Eğer bir insan sürekli dürüstlükten dem vuruyorsa, onun dürüstlüğü sorgulanmalı.
AKP`de de bir “demokrasi” söylemi almış başını gidiyor ancak eylemde pek izine rastlanamıyor.
Bunun bir örneğini de önceki gün il kadın kolları kongresinde gördük.
Biz elbette şaşırmadık, çünkü bekliyorduk.
Ama bizi şaşırtan biri oldu.
AKP Kocaeli Milletvekili Sibel Gönül bizi şaşırtmanın ötesinde şoka soktu.
***
Sibel Gönül, kurucu kadın kolları başkanlığı görevinden milletvekilliğine yükselmiş bir isim.
Gönül, 2. dönem milletvekilliği yapıyor, lakin kadın kollarıyla bağını hiçbir şekilde koparmadı.
Kadınlar da neredeyse Sibel Gönül`den habersiz tek bir adım atmadı.
Sibel Gönül`ün ardından göreve gelen Hülya Nergiz de aynı yolu izledi.
Milletvekili olabilmek için il kadın kolları başkanlığından istifa etti ancak Gönül karşısında hezimete uğradı.
Yani Dimyat`ta pirince giderken evdeki bulgurdan da oldu.
Yerine de eski DYP kökenli Gebzeli Oya Tunçel atandı.
***
4 yıldır il kadın kolları başkanlığı yapan Tunçel, önceki gün ‘çok konuşulacak` kongreyle ikinci kez seçilmiş başkan oldu.
Çünkü kongrede Tunçel`in karşısına il kadın kolları eski yöneticisi Sultan Öztürk aday olarak çıktı.
Öztürk demokratik hakkını kullanmaya çalıştı!
‘Çalıştı` diyoruz çünkü kullanamadı.
‘Adaylıktan çekilmeyeceğim` diyen Öztürk, delikanlı gibi sözünün arkasında durdu, tükürdüğünü yalamadı, sonuna kadar adaylığında direndi.
Kongre gününe kadar ‘Asla çekilmem, bir pazarlık söz konusu değil` diyen onca AKP`li ilçe başkan adayının yaptığını yapıp son dakikada ‘kıvırmadı` yani.
Kongre öncesi defalarca ‘Adayımız Oya Tunçel`dir. Sultan Öztürk`ü istemiyorum` diyen il başkanı Mahmut Civelek kongreye bir gün kala hiç görüşmediği Sultan Öztürk`ü il binasına çağırmış ve çekilmesini istemişti. Bu görüşmeye Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu da katılmıştı.
Ancak ne Civelek, ne de Karaosmanoğlu Öztürk`ü kararından döndüremedi.
Sonra ne mi oldu?
Herkes nefesini tuttu; ilçe kongrelerinde iki listeye izin vermeyen AKP`nin kanaat önderlerinin ne yapacağını bekledi. Demokratik bir yarış yaşanma ihtimali vardı ancak AKP adeta demokrasiyi katledercesine yine bir çözüm yolu buldu.
İl başkanı Civelek ve Karaosmanoğlu bu işi çözemeyince devreye milletvekili Sibel Gönül girdi.
Kongre salonuna listesiyle gelen ve divan başkanı Sibel Gönül`e listesini sunan Sultan Öztürk başına geleceklerden habersiz, heyecanlıydı.
Sandı ki sandığa gidecek!
Parti büyüklerine göre de Öztürk sorundu ve çözülmeliydi...
***
Bu işi de bu saatten sonra çözse çözse divan başkanı ‘Sibel Abla` çözerdi.
Nitekim de kendi yöntemleriyle ‘Bu kadarına da pes` dedirten bir yola başvurdu Azize Sibel Gönül;
‘Sen misin çekilmeyen!` deyip demokrasi nasıl katledilir itinayla gösterdi.
Nasıl mı?
Sultan Öztürk`ün listesi okunur okunmaz, Oya Tunçel`in ekibi sahnedeki perdenin arkasına geçti ve operasyon başladı.
Perdenin arkasından çıkan her kadın elinde telefonla ‘Şu kişi yönetimden istifa ediyor` dedi ve divana istifalar sunuldu.
Tam 7 kişi istifasını verdi ve Öztürk`ün listesi patladı. Zaten kongre boyunca Öztürk`ün de korkusu buydu. Korktuğu başına geldi.
İş bununla da bitmedi.
Sibel Gönül, Tunçel ve Öztürk`ün listesini tek tek sahneye davet ederek salonu selamlamalarını istedi. Tunçel ekibiyle tam kadro sahneye çıktı.
Öztürk, ekibinin büyük bölümü salonda olmadığı için sahneye çıkamadı.
Gönül de bunun üzerine ‘Listenin yarısından bir fazlası burada olmalı yoksa kabul etmem` diyerek Öztürk`e ikinci darbeyi indirdi.
Öztürk, ne ne ettiyse kongrenin başından sonuna kadar agresif tavırlarıyla antipati toplayan Sibel Gönül`e listesini kabul ettiremedi.
İstifalar sonrasında kürsüye 26 kişiyle çıkamayan Öztürk`ün adaylığı Sibel Gönül tarafından kabul edilmedi.
Seçimi Sibel Abla kazandı.
***
Kısacası Sibel Gönül, partide ‘kadınların patronu` olduğunu bir kez daha gösterdi.
Kongre salonuna ‘Benden izinsiz kimse bir yere adaylığını koyamaz` mesajı veren Gönül, Sultan Öztürk`e çok fena çalım attı.
Babasının büyük üzüntü yaşattığı Öztürk kaçak güreşmedi ama AKP kaçak yolla tuş etti.
Öte yandan Oya Tunçel`i de atlamamak gerek;
Hani kendine çok güveniyordu, ‘Çift liste de olsa varım` diyordu ya.
Sormak istiyoruz, madem kendinize çok güveniyordunuz, bu kadar oyuna, tiyatroya neden izin verdiniz?
Sultan Öztürk`ün sandığa gitmesine izin verseydi Oya Tunçel, partililerin gözünde biraz daha büyürdü ama yapamadı.
İşine böylesi geldi; yorulmadan, terlemeden yeniden başkan olmayı tercih etti.
Bu kongrenin yankıları daha çok süreceğe benziyor.
Bu arada il başkanlığına aday olmayı düşünenleri de uyarmadan geçmeyelim;
Aday olmayı düşünen beyler!
Aman dikkatli olun, bir kadına bu yapıldıysa size neler yapılmaz.....