YAZ MEVSİMİNDE ÇOCUK HASTALIKLARINA DİKKAT!

Yaz mevsiminde çocuk hastalıklarına dikkat!

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte artan sıcaklar, özellikle de çocukları tehdit eden bazı hastalıkları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, aileleri hastalıklara dikkat etmeleri konusunda uyarıyor

Yaz mevsiminin gelmesiyle artan sıcaklar çocukları tehdit eden bazı hastalıkları da beraberinde getiriyor. Bu mevsimde görülen hastalıklara karşı önlem almak ve çocukları korumak ise büyük önem taşıyor. Bu hastalıklar; besin zehirlenmeleri, böcek ısırmaları, güneş yanıkları, yaz ishalleri, isilikler, idrar yolu ve üst solunum yolu enfeksiyonları gibi hastalıklar olabiliyor. Uzmanlar, aileleri çocukları bu hastalıklardan korumaları için uyarıyor. VM Medikal Park Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Sevinç Tugay, ailelere konu hakkında bilgiler verdi.

 

NEDENLERİN BAŞI ENFEKSİYON

Tugay, şu açıklamaları yaptı: “Yaz ishallerinin nedenlerinin başında enfeksiyonlar gelir. İnsan ve hayvan dışkılarıyla kirlenmiş sularda, durgun kanalizasyon sularında bu enfeksiyon etkenleri uzun süre canlı kalabilirler. Bakteriyel, viral veya paraziter olduğu bilinen yaz ishallerinin çoğu bu kirlenmiş suların içilmesi, banyo ve yüzme esnasında yutulması veya bu sularla yıkanmış meyve sebzelerin yenilmesi aracılığıyla ağız yoluyla kolaylıkla vücuda alınırlar. İshal olan kişiler de almış oldukları bu mikropları dışkılarıyla çevrelerine yayarlar. Dışkıyla bulaşmış ellerin ağıza götürülmesi sonucu kişiden kişiye geçerek salgınlar oluşturabilirler. Bu durumdan en çok 0-5 yaş arası çocuklar etkilenir.

 

NELER YAPILMALI

Bu nedenle ishalden korunmanın başında menşei bilinmeyen suların tüketilmemesi, yıkanmamış sebze ve meyvelerin yenmemesi, mama hazırlanan suların iyice kaynatılmış olması gerekmektedir. Kişisel hijyene dikkat edilmesi özellikle ellerin sık sık yıkanması da önemlidir. Anne veya bakıcı çocuğun besinlerini hazırlamadan önce tuvaletten çıktıktan sonra ve çocuğun bezini değiştirdikten sonra mutlaka ellerini su ve sabunla yıkamalıdır. Kullanılan ve içilebilen suların klorlanması pek çok mikro organizmanın yaşamasını önleyebilir. Şüphelenilen suların özellikle salgın olduğu bilinen bölgelerdeki suların kaynatılarak tüketilmesi gerekmektedir.

 

TEDAVİ NASIL OLMALI

Günde 4’ten az dışkılama idrar miktarının normal ve kusmanın olmadığı hafif ishal durumlarında tedavi evde de yapılabilir. Anne süt alan bebekler sık sık emzirilmeli. 6 aydan büyük, anne sütü almayan bebekler ve çocuklar alışık olduğu sıvı gıdaların yanı sıra pirinç lapası, muz, elma, şeftali, yoğurt, ayran, yağsız makarna, pilav gibi gıdalarla beslenmelidirler. İshali geçene kadar lifli ve yağlı gıdalardan uzak tutulmalıdırlar. Öğün aralarında bol suyun yanında eczanelerde toz şeklinde bulunan, içinde karbonat, tuz, şeker ihtiva eden, suyla karıştırılarak içirilebilen özel solüsyonlardan da faydalanılabilir.

 

BESİN ZEHİRLENMESİ

Yaz aylarında görülen rahatsızlıkların başında besin zehirlenmeleri de gelmektedir. Bu konuda hijyene dikkat edilmesi, açıkta satılan ürünlerin tüketilmemesi gerekir. Yazın uygun koşullarda saklanmayan, hijyenik şartlarda hazırlanmayan ürünlerin üzerlerinde çoğalan bakteri toksinleri hastalık sebebi olabilirler. Besin zehirlenmelerinden en çok çocuklar ve yaşlılarla bağışıklığı baskılanmış ilaç alanlar etkilenirler. Kişi şüpheli ürünü tükettikten sonra şiddetli bulantı, kusma, karın ağrısı, ishalle doktora başvurur.

 

İLAÇ İÇİLMEMELİ

Gıda zehirlenmelerinde kişilerin yaptığı en büyük hata ishali ve kusmayı durdurucu ilaçlar içmeleridir. Toksinlerin, vücuttan atılmasını önlediği için bu tedaviler sakıncalıdır. Hiçbir şey yiyemeden her yediğini kusma ve ishal durumlarında derhal hastaneye başvurulmalı ve yatırılarak tedavisine başlanmalıdır. Tedavide kusma ve ishalle kaybedilen sıvı, elektrolit damar yoluyla takviye edilir. Tüm besin zehirlenmelerinde,  ishallerde temel prensip hastanın kaybettiklerini yerine koymaktır. Bu tedavi hayat kurtarıcıdır. Hasta, ağız yoluyla beslenmeye başladıktan sonra ise mide ve bağırsağı yormayacak ishal diyeti programları uygulanır.

 

HİJYENE DİKKAT EDİLMELİ

Bu konuda dikkat edilecek noktaları şu şekilde sıralayabiliriz; Açıkta satılan hiçbir ürün tüketilmemelidir, yiyecekler hazırlanırken eller yıkanmalı, hijyene dikkat edilmelidir, özellikle tavuklu ürünler 70 derecenin üzerinde pişirilmelidir, derin dondurucudan çıkarılan ürünler çözülmek üzere dolabın rafında bekletilmelidir, çözünmüş gıdalar bir daha dondurulmamalıdır, her yemek sadece 1 kez ısıtılmalı, bir kez dondurulmalıdır, bozulmakta olan ürün hemen atılmalıdır, son kullanma tarihi geçmiş ürün atılmalıdır, buzdolabındaki ürünlerde bakteriyel üreme oluyorsa dolap boşaltılmalı, dezenfekte edilmelidir, dolabın hava sirkülasyonu engellenmemelidir, buzdolabındaki sıvı gıdaların üzerleri örtülmelidir, yumurtalar kapalı yumurtalıkta muhafaza edilmelidir.

 

GÜNEŞ ÇARPMASI

Güneş çarpması çoğunlukla güneşin altında uzun süre kalanlarda görülür ve aşırı sıcak sonucu beden ısısını ayarlayan mekanizmanın bozulması neticesinde ortaya çıkar. Ölümle sonuçlanabilen veya ciddi hasarlar oluşturabilen sıcak çarpmalarına dikkat etmek, yaz aylarında sıcaktan iyi korunmak, zamanında ve yerinde müdahale etmek çok önemlidir. İlk evrede çocuklarda huysuzluk, huzursuzluk, sersemlik, sürekli ağlama, yürümede zorlanma dikkat çekicidir. Çok yüksek vücut ısısı havale, orta veya şiddetli solunum güçlükleri, hızlı kalp atışı, kırmızı sıcak kuru cilt, terleyememe ve komaya kadar gidebilen bilinç bulanıklığı, kusma ve ishal görülebilir. Bu sebeple çocuklarınızı asla güneş altında bırakmayın.

 

TIBBİ YARDIM ÇAĞIRILMALI

Güneş çarpmalarında yapılacak ilk müdahale çocuğu gölgeye almak, üzerindeki kıyafetleri soymak ve yan yatırmaktır. Acil tıbbi yardım çağırılmalıdır. Ekipler gelene kadar çocuğun ateşi düşürülebilir. Vücudunu soğuk suya batırılmış süngerle silebilir, spreyle su fışkırtabilirsiniz. Kasıklarına, koltuk altlarına, alnına soğuk kompresler uygulanabilir. Ateşi çok yüksekse vücuduna ıslak çarşaf sarılabilir. Ateşin 38 derece altına hızla düşürülmesi sonucu çocuğun şoka girme ihtimali yüksek olduğundan çok dikkat edilmelidir. Sık sık ateş ölçülmelidir. Bilinci normalse içecekler verilebilir. Kusuyorsa yan veya yüzükoyun çevirin. Ateş düşürücüler verilmemelidir.

 

BELİRTİLER NELERDİR

Uzun süre güneşe maruziyetten 2-4 saat sonra kızarıklıklar oluşur. 24 saat içinde de bu kızarıklıklar maksimuma ulaşır. Bu birinci derece yanıktır. İçi su dolu veziküller olduğunda yanık ikinci derece olmuştur. Güneş, üçüncü derece yanık yapmaz.  İlerleyen yaş dönemlerinde malign melanom denilen cilt kanserinin oluşmasını kolaylaştırıcı bu yanıklardan çocukluk çağında korunmak çok önemlidir. Çocuklar sabah 10.00- öğleden sonra 16.00 arasında güneşe çıkartılmamalıdır. Bulutlu havalarda da güneş maruziyeti olacağından dikkat edilmelidir. Çocuk açık tenli, çilli, sarışın veya kızıl saçlı, renkli gözlü ve çok benliyse güneşe karşı hassastır dikkat edilmelidir. Kıyafetle önlemler alınabilir, koruyucu kremler kullanılabilir.

 

SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURULMALI

Olası güneş yanıkları durumunda yapılacaklar şunlardır; Günde 3-4 kez nemlendirici losyonlar uygulanmalıdır. Ağrı kesici şuruplar kullanılabilir. Çocuğa sık sık banyo yaptırmak veya yanık olan bölgesine ıslatılmış havlu koymak çocuğu rahatlatır. Bol su içirilmelidir. Deri su toplar ve patlarsa üst deriyi ciltten uzaklaştırmak gerekir. Bu durumda antibiyotikli pomadlar kullanılmalı, bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Soyulmalar başladığında nemlendirici kremlere devam edilmelidir. Birinci derece yanığın 5’inci günde, ikinci derece yanığın 7’inci günde iyileşmediği durumlarda mutlaka tekrar doktora başvurulmalıdır. Yanan bölgeye diş macunu, yoğurt, yoğun merhemler sürülmemelidir. Güneş sütleri tercih edilmelidir.”

 

Sevinç Tugay

3861 defa okundu.

DİĞER HABERLER

Kalp hastaları bu habere dikkat!

Kalp hastaları bu habere dikkat!

Türk Kardiyoloji Derneği Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Aydoğdu, bilinçsizce yapılan egzersizin kalp hastalarına faydadan çok zarar verebileceğini, kalp damar hastalarında başlangıçta yürüme, bisiklete binme, yüzme gibi egzersizler uygun olduğunu açıkladı. Kalp hastalarının tedavisinde sporun en az medikal tedavi kadar önemli olduğunu belirten Aydoğdu, hastaların spor yapmadan önce hekime danışarak yarar-zarar oranı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı

Çocuğunuzun karanlık korkusunu görmezden gelmeyin

Çocuğunuzun karanlık korkusunu görmezden gelmeyin

Çocukluk dönemi korkuların başında gelen ve çocukların ruh sağlığını derinden etkileyen karanlık korkusu ebeveyn tutumlarına bağlı olarak pekişiyor.  Korku sürecinin yönetimi konusunda Emsey Hospital’dan Psikiyatri Uzmanı Dr. Orhan Karaca aydınlatıcı açıklamalarda bulunuyor

Güneş çarpmasının kalkanı Bol su içmek

Güneş çarpmasının kalkanı Bol su içmek

Sıcak yaz günlerinde hemen hemen herkesin karşılaştığı sorunların başında güneş çarpması geliyor. Sıklıkla yaşanan ve halsizlik, bulantı, baş ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren güneş çarpmasına karşı, Waternet Sağlıklı Yaşam Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy uyarıyor: Vücut ağırlığınızın yüzde 20’sinden fazla sıvı kaybı hayati tehlike oluşturur. Su içmek için susamayı veya terlemeyi beklemeyin

Kanal tedavisi tarihe mi karışıyor?

Kanal tedavisi tarihe mi karışıyor?

Diş tedavileri arasında en çok korkulan kanal tedavisi tarihe mi karışıyor? Kanal tedavisine alternatif bir yöntem kullanılabilir mi? Harvard Üniversitesi’nin geliştirdiği yeni yöntem sayesinde diş sinir köklerine direkt müdahale edilmeyecek; dişteki hastalıklı doku kök hücreyle iyileştirilecek. Diş Hekimi Pertev Kökdemir, geliştirilen bu yeni yöntemin ileride klasik tedavi yöntemleri arasında yer alabileceğini belirtiyor.

Erkekler en fazla bunları istiyor

Erkekler en fazla bunları istiyor

Estetik cerrahi ve medikal uygulama talepleri erkekler tarafından her geçen yıl biraz daha artıyor. Erkeklerin istediği ise yeni versiyonları değil, yani radikal değişim yerine tazelenmiş, daha iyi iyi bir görünüm

Yaz geldi, çocuklarda ishallere dikkat!

Yaz geldi, çocuklarda ishallere dikkat!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte özellikle ebeveynleri korkutan problemlerden biri de ishaller oluyor

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER