YOK OLMANIN EŞİĞİNDEKİ GÜZELLİK; TEKSEN!..

Yok olmanın eşiğindeki güzellik; TEKSEN!..

Kandıra’ya bağlı Teksen Köyü, İstanbul’a içme suyu verilebilmesi için yapılacak baraj nedeniyle sular altında kalmaya aday. Böylesine bir güzellik yok olmanın eşiğinde

Anlamak zor değil mi!

“Hem güzellik diyorsunuz, hem de yok olacağından söz ediyorsunuz” diye bir soru gelebilir aklınıza.

Ne yazık ki öyle, ne yazık ki doğru. Bölgemizdeki köylerin en güzellerinden biri gerçekten de yok olmanın eşiğinde. Artvin’in Sirya’sı gibi, Kandıra’nın Teksen’i de sular altında kalmaya aday. İstanbul’un su gereksinimi için 700 yıllık bir geçmiş gitti gider…

Daha önceleri defalarca gitmiştim. Dostlarım, arkadaşlarım vardı Teksen’de. İzmit gibi deniz kenarı bir kentte, deniz kıyısında tek bir bira içebileceğiniz yer yokken, küçük, sevimli bir meyhanesi vardı o köyün. Aydın, ilerici, Atatürkçü, üretken insanları vardı. Böyle bir köyün yok olmasına gönlüm razı olmuyordu ve yol boyu bunu düşünüyordum…


Teksen ve çevre insanının baraja olan tepkisini görüyorsunuz.

 

AKÇAOVA GİRİŞİ

İzmit’ten yaklaşık olarak 45 km, Kandıra’ya 25 km uzaklıkta bir köy Teksen. Kandıra F Tipi Cezaevi’nin yanından sola giriyorsunuz, o yol sizi önce Akçaova’ ya götürüyor. Birkaç km sonrası da Teksen zaten. Köyün, bölgenin tepkilerini Akçaova girişinde görüyorsunuz. En görünür yerde kocaman bir bez pankart ve üstünde; “Büyük düşündük, bölgemizde baraj istemiyoruz” yazısı…

 


1929 doğumlu Sabri Şahin, baraj sonrası nereye gidebilecekleri kuşkusunu taşıyanlardan.

 

500 insan yaşıyor Teksen’de. Bu 500 insanın 400’ü seçmen. Okuma yazma oranı oldukça yüksek, üniversite okuyanların sayısı da oldukça fazla. Düşünebilen, sorabilen ve tartışabilen insanları var Teksen’in. 40 bin dönüm mülki hudutları, 5 bin dönüm tarım arazisi, 35 bin dönüm ormanı olan bir yer… Üç camisi ve kadrolu imamları var. Ne ki, birçok köyümüzde olduğu gibi, Teksen’in de öğrencileri taşımalı sistemle Akçaova’ya gidiyor eğitim için…

 


Teksenliler sosyal, konuksever insanlar. Bu aralar tek sıkıntıları köylerinin su altında kalacağı korkusu.

 

NE ÜRETİR

Köy kahvesinin önünde oturup çay içiyor, sohbet ediyoruz muhtar Ziyaattin Soykan ve köyün yaşlılarıyla. Fındık ürettiklerini söylüyorlar. Önemli geçim kaynaklarından biri de tavuk çiftlikleri. Teksen’de şu anda 28 tavuk çiftliği var. Ne ki, bu konuda sıkıntı da var. Üreticiler, baraj belirsizliği nedeniyle çiftliklerini büyütemediklerini söylüyorlar. İzin alamıyorlarmış sizin anlayacağınız.

 


Her yıl düzenledikleri festival alanı bu göletin çevresi.

 

Kapasite arttırımı yapamadıkları için, tavuk satan firmalar yeteri kadar piliç vermiyorlarmış. Bu da doğal olarak hem üretimi, hem de istihdamı etkiliyor. Barajın 2016 yatırım programına girmediği gibi bir söylenti de ayrı bir belirsizlik… Az da olsa arıcılık var köyde. Et ve süt ürünlerinden de gelirleri olduğunu söylüyor köy sakinleri.

 


Tavuk üretimi de yapılan Teksen’de ilk kez gördüğüm beyaz hindiler.

 

EN GENİŞ MEŞE ORMANI

Bir başka özelliği daha var Teksen’in; 1973 yılında kurulan Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Türkiye’nin ilklerinden biri. 1994 yılında ise yurt dışından hayvan getirmeye öncülük etmiş. Orman ürünleri var bir de. Çevrenin en geniş meşe ormanı Teksen’de. Bilinçli olarak kesim yapıldığı için sorun yaşanmıyor ve Antalya’ya kadar odun yollanıyor kamyonlarla.

 


Teksen’in geçim kaynaklarından biri meşe odunu.

 

Giderseniz görürsünüz, bölgenin en kaliteli odun kömürü de yine Teksen’de… Şöyle bir özetlemek gerekirse; uzun yıllar göç vermeyen Teksen, 2004 yılından sonra göç vermeye başlamış.

 


Kore Gazisi M. Emin Akcan ağabey de Teksen hakkında sıkıntılı olanlardan.

 

BİZ NEREYE GİDERİZ?

Yüzüne bakıp yaşını bulmaya çalışıyorum. 1929 doğumlu olduğunu, köyün en yaşlısı olduğunu söylüyor Sabri Şahin ağabey. Oturduğu yerde bastonuna dayanıyor ve sesi titreyerek; “Biz nereye gideriz” diyor bana. 700 yıllık geçmişi olan bir köyün en yaşlısı olan insanın sözleri içimi acıtıyor bir kez daha.

 


Teksen’in güzelim evlerinden bazıları, tam fotoğraflık.

 

Ben o hüznü yaşarken bir başka yaşlı geçiyor yanımızdan. O da 1931 doğumlu, Kore Gazisi M. Emin Akcan’mış. O da aynı hüzünle, aynı yakınmayı yapıyor;

“Biz nere gideriz!” Mareşal geliyor aklıma. Benim de yakından tanıdığım, Teksen Mezarlığı’nda uyuyan, asıl adı Bayram Aslan olan ve herkesin “Mareşal” olarak tanıdığı o güzel insanı düşünüyorum. Mahrukatçı Hasan, Tekaüt İsmail, Deli Hasan ve daha niceleri…

 


Muhtar Ziyaattin, yılların dostu Nezih ve köy sakinlerinden bir arkadaş, kaybolmak üzere olan köylerine yukarıdan bakıyorlar.

 

GİDİP GÖRMELİSİNİZ

Her yıl festival tarzı bir etkinlik düzenliyorlar Teksen’de. Köyün hemen yanındaki göletin çevresinde eğleniyorlar, kültürel etkinlikler gerçekleştiriyorlar. O sosyal yapı, köyde bir restorana kadar uzanıyor işte. “Kocaeli Karadeniz’e doğru büyüyor. Bu nedenle barajlarla kapatılmamalı bu alanlar” yorumunu yapan Muhtar Soykan ve yılların dostu Nezih’le birlikte Hisar Restoran’a gidip görüyoruz.

 


Hisar Restoran’a gitmeli, Kenan Ateş’in güzel mezeleriyle rakı içmelisiniz.

 

İşletmeci Ersöz Soykan’la tanışıyorum, uygun bir zamanda gelip rakısını içeceğime söz veriyorum. Aşçısı Kenan Ateş’ten övgüyle söz eden Soykan, her Cuma “Kandıra gecesi” düzenlediklerini, fasıllı muhabbetlerinin olduğunu söylüyor… Size gidip görmelisiniz diyorum ama ben hüzünle ayrılıyorum Teksen’den. O güzel köyün sular altında kalacağı, o güzel insanların darmadağınık olacağı düşüncesi iyice geriyor beni. Görün, fotoğraflar çekin ve sohbetler edin insanlarıyla. Bana her anlamda hak vereceksiniz…

 


Teksen’in ünlü çeşmesinden su dolduran güzelim köy çocukları.

28132 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 4 Yorum

DİĞER HABERLER

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Çıkarın kemerini, atın nezarete

Darbe dönemlerinde ve sıkıyönetim uygulamalarında meydanın ne zor günler geçirdiğini, “Doğruyu” yazsa bile nasıl suçlandığını hepimiz yaşadık

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

CHP’ye göre gündem yok... 2 haftada bir toplanacaklar..!

Ana muhalefet partisi CHP’nin il ve ilçe örgütlerinde çok sık sorun yaşanıyor

KOTO Allah’a emanet..!

KOTO Allah’a emanet..!

1800’lü yılların sonunda kurulan Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) kuşkusuz bu kentin bel kemiği

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

Özdağ soruları Yılmaz’ı terletti

KOTO Başkan Vekili Zihni Yılmaz, meclis toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başkan Murat Özdağ’ın tutukluluğu hakkındaki sorular Zihni Yılmaz’ı bir hayli terletti

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Adıgüzel, darbeyi lanetledi

Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Ömer Adıgüzel, 15 Temmuz’daki darbe girişimini lanetledi

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş mahkemesi yeniden başlıyor

Tüpraş ile Saski arasında uzun zamandır devam eden ve son olarak Ankara’ya gönderilen su kullanım davası yeniden Körfez’e geldi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER