuruluşlarının istilasına uğrayacağını ifade eden Ahmet Uzun, süreci başından itibaren anlattı. Kandıralının, İzmitlinin bu süreç içerisinde kaybettiğini ifade eden Ahmet Uzun şöyle konuştu: “Büyükşehir Belediyesi tarafından imar planlarında ilk olarak Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgesi ilan edilmiş burası. fakat daha sonra yapılan bir değişikle Gıda İhtisas ve Organize Sanayi Bölgesi olarak imar planı yeniden çizildi.

 

ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK

Bu alanlar daha önce Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanları tarafından Organize Tarım ve Hayvancılık alanı olarak görülmüştü. Şimdi buraya fabrika kurulmasının yanlış olduğu sadece bunla bile anlaşılıyor. Buraya OSB yapılması arazi gaspıdır. Bunlar kimi kişilere rant sağlamak için yapılıyor. Biz plansız sanayileşmeye karşıyız. Kandıra Gıda OSB’nin yer seçimi yanlıştır. İlk gün de bunu söylüyorduk. Bugün de bunu söylüyoruz. Başka diyecek sözümüz yok. Biz elimizden geleni yaptık bu sürece kadar. Özellikle muhalefet tarafından yalnız bırakıldık. Siyasi partiler sahip çıkmadı ve bugün bu noktaya geldik.

 

TÜRKİYE’NİN SAYILI BÖLGELERİNDEN

Kandıra’ya bağlı Topluca, Goncaaydın ve Üğümce köyleriyle birlikte pek çok bölgeyi olumsuz etkileyecek KGİOSB’ye biz başından beri karşı çıkıyoruz. Çünkü bölgede 1. sınıf tarım arazileri yer alıyor. Buradan alınan mahsul, Türkiye’nin sayılı tarım arazilerinden alınmıyor. Bizim 2010 yılında yaptığımız eylemler çok ses getirdi. O dönemin iktidardaki yetkili isimleri bizi şovmenlikle suçladı. Bizim tek bir amacımız vardı toprağın kalitesini herkese göstermek. Yüzlerce traktörle, OSB’nin yapılacağı alana gittik ve toprağı sürdük. Topraktan, çiftçilikten hiç anlamayanların bile bir bakışta kalitesini görebileceği bir toprak mevcut burada.

 

VERİMSİZ BÖLGELER VARKEN...

İşte böyle bir alanı OSB yapmak istiyorlar. Yanlarına parayı seven, sermayeyi seven, gücü seven birkaç şakşakçı bulmuşlar. Basında da kendilerini pazarlamaya çalışıyorlar. Bölgede istihdamın artacağını söylüyorlar. Yahu Koskoca Kocaeli’de, yüzlerce sanayi kuruluşu var iken Kandıra’nın gençleri işsiz kalıyorsa bu kimin kabahati? Kocaeli’deki bütün üretim tesislerinin işçi ihtiyacı doldu da yeni iş alanlarının yaratılması şart mı oldu? Diyelim ki öyle, bu yeni iş alanlarını taşlık, kayalık, verimsiz bölgelerde inşa etmek varken neden bu kadar verimli toprakları bizden istiyorlar?

 

ANKARA’DA İŞİ ÇÖZDÜLER

Bizim eylem sürecimiz epey ses getirdi. Daha sonra Mürsel Yayla arkadaşımız Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’ne başvurarak OSB’yle ilgili işlemlerin yürütmesinin durdurulmasını sağladı. 60 yatırımcı üyesi bulunan KGİOSB’nin gücü karşısında biz köylüler yalnız kaldık. Hukuki süreç işledi. Bilirkişi raporları bile bölge seçiminin yanlış olduğunu söylüyordu. Ancak çok büyük, çok güçlü işadamları Ankara’da işi çözmüş olacak ki OSB, Danıştay’a konuyla ilgili itiraz etti ve OSB’nin itirazını Danıştay 6. ve 10. daireleri müşterek olarak değerlendirdi. Müşterek kararla yerel mahkemenin kararı bozuldu ve OSB faaliyetlerinin önü açıldı.

 

YILDA 3 HASAT YAPAN VAR

Bu süreçten sonra bizim elimizden ne gelebilir ki? Muhalefet partilileri köylüyü yalnız bıraktı. Onlar da sanayicilerin karşısına dikilip, ‘biz burayı istemiyoruz’ diyemiyorlar. Korkuyorlar. Köylü yalnız başına verdiği mücadelesini 6 yıl sürdürebildi. 2010 yılında başlattığımız mücadele süreci, Danıştay’ın kararıyla birlikte büyük yara aldı. Şimdi burada binlerce aile tarımla geçiniyor. Dedik ya verimli tarım arazileri... Burada yılda 3 hasat yapan çiftçiler var. Siz çıkıyorsunuz, 8 bin kişi istihdam edilecek diyerek bölgeyi fabrikalara yığacağınızı söylüyorsunuz. Bu fabrikaların ne kadar çevre dostu olduğu da aşikar.

 

OSB KURULUNCA GÖÇ GELECEK

Burada 8 bin insan çalışacak diyorlar. Bu çevrede yaklaşık 100 köy var. Köylerde 4 bin insan yaşıyor. Çevredeki toplam nüfus 50 bin. Yapılacak OSB’lerde uzman insanlar çalıştırılacak deniyor. Soruyorum bu köylerde ne kadar uzman var? Meslek lisesi kurup sorunu çözeceğiz diyorlar fakat Türkiye’de onca meslek lisesi olmasına karşı hala kalifiye eleman sıkıntısı var. OSB kurulması halinde buraya göç gelecek. İşçiler ise köylülerden değil bu göç edenlerden alınacak. Eskiden köylerde köylüler, çiftçiliğin her alanında geçim sağlıyordu. Şimdi köylülerimiz kendi alanlarında çalışamayacaklar. Üstelik o alanda da iş bulabilecekleri meçhul.

 

ARAZİLERİN YÜZDE 60’I EL DEĞİŞTİRDİ

Bu fabrikaya bölgeye yapıldığında her gün yüzlerce kamyon Kandıra’ya girip çıkacak. Hiçbir şey etkilemese bölgeyi o araçların egzozları etkileyecek. Bölge halkı 2006 yılında KGİOSB’nin başlangıç sürecinde elindeki arsaları ekip biçiyor. Şimdi yine bölgede ekim devam ediyor ancak arazilerin yüze 60’ı el değiştirmiş durumda. Üstelik öyle paralara satın aldılar ki dışardan gelenler arsaları adeta bir soygun yaşandı. Bu sebeple ben o bölgeye Organize Soygun Bölgesi diyorum. Vatandaşın elindeki arsalara yok pahasına aldılar ve şimdi OSB kurulana kadar ekmelerine izin veriyorlar.

 

EMLAKÇILAR PEŞİ SIRA AÇILIYOR

OSB kurulduktan sonra oradaki yerel halk ne yapacak? İzmit’te, Gebze’de, Dilovası’nda çiftçi bırakmadılar. Sanayi giderek genişliyor. Kent adeta bir OSB çöplüğüne döndü. Onlarca OSB içerisinde bir de el değmemiş Kandıra’ya göz dikmeleri çok üzücü. Bir siyasetçimiz Kandıra toprağı bir paket sigara fiyatına demişti vakti zamanında biz o zaman işe uyanamadık. Adeta bölgemizi işaret etmiş ve buradan arsa alın demiş. Şimdi Kandıra’da peşi sıra emlakçı açıldı. Yol kenarında yüzlerce emlak ofisi var. Adeta Kandıralı’nın kanını emmeye gelmiş durumdalar.

 

BU DURUM İÇLER ACISI

Cumartesi pazarında, köylü pazarlarında bizim kardeşlerimiz ürünlerini satıyordu. Siz şimdi bu çiftçinin gelirini elinden alıyorsunuz. Bu çiftçiye istihdam deseniz ne olur, demeseniz ne olur? Bir oyun edip 1. sınıf tarım arazilerini 3. sınıf gösterdiniz. Üreten insanların elindekileri aldınız, alacaksınız. Peki sonra ne olacak? Kim kaybedecek? Bu insanları alıp fabrikaya işçi olarak mı götüreceksiniz? Türkiye’de bile örneği zor görülür bir durum bu. Üreten çiftçinin arazilerini alıp onları sanayide işçi olmaya mecbur bırakacaklar. Bu durum içler acısı. Bizim bu gördüğümüzü başkaları nasıl göremiyor anlamakta güçlük çekiyorum.

 

BÖLGENİN DENGESİNİ BOZDU

Maalesef ilerleyen süreçte hep birlikte göreceğiz. Üretim yapan, ülkeyi bir anlamda ayakta tutan Kandıralı çiftçiler bir süre sonra halde hamallık yapıyor olacak. Şimdi izaleyişuyula yani ortaklığın giderilmesiyle arsalar satılıyor. Kardeşlerden ya da arsadaki hak sahiplerinden bir tanesinin paraya ihtiyacı oluyor ve ortaklıktan çıkmak istiyor. İşte orada ihaleye giren paralı isimler bu arsaları alıyor. Bu durum bölge halkını da birbirine düşürdü. Ramazan Bayramı’nı geride bıraktık. Pek çok ailede kardeşler, akrabalar birbirleriyle görüşmedi bile. KGİOSB bölgenin bütün dengesini bozmuş durumda.

 

ÇOK HİSSEDARLARI VAR

Buranın seçilmesinin temel amacı bu bölgenin kadastrosunun eski olmasıdır. Buradaki tarlalarda çok sayıda hissedar vardır. Tarlaları satın almak kolaydır çünkü hak iddia edenlerin sayısı çoktur. Hak iddia eden çok olunca da basit bir ortaklığın giderilmesi davasıyla bölgedeki arsa sorununu halletmiş oluyorlar. Bugün arazilerin yüzde 60’ı Kandıralıların elinden çıkmış durumda. İlerleyen süreçte bu rakam daha da artacak. Kandıralı sadece evinin önünde birkaç metrekare bahçeye sahip olabilecek. O bahçe bile lüks aslında. 1950’lili yıllarda İzmit’e sanayinin ilk geldiği zamanları düşünün. Kandıra için de bu OSB bir milat olacak aslında. 50 yıl sonra göç ve kentleşme artacak. Kandıra’yı da kaybetmiş olacağız.

 

OSB HEYETİNDE CEMAATÇİLER

Son olarak benim anlayamadığım bir şeyi dile getirmek istiyorum. AKP iktidarı Fethullah Gülen Cemaati’yle mücadele ettiğini söylüyor. Bu Kandıra Gıda İhtisas OSB’ye bakınca aslında mücadelenin göstermelik olduğu anlaşılıyor. Kocaeli’de cemaat konusunda en önde giden isimler şu anda bu OSB’nin mütevelli heyetinde yer alıyor. Bir hatırlayın hangi isimlerin burada olduğunu. Bu OSB bir anlamda cemaatin de eline güç katmış olacak. Daha önce kapı kapı dolaşıp kurbanlık parası isteyen kimi iş adamları bu bölgeyle daha da güçlenecek. Afrika’da gezmedik ülke, yardım etmedik okul bırakmayan bu işadamları sanmayın ki bundan sonra da bu yoldan vazgeçecek.

 

KANDIRA’YI KAYBEDİYORUZ

Şimdi koskoca bir OSB’ye sahip olacaklar. Bu OSB’den gelen gelir de ben öyle sanıyorum ki cemaatin kasasına akacak. Peki buna nasıl izin veriliyor? Hadi Kandıra’yı düşünmüyorlar, köylüyü düşünmüyorlar, doğayı ve çevreyi düşünmüyorlar, kendi itibarlarını da mı hiç düşünmüyorlar? Bir yandan medyada ‘ben cemaate savaş açtım’ diye nara atacaksın, öteki taraftan cemaatçilerin bayraktarı olduğu bu OSB’ye onay vereceksin. Gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum. Bugün biz İzmit Ovası’nı kaybettik. Şimdi de Kandıra’yı kaybediyoruz. Fakat elimizden bir şey gelmiyor. Yalnız bırakıldık.”

 

Danıştay 6. Dairesi; 2016/859 sayılı kararı;

Yer seçimi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararda hukuka isabet görülmemiştir. İdare Mahkemesi kararındaki bilirkişi raporu hükme esas alınarak verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Anılan nedenlerle Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin 9.7.2015 tarih ve 2015/830 Sayılı kararının bozulmasına.

7185 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 4 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER