MEZUN OLDUĞU GİBİ KENDİ İŞİNİ KURDU

Mezun olduğu gibi kendi işini kurdu

Eğitim Al Yurt Dışı Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Kocaeli-Sakarya Şube Yöneticisi Ceren Kösemen, uluslararası ilişkilerden mezun olduktan sonra kendi işini kurdu, yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencilere danışmanlık yapıyor

Eylem Selvi ARI&Tülay DURAN

KADIN DEDİĞİN’in bu haftaki konuğu çiçeği burnunda bir iş kadını.

Avrupa’nın en iyi danışmanlık şirketi Eğitim Al Yurt Dışı Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Kocaeli-Sakarya Şube Yöneticisi Ceren Kösemen, Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdikten kısa süre sonra kendi işini kurdu.

Ceren hanım, genç yaşta büyük sorumluluk almış bir isim.

Okul yaşamının bir kısmında yurt dışına çıkmış ve çıkarken yaşadığı zorluklar nedeniyle yurt dışında eğitim görmek ya da dil öğrenmek isteyenlere yardımcı olmak, onların resmi işlerini halletmek, gittikleri okulda yaşamaları muhtemel sorunları ortadan kaldırmak için çalışıyor, danışmanlık hizmeti veriyor.

Hedefi bu işi yurt dışında yapmak.

Gitmek istediği ülke ise İngiltere.

Çünkü dil eğitimi almak için gittiği İngiltere’de 2,5 ay kalmış ve buradaki yaşam tarzından, insanların güler yüzlülüğünden çok etkilenmiş.

Ceren Kösemen’in şubesini açtığı Eğitim Al, 15 yıllık tecrübeli bir kurum.
Ceren hanım, yurt dışına giderek dil öğrenmek ya da lisan-yüksek lisans yapmak isteyenlerin gidecekleri okulla sorun yaşamamaları için profesyonel bir yardıma ihtiyaçları olduğunu düşünüyor ve Eğitim Al’ı adres gösteriyor.

Eğitim Al Kocaeli-Sakarya Şubesi adresi; İzmit Ömerağa Mahallesi Hürriyet Caddesi Sert Apartmanı No:128 Kat:2 Daire:6 (Yürüyüş Yolu’ndaki Burger King’in üstü)-Kocaeli
Telefon: 0262 323 11 15- 0538 813 02 00

 

Sevgili Ceren önce kendini bir tanıtır mısın?

-1992 İzmit doğumluyum. Hemen hemen tüm hayatım burada geçti. Üniversite için Bursa’ya gittim. Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunuyum. Geçtiğimiz eylül ayında mezun oldum. Üniversite hayatım boyunca sürekli yurt dışıyla işim vardı. Önce dil kursu için İngiltere’ye gittim. ‘Sürekli Türkçe konuşulan bir yerde ne kadar İngilizce pratik yapabilirim’ derken İngiltere’ye gittim. 2,5 ay kaldım. Sonra Erasmus kapsamında Çek Cumhuriyeti’nde 6 ay kaldım. Sürekli sıkıntılar yaşadım bu süreçte.

 

 

Ne gibi sıkıntılar?

-Vize alırken sıkıntı yaşadım. Okulla iletişimimde, gelen giden belgelerde sorunlar yaşadım. İnsanlara yardımcı olacak birilerine ihtiyaç duyulduğunu da gördüm o dönemde. İngiltere’ye giderken benimde bir danışmanım vardı, çok rahattı her şey. Ama Çek Cumhuriyeti’ne giderken her şeyi kendim yapmak zorunda kaldığım için biraz sıkıntı yaşadım. O zaman düşünmeye başladım bu işi.

 

ÖĞRENCİLER İHTİYAÇ DUYUYOR

Peki biraz işini anlatır mısın? Ne yapıyorsun?

-Öğrencilerin yurt dışına çıkarken rahat etmesi için gereken resmi işlemleri yapıyorum. Yurt dışındaki okullarla işi hızlandırabilmek adına çalışıyorum. Aslında mezun olduktan sonra biraz yurt dışında iş olur mu olmaz mı diye araştırma yaptım ama Türkiye’den direk çalışan olarak çıkmak zor. Burada uluslararası ilişkiler mezunu bir kadın olarak fabrika ya da şirketlerde satış ya da satın almada çalışabilirdim. Staj yaptığım dönemde de çok fazla kadın müdür ve üst düzey yönetici karşıma çıkmadığı için hep aşağıda kalma korkusu vardı. Kendi işimi yapmak daha mantıklı geldi. Bu işe öğrenciler gerçekten ihtiyaç duyuyor.

 

Türkiye’de ya da yurt dışında alınan dil eğitimi yurt dışında bir iş kurmaya yetiyor mu?

-Benim belli bir seviyede İngilizcem vardı. Ben dilimi tamamlayıp dönmüş oldum. Ama hiç bilmeyen bir insan için bu süre 6 ay ya da öğrenmede güçlük çeken insan için 9 ay yeterli oluyor yurt dışında eğitim almak. Türkiye’de kurs içerisinde 2,5 saat İngilizce konuşuyoruz, öğreniyoruz. Ama sokağa  çıktığımız zaman günün kalan saatlerinde yine Türkçe konuşuyoruz. Böyle olduğu zaman öğrendiğimiz dilin yaklaşık yüze 10-15’ini aklımızda tutabiliyoruz. Ama İngiltere, Amerika ya da Kanada gibi anadili İngilizce olan yerlerde mecburen öğrendiğimiz şeyi gün içerisinde sürekli tekrarlıyoruz. Böylece yüzde 80 aklımıza kazınıyor.

 

 

20 DİL OKULUYLA PARTNERİZ

Eğitim Al öğrencilere nasıl yardımcı oluyor?

-Genelde öğrencinin hedeflerine göre bir tablo oluşturuyoruz. Öğrenci, yurt dışına gitmeye karar verdiğinde bir danışmanla çalışmak istiyorsa internet üzerinden ya da telefonla ulaşıyor. Biz Eğitim Al olarak dünya üzerindeki 21 zincir dil okulunun 20 tanesiyle resmi partneriz. Öğrenci bizi aşıp okulla temasa geçmek istese de okul bize yönlendiriyor. Çünkü öğrencinin tek başına yaptığı işlemler sağlıklı olmuyor. Doldurulan formlarda hatalar çıkabiliyor. Biz buradan onlara yardımcı oluyoruz, okullarla iletişimini sağlıyoruz. Sadece dil okulu olarak da değil, lisans ya da yüksek lisans yapmak istediklerinde yine aynı şekilde onlar adına okul başvurularını biz yapıyoruz. Şöyle söyleyeyim; kişi öğrenim belgelerini getiriyor biz vizesini verip gönderiyoruz.

 

Bu tür kurumlar geçmişte de var mıydı? Yoksa yeni yeni mi ihtiyaç duyuldu?

-Eğitim Al, yaklaşık 15 yıllık bir firma. Türkiye genelinde 10 şubesi var. Ben de Kocaeli-Sakarya şubesiyim. 10-12 yıl öncesine kadar herkes İngilizce bilen eleman aramıyordu. Şimdi ise işveren alakalı olsun olmasın, ya da İngilizce’yi kullansın kullanmasın illa şart olarak İngilizce bilen birini istiyor. Hatta ikinci dil dahi istiyorlar. Böyle olunca insanlar İngilizce öğrenelim telaşına girdi.

 

360 DERECE DANIŞMANLIK

Öğrencinin yurt dışında yaşadığı problemlere de müdahil olabiliyor musunuz?

-Eğitim Al’ın ilkelerinden biri 360 derece danışmanlık ilkesidir. Öğrenci sisteme girdiği andan itibaren ülkeye dönüşüne kadar yaşadığı tüm problemlerle ilgileniyoruz. Tabii ki önceliğimiz öğrencinin problem yaşamaması. Bir sorun olduğunda mail atınca hemen çözüyoruz. Zaten okullarla sürekli iletişim halindeyiz. Giden öğrencinin durumunu ayda bir kontrol ediyoruz; ne yaptı, nasıl gidiyor hangi aşamada diye. Sürekli müdahalemiz var.

 

Hangi ülkelerle bağlantınız var?

-Hemen hemen tüm ülkelerle bağlantımız var. İngilizce’nin ana dil olduğu ülkelerin dışında Avrupa’da ikinci bir dil öğrenmek isteyen-ki bu Almanca, İtalyanca, Fransızca olabilir ya da Asya’da Çince, Japonca ya da Korece- öğrencilerle de ilgileniyoruz. Okul sayısı biraz daha az olsa da ikinci bir dil öğrenmek isteyenleri Avrupa ya da Asya’ya gönderebiliyoruz.

 

Peki günümüzde dil öğrenmek isteyenlerin sayısı nasıl, artıyor mu?

-Yeni mezun olmuş biri olarak şunu söyleyebilirim; dil eğitimi üniversitede çok geri planda kalıyor. Öyle olunca herkes mezun olunca hemen dil öğrenmek için çabalıyor. Öğrenciler 6-7 ay bir dil kursuna gidiyor. Yurt dışında Work and Travel ya da Erasmus yapanların oranı da yüzde 35’lerde. Öğrenciler biraz daha bilinçleniyor.

 

İBRANİCE ÖĞRENİLEBİLİR

Artık tek dil yetmiyor sanırım. Geleceğin en favori ikinci dili ne olabilir?

-Şu an bakıldığında dünyada en çok konuşulan dillerden biri Çince. Nüfusları fazla çünkü. Ama Çin dışında çok konuşulmuyor. 1,5 milyar nüfusla Çince sadece Çin’de konuşulan bir dil. Bunun dışında İspanyolca ya da Portekizce birden fazla ülkede konuşuluyor. Ben İngilizce’den sonra ‘bu da kesin öğrenilmeli’ denilen bir dil olduğunu düşünmüyorum. Baktığımızda dünyanın tamamı İngilizce konuşuyor. Yani bugün bir Almanya’ya gittiğimizde bile 5 yaşından 55 yaşına kadar insanlar kendilerini ifade edecek kadar İngilizce biliyor. Rusya’da da Arabistan’da da işveren İngilizce bilen arıyor. İkinci dil belki Avrupa’nın ekonomi devi olan ve bizim de çok fazla iş yaptığımız Almanca olabilir. Yine İspanyolca da öğrenilebilir. Rusya’nın agresif tavırları, arada bir kendilerini açıp kapatmaları nedeniyle Rusça çok ilerleyecek gibi gelmiyor.
    Bakıldığında ikinci bir dil öğrenilecekse bence çok da konuşulmayan bir dil öğrenilmeli. Bu İbranice, Korece ya da Afrika dillerinden biri olabilir. Mesela pek çok büyük firma aslında İsrail çıkışlı. İbranice bu anlamda önemli. Türkiye’de bu dili konuşan sayısı çok az. İbranice konuşan eleman arayan bir şirket varsa da bulacağı tek kişi olabilirsiniz.

 

EĞİTİM AL HEP ARKAMDAYDI

Biraz da iş hikayeni konuşalım, mezun olduktan hemen sonra işini kurdun. Eğitim Al’ı nasıl tanıdın?

-Mezun olduktan bir 5-6 ay sonra kendi işimi kurdum. Eğitim Al, benim İngiltere’ye giderken danışmanlığımı yaptı. Ben gerçekten çok memnun kalmıştım o dönem. Çünkü gitmeme 1 hafta kala konaklamamın aslında ayarlanmadığını öğrendim. Eğitim Al sayesinde o dönem bir ay ücretsiz konaklama aldım. Eğitim Al, beni mağdur ettikleri için okul ile konuşmuş ve bunu sağlamıştı. Yaşadığım her sıkıntıda arkamdaydılar, bir mesajımla sorunum çözülüyordu. Biraz da güven ilişkisi olduğu için ben de bu şirketin bünyesinde olmak istedim. Biz şubeler arasında da çok iyi diyaloglar kuruyoruz. 4 aydır bu şubenin başındayım. Diğer şubelerdeki arkadaşlarım bir sıkıntıda hemen telefonun diğer ucundalar. 

 

Kendi işini kurmak nasıl bir duygu? Herkes bu kadar şanslı olamıyor...

-Eğitim Al benim için çok değerli. İngiltere’ye gittiğim zaman danışmanım olan Firuzan hanımın ofisi olarak tanıdım burayı. Ondan devraldım zaten. Kendisi Amerika’ya yerleşiyor. Sorumluklarım ağırlaştıkça işimi daha çok sahipleniyorum. Gurur verici bir iş. İlk öğrencim İngiltere yüksek lisans öğrencisiydi. Biraz zor bir süreçti. Altından kalktığım için mutluyum. Sorunsuz bir iş oldu. Bir de çalıştığımız ülkeler İngiltere, Amerika gibi ülkeler olduğu için çok sorun çıkarmıyor. Öğrenciye değer veriyorlar. Alınacak eğitim 2 haftada olsa 12 ay da olsa aynı değeri veriyorlar.

 

Ne kadar güzel söyledin; öğrencilere değer veriyorlar. Bizde de öğrenciye hatta hiç kimseye değer yok... Peki gelecekteki hedefin nedir?

-Hedefim bu işi yurt dışında yapabilmek. Yeni mezun olmuş biri olarak Avrupa, Amerika ya da İngiltere’ye gitmek zor. Bir de tecrübeli eleman dünyanın her yerinde aranıyor. Burada tecrübe edinip, kendi işimi yapıp birkaç yıl sonra aynı işi yurt dışında yapabilirim. Bizim okullarımızın Türk danışmanları oluyor. Onlarla iletişim kuruyoruz. Yurt dışına gittiğimde ben de okulda öğrenciyi kabul eden taraf olacağım.

 

 

ORADA HERKES ÇOK MUTLU

Yaşamak istediğin ülke neresi?

-İngiltere. Dil kursu için gittiğim 2,5 ay boyunca buradan çok memnun kaldım. Bir dönem yaşadığım, nasıl hayat var, insanlar neler yapıyor, neler başarılabiliyor bunu gördüm. Bir de Cambridge’te oluşum da beni çok etkiledi. Hemen hemen 700 yıllık bir üniversite. Öğrencilerin yaşamları, yerel halkın durumu bizden biraz daha refah içerisinde.

 

İngiltere’de seni en çok ne etkiledi?

-Herkes çok mutlu orada. Ben orada 2,5 ay boyunca her uyandığımda yolda karşılaştığım her insanla ‘Günaydın, bugün nasılsınız’ şeklinde diyaloglar kurardım. Yaşadığım sokakta hep aynı insanlar var ve karşılaşınca selamlaşıyoruz. Her sabah kahve aldığım bir yer vardı, 3’üncü gidişimde ‘Her zamankinden şekersiz, buyurun’ deyip gideceğim saatte kahvem hazır oluyordu. Herkes güler yüzlüydü. Buraya döndükten sonra 22 yıldır yaşadığım mahallede karşılaştığım kişilere ‘günaydın’ deyince insanlar bir baka kalıyor. Burada biz birbirimize hiç selam vermiyoruz. İngiltere’de göz göze geldiğin kişiye gülümsüyorsunuz ve o da size gülümsüyor. Burada gülümsediğinde ‘Aa niye gülümsedi ki bana, tanıyor mu acaba?’ diye düşünüyoruz.
    Bir de orada emekle çalışana daha çok değer veriliyor. Baktığınızda bir araba tamircisi, doktordan daha değerlidir. Çünkü vücut gücüyle çalışıyor. İnsanlarla sürekli bir teşekkür halindeyiz. Bunlar beni çok etkilemişti. Burada bizler birbirimize karşı soğuğuz. Baktığımızda ‘Türk insanı sıcaktır, İngilizler çok asildir yüzüne bakmaz’ denir ya aksi bir durum söz konusu.

 

İş yaşamındaki genç bir kadın olarak kadınlara, öğrencilere ne söylemek istersin?

-Kadınlar iş yaşamına girdiklerinde; beni yadırgarlar mı, dışlarla mı, beni ciddiye alırlar mı şeklinde endişeler taşıyor. Ama bu tamamen duruşla alakalı. Kendinden ne kadar emin, verdiğin bilgiden ne kadar emin olursan ve karşındaki kişiye ne kadar taviz vermezsen o kadar ciddiye alınıyorsun. Bir de keşke üniversite hayatımda yaz aylarını daha dolu geçirebilseymişim. Daha erken yurt dışına çıksaymışım. Bu anlamda yazlarımı biraz daha boş geçirdiğim için pişmanım. Öğrenciye sunulan fırsatlar bir daha eline geçmiyor. Ben Work and Travel yapmadım. Çok pişmanım. Bir mezun olarak Amerika’ya gidip 5 ay çalışıp, dünyanın başka ülkelerinden gelen kendi yaşıtlarımla hem eğlenip hem hayatımı sürdüremem. Ama öğrencinin önüne konulan bir lütuf bu. Evet program ücreti belki bazı öğrencilere fazla gelebilir. Ama bir daha bu şans elimize gelmiyor.

 

Haklısın, ama ülkemizde öğrenciyi yönlendirme teşvik etme konusunda da bir eksiklik var...Öğrenci korkuyor, ‘Oraya gidip ne yapacağım ben?’ diyor.

-Evet öğrencide ‘gidersem ne yaparım tek başıma’ korkusu var. Ben İngiltere’ye gitmeden önce sosyofobik bir insandım. İnsan içine çok karışmam, tek başıma bazı işlere kalkışmazdım. Biraz da korku vardı. Annemin desteğiyle yaptım. Gittim, uçaktan indim hem de inanılmaz bir özgüvenle. Yurduma yerleştim, o zaman dedim ‘Ben ne yapıyorum. Çok uzaktayım, kimseyi tanımıyorum. Yol yordam bilmiyorum’ dedim. Ama sabah uyandım, elimde haritamla okulu buldum, iki kişiyle tanıştım. Bir haftanın sonunda zaman geçmesin istedim. Biraz da zorunda kalınca insan her şeyi yapabiliyor. Ben orada broşür bile dağıttım. Bana burada deseler ki ‘Broşür al dağıt’ yapamazdım. Hiç tanımadığım insanlarla muhabbet ettim, bazı girişimlerde bulundum. Döndükten sonra çok farklı bir insan oldum. İnsan yalnız kalınca yapamayacağı şey yok. Burada devlet dairesine gidemezken Çek Cumhuriyeti’nde tek başıma vergi ödedim. Korkmamak gerekiyor. Kimsenin başına bir şey gelmiyor. Buralardan çok daha güvenli yurt dışı.

 

 

BİREBİR İLGİLENİYORUM

Son sözlerini alabilir miyim?

-Öğrenciler ne kadar erken başlarlarsa yurt dışına gitmeye o kadar avantajları olur. Ben 3. sınıfın sonundaydım yurt dışına çıktığımda. Bunu birinci sınıfın sonunda yapsaydım eğer belki de başka bir yabancı dil öğrenecek, başka bir gelecek kuracaktım. Hayat sadece İzmit’te, Kocaeli’de ya da Türkiye’dekinden ibaret değil, başka yaşamları görmek gerekiyor.
   Bir de şunu da söylemek istiyorum; İzmitli öğrenci danışmanlık hizmeti almak için İstanbul’a gidiyor. Daha güvenilir buluyorlar. Ancak İstanbul’daki ofislerin çok öğrencisi var ve birebir vakit ayırmakta eksik kalabiliyorlar. Hatta bazen öğrenci ulaşamıyor bile. Biz burada her an yardımcı oluyoruz ve her sıkıntılarında birebir bize ulaşabiliyorlar. Kocaeli, Sakarya öğrencisini Eğitim Al Kocaeli-Sakarya Ofisi’ne bekliyorum.

19347 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 2 Yorum

DİĞER HABERLER

Kötü iş çıkınca üzülen bir kuaförüm

Kötü iş çıkınca üzülen bir kuaförüm

Gebze’nin en marjinal, kendini en çok seven ve yaptığın işin bir sanat olduğunu ifaden Salon Aytaç’ın sahibi Aytaç Kalaycı, “Mesleğime sanatsal anlamda bakıyorum. Kötü iş çıkınca üzülebilen bir kuaförüm” dedi

Bu yemekler ve mekan sizi evinizde hissettirecek

Bu yemekler ve mekan sizi evinizde hissettirecek

Fethiye Caddesi Karagöz İş Hanı’nda yaklaşık bir yıldır hizmet veren Zeyno’nun Ev Yemekleri Lokantası birbirinden iddialı ve lezzetli yemekleriyle müşterilerini bekliyor

Gülüşünüz eksik kalmasın implantla tamamlansın

Gülüşünüz eksik kalmasın implantla tamamlansın

Diş implantı eksik olan dişlerin yerine işlevi yeniden kazandırmak için çene kemiğine yerleştirilen uygun malzemelerden yapılan yapay diş köküdür. İmplant uygulanarak hem eksik dişler tamamlanır hem de boşluktan dolayı oluşan estetik problemi giderilir.

Yaz günlerinde hafif lezzetler

Yaz günlerinde hafif lezzetler

Hafif börekleriyle ağızlarda unutulmaz lezzetler bırakan Göçmen Börekçisi, el yapımı alternatifleriyle ‘börek ağırdır’ inanışını ortadan kaldırıyor

Yaşam'ın tarifleri

Yaşam'ın tarifleri

Bu hafta; Tavuk etli taze fasulye salatası, patatesli mısır çorbasıve karadutlu marzipan lokmaları tarifleri sizlerle...

Haydi kadınlar motora!

Haydi kadınlar motora!

İlimizde 45 yıldır motor işleriyle uğraşan Refik Şahbazoğlu, daha faza kadın motor sürücüsü görmek istediklerini belirterek, “Herkese tavsiyem motora binmeleri” dedi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER