TİYATRO MANYAKLIK İŞİ

Tiyatro manyaklık işi

İzmit’te yaşayan bir tiyatro aşığı olan Tuğçe Sarıyılmaz geçtiğimiz ay kendi yazıp yönettiği ve oynadığı oyununun galasını gerçekleştirdi. Sarıyılmaz’ın bundan sonraki en büyük hedefi ise Kocaeli’de kendi tiyatrosunu kurmak

İzmit’te yaşayan bir tiyatro aşığı Tuğçe Sarıyılmaz, 6 yaşında başlayan tiyatro serüveni zaman zaman sekteye uğrasa da tam anlamıyla kopamadı hiç bir zaman ve tiyatro aşkı her seferinde onu yeniden sahnelere çekti.

Geçtiğimiz aylarda kendisi için çok ayrı bir öneme sahip S-onsuz Aşk’ın galasını gerçekleştirdikten sonra da yeni çalışmalar, yeni oyunlar için kolları sıvadı bile.

Dönem dönem enerjisi tükense de her seferinde yeni bir hevesle tiyatroya devam eden Sarıyılmaz, “Sen bu işi seviyorsun, sen oyun yazabiliyorsun, çoğu insanın böyle bir yeteneği yok, insanlar hayal kuramıyorlar” diyerek telkin etmiş kendisini.

Sarıyılmaz bu kadar zorluğu yaşayınca Kocaeli’de de tiyatro anlamındaki eksikliği fark etmiş. Önümüzdeki süreçte en büyük isteği ise 200- 250 kişilik bir tiyatro açmak ve orada sanatseverlerin dilediğince tiyatro yapabilmesine olanak sağlamak.

Bu kadar koşuşturmanın arasında en büyük destekçisi ise minik oğlu Aras.

Aras bir an olsun ayrılmıyor annesinin yanından hatta provalarda bile neredeyse sürekli birlikteler.

İşte Tuğçe Sarıyılmaz’ın tiyatro tutkusunu sizlere de iliklerinize kadar hissettirecek samimi röportajı.

 

 

Sizin için çok önemli bir oyundu ‘S-onsuz Aşk’ ve geçtiğimiz haftalarda da heyecanla beklediğiniz galası gerçekleşti. Peki nasıl ortaya çıktı oyun?

-Bu oyun çok ilginç bir şekilde çıktı ortaya. Benim için ilklerin oyunu olduğunu söyleyebilirim. İlk tek kişilik oyunum ve ilk kez yazdığım ve yönettiğim bir oyunda oynadım. Ben bundan önce Kim O? adında bir oyun yazmıştım onun provalarına başlamıştık. İki kişi çalışıyorduk, aksilikler oldu kostüm dekor her şey tamamdı fakat partnerlerle ilgili sıkıntılarım oldu. Olmayınca olmuyor. Bu süreç benim için üzüldüğüm bir dönem oldu. Çok hevesleniyordum iyi de bir konusu vardı oyunun fakat  partnerimle sıkıntı yaşayınca ben tek kişilik bir oyunda oynayacağım, kendim yazıp kendim oynayacağım dedim ve 2 gün geçmeden kafamda bir oyun belirmeye başladı.

 

İlk olarak kafanızda oluşan senaryo neydi?

 -Psikolojik problemleri olan bir kız, ömrü boyunca ailesi tarafından sorunlu bir kız olarak görülmüş sevgiye aç, sevilmeyi isteyen bir kız.  Bununla ilgili bir şeyler belirmeye başladı kafamda. Ben ilk başta oyunu 1 hafta düşünüyorum. Tek bir kelime bile yazmıyorum kafamda canlandırıyorum.  Bu kadar psikolojik problemleri olan bir kızın problemli bir aşkı olur diye düşündüm ve 1 hafta düşünmemin sonunda ortaya ‘S-onsuz Aşk’  çıktı.

 

Bu süreç nasıl ilerledi sizin için?

-Yazdıktan sonra oyunu bir sindirdim geceleri herkes yattıktan sonra sabaha kadar provalar yaptım oyunu bitirdim rejisini yaptım ve tek tek arkadaşlarıma izletmeye başladım ve çok heyecanlandım. Aslında yıllardır ben zaten onlarla birlikte çalışıyorum, oyunculuğumu zaten biliyorlar. Eksik olan yerler tabi ki vardır, her zaman çok iyi oyuncuyum demiyorum. Onların eleştirmelerini bekliyorum. Oyunumu reji bakımından da incelediler. Olumlu yönde eleştiriler almaya başlayınca da oyunu çıkarmaya karar verdim. Gittim gün aldım ve devamı geldi.

 

KENDİ HAYATIMDAN DA KESİTLER VAR

Oyunda yaşamınızdan kesitler var mıydı?

-Tanrılaştırılmış bir aşk varü kadının adamı koyduğu yer ‘o benim için bir kadının hayatında olabilecek her şey’. O giderse bizim aşkımız sonsuz olmaz. ‘Bazı yerler var tabi ki verdiğim tepkilerden bir şeyler düşünerek yaptığım. Bunun dışında sadece kendimden değil ağır aşkı çeken yaşayan insanların verdiği tepkilerden de ilham aldım. Oyundaki tepkiler biraz daha abartılı. Kız yerde yatıyor kendime geliyorum etrafa bakıyorum kafam kanıyor loş hiçbir şey göremiyorum ışığı açıp etrafa bakıyorum ve başlıyor…

 

Tiyatro tutkunuz ne zaman başladı?

-6 yaşımda başladım tüm eğitimleri aldım 2-3 yıl devam ettim, ortaokulda SDKM’nin eğitimi vardı oraya girdim, depremden sonra bırakmak zorunda kaldım, çok uzun süre ara verdim fakat çevremdekiler her seferinde tiyatrocu olmam gerektiğini söyledi bana. Bir türlü devam edemedim İzmit Sanat Merkezi’ne girdim orada eğitime başladım.

 

KOCAELİ TİYATRO KONUSUNDA EKSİK

Aslında tiyatroya uzak kaldığınız dönemlerde de aklınızda hep tiyatro vardı. Bundan sonra neler planlıyorsunuz?

-En çok istediğim şey kendime ait bir tiyatrom olsun. İzmit’in de buna ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. 200- 250 kişilik seyirci kapasiteli bir yer olsun, ben çıkayım kendi yazdığım oyunları oynayayım,  tiyatrocu arkadaşlarım gelip oynasın, İstanbul’dan oyuncular gelip oynasınlar, küçük çocuklar gelsin drama eğitimi vereyim. Çevremdeki herkes bir şekilde sanatla uğraşıyor ve bunun sıkıntısını yaşıyorlar.

 

TİYATRO MANYAKLIK İŞİ

Tiyatro aşkınız aşikar ama zorluklarını da elbet yaşıyorsunuz. Ne gibi zorlukları var?

-Tiyatro herkesin yapabileceği bir şey değil, manyaklık işi biraz. Sahne kölesi diye bir şey var tiyatroda. Mesela dekorları ben tek başıma taşıyorum, kuruyorum bir anlamda sahne kölesisin. Bir getirisi yok, tek getirisi alkış ki o da dünyalara bedel. Ben çoğu oyundan önce mesela galaya 3 gün kala yorgunluktan bayılacak raddeye geliyorum ve ‘bırakacağım’ diyorum. Sonrasında bir süreç geçti ve silkelendim. ‘ Sen bu işi seviyorsun, sen oyun yazabiliyorsun, çoğu insanın böyle bir yeteneği yok, insanlar hayal kuramıyorlar’ diyerek yazmaya başladım. Bu işin en zor taraflarından biri de  sponsor bulmak. Bu oyun için hiç sponsor arayışına girmedim ama bundan daha büyük bir oyun çıkarsam mutlaka sponsor gerekli. Yanınızda insanlar var ve onlara da bir şeyler vermeniz gerekiyor. ‘Kim o’yu da ertelemiştim fakat temmuz, ağustos gibi yine provalarına başlayacağım.

5302 defa okundu.

DİĞER HABERLER

Kötü iş çıkınca üzülen bir kuaförüm

Kötü iş çıkınca üzülen bir kuaförüm

Gebze’nin en marjinal, kendini en çok seven ve yaptığın işin bir sanat olduğunu ifaden Salon Aytaç’ın sahibi Aytaç Kalaycı, “Mesleğime sanatsal anlamda bakıyorum. Kötü iş çıkınca üzülebilen bir kuaförüm” dedi

Bu yemekler ve mekan sizi evinizde hissettirecek

Bu yemekler ve mekan sizi evinizde hissettirecek

Fethiye Caddesi Karagöz İş Hanı’nda yaklaşık bir yıldır hizmet veren Zeyno’nun Ev Yemekleri Lokantası birbirinden iddialı ve lezzetli yemekleriyle müşterilerini bekliyor

Gülüşünüz eksik kalmasın implantla tamamlansın

Gülüşünüz eksik kalmasın implantla tamamlansın

Diş implantı eksik olan dişlerin yerine işlevi yeniden kazandırmak için çene kemiğine yerleştirilen uygun malzemelerden yapılan yapay diş köküdür. İmplant uygulanarak hem eksik dişler tamamlanır hem de boşluktan dolayı oluşan estetik problemi giderilir.

Yaz günlerinde hafif lezzetler

Yaz günlerinde hafif lezzetler

Hafif börekleriyle ağızlarda unutulmaz lezzetler bırakan Göçmen Börekçisi, el yapımı alternatifleriyle ‘börek ağırdır’ inanışını ortadan kaldırıyor

Yaşam'ın tarifleri

Yaşam'ın tarifleri

Bu hafta; Tavuk etli taze fasulye salatası, patatesli mısır çorbasıve karadutlu marzipan lokmaları tarifleri sizlerle...

Haydi kadınlar motora!

Haydi kadınlar motora!

İlimizde 45 yıldır motor işleriyle uğraşan Refik Şahbazoğlu, daha faza kadın motor sürücüsü görmek istediklerini belirterek, “Herkese tavsiyem motora binmeleri” dedi

KÖŞE YAZARLARI

VEFAT EDENLER