CHP eski milletvekillerinden Hikmet Erenkaya, bu haftaki salı söyleşime konuk ettim. Kendisiyle daha önceleri sayısız kez konuşmuş, sohbet etmiş, hakkında yazılar ve yorumlar yazmıştım…
Siyaset yapmayı seven, ekip ruhu olan, partisi için maddi ve manevi her türlü katkıyı sunabilen yapıda biri…
Geçtiğimiz hafta içinde Fevziye Camii avlusunda bir cenaze töreninde kendisiyle karşılaştığımda bana serzenişte bulundu. “Artık arayıp sormuyorsun” dedi.
Erenkaya`nın bu sözlerinin etkisinde kaldım. Hemen oracıkta gazeteye kahve içmeye davet ettim.
Geleceğini söyledi…
Sağ olsun bu sözünden iki gün sonra aradı, “Yerindeysen kahve içmeye geliyorum” dedi…
10 dakika sonra da gazeteye geldi. Bir fincan Türk kahvesi eşliğinde doyumsuz bir sohbet ortaya çıktı…
Ziyareti tam da kongre sürecine denk geldiği için konuşulacak çok şeyimiz vardı.
Erenkaya, CHP`de çok farklı bir siyasetçidir. İnatçı, hırslı, özverili, heyecanlı ve paylaşımcıdır. Sırf bu yönüyle bile parti çevresinde hem övgü alıyor, hem de tepki görüyor.
12 Haziran genel seçiminde çok istemesine rağmen listeye konulmayınca herkes ‘Erenkaya`nın aktif siyasi yaşamı bitti` dedi. Hatta ‘Erenkaya`dan kurtulduk` deyip göbek atanlar bile oldu.
Erenkaya, öyle kolay pes edecek biri değil…
Genel seçimlerin ardından üç beş ay dinlendikten sonra siyaset sahnesine yeniden çıktı.
Adı sıkça İzmit Belediye Başkan adaylığı için geçer oldu, hatta ‘İl başkanlığına aday` diyenler bile çıktı.
Bu iddialar hala da parti çevresinde konuşuluyor…
Konuşulanların hepsini Erenkaya`ya sordum.
Çok net yanıtlar verdi. Ama bazı sorularıma da yorum yapmaktan kaçındı…
Sohbetimizde ortaya çıkan sonuç; Erenkaya`nın yeniden siyasete geri dönüş yapması…
Ama sözlerinde ciddi bir olgunluk ve tecrübe sezdim. Bireyci konuşmuyor, ne yapmak istiyorsa partisinin Kocaeli`de birinci parti olması için çabalıyor…
Kim ne derse desin Hikmet Erenkaya bu kentin renkli ve farklı bir ismidir. Kendisine has, net bir duruşu vardır. Keskin fikirleri vardır. Ancak her siyasi görüşe de eşit mesafede duruyor ve saygı gösteriyor…
SİYASET RUHUMA YAPIŞMIŞ
Hikmet Bey, bir siyasetçinin hayal ettiği bütün görevlerde bulundunuz. Önemli mevkilere seçildiniz?
-Siyaset devamlılık ve kararlılık gerekir. Siyasette size karşı her türlü sindirme politikası yapılır, karşı durmak için dirençli olmak gerekir. Yılmayacaksınız yoksa silinir gidersiniz. Ben, öğrencilik ve gençlik yıllarımda kazandığım bu kararlığı siyasette de sürdürüyorum. Aktif siyasete 1987`de başladım. İl örgütünde sekreterlik, sonra il başkan vekilliği, belediye meclis üyeliği, belediye başkan yardımcılığı, belediye başkanlığı ve milletvekilliği yaptım. Siyasete girmeden önce bir dönem de Mimarlar Odası Başkanlığı görevinde bulundum.
Siyasetten yorulmadınız, hala ‘devam` diyorsunuz yani?
-Siyaset 'ha' deyince bırakılacak bir şey değil. Siyaset benim ruhuma yapışmış. Bütün çabam, bütün hırslarım kendime değil, partime ve halka hizmet için. Her ne kadar partimde haksızlığa da uğrasam; hiç küsmedim, sırtımı dönmedim. Yine de halkın içindeyim. Düğünlere, cenazelere katılıyorum. Gün içinde esnafı, kentin kanaat önderlerini ziyaret ediyorum.
2014 yerel seçiminde adınız İzmit Belediye Başkan adayı olacağınız yönünde konuşuluyor. Bu konuda açıklama yapmak ister misiniz?
-Şimdilik böyle bir düşüncem yok. ‘Aday olacağım` diye bir çalışmam da yok. Ama partimizin 2014'te başarılı olması için seçimi kazanacak bir adaya kesinlikle ihtiyacı vardır. Partinin delegesi ve tabanı en iyi adayı çıkartır. Kendim olayım diye bir yapı tasarlamadım.
BEN ADAY DEĞİLİM
Yakın çevrenize 'Ben İzmit Belediye Başkan adayı olacağım' dediğiniz söyleniyor. Bu doğru değil mi?
-Hayır. Böyle bir talebi hiç dillendirmedim. Yine diyorum. Kesinlikle CHP, İzmit'te belediye başkanlığını kazanmalıdır. Ama benim böyle bir düşüncem bulunmuyor. Örgütümüz en iyi adayı bulur. Kimsenin ‘Adayım` demesine gerek yok.
2009 yılındaki İzmit Belediye Başkan adayı Fikret Toker doğru bir tercih miydi?
-Fikret Toker, beni daha önce birlikte görev yaptığım bir partilimdir. ‘Adaylığı yanlış bir tercihti` demek bana yakışmaz. O seçimin yanlışlıkları oldu elbette. Belediye meclisini alıyoruz ama belediye başkanlığını kazanamadık. Toker, elinden geleni yaptı. Örgüt elinden geleni yaptı mı ona bakmak lazım. 2014 seçiminde doğru bir aday bulunmalı.
CHP İzmit'te iki dönemdir kaybediyor. Üçüncü dönemde yine kaybederse...
-Bizim dönemimizde İzmit, CHP'nin kalesiydi. İki dönemdir belediye başkanlığını kaybediyoruz. Üçüncü dönem kaybetme lüksümüz ve tahammülümüz yoktur. Örgüt olarak bütünlük içinde hareket etmeliyiz. AKP'ye karşı tek gücümüz; birlikte hareket etmek. Örgüt yönetimi bu bütünlüğü sağlamak için elini masaya vurmalıdır artık. Ben koşulsuz parti bütünlüğü için elimi taşın altına koyarım. Nasıl ki İstanbul'un Kadıköy'ü, Ankara'nın Çankaya'sı. Kocaeli'nin de İzmit'i marka olmalı, partimiz için...
CHP'de seçimler başladı. Şimdilik delege seçimi var. Mahallenizde liste çıkarttınız ama kaybettiniz. Üzüldünüz mü?
-Oturduğum mahallede iki liste çıkınca bir listeyi benim çıkarttığım algılandı. Bu doğru değildir. Partililer seçimin heyecanlı geçmesi için ikinci bir liste çıkardı. Benim liste çıkartıp seçimi kaybettiğim falan yok. Diğer bütün mahallelerde sevdiğimiz arkadaşlarım delege seçildi.
EŞİT MESAFEDEYİM
İzmit ilçede 7 tane başkan adayı var. Siz kime daha yakınsınız?
-İzmit ilçede çok adaylı olması partimizin renkliliğinden ve demokratik yapısından kaynaklanıyor. Biz asla AKP gibi olamayız. Ben, 7 adayımıza da eşit mesafedeyim. Hiçbir adayın yanında değilim. Taraf tutmak, benim politik kariyerime ters olur. Partinin deneyimli siyasetçisi olarak ağabeylik rolündeyim. Partiyi kim daha iyi temsil ederse onun yanında dururuz.
İlçe başkan adaylarıyla hiç bir araya gelip sohbet ediyor musunuz?
-Tabi ki geliyorum. Adaylarla bir problemim yok. Onlar beni seviyor ve saygı duyuyor. Benim parti içindeki gücümü de biliyorlar. Hatta hepsi de 'Hikmet olmazsa olmaz' diyorlar. Benim için bu gurur verici. Adayların bana karşı bu yaklaşımı beni siyasete bir adım daha yaklaştırıyor.
Tecrübeli bir siyasetçi olarak adaylara bir mesajınız var mı?
-Bütün adaylarımız iyi insanlar. Her birinin farklı özellikleri ve hedefleri var. Siyasette fazla aktif görev almamış olabilirler ama partisi için ortaya koyacakları üretkenlikleri ve hedefleri olmalı. Çok çalışmaları gerek. Ahlakla, terbiyeli, doğru, güven veren, paylaşımcı ve parti içindeki her farklı görüşe eşit mesafede durmalılar...
HALK BENİ SEVİYOR
Adaylar daha genç ama sizi adaylardan daha heyecanlı görüyoruz?
-Siyasetten kopamıyorum. Her ne kadar haksızlıklara da uğrasam partime küsmeden çalışmalarıma devam ediyorum. Her gün sokakta, caddelerde, cenazede, düğünlerdeyim. Halkın içindeyim. Bu kent beni seviyor, ben de onları seviyorum.
'Çok haksızlığa uğradım` diyorsunuz. CHP ne zaman size haksızlık yaptı ki?
-Siyasette haksızlığa uğratılmak, ihanete uğratılmak, dost kazığı yemek çok olur. En yakınınızda, güvendiğiniz ve birlikte siyaset yaptığınız biri öyle bir gün gelir ki size rakip olur. Siyaset böyle bir şey. Ne olursa olsun çalışan her zaman ödüllendirilmelir. İtiraf etmeliyim ki, 2011 genel seçimlerinde listeye konulmamam bana karşı yapılan ciddi bir haksızlıktı. Parlamentoda görevini en iyi ve kusursuz yapan milletvekillerinden biriydim. Ama aday gösterilmedim
CHP'de bir değişim hareketi başlatıldı. Listeye alınmamanız bu değişimden kaynaklanmış olamaz mı?
-Olabilir ama değişimi gerçekleştirecek tecrübeli isimlere de ihtiyaç vardır. Bugün parti genel merkezinde yaşanan bazı sıkıntılar ve çıkmazlar, siyasi tecrübesizlikten kaynaklanıyor. Doğru söylemek gerekirse ben yeniden aday gösterileceğimi düşünüyordum. Olmadı. Siyasette bazen istediğiniz olmuyor. Ama önemli olan sırt çevirmemek.
İL BAŞKANLIĞI TEKLİFİ
Genel merkezle diyaloglarız nasıl, hiç gidiyor musunuz?
-Gitmez miyim! Bir kaç kez gittim. Hasret giderdim. Daha önce birlikte siyaset yaptığım milletvekillerini ziyaret ettim. Doğrusu özlemişim. Ama geçen dönemki sıcaklığı ve içtenliği bu sefer mevcut CHP'li milletvekilleri arasında pek göremedim.
İl başkanı yalçın Kuşkan ile görüşüyor musunuz?
-Örgütümüzün başındaki isimdir. Elbette ki görüşüyorum. İlişkilerim iyi. Partinin toparlanması için elinden gelen gayreti ortaya koyuyor. Samimi ve içten çalışıyor.
Sefa Sirmen milletvekilliğinden sonra il başkanı oldu. Siz de il başkanlığını düşünüyor musunuz?
-(Gülümsedi, hayır demedi) 2004 yılındaki yerel seçimde Büyükşehir Belediye Başkan adayıydım. Seçimi kaybettikten sonra il başkanı olmam için çok ısrar ettiler, çok teklif geldi. Hatta 2007 genel seçimlerinde ‘Milletvekili olman daha kolaylaşır` dediler. Ben bunu kabul etmedim. Bir yerlere gelmek için ille de makam gerekmiyor. Eğer ben de bazı meziyetler ve nitelikler varsa hiçbir makam olmasa da olur. Nihayetinde öyle oldu. İlk kez seçim kaybettim ama kenara çekilip oturmadım. Çalıştım, koştum ve 2007`de 2. sıradan milletvekili seçildim.
İl başkanlığına sıcak bakıyorsunuz yani?
-Cemalettin, ‘Ben aday olacağım, ben varım` demekle artık olmuyor. Örgüt ne derse o olur. Örgüt beni il başkanlığına layık görmüşse, oraya taşımak isterse partim için bunu da üstlenmeye razıyım. İlahi ki ‘Ben adayım` demiyorum. Sağlığım el verdiği sürece CHP'de hizmetlerimize ve siyaset yapmaya devam edeceğim.
KILIÇDAROĞLU SÖZÜNÜ TUTMADI
Tüzük kurultayına gidecek misiniz?
-Kesinlikle gideceğim. O salonda olacağım. Tüzük kurultayı daha önce olmalıydı. Genel başkanımız Kemal Bey, geldiğinde ‘Tüzüğü hemen değiştiririm` demişti, değiştirmedi. Parti içinde bugünkü sıkıntılar bundan kaynaklanıyor. Artık adaylarımız önseçimle, çarşaf listeyle seçilmelidir...
Eski genel başkan Deniz Baykal'ın bırakması CHP için bir düşüş oldu mu?
-İki genel başkanımızın da farklı liderlik özellikleri var. Deniz Bey, daha çok devlet adamlığı yönü ağır basar. Kemal Bey ise kırsalda daha etkili, halk adamı yönü daha baskın.
Deniz Baykal`ın yeniden genel başkan olma olasılığı size göre nedir?
-Çok zor. Artık böyle bir algı yok. Ama Kemal Bey, bu zor süreci Deniz Bey ile el ele vererek atlatmalı. Partimizin güçlenmesi için bu gerekli. Yerelde bizler, genelde bu isimler birlik görüntüsü verirlerse tabanı hareketlendiririz.
TORUNUMU ÇOK ÖZLÜYORUM
CHP'nin Kocaeli'de 3 milletvekili var. Onlarla aranız nasıl?
-En sık görüştüğüm Mehmet Hilal Kaplan'dır. Kaplan, Ankara'dan İzmit'e geldiğinde mutlaka beni arar, geldiğini söyler. Bir araya geliriz. Beyefendi ve düzgün biri. Hurşit Güneş bir kere işyerime (benzinlik) geldi. Haydar Akar ile pek görüşmedik. Ama beni her çağırdıklarında, davet ettiklerinde giderim. Onlar partimizin milletvekilleri, üçüne de saygım var.
Hikmet Bey, bu arada torununuz oldu, birçok dede gibi çok düşkün müsünüz?
-(Cep telefonun ekranına torunun resmini koymuş) Torunum çok şeker. Adını Melisa koyduk. Dünyalar tatlısı. Çok özlüyorum kendisini. Torun sevgisinin ne olduğunu yaşayarak öğrendim. Hanımla evde dayanamıyoruz; iki günde bir torunumuzu ziyarete gidiyoruz.
KIZIM İÇİN DUA EDİYORUM
Kızınız Nilay Hanım rahatsızdı, durumu nasıl?
-Kızım Nilay'ın sağlık durumu şimdilik iyi. Hastaneden eve getirdik. Kendisi için uygun böbrek bulundu. Önümüzdeki ay Akdeniz Üniversitesi'nde ameliyat olacak. Kızım için bütün halkımızdan dualarını esirgememelerini rica ediyorum. Kızım inşallah eski sağlığına kavuşacak.
Kızınızın rahatsızlığı için siyaset dünyasından sizi arayanlar oldu mu?
-Kızım Nilay için, siyaset dünyasından arayan soran çok sayıda dostlarım oldu. Hepsi sağ olsun. Gelenlerden biri de AKP milletvekili Fikri Işık'tı. Işık ile diyaloglarım gayet iyidir. Yıldızımın barıştığı bir siyasetçi. Gelişi beni çok mutlu etti. Ankara'dan arayan soran çok oldu. Ameliyat için başta Deniz Baykal, Antalya Belediye Başkanı olmak üzere seferber olan çok siyasi dostlarım oldu. Beni ayakta tutan da bu dostluklar. Siyasetin güzel yanı da bu.
İŞLERİ OĞLUMA DEVRETTİM
Hikmet Bey, siz aynı zamanda mimarsınız. Milletvekilliğinden sonra mimarlık mesleğinizi sürdürüyor, proje çiziyor musunuz?
-Hayır. Mimarlık mesleğini bıraktım. Mesleğimile ilgili hiçbir çalışmam yok. İşleri oğlum Ulaş takip ediyor. Ben siyasetle uğraşıyorum. Benim artık mesleğim siyaset. Bütün vaktimi siyasette değerlendiriyorum.
Bir dönem mimarlar odası başkanlığını da yaptınız?
-Siyasete girmeden önce, 1987`de bir dönem Mimarlar Odası Başkanlığı yaptım. O dönemler çok iş yaptım, projeler çizdim. İnşaatlar, konutlar yaptım. Artık bıraktım. Yıllardır bir tek proje çizmedim. Benim işim artık siyaset. Halka hizmet götürmeyi daha çok seviyorum…