CEZAEVİ MÜDÜRÜ CİNAYETİNDE İLK DURUŞMA

Cezaevi müdürü cinayetinde ilk duruşma

Geçtiğimiz yıl Yeşilova ışıklar mevkiinde uğradığı silahlı saldırı sonrasında öldürülen İsmet Aktürk’ün cinayet davasının görülmesine başlandı. Davada tutuklu sanıklar suçlamaları kabul etmedi

Daha çok çete suçlularının kaldığı Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi'nin müdürü, 2 çocuk babası İsmet Aktürk (50), geçtiğimiz yıl haziran ayında uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmüştü. Bilindiği gibi; Cezaevi müdürü Aktürk’ün içerisinde bulunduğu 06 BP 4679 plakalı resmi araç seyir halindeyken, Yeşilova ışıklar mevkiinde hemen peşinden gelen 34 KGZ 76 plakalı araçtaki kişiler tarafından silahlı saldırıya uğramıştı.

 

6 KİŞİ TUTUKLANDI

Zanlıların silahından çıkan dört kurşundan 3’ü vücuduna isabet eden cezaevi müdürü İsmet Aktürk, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hemen ameliyata alınmasına rağmen kurtarılamamıştı. Zanlılar kayıplara karışırken, terk ettikleri araç ise bir gün sonra olay yerine bir kilometre mesafede bulunmuştu. İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi tarafından başlatılan soruşturma kapsamında olayla ilgili olarak şuana kadar 6 kişi, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

 

AĞLAYARAK FENALAŞTI

Olayla ilgili açılan davanın ilk celsesi bugün Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Davaya tutuklu sanıklardan Şerafettin Dadaş, Özgür Tecer, Mehmet Ayhan, İdris Demirel ile Tuncer Sobacı, öldürülen İsmet Aktürk’ün eşi Gülay ve kızı Ayşegül katılırken; tutuklu sanık Mustafa Taştan ise rahatsızlığı nedeniyle katılmadı. Davanın görülmeye başladığı dakikalarda Gülay Aktürk gözyaşlarına boğularak fenalaşınca kızıyla birlikte davadan çıkmak zorunda kaldı.

 

KOCAELİ’YE GELMEDİM

Mahkemede ifade veren tutuklu sanık Tuncer Sobacı,  şunları söyledi: “Sanıklardan sadece Mehmet Ayhan ile Şerafettin Dadaş’ı tanırım. Bugüne kadar Kocaeli’ye gelmiş değilim, olayla hiçbir ilgim yok. Bu olaya adımın niçin karıştığını ben bilmiyorum. Suç tarihinde kendime ait bir telefon zaten mevcuttu ve açıktı. Aile büyüklerim telefon kullanmayı bilmediği için onların telefonu kapalı olabilir. Geçmişteki sabıkalarım, çocukluk dönemine ilişkindir. Hırsızlık suçlarım, iş yeri hırsızlığı ile ilgilidir. Bugüne kadar araba çalmış değilim. Olay günü sabahtan akşama kadar bir arkadaşımın iş yerindeydim. İş yeri Ankara, Keçiören Ufuktepe semtindedir. Suçsuzum.”

 

ANKARA’DAN GELDİM

Olayla ilgili bir bilgisinin olmadığını söyleyen tutuklu sanık Şerafettin Dadaş ise "Olayla ilgim yoktur, Özgür dışındakileri tanırım. Olaydan sonra ağır baskılara maruz kaldık, polisler bizi dövdüler, hakaret ettiler. Kocaeli'ye birkaç kez cezaevi ziyareti için geldim. Olay günü S.G.'yi ziyaret etmek amacıyla Ankara'dan 09:30 civarında yola çıktık, öğle saatlerinde Kandıra Cezaevi’ne geldik. Girişte bir savcının vurulduğu konuşuluyordu, ben ve M. N S. isimli arkadaş S. G.'yi ziyaret ettikten sonra saat 15.00 sıralarında Ankara'ya döndük” dedi.

 

PLAKAYI HATIRLAMIYORUM

Savunmasına devam eden Dadaş, “Olay günü ziyaret amacıyla birkaç araç Ankara'dan gelmişti. Ziyaret mahallinde cezaevi civarında birçok tanıdığımız bulunuyordu, Ankara’dan gelirken geldiğimiz aracın markasını, plakasını ve kimin kullandığını net olarak hatırlayamıyorum. Ancak araçta Menderes Yağmur vardı, olay günü de dayısının oğlu olan hükümlü Mustafa Taştan'l ziyaret etti" diye konuştu. Dadaş’ın ardından ise tutuklu sanık Özgür Tecer, savunmasını yaptı.

 

KENDİSİ DAVET ETTİ

Olay gününü ayrıntılı bir biçimde anlatan Tecer, şunları söyledi: "Ankara'da otoparkta çalışmakta olduğum sırada Mehmet Ayhan ile tanıştım. Olay gününden bir gün önce Kocaeli’ye cezaevinde yatan arkadaşını ziyarete gideceğini söyledi. Benimde kendisiyle gelebileceğimi söyledi. Hatırladığım kadarıyla önce Erhan, izin alabilirse Mustafa amca isimli bir kişiyi ziyaret edebileceğini söyledi. Aracı dönüşümlü kullanacaktık, saat 02.00 gibi yola çıktık. 06.30 civarında Kocaeli Kandıra yoluna geldik.

 

BORDO RENKLİ ARAÇ

Birkaç kez yolda tur atıp ziyaret saatinin gelmesini bekledik, ayrıca yol kenarında bulunan bir yerde çay içtik. Sanık Mehmet Ayhan arkadaşlarının geleceğini söyledi ama kimse gelmedi. Bir süre sonra Toyota marka, bordo renkli bir araba yanımızda durdu. Mehmet Ayhan 2-3 dakika araçtaki iki kişiyle konuştu, aracı da kendisi kullanıyordu. Biz cezaevi istikametine, Toyota araç ise diğer istikamete doğru yol aldı. Cezaevinin karşısındaki marketten sigara ve su aldık, İzmit'e doğru hareket ettik.

 

NEYİ BEKLİYORSUNUZ?

Tekrar Toyota araçla karşılaştık, yan yana durduk. Bu sırada araçtakilerden sanık İdris Demirel'i net olarak hatırlıyorum ancak sanık Tuncer Sobacı'yı tam olarak teşhis edemiyorum. Sanık Mehmet araçta bulunanlara "Ne yaptınız?" diye sorduğunda, “Saatin dolmasını bekliyoruz” dediler. Sanık Mehmet "Saat 8 neyi bekliyorsunuz?" şeklinde konuşunca tekrar devam ettiler. Biz çay içtik, tekrar döndüğümüzde bu iki şahsı yanlarında araç olmadığı halde yolda dikilirken gördük.

 

ALLAH UTANDIRMADI

Bizim araca bindiler, bu şahıslar telaşlıydı, birisinin elinde renkli poşet vardı. Mehmet Ayhan, “Ne yaptınız?” diye sorduğunda, gene hatırlayamadığım birisi “Hallettik, Allah utandırmadı” dedi ve aracı tarlaya attığını söyledi. Gene hatırlamadığım birisinin eli kanıyordu, bu şahıslar İstanbul’a gideceklerini söylediklerinden Gölcük terminaline yakın bir yerde onları bıraktık. Bu şahıslar “çok selam söyle, paramız biterse gönderin” gibi sözleri Mehmet Ayhan'a söyledi. Ben cezaevine giderken Mehmet Ayhan'a ısrarla ne olduğunu sorduğumda bana “Sen bir şey görmedin, bilmiyorsun, kimseye anlatma” dedi.

 

SÜREKLİ BENİ TEMBİHLEDİ

Cezaevi önünde bir kargaşa oldu, adam ölmüş gibi sözler söyleniyordu. Mehmet Ayhan kendi kendine adam ölmüş dedi ve tekrar cezaevinde herhangi bir ziyaret yapmadan Ankara istikametine doğru yola çıktık. Yolda Mehmet Ayhan beni tekrar uyardı, kimseye bir şey anlatmayacaksın, polis çevirirse Mustafa Amcayı ziyarete gittiğimizi ayrıca kendisinin şikayet amacıyla gittiğini söylememi tembih etti. Araç Ankara da 2 gün bende kaldı. Mehmet Ayhan tekrar ortalık karışık, bu iş şakaya gelmez, kimseye ağzını açma şeklinde sözler söyledikten sonra üzerinde aktif icraları olduğunu bildirerek aracı üzerime almamı istedi.

 

ORTALIKLARDA GÖRÜNME

Ben aracı üzerime aldıktan 10 gün sonra başkasına devrettik. Mehmet Ayhan uyarılarını sürdürdü. Operasyon yapacaklarını, polisler beni alırsa en fazla 3-4 tokat atıp bırakacaklarını söyledi. Mehmet Ayhan'ı görmek amacıyla kahvehaneye gittiğimde daha evvel bir kaç kez gördüğüm sanık Şerafettin ile karşılaştım. Mehmet Ayhan'ı sordum, kendisinden para alacağımı bildirdim. Şerafettin, Mehmet Ayhan'ın burada olmadığını söyledi. Mehmet Ayhan daha sonra bana bir kere 200, bir kere 400 TL para verdi, ortalıkta görünme dedi.

 

ÜZERLERİNİ DEĞİŞTİRDİLER

Ankara'ya geldiğimizde cezaevi müdürünün öldürüldüğünü öğrenince bu olayın Mehmet Ayhan ile ilgili olduğunu tahmin ettim. Birkaç kez kendisini aradım ancak ulaşamadım, daha sonraki karşılaşmalarımızda Mehmet Ayhan'a bu olaydan bahsetmedim. Toyota marka araçtaki İdris Demirel’i kesin olarak teşhis ediyorum ancak diğer sanık Tuncer Sobacı'yı teşhis edemiyorum. Ben hatırladığım kadarıyla uzun boylu şahsın elinde kan vardı ama yine de tam olarak emin değilim.  Bizim araca binen iki şahıs ellerindeki poşette bulunan giysileri çıkardılar, montlarım çıkartıp tişört giydiler ancak ben silah görmedim.  

 

ÖLDÜ MÜ DİYE SORDU

Mehmet Ayhan sorduğunda sanık İdris, camı açarak ateş etliğini söyledi. Ancak diğer esmer ve uzun boylu şahsın ne dediğini hatırlamıyorum. Kandıra yolunda kahvaltı salonunda sanık Mehmet Ayhan, orada bekleyen garsona “Bizimkiler gelmedi mi?” diye sordu, garson gelmediklerini söyledi. Mehmet Ayhan “Nereye ateş ettiğiniz?” diye sorunca 4-5 el bacaklarına doğru ateş edildiği söylendi.  Mehmet Ayhan “Öldü mü?” diye sorunca “Yok abi öldürmeye ateş etmedik” diye cevap verdiler ve aracı tarlaya bıraktıklarım söylediler.”

 

BANA İFTİRA ATIYOR

Sanık Özgür Tecer’in savunmasının ardından ifadesini veren tutuklu sanık Mehmet Ayhan, üzerine atılı hiçbir suçu kabul etmediğini söyledi. Ayhan, “Pavyon ve lokantalara sebze meyve satan bir insanım. Bu dönemde sanık Özgür’ü otoparkta çalışırken tanıdım. Kendisi garibandı yardımcı oldum ancak bu olayla ilgili söyledikleri tamamen yalandır, bizlere iftira atmaktadır. Bana emniyette ağır baskılar yaptılar, Özgür’ü konuştuğunu söylediler ancak ben tüm baskılara rağmen doğruyu söyledim. Bana jop sokacaklarını söylediler, buna rağmen kimseyi suçlamadım. Daha evvel cezaevinde bulunduğum dönemde zor durumdayken bir arkadaşımın aracılığıyla sanık Mustafa Taştan'ın yardımını gördüm. Cezaevinden çıktıktan sonra kendisini ziyaret etmek istedim, birkaç kez Kocaeli’ye geldim ancak izin alamadım" dedi.

 

KİMSEYİ ARABAYA ALMADIK

Ayhan, savunmasına şu ifadelerle devam etti: “Ankara’da Mustafa Taştan'ın yeğeni Menderes Yağmur ile iş konusunda bir anlaşmazlık yaşadım. Bu nedenle de Mustafa Taştan’ın avukatıyla görüşmek için Kocaeli’ye geldim. Yola çıkmadan gazinoda oturduğum sırada sarhoş olan Özgür bu durumu öğrenince ısrarla gelmek istedi. Kabul etmedim ancak çok ısrar etti, zaten sarhoştu, yolda da bir kaç kez kustu, ısrarlarına dayanamayarak gelmesini kabul ettim. Gece saat 04.00 civarında yola çıktık, cezaevine geldiğimizde avukatın gelmediğini öğrendik. Bu nedenle bir süre dolaştık ancak kahvaltı yapmadık, tekrar cezaevi yönüne geldiğimizde bir karmaşa oldu savcının vurulduğu söylendi. Kesinlikle yolda hiç kimseyi arabamıza almadık.

 

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Sanıklardan son savunmayı yapan İdris Demirel de suçlamaları kabul etmeyerek, "Özgür, yalan söylüyor. Yaptığı teşhisi ve ifadeyi kabul etmiyorum. Menderes Yağmur'u tanırım, ehliyeti olmadığı için Kocaeli'ye cezaevine ziyarete geldiğinde zaman zaman şoförlüğünü yapıyordum. Mustafa Taştan ile görüşme yaptım. Bu güne kadar Toyata marka araç kullanmadım. Olay yerinde bulunan aracın kapısında benim kanım niçin bulundu bilmiyorum. Olay tarihinden 1,5-2 yıl süreyle Kocaeli'ne gelmedim" dedi. Sanıkların ifadelerinin alınmasının ardından mahkeme Mustafa Taştan’ın rahatsızlığı nedeniyle telekonferans yöntemiyle ifadesinin alınmasına karar vererek duruşmayı 28 Temmuz’a erteledi.

18355 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 2 Yorum

DİĞER HABERLER

Körfez cinayetinin zanlısı tutuklandı

Körfez cinayetinin zanlısı tutuklandı

 Körfez Şemsettin Köyü’nde ortağını öldürdüğü iddia edilen Mehmet Korucuoğlu tutuklandı

Kiraladıkları araçla hırsızlık yaptılar

Kiraladıkları araçla hırsızlık yaptılar

Gölcük'te kiraladıkarı otomobille park halinde bulunan araçlardan hırsızlık yaptıkları iddia edilen 3 şüpheli polis ekiplerince gözaltına alındı.

Darbe fırsatçılarına darbe!

Darbe fırsatçılarına darbe!

Denizlerde sigara kaçakçılığı mücadelesi hız kesmeden devam ediyor Gümrük muhafaza ekipleri Kocaeli Evyap Limanı'na gelen bir konteynerde 450 bin paket kaçak sigara ele geçirdi

İşte yeni başsavcımız

İşte yeni başsavcımız

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine gelen isim belli oldu

Şehidimiz var!

Şehidimiz var!

Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'nde yapımı devam eden Silvan Barajı'na şantiyesine saldıran PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada Kocaelili asker şehit oldu

Ali Şahinli gözaltında

Ali Şahinli gözaltında

İlimizde bir dönem fırtınalar estiren eski il emniyet müdür yardımcısı Ali Şahinli, paralel yapı operasyonu kapsamında gözaltına alındı

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER