ORUÇLUYKEN SİNİRE ENGEL OLABİLİRSİNİZ

Oruçluyken sinire engel olabilirsiniz

Emsey Hospital’dan Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Orhan Karaca yaz aylarında tutulan orucun psikolojimiz üzerindeki etkileriyle ilgili görüşlerini paylaştı

Yaz mevsimi, birçok kişinin özlemle beklediği ve motive olduğu dönemdir. Ancak, oruç tutulan Haziran ayının sıcak günlerinde, aç- susuz kalmak ve bunaltıcı havaların da etkisiyle, kişide terleme yoluyla oluşan su kaybı, gerginlik ve tahammülsüzlüğü daha da artırabiliyor. Yaz aylarında tutulan oruç, fiziksel yorgunluğun yanı sıra, psikolojimiz üzerindeki etkileriyle de dikkat çekiyor. Emsey Hospital’dan Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Orhan Karaca, konuyla ilgili görüşlerini paylaşıyor.

 

YAZ AYLARINDA ORUCUN NEDEN OLDUĞU SİNİRLİ RUH HALİNİ ENGELLEMEK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Yaz aylarında orucun neden olduğu sinirli ruh halini engellemek için öncelikle kişinin yeme, içme ve uyku düzenine özen göstermesi gerekir. Yani, kişinin iftar ve sahuru düzenli yapmaya özen göstererek oruç tutması, vücudun sistemini sarsmaması oldukça önem taşır. Sahur yapan kişilerde gece uykusunun bölünmesi ve kişinin günlük işlerine aynı saatte başlamak zorunda olması; yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon kaybına ek olarak, sinirliliği de beraberinde getirebilir. Bu durumu engellemek için, bir takım önlemler alınabilir.

Bu önlemler arasında; bu aya has gündüz şekerlemesi, akşam erken yatma, günlük yoğunluğu gözden geçirip orta ve uzun vadede yapılması, işleri zamana yayma, ekip çalışmasını ve yardımlaşmayı ön plana çıkarma yer alır. Kişinin tahammülsüzlük yaşamasındaki en önemli faktörlerden biri su kaybıdır. İftar ve sahur arasının kısa olması ve tokluk hissi nedeniyle su tüketiminin azalması, oruçlu geçirilen saatlerin uzun olması nedeniyle su kaybının artışı sinirlilik oluşturabilir. Bu nedenle, bu dönemde bol sıvı tüketilmelidir.

 

BİPOLAR BOZUKLUK, DEPRESYON GİBİ PSİKİYATRİK HASTALIKLARI OLANLARIN ORUÇ TUTMASINDA BİR SAKINCA VAR MIDIR?

Psikiyatrik tedavi gören hastalar, ilaçlarını aksatmamak kaydıyla oruç tutabilirler. Ancak lityum ve valproik asit etken maddeli ilaçlar başta olmak üzere, duygu durumunu dengeleyen ilaçları kullananlar sıvı kaybı nedeniyle ilaçların kanda göreceli olarak artması sorunuyla karşı karşıya kalabilirler. Bu nedenle, bu hastaların Ramazan ayından önceki günlük sıvı tüketimine sadık kalması ya da ilaçların düzeylerinin tekrar ayarlanması için doktorlarıyla iletişime geçmeleri gerekir. Bu hastalar için, hekime danışmak ve onayını almak kaydıyla, gündüz alınması gereken ilaçların sahurda alınabileceği söylenebilir.

Gün içinde bölünmüş dozlarda ilaç içilmesi gerektiğinde, bu doz ayarlama sahur ve iftara bölünebileceği gibi, doz azaltmak da mümkün olabilir. Bu ayarlamanın, hastanın hekimi tarafından ayarlanması gerekir. Kişiler bu ayarlamayı kendi başlarına yapmamaya özen göstermelidir. Çünkü psikiyatrik hastalıklar tekrarlama potansiyeline sahiptir.

 

ORUÇ TUTANLARDA SIKLIKLA GÖRÜLEN ZİHİNSEL YORGUNLUK ÖNLENEBİLİR

Uyku, yeme ve sıvı tüketimine özen göstererek oruç tutanlarda sıklıkla görülen zihinsel yorgunluğun üstesinden gelinebilir. Uyku azalması, kişinin trafikte dikkatinin dağılmasına ve trafik kazalarına yol açabileceği gibi iş kazalarına da neden olabilir. Bu nedenle, uyku ve yeme içme dengelerinin doğru kurulması, kişinin günlük hayatını aksatmaması açısından büyük önem taşır.

 

ORUÇ TUTAMAYAN KİŞİLERDE GÖRÜLEN SUÇLULUK DUYGUSUNUN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Hastalık gibi nedenlerle oruç tutamayanların dini açıdan sorumlu olmadıkları bilinmektedir. Çünkü, kişi elinde olmayan bedensel sorunları nedeniyle oruç tutamamaktadır. Yani, oruç tutmama kendi seçimi değil, bedenindeki sorunların oruç tutmaya izin vermemesi sonucu ortaya çıkmıştır. Kişiler, bu konuda bilgili olmayan insanların yorumlarına kulak vererek sağlığını tehlikeye atmamaya özen göstermelidir. Dini konulardaki sorulara, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı müftülükler telefonlar aranarak yanıt alınabilir.

 

ORUCUN ÇOCUK PSİKOLOJİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Günümüzde pek çok kişi, “nerede o eski ramazanlar” demekten kendini alamaz. Aslında değişen ramazan değil, ramazanla ilgili algılarımızdır. Şu anda çocuk olanlar da ileride bu ramazanları arayacaklardır. Çünkü ramazan diğer aylardan farklı bir atmosfere sahiptir. Gece sahura kalkma, akşam iftar topunu bekleme, davetler, iftariyelikler, teravih öncesi ve sonrası sokaklardaki canlanma ramazanın zihinlerde farklı algılanmasına neden olur. Bu farklı atmosfer çocukların bu Ramazan coşkusuna ortak olmalarını sağlar, birlik ve beraberlik duygularına olumlu etki eder.

 

ORUÇ TUTMANIN PSİKOLOJİMİZ ÜZERİNDEKİ OLUMLU ETKİLERİ

Oruç tutmak, dini vecibeleri yerine getirmenin vermiş olduğu huzur ve tatmin duygusu açısından önemlidir. Bu olumlu etki sadece oruçla sınırlı değildir. Dinin, insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkisi bilinmekte ve tüm dünyaca kabul edilmektedir. Özellikle yaz aylarında daha zahmetli olan oruç ibadeti, kişide zevklerini ve ihtiyaçlarını ertelemesi nedeniyle, Allah’a yakınlık duygusu doğurur ve kişi, emri yerine getirmiş olmanın huzurunu yaşar. Kişi, kendini diğer ibadetler açısından eleştiriyorsa bu emri yerine getirmiş olma nedeniyle umutlanır ve kendine çekidüzen vermek için adım atar. Allah’a yakın olmanın verdiği güven, kişide kaygıyı da azaltır. Oruç, toplumda kendisi gibi diğer insanların da aynı sıkıntılara katlanıp, umutla karşılığını beklemesi nedeniyle, toplumsal olarak da birleştirici role sahiptir.

2589 defa okundu.

DİĞER HABERLER

Kalp hastaları bu habere dikkat!

Kalp hastaları bu habere dikkat!

Türk Kardiyoloji Derneği Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Aydoğdu, bilinçsizce yapılan egzersizin kalp hastalarına faydadan çok zarar verebileceğini, kalp damar hastalarında başlangıçta yürüme, bisiklete binme, yüzme gibi egzersizler uygun olduğunu açıkladı. Kalp hastalarının tedavisinde sporun en az medikal tedavi kadar önemli olduğunu belirten Aydoğdu, hastaların spor yapmadan önce hekime danışarak yarar-zarar oranı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı

Çocuğunuzun karanlık korkusunu görmezden gelmeyin

Çocuğunuzun karanlık korkusunu görmezden gelmeyin

Çocukluk dönemi korkuların başında gelen ve çocukların ruh sağlığını derinden etkileyen karanlık korkusu ebeveyn tutumlarına bağlı olarak pekişiyor.  Korku sürecinin yönetimi konusunda Emsey Hospital’dan Psikiyatri Uzmanı Dr. Orhan Karaca aydınlatıcı açıklamalarda bulunuyor

Güneş çarpmasının kalkanı Bol su içmek

Güneş çarpmasının kalkanı Bol su içmek

Sıcak yaz günlerinde hemen hemen herkesin karşılaştığı sorunların başında güneş çarpması geliyor. Sıklıkla yaşanan ve halsizlik, bulantı, baş ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren güneş çarpmasına karşı, Waternet Sağlıklı Yaşam Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy uyarıyor: Vücut ağırlığınızın yüzde 20’sinden fazla sıvı kaybı hayati tehlike oluşturur. Su içmek için susamayı veya terlemeyi beklemeyin

Kanal tedavisi tarihe mi karışıyor?

Kanal tedavisi tarihe mi karışıyor?

Diş tedavileri arasında en çok korkulan kanal tedavisi tarihe mi karışıyor? Kanal tedavisine alternatif bir yöntem kullanılabilir mi? Harvard Üniversitesi’nin geliştirdiği yeni yöntem sayesinde diş sinir köklerine direkt müdahale edilmeyecek; dişteki hastalıklı doku kök hücreyle iyileştirilecek. Diş Hekimi Pertev Kökdemir, geliştirilen bu yeni yöntemin ileride klasik tedavi yöntemleri arasında yer alabileceğini belirtiyor.

Erkekler en fazla bunları istiyor

Erkekler en fazla bunları istiyor

Estetik cerrahi ve medikal uygulama talepleri erkekler tarafından her geçen yıl biraz daha artıyor. Erkeklerin istediği ise yeni versiyonları değil, yani radikal değişim yerine tazelenmiş, daha iyi iyi bir görünüm

Yaz geldi, çocuklarda ishallere dikkat!

Yaz geldi, çocuklarda ishallere dikkat!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte özellikle ebeveynleri korkutan problemlerden biri de ishaller oluyor

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER