BURUN ESTETİĞİNDE BİLİNMEYENLER…

Burun estetiğinde bilinmeyenler…

Aile Konak Hastanesi Plastik, Rekonstrüktüf ve Estetik Cerrahi uzmanı Op. Dr. Abdullah Yıldırım, burun estetiği hakkında bilinmeyenleri anlattı

Burun yüzde ilk bakılan noktadır. Bu nedenle bir kişi hakkındaki ilk izlenim burundan edinilir. Bir insanın güzel ya da çirkin olduğu yönündeki ilk yorumu burnuna bakarak yapıyoruz. En çok çirkin, tuhaf burunlar nedeniyle insanlarla alay ediliyor, lakaplar takılıyor. İnsanın hoşlanmadığı, kendisini rahatsız eden bir görüntüyle her gün aynada karşı karşıya gelmesi çok zordur. Aile Konak Hastanesi Plastik, Rekonstrüktüf ve Estetik Cerrahi uzmanı Op. Dr. Abdullah Yıldırım, dünyada en çok yapılan estetik ameliyatlarda başı çeken Burun Ameliyatları konusunda bilgiler veriyor.

 

DOĞAL BİR SONUÇ

Güzel burun nasıl olmalıdır?

Yüzdeki oranların nasıl olması gerektiği konusu insanların hep kafasını yormuştur. Antik çağlardan bu yana ideal yüz oranlarıyla ilgili birçok formül ortaya konulmuştur. Özellikle Rönesans ressamları bu formülleri geliştirmiş ve eserlerinde kullanmışlardır. Ancak insanın yüzüne yakışan burunun ideal ölçülerde olması pek de gerekmemektedir. Güzel bir burun, kişinin yüzünün geri kalanıyla uyumlu olmalı, kişilik özelliklerini yansıtmalı, ailesel ve ırksal karakterini tamamen kaybetmemiş olmalıdır. Kişinin yüzüyle uyumsuz bir burun, çok güzel yapılmış bile olsa, yüze sonradan yapıştırılmış gibi durur. Tüm estetik cerrahi girişimlerinde olduğu gibi, rinoplastide de amaç, ameliyatlı görünüme yol açmamak, doğal bir sonuç elde etmek olmalıdır.

Erkek ve kadınlardaki estetik hedefler farklı mıdır?
Estetik cerrahlar kadınlarda, yüz şekline uyumlu olmak kaydıyla daha ince, düz ya da hafif kavisli inen, biraz kalkık burunlar elde etmeye çalışırlar. Ancak erkeklerde durum farklıdır. Bir burun ameliyatından sonra erkek hastada olabilecek en kötü sonuç feminizasyon, yani kadınsılaşmadır. Bu nedenle erkek burunlarının fazla küçültülmemesi gerekir. Burunların düz inmesi, hatta hafif kemerli olması, kalkık olmaması, burun ucunun çok inceltilmemesi gerekir.

 

HER YAŞTA YAPILABİLİR

Rinoplasti kimlere yapılır?

Burnunun görünümünden şikayetçi olan, gerçekçi istekleri olan ve sağlık durumu izin veren her hastaya rinoplasti işlemi yapılabilir. Ayrıca burundan nefes alıp vermekte güçlük çeken kişilerde de, hava yolu açılırken burun şekli değiştirilebilir.

Rinoplasti kaç yaşında yapılır?
18 yaşını doldurmuş her hastaya rinoplasti yapılabilir. Çok ciddi görüntü ya da solunum problemleri söz konusu olduğunda kızlarda 16 yaşında bile ameliyat yapılabilir. Erkeklerde kemik gelişimi daha geç tamamlandığından 18 yaş beklenir. Her estetik ameliyatta olduğu gibi hastaların belli bir duygusal olgunluğa kavuşmuş olmaları gerekir. Bu nedenle özel durumlar dışında 18 yaşından önce estetik ameliyat yapılmaz. Burun ameliyatlarının en çok yapıldığı yaşlar 18-25 arasıdır. İleri yaşlarda, özellikle 40 yaş sonrasında burun ameliyatları, cildin kalınlaşması ve elastikiyetini yitirmesi nedeniyle teknik açıdan daha zordur. 40 yaş üzerinde burun ameliyatı talep eden hastaların psikolojik açıdan iyi değerlendirilmeleri gerekir.

 

DUYGUSAL TARMVA SORGULANMALI

Hangi hastalar rinoplasti için uygun değildir?

Çok kalın ve yağlı cildi olan, kıkırdakları zayıf hastalar alınacak sonuçların çok iyi olamayacağı konusunda önceden uyarılmalıdır. İleri yaşlarda cilt kalınlaşıp elastikiyetini yitirdiğinden beklenen sonuçlar çok iyi olmayacaktır. Özellikle ileri yaşlardaki hastalar, yakın zamanda geçirilmiş bir duygusal travma varlığı konusunda iyi sorgulanmalıdır. Sevilen bir kişinin kaybı, boşanma gibi duygusal travmalar sonrası erken dönemde yapılacak estetik ameliyatlar, hastanın duygusal durumunu daha da kötüleştirebilir. Bu tür durumlarda önce bir psikiyatrik değerlendirmenin yapılması daha doğru olacaktır. Gerçekçi beklentileri olmayan, burnundaki şekil bozukluğunu abartan, bu şekil bozukluğu nedeniyle günlük yaşantısını sürdüremez hale gelen kişiler vücut dismorfik bozukluğu adı verilen bir psikiyatrik hastalık açısından değerlendirilmelidir. Bunlar dışında genel sağlık sorunları olan, kanama ve pıhtılaşma bozuklukları olan hastalarda, bu sorunlar düzeltilmeden rinoplasti işlemi yapılmaz.

 

ÖNCESİNDE SİGARA KESİLMELİ

Hastalar ameliyat öncesi nasıl değerlendirilir?

Her estetik ameliyatta olduğu gibi en önemli nokta, hekimin hastanın ne istediğini, hastanın da hekimin neler yapabileceğini anlamış olmasıdır. Bunun için hastaların beğendikleri burunların resimlerini getirmeleri faydalıdır. Ameliyat öncesi görüşmede hastanın fotoğrafları çekilir ve bilgisayar simülasyonlarıyla ameliyat sonrası görünümün nasıl olabileceği hastayla tartışılır. Hastanın solunum sorunu olup olmadığı değerlendirilir, gerekirse nazal endoskopla burun içerisi muayene edilir. Sinüs sorunu olduğu düşünülüyorsa ameliyat öncesi bilgisayarlı tomografiyle sinüsler değerlendirilir.

Ameliyat öncesinde neler yapılmalı, neler yapılmamalı?

Tüm ameliyatlarda olduğu gibi, rinoplasti ameliyatlarında da ameliyattan 3 hafta öncesinde aspirini ve sigarayı kesmek gerekmektedir. Son 1 haftada kanı sulandırabilecek ilaçlardan ve benzeri maddelerden uzak durmak gerekmektedir.
Kullanılmaması gerekeneler: Apranaks, Voltaren, Vermidon gibi ağrı kesiciler (ağrı kesici gerektiğinde Minoset, Novalgin kullanılabilir), Ginseng, ginko biloba, co-enzim Q gibi maddeler içeren multivitamin hapları, Yeşil çay, keten tohumu, kiraz sapı, domates çekirdeği bitkisel ürünler, tüm zayıflama ürünleri

 

BURUN TAMPONU KULLANILMAZ

Rinoplasti ameliyatları nasıl yapılır?

Rinoplasti işlemi sıklıkla burun altından yapılan bir kesiyle gerçekleştirilir. Burun derisi kaldırılır, kemik ve kıkırdaklar ortaya konulur. Kemer alınır, kıkırdaklar şekillendirilir, gereken yerlere kıkırdak yamaları konulur. Burun ucu şekillendirilir ve inceltilir. Burun kemikleri kırılarak burun çatısı kapatılır, taban daraltılır. Gerekiyorsa burun kanatları da daraltılır. Ameliyat sırasında hastanın hava yolunu tıkayan kemik ya da kıkırdak eğrilikleri varsa onlar da alınır. Rahat nefes alabilmesi için burnun orta çatısı desteklenir, iç burun kapağı onarılır. Burun etleri büyükse radyofrekans yardımıyla ya da cerrahi olarak küçültülür. Kesikler dikilir, burunun üzerine kağıt flasterler ve plastik bir alçı konulur.

Rinoplasti sonrasında burun tamponu kullanılır mı?

Çok özel durumlar dışında burun tamponu kullanılmaz. Eğer septuma yönelik ciddi bir işlem yapılmışsa burun içerisine ince silikonlar konulabilir. Tampon ameliyat sonrası ağrının ve rahatsızlığın en önemli sebebidir. Durduğu sürece nefes alıp vermeye engel olur, çıkartılması ağrılıdır ve çıkarılırken kanamalara neden olabilir. Tampon kullanılmaması hasta konforunu çok yükseltir.

 

1 YIL SONRA

Rinoplasti ameliyatı sonrasında neler yaşanır?

Hastalar genellikle aynı gün evlerine gönderilir. İlk 2 gün şişme, morarma ve burundan kan sızıntısı olabilir. Bunu azaltmak için erken dönemde mutlaka buz uygulaması yapıyoruz. Tampon olmamasına rağmen hastalar ilk günler rahat nefes alamazlar. Burun içerisine sıkılan tuzlu su ve dekonjestan spreylerle burun içi şişliği azaltılır ve birkaç gün sonra hava yolu açılır. Hastalar 2 gün sonra televizyon izleyebilir, kitap okuyabilir, dışarı çıkabilir. Altıncı gün alçı ve dikişler alınır. Alçı alındıktan sonra hasta işine dönebilir. Morluklar kaldıysa kapatıcı makyajlar yardımıyla bunlar gizlenebilir. Yaklaşık 3 hafta sonra şişlikler büyük oranda iner ve hastanın ameliyatlı görünümü geçer. Üç ayın sonunda şişlikler yüzde 80 oranında geçer, ancak burun gerçek görünümünü ancak 1 yılın sonunda alır. Hastaların ameliyat sonrası 3 hafta yüzlerine darbe alabilecekleri sporları yapmamaları, 3 ay boyunca güneşten korunmaları gerekir.

 

DOĞRU HEKİM SEÇİLMELİ

Rinoplasti ameliyatı sonrası ne tür sorunlar yaşanabilir?

Erken dönemde en sık karşılaşılan sorun kanamalardır ve bu nedenle bazen hastanın tekrar ameliyata alınması gerekebilir. Rinoplasti ameliyatları sonrasında geç dönemde hafif burun ucu asimetrilerinden burnun tamamen çökmesine kadar değişen çok çeşitli komplikasyonlar yaşanabilir. Bunlar dışında burnun aşırı oyulması, çok kaldırılması, çok kısaltılması, burun ucunun mandalla sıkılmış gibi çok sivrileştirilmesi, nefes alamama gibi sorunlarla da sık karşılaşılır. Bunları en aza indirmek için doğru hekim seçmeniz ve seçtiğiniz hekime isteklerinizi iyi ifade etmeniz çok önemlidir.

Rinoplasti sonrası burun düşmesi ne demektir?

Burun ucu düşük olan hastalarda, ameliyat sırasında yeterli destek oluşturulmazsa, şişlikler geçtikten sonra burun ucu tekrar aşağıya sarkar. Doğru yapılmış bir rinoplasti sonrasında bu tür sorunlarla karşılaşılmaz.

 

Aile Konak Hastanesi Plastik, Rekonstrüktüf ve Estetik Cerrahi uzmanı Op. Dr. Abdullah Yıldırım, burun estetiği hakkında bilgiler verdi.

2165 defa okundu.

DİĞER HABERLER

Kalp hastaları bu habere dikkat!

Kalp hastaları bu habere dikkat!

Türk Kardiyoloji Derneği Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Aydoğdu, bilinçsizce yapılan egzersizin kalp hastalarına faydadan çok zarar verebileceğini, kalp damar hastalarında başlangıçta yürüme, bisiklete binme, yüzme gibi egzersizler uygun olduğunu açıkladı. Kalp hastalarının tedavisinde sporun en az medikal tedavi kadar önemli olduğunu belirten Aydoğdu, hastaların spor yapmadan önce hekime danışarak yarar-zarar oranı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı

Çocuğunuzun karanlık korkusunu görmezden gelmeyin

Çocuğunuzun karanlık korkusunu görmezden gelmeyin

Çocukluk dönemi korkuların başında gelen ve çocukların ruh sağlığını derinden etkileyen karanlık korkusu ebeveyn tutumlarına bağlı olarak pekişiyor.  Korku sürecinin yönetimi konusunda Emsey Hospital’dan Psikiyatri Uzmanı Dr. Orhan Karaca aydınlatıcı açıklamalarda bulunuyor

Güneş çarpmasının kalkanı Bol su içmek

Güneş çarpmasının kalkanı Bol su içmek

Sıcak yaz günlerinde hemen hemen herkesin karşılaştığı sorunların başında güneş çarpması geliyor. Sıklıkla yaşanan ve halsizlik, bulantı, baş ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren güneş çarpmasına karşı, Waternet Sağlıklı Yaşam Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy uyarıyor: Vücut ağırlığınızın yüzde 20’sinden fazla sıvı kaybı hayati tehlike oluşturur. Su içmek için susamayı veya terlemeyi beklemeyin

Kanal tedavisi tarihe mi karışıyor?

Kanal tedavisi tarihe mi karışıyor?

Diş tedavileri arasında en çok korkulan kanal tedavisi tarihe mi karışıyor? Kanal tedavisine alternatif bir yöntem kullanılabilir mi? Harvard Üniversitesi’nin geliştirdiği yeni yöntem sayesinde diş sinir köklerine direkt müdahale edilmeyecek; dişteki hastalıklı doku kök hücreyle iyileştirilecek. Diş Hekimi Pertev Kökdemir, geliştirilen bu yeni yöntemin ileride klasik tedavi yöntemleri arasında yer alabileceğini belirtiyor.

Erkekler en fazla bunları istiyor

Erkekler en fazla bunları istiyor

Estetik cerrahi ve medikal uygulama talepleri erkekler tarafından her geçen yıl biraz daha artıyor. Erkeklerin istediği ise yeni versiyonları değil, yani radikal değişim yerine tazelenmiş, daha iyi iyi bir görünüm

Yaz geldi, çocuklarda ishallere dikkat!

Yaz geldi, çocuklarda ishallere dikkat!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte özellikle ebeveynleri korkutan problemlerden biri de ishaller oluyor

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER