YA EN İYİSİNİ YAPACAĞIM, YA DA HİÇBİR ŞEY

Ya en iyisini yapacağım, ya da hiçbir şey

Kariyerinde kısa bir süre içinde önemli başarılara imza atan avukat Ayşe Gürkan, iş yaşamı ile ilgili kırmızıçizgilerini bizlerle paylaştı

Avukat Ayşe Gürkan, iş dünyası ile ilgili yaptığımız röportajlarımızın ilk durağı…

Gürkan’la Dolphin İş Merkezi’nde yer alan ofisinde bir araya geldik.

Kariyerinde, kıza bir zaman zarfında bilinen ve saygı duyulan bir avukat olmayı başarmış.

Muhatabıyla kurduğu güçlü ve sağlıklı iletişim dikkat çekiyor. Başarılı bir iş kadını, iş yaşamının dışında sosyal yaşamda da faal olmaya özen gösteriyor.

Çocukluğunda başlayan tenis tutkusunu aldığı ödüllerle taçlandırmış. Sade fakat beğeni toplayan bir şekilde dekore ettiği ofisi göz dolduruyor. Ayşe Gürkan ile geride bıraktığı süreci ve geleceğe dair hedeflerini konuştuk.

 

İzmit’te mesleki başarılınız ve sosyal aktivitelerinizle ön plana çıkıyorsunuz. Fakat, tanımayanlar için kendinizden bahseder misiniz?

İlk ve orta eğitimimi İzmit’te tamamladım. Annem ve babam Seka Kağıt Fabrikası’ndan emekli. Çocukluğum lojmanlarda geçti. Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirerek iş yaşamına adım attım. Mesleğime güzel bir giriş yapmak istiyordum. Bu nedenle eski baro başkanı Fahri Örengül’ün yanında stajımı tamamladım. 2010 yılında avukatlık ruhsatımı aldıktan sonra, birlikte çalışmaya devam ettik. Beraber yoğun bir çalışma dönemini geride bıraktık.

 

Mesleğe atılan ilk adım her zaman çok önemlidir. Fahri Bey ile çalışmak size nasıl bir değer kattı?

Sadece kariyer açısından değil, aynı zamanda yaşamın her alanında ilkler her zaman önemlidir. Fahri Bey ile çalıştığım dönem oldukça faydalı oldu. Mesleki anlamda bana değer kattığını düşünüyorum. Müvekkillerimle kurduğum iletişim ve iş yaşamında benimsediğim kırmızıçizgilerin bu dönemde şekillendiğini düşünüyorum. Her zaman şeffaf, disiplinli olmayı Fahri Bey’den öğrendim. İnandığım ilkelerden asla taviz verilmemesi gerektiğini ilke edindim. Eğer, bugün başarılı bir avukat olarak görülüyorsam, bunda o dönemin etkisi büyüktür.

 

Biraz da, müvekkillerinizle aranızdaki iletişimden bahsedelim.  Müvekkilleriniz neden sizi tercih ediyor?

Avukatlık saygın bir meslek.Ben üstlendiğim sorumluluğun farkındayım. Çalışmalarımı bu bilinçle yürütüyorum. Her zaman şeffaf olmaya özen gösteriyorum. Müvekkillerimi kandırmıyorum. Onlara karşı dürüstüm. Ofisime gelen kişileri dinliyorum, sorunlarını öğreniyorum ve onlara izlenmesi gereken hukuki süreci anlatıyorum. Eğer çeşitli sorunlarla karşılaşma ihtimalimiz varsa, bunların da altını çiziyorum. Böylece, belirlenen doğrultuda hareket ediyoruz. Disiplini elden bırakmıyorum. Her daim etkin ve verimli olmak zorundayım. Ya en iyisini yapacağım, ya da hiçbir şey. Sonuçta üstlendiğimiz görevi layıkıyla yerine getirmemiz gerekiyor.

 

Kariyerinizde kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz? Avukatlığa ilk başladığınız günden bu yana istediğiniz seviyeye ulaştığınızı düşünüyor musunuz?

Mesleğime başlarken zihnimde şekillendirdiğim hedeflerimin birçoğunu gerçekleştirdim. Elbette, altı yıl kısa bir zaman ve daha kat edecek çok mesafe var. Ama  geriye dönüp baktığımda, bu altı yıllık süreyi oldukça verimli bir şekilde değerlendirdiğimi düşünüyorum.

 

İlerleyen süreçte sizi nerede göreceğiz?

Yegane amacım Avukat Ayşe Gürkan olarak hafızalarda yer alabilmek. Mesleki unvanımı ön plana çıkararak faaliyetlerimi sürdürmek. Hukuk dünyasında tercih edilmeye devam etmek. Önümüzde ki beş yıl içinde farklı projelere de imza atmak istiyorum. Şimdiye kadar hep İzmit’te yaşadım.  İzmit’te çalıştım. Ancak, farklı şehirlerde de çalışmak istiyorum. Gelecekte, İstanbul’da da başarılı işler yapmak istiyorum.

 

Daha önce başka bir hukuk bürosunda çalışıyordunuz, şimdi kendi ofisinizde yolunuza devam ediyorsunuz. Kendine ait bir ofiste çalışmakla ayrı bir büroda çalışmak arasında nasıl bir fark var?

Başka bir ismin çatısı altında çalıştığınızda, belirli kısıtlamalar oluyor. Yeterince özgür davranamıyorsunuz. Sonuçta, bir kişiyi temsil ediyorsunuz. Ve faaliyetlerinizi buna göre biçimlendirmek zorunda kalıyorsunuz. Ben hayatın her alanında olduğu gibi yaptığım işte de özgürlüğüme düşkün bir insanım. Burada kendi ofisimi açmak benim için bir kazanç oldu diyebilirim. Bir avukat olarak müvekkillerimle ilişkilerim belirli bir potansiyele ulaşınca böyle bir karar verdim. Özgür olmak beni mutlu ediyor.

 

Altı yıllık bir kariyer ve önemli bir başarı… Şu an, sizin gibi başarılı avukatlara özenen bir sürü öğrenci var. İş yaşamına başlayacak olan hukuk fakültesi öğrencilerine ne tavsiye edersiniz?

Önce azim ve kararlılık… Yaptığınız işi her zaman ciddiye almalısınız. Günümüzde, yeni mezunların kafasındaki algıya baktığımızda yanlış bir tabloyla karşılaşıyoruz. Bazı öğrenciler mezun olduğu gibi en güzel yerlerde çalışmayı hayal ediyor, en güzel konumlarda olmak istiyor. Bir çırağın ustalaşması her zaman vakit alır. Ben staj yaptığım dönemde, adliye koridorlarında ‘ayak işi’ olarak görülen işleri de yaptım. Ama, bunu severek, isteyerek, bir şeyler öğrenebilmek adına yaptım. Hiçte pişman değilim. Eğer işin temelini bilmiyorsanız asla başarılı olamazsınız.

 

İş yaşamınız hakkında verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler. Biraz da, tenis tutkunuzdan bahsedelim. Tenise merakınız nasıl başladı?

Her zaman tenise merakım vardı. Daha önce de tenis oynamak için girişimlerim oldu ancak çeşitli nedenlerle sağlıklı bir şekilde sürdüremedim. Yoğun iş temposundan uzaklaşmam gerekiyordu. Tenis bir özgürlük alanı. Her spor gibi kuralları var elbette ama oyun esnasında pek çok şeyi kendiniz belirleyebiliyorsunuz. Benimle aynı hobileri paylaşan arkadaşlarımızla çeşitli müsabakaları takip ediyoruz. Yakında bazı turnuvalara katılma gibi bir düşüncemiz var.

Şimdiye kadar tenis turnuvalarında çeşitli ödüller aldım. Fakat tenis, uzun soluklu ve emek isteyen bir spor. İstenilen noktada olabilmek için oynamaya devam edeceğim. Haftanın iki günü tenis oynuyorum.

 

Son olarak eklemek istediğiniz bir nokta var mı?           

Bu söyleşiyi gerçekleştirdiğimiz için teşekkür ederim. Bu röportajı yapmaktan keyif aldığımı söyleyebilirim. Beni başarılı bir avukat olarak görüyorsanız ne mutlu bana.

7241 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 1 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER