KADINLAR ASLA ENGEL TANIMASIN

Kadınlar asla engel tanımasın

Sapanca Kırkpınar’da oturduğu yerde harikalar yapan ve hatta Koreliler’e bile ürün satan Nesil Füsun Özden, “Kadınlar asla engel tanımasın” diyor

Eylem Selvi ARI&Tülay DURAN

Kadın Dediğin’in yolu bu kez Sapanca Kırkpınar’a düştü.

Tülay Duran ve bendeniz bindik arabaya kendimizi Kırkpınar’ın o güzel doğasına attık.

Nesil Füsun Özden’in namını duyduk da gittik Kırkpınar’a.

Ne mi yapıyor Nesil hanım?

Koreliler’e örgü çanta satıyor.

Çantaların bir ismi var; ‘Wayuu’

Tamamen el emeği göz nuru çantalar.

Hikayesi de güzel; Nesil hanım Kırkpınar’da yapılan el sanatları sergisine katılmak için önce parmak halhalı yapıyor. Sonra bu ürünleri sosyal medya üzerinden sergilerken bir takipçisinden günün birinde bir çanta fotoğrafı geliyor; ‘Bunu yapabilir misiniz?’ talebiyle.

Nesil hanım önce zor diye düşünüyor ama hamarat ve el işinde kendisine güvendiği için biraz araştırınca başlıyor yapmaya.

Çantaların müdavimi Koreliler.

Tabi Nesil hanım çantaları yapmaya başlayınca ‘etsy.com’ üzerinden satışına da başlıyor ve Koreliler Nesil hanımın çantalarından kapış kapış sipariş veriyor.

Düşünün 11 yıldır çalışma yaşamında olan bir kadın, Koreliler’i kendisine hayran bıraktırmış.

Nesil hanım, çok sıcak, samimi bir hanım.

Kırkpınar’ın merkezinde Ortanca Kafe var.

Orada kızına zaman zaman yardımcı oluyor.

Zamanın çoğunu bu çantaları yaparak geçiriyor.

Yakında kemerler, cüzdanlar, ve daha pek çok farklı ürün de yapmayı düşünüyor.

Daha genç yaşta çalışmaya başlamadığı için de hayıflanıyor.

Kadınlara tavsiyesi vakit kaybetmeden mutlaka bir iş yapmaları.

Kadınların risk almaktan korkmamalarını ve asla engel tanımamalarını öneriyor.

Nesil hanıma Wayuu çantalardan sipariş vermek isterseniz; 0530 703 08 65 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Ayrıca çantaları görmek isterseniz sosyal medya adresleri aşağıda;

İnstagram; peronihandmade

Facebook: Peroni

Bu arada neden sosyal medyada ‘Peroni’ ismini kullandıklarını da sordum. Peroni’nin anlamının Lazca ‘renkli’ olduğunu söyleyip, “Biz de çok renkli işler yapıyoruz” dedi Nesil hanım.

Bu arada  el ürünlerinin satıldığı  ‘etsy’de Nesil hanımın çantalarını görmek isterseniz;

https://www.etsy.com/shop/peronihandmade adresine de bakabilirsiniz.

 

 

Nesil hanım, çok kısa sizi bir tanıyalım?

-1966 Yanıkköy doğumluyum. Aslında İzmitli’yim. Ailede hastanede doğan tek kardeş benim. 19 yaşında evlendim ve Kırkpınar’a yerleştim. 2 çocuğum var; kızım Açelya, Kırkpınar’daki el sanatları sergisinin bu yıl 5’incisini düzenleyecek.

 

Peki çalışma yaşamınız nasıl başladı?

-38 yaşında iş hayatına girdim, 11 yıl kadar oluyor. İş arıyordum ve küçük bir kafe vardı, onu aldık. Bu süreçte yemekte çok iyi olduğumu öğrendim. İnsanlar yediklerinden memnun kaldı, 3 yıl orayı işlettim. Ardından daha büyük bir kafe aldık, 5 yıl işlettim. Bu arada 2 otelde de mutfak şefliği yaptım. İşimle çok pekişti. Daha bilinçli yemekler yapmamı sağladı. Çok yorucu diye kafe işini bırakmıştım. Bundan önceki kafemizi zorunlu olarak devrettik. Bir akrabamızın yeriydi. Yap-işlet-devret şeklinde anlaşmıştık, 10 yıl boyunca kira almayacağını söylemişti. İki yıl sonra işlerin iyi gittiğini görünce kira istemeye başladı. Biz de devrettik. Daha sonra Ortanca Kafe’yi açma kararı aldık. Kafeyi kızım işletiyor. Ben yardımcı olmak için yanına geliyorum zaman zaman.

Bu arada şöyle bir şey de oldu; kızımın organize ettiği festival için takı yaptık. Tasarımcılar burada ürünlerini satıyor. Parmak halhalı dediğim -ki ona ‘barefoot sandals’ diyorlar- ürünlerle festivale katıldım. Çok ilgi gördü.

 

Bir kursa gittiniz mi yoksa yetenekli misiniz el işleri konusunda?

-Çok kısa zaman önce nakış kursuna gitmiştim. Takı ve parmak halhalını yapmak tamamen kendi çabamla oldu. Parmak halhalıyla festivalde çok ilgi gördüm. Değişik bir şey olsun istedim. Çünkü buraya tasarımcılar geliyordu ve aklınıza gelebilecek her şey vardı. Bir Facebook sayfası oluşturduk, ürünlerimizi buradan sergilemeye, sipariş almaya başladık.

 

BİR TAKİPÇİ SAYESİNDE KEŞFETTİK

El örgüsü çanta yaptığınızı duyduk.

-Evet. Günün birinde takipçimizden bir çanta fotoğrafı geldi. ‘Bu çantayı yapabilir misiniz’ diye sordu. Baktık, biraz zor görünüyordu. Araştırmaya başladım. Kızım fotoğraf üzerinden görseller arayarak Wayuu’ya ulaştı. Wayuu’nun nerede olduğunu, nereden çıktığını, kimler tarafından üretildiğini araştırınca dünya piyasasında oldukça yer aldığını gördü. Bunu yapmak imkansız diye düşündüm. Çünkü internete çantanın yapımıyla ilgili video koymuşlar ama size nasıl yapıldığına dair ortalarından küçük kısımlar veriyorlar.
     Bakın bu çantaların örgü saplarını yapma ihtimalimin sıfır olduğunu düşünüyordum, tamamen parmakla yapılıyor. Bir iki ay uğraşınca yapabildiğimi gördüm. Wayuu’ya böyle başladık. İlk etapta kendimize yaparız diyorduk ancak şimdi sipariş üzerine satışını yapıyoruz.

 

Satışlarınızı nasıl yapıyorsunuz?

-Yine Facebook sayfamız olan ‘Peroni’den ve Instagram sayfamız da ‘peronihandmade’den. Ayrıca biraz araştırdık ve tasarımcıların ürünlerini internet ortamında ‘Etsy’de sattığını gördük (www.etsy.com)

 

 

KORELİ MÜŞTERİSİ ÇOK

Koreliler’in çantalarınıza büyük ilgi gösterdiğini duyduk. Biraz bahseder misiniz?

-Evet, onlar çokça alıyor. Etsy’e ürünlerimizi koyunca kimlerin beğendiğini görebiliyor, onlarla mesajlaşabiliryorsunuz. Whatsapp üzerinden renk ve desen konusunda bize talepte bulunmaya başladılar. Şu an eğitimle alakalı çok talep var, workshop şeklinde bir çalışma yapmayı düşünüyorum.

 

Peki bir örgü çantayı yapmak ne kadar zamanınız alıyor?

-Desenleri çok ağır. Bazı çantalar 2-3 hafta sürüyor. küçük çanta ve cüzdanlar bir haftada bitebiliyor. Kullanılan malzemeye, aldığı zamana ve desenine göre fiyat biçiyoruz.

 

Kullandığınız ip nasıl? Öyle sıradan örgü ipi değil herhalde?

-Hayır, esasen Wayuu kabilesi kendi ürettiği ipi kullanıyor. Biz de aynı ipi yakalamaya çalıştık. Ama o ipe çok yakın bir ip yakaladım. Koton ip kullandım. Hem teni rahatsız etmiyor, terletmiyor. Kullandığımızın ipin fiyatı da biraz yüksek. Dolar üzerinden satıyoruz Koreliler’e.

 

 

TÜRKİYE’DE DE ALICISI VAR

Peki Türkiye’den alan var mı?

-Aslında hiç satabileceğimi düşünmüyordum ama şu ana kadar 3 tane sattım. Alan kişiler de motosiklet tutkunu arkadaşlar oldu.

 

Çantaların eğitimini vermeyi düşünüyor musunuz?

-Tabii ki. Gelecekte böyle bir planımız var. Taleplere göre bir değerlendirme yapacağız.

 

 

İLERİDE BİR MARKA OLABİLİR

Neden çantalarınıza özel bir isim koymadınız? İsminiz güzel bir marka olabilir mesela...

-Aslında düşünüyoruz. Şöyle bir şey anlatayım; ben otelde çalışırken açık büfe sonrasında kapıda bekliyordum ve misafirlerin tebriklerini alıyordum. Her gün tarif vermek zorunda kalıyordum. Kızım ve arkadaşı dediler ki ‘Sana bir sayfa açalım.’ Adı ne olsun diye düşünürken ‘Nesil’in eli’ oldu. Yıllardır burada ‘Nesil’in eli’ olarak bilinirim burada. Bu ismi çok düşündük ama alakalı olmaz diye koymadık.

 

Geç kalmadan bir marka ismi bulmalısınız...

-Evet, haklısınız. Bir çalışma yapalım vakit kaybetmeden. Biz kaliteli yaşamayı hep sevdik. Yaptığım şeylerde de hep kaliteli olmasını istedim. Yaptığım Wayuu’ların da kaliteli olması için çabalıyorum. Bir hikaye anlatayım; Beymen’de bu çantaların yapıldığını gördüm. Bir kadın mesaj attı ‘Beymen’deki  bu çantayı istiyorum. Fiyatı ne olursa vereceğim’ diye. Beymen’de çanta 700 TL falandı o zaman. Biz de 700 TL demedik ama küçük bir rakam da söylemdik. Kadına çantayı yaptım. Bittiğinde ortaya o kadar kaliteli bir şey çıktı ki Beymen’dekinden daha güzeldi. Kadın bayıldı.

 

Peki bu işi nereye taşımak istersiniz?

-Şu an başlangıçtayız. Bu işin daha pek çok modeli var. Gece kıyafetleri, pırıltılı modeller, belki sandaletler, kemerlerini görebilirsiniz. Kendimi nerede görmek isterim; Nişantaşı’nda köşe bir binanın merdivenlerinde Wayuu’ları dizilmiş görmek isterim. Ya da Ege’de bir sahil kasabasında....

 

Biraz da kafenizden bahseder misiniz?

-Kafemizde kahvaltıda iddialıyız. Bunun dışında çi börek, mantı, kurabiye ve daha pek çok şey menümüzde var. Kendimize ait menümüz var. Kış boyunca çalıştığımız butik otellerden rezervasyon alıyoruz. Kadınların günlerini yapıyoruz. Mezeler, havuz başı partilere yemekler yapıyoruz.

 

 

KEŞKE DAHA ERKEN ÇALIŞSAYDIM

Bir kadın olarak çalışma yaşamındaki zorluklar neler?

-Mücadele gerektiriyor tabii ki. Çalışmadan önceki hayata bakışım ile çalışmaya başladıktan sonraki hayata bakış açım çok fazla değişti. Bir kere iş hayatı size siyasetle ilgilenmenizi bile öğretiyor. Ev hanımlığı da ayrı bir mücadele gerektiriyor ama hiçbir şeyle ilgilenmiyorsunuz. Evi çekip çevirmekle geçiyor zamanınız. İş hayatı bazı şeylere itiraz etmenizi sağlıyor bir kere. Faturaya baktığınız da verdiğiniz vergiyi sorguluyorsunuz. Daha önce bunu fark etmiyorsunuz. Esnaf olarak herkesin psikologluk eğitimi alması lazım. Bu süreçte bir nevi biraz da psikolog oluyorsunuz. Çünkü buraya gelen insanlar mutlaka sizinle dertleşmek, sohbet etmek istiyor. Zaten hayat oldukça zor. Bu çağda ayakta kalmak ise daha da zor.

 

Kadınlara ne tavsiye edersiniz? Siz 38 yaşında çalışmaya başladınız. İş yaşamına girmeye çekinen kadınlar azımsanmayacak kadar fazla...

-Ben keşke daha önce çalışmaya başlasaydım dedim. Tabii ki kadınlar engellerle karşılaşıyor. Ama asla engel tanımasınlar. Asla vakit kaybetmesinler. Ben kızıma şunu söylerim; sonu olmayan tek şey eğitim. Her yerden kurs belgesi alsınlar, belediyelerin eğitimlerine katılsınlar ve asla boş kalmasınlar. Ben iş yaşamına girmeden önce ücretsiz kurslar yoktu. Şimdi hem girişimcilik hem mesleki kurslar. Kadınlar risk almaktan korkmasınlar. Kendilerine güvensinler.

14712 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 3 Yorum

DİĞER HABERLER

Kötü iş çıkınca üzülen bir kuaförüm

Kötü iş çıkınca üzülen bir kuaförüm

Gebze’nin en marjinal, kendini en çok seven ve yaptığın işin bir sanat olduğunu ifaden Salon Aytaç’ın sahibi Aytaç Kalaycı, “Mesleğime sanatsal anlamda bakıyorum. Kötü iş çıkınca üzülebilen bir kuaförüm” dedi

Bu yemekler ve mekan sizi evinizde hissettirecek

Bu yemekler ve mekan sizi evinizde hissettirecek

Fethiye Caddesi Karagöz İş Hanı’nda yaklaşık bir yıldır hizmet veren Zeyno’nun Ev Yemekleri Lokantası birbirinden iddialı ve lezzetli yemekleriyle müşterilerini bekliyor

Gülüşünüz eksik kalmasın implantla tamamlansın

Gülüşünüz eksik kalmasın implantla tamamlansın

Diş implantı eksik olan dişlerin yerine işlevi yeniden kazandırmak için çene kemiğine yerleştirilen uygun malzemelerden yapılan yapay diş köküdür. İmplant uygulanarak hem eksik dişler tamamlanır hem de boşluktan dolayı oluşan estetik problemi giderilir.

Yaz günlerinde hafif lezzetler

Yaz günlerinde hafif lezzetler

Hafif börekleriyle ağızlarda unutulmaz lezzetler bırakan Göçmen Börekçisi, el yapımı alternatifleriyle ‘börek ağırdır’ inanışını ortadan kaldırıyor

Yaşam'ın tarifleri

Yaşam'ın tarifleri

Bu hafta; Tavuk etli taze fasulye salatası, patatesli mısır çorbasıve karadutlu marzipan lokmaları tarifleri sizlerle...

Haydi kadınlar motora!

Haydi kadınlar motora!

İlimizde 45 yıldır motor işleriyle uğraşan Refik Şahbazoğlu, daha faza kadın motor sürücüsü görmek istediklerini belirterek, “Herkese tavsiyem motora binmeleri” dedi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER