TANRI FARKLILIKLARI SEVER...

Tanrı farklılıkları sever...

20 yaşında Hıristiyanlığı benimsediğini belirten Karaali, farklı olana karşı duyulan çeşitli ön yargıların ortadan kalkması gerektiğini ifade etti

İzmit Kilisesi Din Görevlisi Emre Karaali, toplumdaki hoşgörü ortamının giderek azaldığını söyledi. 

Emre Karaali, İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı’nın İzmit sorumlusu. Kilisede pastörlük görevini üstleniyor. Şehir merkezindeki iki katlı binanın üst katını kilise olarak dizayn etmiş, cemaatine burada hizmet veriyor.
Güler yüzlü biri. Sıcak ve samimi tavırları, derin hoşgörüsü ve çaya düşkünlüğüyle tam bir Anadolu çocuğu…
Her özelliğiyle bizden biri. Bu topraklarda var olan, farklı ama bir o kadar da resme yakışan tonu…
Emre Karaeli’nin büyüleyici dünyasını yakından tanıyalım....

 

Müslüman bir aileden geliyorsunuz. Hıristiyanlığa duyduğunuz ilgi nasıl başladı? 

-20 yaşında Hıristiyan olmaya karar verdim. Lise çağlarından itibaren çeşitli araştırmalar yapıyordum. Zor günlerdi. Ailevi anlamda sorunlarımız vardı. Çok varlıklı bir aileden geliyorum fakat bir iflas olayı yaşandı. Varlıklı olduğumuz dönemde, her şeye sahiptim, yine de duygusal anlamda bir şeylerin eksikliğini duyuyordum.

 

Din değiştirmek zor bir karardır. Sancılı bir süreci de beraberinde getirir değil mi?

-Ben olaya din değiştirmek olarak bakmıyorum. Sonuçta, her tür inanç kendi sisteminin doğru olduğunu söyler. Bugün bir sinagoga ya da camiye gitseniz orada da benzer söylemlerle karşılaşacaksınız. İnsan akıl sahibi bir varlık. Gerçeği bulmanız için aklınızı kullanmalı ve asla vazgeçmemelisiniz.

 

GÜNAHLARI SADECE TANRI AFFEDER

Neden Protestanlık?
-Aslında Protestanlığı değil, Hıristiyan olmayı tercih ettim.  Bizler İsa Mesih’i izleyen kişileriz. Kutsal Kitap’ta Hıristiyanlık diye bir ibare yok. Hıristiyan kavramı ilk olarak, Antakya’da paganlar tarafından, İsa Mesih’in takipçilerini dışlamak için kullanılmış bir söz. Katolik, Ortodoks veya Protestan… Bu mezheplere baktığınız zaman, özü itibariyle aynı olduğunu görürsünüz. Zaman içinde farklı uygulamalar ortaya çıkmış. Bizim kiliselerimizde heykeller bulunmaz, resimleri veya çeşitli kabartmaları tarihsel açıdan ben de seviyorum ama onların önünde eğilmeyiz, onlara tapınmayız. Bizce Tanrı her yerdedir. Bizim sistemimizde günah çıkartma da yoktur. Kişinin günahlarını yalnız Tanrı affedebilir.  Araştırdım ve Protestanlığın en uygun sistem olduğuna karar verdim.

 

“Kocaeli’de Hıristiyan olmak” dediğimiz zaman neler söylemek istersiniz?

Bunun coğrafyayla bir ilgisi yok. Hıristiyan olmak dünyanın her yerinde zor. Bizler günahı sempatikleştiriyoruz. “Beyaz yalan’’ diye bir tabir var. Sanki yalanın rengini değiştirdiğinde işlevi de değişiyor gibi… Toplum, biraz da kendinden farklı olanı dışlama çabasında… Eğer dedikodu yapılan bir ortamda bulunmuyorsanız, siz asosyalsiniz. Herkes hırsızlık yapıyor ama siz yapmıyorsanız aptalsınız… Bu çeşit söylemlerle insanları damgalıyorlar… Fakat İsa Mesih’e inananlar ışıktır. Işık karanlıkta parladığında,  insanlar bir reaksiyon gösterir. Ben cemaatime de bunu söylüyorum: Eğer, toplum tarafından bu tarz söylemlerle karşılaşmıyorsanız, iyi bir Hıristiyan olamazsınız.

 

 

Her şeye rağmen bir hoşgörü kültürümüzde yok mu?

-Bence, giderek azalıyor. Bir takım ön yargılar var. Bizler Cüneyt Arkın filmleri ile büyüdük. O filmlerde tasvir edilen Hıristiyanlar oldukça kötü figürlerdi. Koca koca haçlar taşıyan, zina eden, içki içen, halka zulmeden, kötü insanlar…Maalesef, tüm bunlar yanlış bir algının ortaya çıkmasına neden oldu.

 

 

BİZ DE NORMAL İNSANLARIZ

İzmit’te kimliğinizden dolayı herhangi bir sorunla karşılaşıyor musunuz?

-Çok ta karşılaştığım söylenemez. Ancak zaman zaman bir takım problemleri göğüslemek zorunda kalıyoruz. Oturduğum sitede, komşularımla ilişkilerim oldukça iyidir. Sevgi ve saygı çerçevesinde bir araya geliyoruz. Bazen önyargılarla da karşılaşıyoruz tabi ki. Beni üzen bir anım:  Bir zamanlar arabam sık sık arıza yapardı. Aracımı servise götürmüştüm. Orada çalışan bir arkadaşla sohbet etme imkanı bulmuştum. Birlikte güzel bir diyalog kurduk. Sıradan konulardan konuşuyorduk. Kim olduğumu öğrendiğinde oldukça şaşırmıştı. “Ama sen çok iyi bir insansın, Hıristiyan olamasın” demişti. Zihninde ki, iyi insan modeliyle, Hıristiyan olmayı bağdaştıramıyordu.

 

 

Bu önyargıları nasıl kıracağız?

-Bu olumsuzlukları ortadan kaldırabilme için, çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Konferanslar düzenliyoruz, toplantılar yapıyoruz. Sonuç olarak, biz de normal insanlarız, diğer insanlardan bir farkımız yok. Bu ülkede yaşıyoruz. Ülkemize gönülden bağlıyız. Tüm vatandaşlık görevlerimizi yerine getiriyor ve insanlarımızı seviyoruz.

 

 

Tatlı anılarınız da vardır mutlaka…

-Elbette güzel anılarımızda olmuştur. Bir önceki Paskalya’da İzmit’in çeşitli noktalarında, Paskalya çöreği dağıttık. Farklı insanlarla bir araya geldik. Gerçekten güzel bir etkinlikti. Paylaşmak güzel bir şey.

 

 

CEMAATİN EN GENÇ ÜYESİYİM

Buradaki kiliseniz, kilise binası olarak inşa edilmemiş. Çeşitli imkansızlıklarla karşılaşıyor musunuz?

-Maalesef, Kocaeli’de yer alan tek kiliseyiz. Sakarya’da da kilise bulunmuyor. Üst katı kilise yaptık ancak her zaman yeterli olmuyor. Noel, paskalya gibi büyük organizasyonlarda, daha büyük yerleri kiralamak zorundayız. Gebze’den, Sakarya’dan ve İzmit’e yakın bölgelerden gelen Hıristiyanlar’la bir araya geliyoruz. Türkiye’de Hıristiyanlar için din adamı yetiştirme olanağınız yok. Bireysel anlamda kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Teoloji alanındaki çalışmalarım da devam ediyor.

 

 

Cemaatinizin profilinden bahseder misiniz?

-Yaş ortalaması otuz civarında… Ben cemaatimizin en genç üyelerinden biriyim.  Ailece Hıristiyan olan üyelerimiz olduğu gibi, bireysel olarak bu dini özümsemiş kişiler de mevcut. Kendi çocuklarımız da var tabi… 

 

 

Kilisedeki faaliyetlerinizin dışında başka bir meşguliyet alanınız var mı?

-Çok yoğun çalışıyoruz. Söylediğim gibi, farklı noktalardan insanlar geliyor. Onlarla bir araya gelmek zorundayız. Ayrıca Pazar günleri ayinlerimiz var. Ayrıca bir aile babasıyım. Dolayısıyla, başka işlere pek vakit bulunmuyor.

 

 

Bu güzel sohbet için teşekkür ederiz. Söyleşimizin sonuna geldik. Eklemek istediğiniz bir nokta var mı?

-Tanrı farklılıklardan hoşlanır. Doğada her şeyi çeşitleriyle birlikte yaratmış. Bizler de, bu farklı renkleri görmeli, sevmeli ve olduğu gibi kabullenmeliyiz.

 

6998 defa okundu.

YORUMLAR

  • Toplam 3 Yorum

DİĞER HABERLER

Kötü iş çıkınca üzülen bir kuaförüm

Kötü iş çıkınca üzülen bir kuaförüm

Gebze’nin en marjinal, kendini en çok seven ve yaptığın işin bir sanat olduğunu ifaden Salon Aytaç’ın sahibi Aytaç Kalaycı, “Mesleğime sanatsal anlamda bakıyorum. Kötü iş çıkınca üzülebilen bir kuaförüm” dedi

Bu yemekler ve mekan sizi evinizde hissettirecek

Bu yemekler ve mekan sizi evinizde hissettirecek

Fethiye Caddesi Karagöz İş Hanı’nda yaklaşık bir yıldır hizmet veren Zeyno’nun Ev Yemekleri Lokantası birbirinden iddialı ve lezzetli yemekleriyle müşterilerini bekliyor

Gülüşünüz eksik kalmasın implantla tamamlansın

Gülüşünüz eksik kalmasın implantla tamamlansın

Diş implantı eksik olan dişlerin yerine işlevi yeniden kazandırmak için çene kemiğine yerleştirilen uygun malzemelerden yapılan yapay diş köküdür. İmplant uygulanarak hem eksik dişler tamamlanır hem de boşluktan dolayı oluşan estetik problemi giderilir.

Yaz günlerinde hafif lezzetler

Yaz günlerinde hafif lezzetler

Hafif börekleriyle ağızlarda unutulmaz lezzetler bırakan Göçmen Börekçisi, el yapımı alternatifleriyle ‘börek ağırdır’ inanışını ortadan kaldırıyor

Yaşam'ın tarifleri

Yaşam'ın tarifleri

Bu hafta; Tavuk etli taze fasulye salatası, patatesli mısır çorbasıve karadutlu marzipan lokmaları tarifleri sizlerle...

Haydi kadınlar motora!

Haydi kadınlar motora!

İlimizde 45 yıldır motor işleriyle uğraşan Refik Şahbazoğlu, daha faza kadın motor sürücüsü görmek istediklerini belirterek, “Herkese tavsiyem motora binmeleri” dedi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER