Hava : Sıcaklık: 0. ºC    Nem:%84    Rüzgar: Dogudan 5 km/sa
İş ve siyaset bana yetmiyor Astroloji fal değildir! Maskülen ama feminen… Tiyatro’nun asil yüzü: MEHMET SERİMER
SİTE RAPORU
24 saatte 77 Haber eklendi
Toplam 244 yorum yapıldı
Yerel bir gazetede
ortalama 40 haber bulunur
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
SİTE İÇİ ARAMA
YAŞAM EKİ | İŞİMİ KAYBETTİM AMA TİCARİ DURUŞUMU ASLA!
İşimi kaybettim ama ticari duruşumu asla!
28 Ağustos 2010, Cumartesi - 16:30
Yükselen Değerler, siz okurlarımıza her hafta iş dünyasının başarılı kişilerini ve onların hikayelerini anlatmaya devam ediyor.

Okuyucu kitlemizin her geçen gün katlanarak büyüdüğünü görmek, beni ve kurumumuzu sevindiriyor, heyecanlandırıyor. Bazen soruyorlar, “Yükselen Değerler ne zamana kadar sürecek, bitmeyecek değil mi?” diye. Ben de onlara diyorum ki, “Siz sıkılana kadar devam edecek” Aslında şöyle bir düşünüyorum da, bu yoğun ilginin akıbetini asla kendimde bulmuyorum. Kocaeli gibi her dalda iş yapan firmaların çoğunlukta olduğu bir kentte, bu kişilerin kimler olduğu hep merak edilirmiş de, onlara biz şans vermişiz gibi… Bir gerçek var ki, o da Yükselen Değerlerimiz ile Bizim Kocaeli Gazetesi kocaman bir aile olduk. Yaz sıcaklarının rehavetinden ve yoğun iş temposundan dolayı epeydir bir araya gelemesek de, biz büyük bir aileyiz ve birbirimizi ihmal etmiyoruz.
Bu hafta ailemize katılan Yükselen Değerimiz, CEBECİ İNŞAAT`ın sahibi KAMİL TEKİN CEBECİ. Kamil Bey, sizin de okuyacağınız gibi tesadüflerle cesaretin keşistiği noktada müteahhitliğe başlamış. Şu ana kadar sadece villa yapıp satmış. Belli kriterleri var. Hayat görüşünü işine de taşımış. Bunun açılımını birazdan okuyacaksınız. Kamil Bey, CEBECİ İNŞAAT`ın omurgasını tamamen ailesinin bireylerinden oluşturmuş. Başarısının başlıca nedeninin bu olduğu açık. Dilinden düşürmediği eşi Gürsel Hanım`ın da bunda payı olduğu fark ediliyor. Kamil Bey, karizmatik yapısı, etkileyici konuşması, keskin, net ifadeleri ile hitabeti güçlü sağlam bir kişilik. Sapanca`da göl kıyısında gerçekleştirdiğimiz söyleşimiz, araya siyasette girince uzadı, gitti. Kendi adıma siyaseten beslendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Dik duruşu ve tavizsiz yapısıyla hayran kaldığım Kamil Bey`e başarılarının devamını dilemekten başka bir şey demek gerekmez. Bu ilginç sohbeti siz de keyifle okuyacaksınız.


Kamil Bey, kendinizi bizlere tanıtır mısınız?
16 Ağustos 1954 Ankara doğumluyum. Asıl kökenimiz Batum`dur, yani gürcüyüz. Lise mezunuyum. Liseden sonra futbol oynadım. Ankaragücü genç takımında yetiştim. Sonra 2.lig, 3.lige gittim. Kaleci olarak oynadım.
Çalışma hayatınız nasıl başladı peki?
Ben Sapancalıyım ama iş kurmak için İzmit`e geldim. İzmit`te ıtriyat ve kozmetik toptancılığı yaptık. Eczacılara toptan mal satıyorduk. Uzun yıllar bu işi yürüttük, 1994 krizinde tapuları Çiller ve Karayalçın`a verdik, bildiğiniz sıfıra düştük. Sonra “Ben müteahhitlik yapacağım” dedim ve bu işe başladım.

İLK ARSAMI TAKSİTLE ALDIM

İnşaat işiyle alakanız nereden geliyor Kamil Bey?
Tek alakam şuydu; Metin Alan Balaban Cevizlik villalarını yaparken, benim de orada evim vardı ve kooperatif başkanıydım. Böylece inşaatçılık bulaştı. Teknik olarak inşaat yapmanın zor olduğu bir yerde, Maşukiye`nin girişinde bir arsa bulduk. Taksitle aldım o arsayı. Kozmetikte işimi kaybederken duruşumu kaybetmedim ve sağ olsunlar arsayı o şartlarda sattılar.
İtibar çok zor elde edilen bir olgu değil mi?
Evet, tabiî ki öyle. O kadar sıkıntı çekmeme rağmen kimsenin parasını yemedim, ticari duruşumu bozmadım. Kazandıklarım gitti sadece, zararım kendime oldu. Bu duruşun faydasını gördük.

VİLLA TÜRÜ EVLER YAPIYORUZ

İlk Maşukiye`de mi konut yaptınız?
Evet, Maşukiye`de Göksu Evlerini yaptık. İzmit`te İsmail Sağıroğlu diye bir mimar vardı. Hem kişilik olarak, hem teknik bilgi olarak her zaman hayatımda yeri olacak birisidir. Bir kere adam satmaz. Ona gittim, “Bende para pul yok İsmail`ciğim, senin teknik desteğine ihtiyacımız var” dedim. “Hay hay, ne gerekiyorsa yaparız” dedi. Sonra biz taksitle iş yapmaya alıştık, eş dost sayesinde. Yine eş dost birisi benden ev aldı, biri komşusuna aldırdı, öteki akrabasına derken hepsini sattık. Ondan beridir müteahhitlik devam ediyor. Şimdi çok şükür, artık alt yapısı olan bir firma olduk.
Sonraki konut yapımınız nerelerde oldu peki?
Balaban`da 24 konutluk bir site yaptık. Orası da çok hoş, kupon bir site oldu. Tekrar Maşukiye`de 13 tane Cebeci evleri, ardından Cebeci konaklarını yaptık ve son olarak Kırkpınar`ın başında Cebeci Aliağa evlerini yaptık, şu anda teslim ediyorum. Yani konut derken, biz villa türü evler yapıp satıyoruz.

KÜÇÜK BİR TATİL KÖYÜ YAPIYORUZ

Sırada başka konut projeniz var mı?
Sapanca`nın içinde villa yapımının sıkıntı olduğunu gördüm ve konsepti değiştirdim. 113 adet 80 m2, 12 ay kullanılacak şekilde dubleksler yapıyorum. SPA merkezinden Aqua parkına, marketinden barına kadar çok yönlü bir site olacak. işletmesini Cebeci İnşaat`a bırakıyorum. Yani İstanbul`da olup Sapanca`dan ev alan kişi gelmediği zamanlarla evim ne oldu diye düşünmeyecek. Bize telefon açacak, her şeyiyle ilgileneceğiz. Bir nevi ölü görünen yatırımını rantabıl hale getiriyoruz. Bu konsepti uygulayacak başka birileri de peşimizden gelecektir. Ayrıca küçük bir tatil köyü yapımına da başladık. 48 odalık bir otel. Bunu kendimize yapıyoruz, iyi de gidiyoruz.
Toplam ne kadar konut yaptınız Kamil Bey?
200 villa yaptım ama şöyle söyleyeyim, bunun çarşı içinde yaklaşık bin tane daire karşılığı vardır.

BEN BU BÖLGEDE GÜÇLÜYÜM

Niçin şehir merkezleri değil de, Balaban, Maşukiye, Sapanca içinde inşaat yapıyorsunuz?
Konut satmak çevre edinme meselesidir. Benim futbol, sanatçı, siyasi çevrelerim hep İstanbul ve Ankara`dır. Neticede insanlar, parası varsa hafta sonlarında neden buralara gelmesin? İzmit`te niye konut yapmadığıma gelince; ben belli bir gruba hitap eden ve ticareti o şekilde ellerinde tutan gruplara yanaşmam. Ben devletten ihale almam, almadım, almayacağım. Belediyenin işlerini yapmadım, yapmayacağım. Benden uzak olsunlar. Kendi halimde uğraşıyorum. İzmit`te çok güçlü firmaların arasına girip kendimi ezdirmenin manası yok çünkü ben burada çok güçlüyüm.
Taş yerinde ağırdır diyorsunuz, öyle mi?
Tabiî ki öyle. Bana çok para lazım değil. Datça`da mütevazi bir evim var. Burada kendi yaptığım site içinde Maşukiye`de oturuyorum. Misafirim geldi mi, göl kıyısında yemek yiyoruz. Ben çocuklarıma da bunu öğretiyorum. Hayatımda hiç, bilerek kul hakkı yemedim. Her zaman şunu savunurum: Çatıda bana para kazandırmak için keser sallayan adamın parasını hep zamanında ödedim. SGK`sını yapmayayım diye şeytani düşüncelerim hiç olmadı. Devlete bir kuruş borcum da yoktur. Burada çok mutluyum, hayatı buraya koydum.

HAVUZ İŞİNDE DE ÇOK İYİYİZ

Öyle anladım ki, siz ev sattığınız kişilerle dostluk da kuruyorsunuz, onlarla aynı frekansta olmayı seviyor ve seçiyorsunuz…
Benim ev sattığım kişiler hiç olmazsa yarı entelektüel kişiler. Yani bir kitap okumuş, tatile gitmiş… Rahat anlaşıyorsunuz. Dolayısıyla burada düzenimizi bozmanın gereği yok.
Bahçeye girerken bir havuz gördüm. Bu dekor mudur, yoksa havuz işiyle ilginiz var mı?
İlgimiz var, burada yardımcı işlere girdik ve çok iyi bir havuz firması olduk. Eski futbolcu olan dostum Süha Özkan`dan havuz işlerini öğrendik. Vatandaşı kandırmaya çok müsait bir iş havuz. Asla şirketimde bunlara izin vermiyorum, layıkıyla yapıyoruz. Merdiven altı kimyasalları kesinlikle almıyoruz çünkü ha zehirli yemek yemişsiniz, ha havuzdaki suyu içmişsiniz. Çocuğunuzun sağlıksız yemeğini bir noktada kontrol edebiliyorsunuz ama havuzdaki suyu içme diyemezsiniz. Mutlaka boğazdan kaçar ve bu çok tehlikelidir. 250 bin lira verip villa alan adam, kişi başı on lira fazla verip düzgün bir havuza girebilir ama girmiyorlar. Durup dururken onları dövmek istiyorum. İnsan sağlığından daha önemli ne var ki? Havuz işine kayınbiraderim bakıyor, çok düzgün biridir.

SHOW TÜRK`TE CANLI YAYIN

Çok rahat ve medyatik bir tavrınız var. Sanırım alışık olduğunuz bir durum?
Yakın zaman önce Show Türk`ten aradılar, “Canlı yayına katılır mısınız?” dediler. “Konu ne olacak?” deyince, “Sapanca`yı anlatırsınız, gayrimenkul yatırımının iyi olup olmadığını, yaptığınız projeleri söylersiniz” dediler ve kabul ettim.
İşte benim dediğim de bu. Hele de canlı yayına çıkmayı kabul etmeniz büyük cesaret doğrusu?
Heyecanlanmadım değil aslında. Yanıma eşimi aldım, ne olur ne olmaz düşer kalırız oralarda dedim. Yurt dışındaki yabancı işçilere bağlanıyorlar, onlar sorunlarını anlatıp sorular sordular. Yurt dışında olup, buraya yatırım yapmak istiyorlar, dolandırıyorlar. Onlara yapmaları gerekenlerle ilgili bilgi verdim. Tam üç buçuk saat sürdü ve mükemmel geçti. Reyting yapmış olacak ki, bir daha davet ettiler. Bu kez kombassan türü yerlere para kaptıranlarla ilgiliydi. Açtım ağzımı yumdum gözümü. Moderatör Müge Arda Hanım helak oldu beni toparlamak için. Ergenekondan gidebilirdim neredeyse.

DÖNMEDİM, ESKİDEN BERİ SOLCUYUM

Bu konularda çok dolusunuz anlaşılan?
Gayet tabii, sinirleniyorum. Kombassanın yönetim kurulu başkanı aranıyor ama o aranan kişi başbakanın uçağında iş adamı olarak Rusya`ya gidiyor. Böyle bir şey dünyada var mıdır? Sinirleniyorum, sataşacak yer arıyorum. Canlı yayında haliyle pek bir şey yapamadılar. Yeni yayın döneminde kadrolu program teklif ettiler, bakalım ne olacak?
Siyasetten iyi anladığınızı konuşmamız başlamadan anladık. Sol tandanslı birisiniz sanırım?
Bana eski solcu diyorlar. Eskisi yok, ben eskiden beri solcuyum, dönmedim. Bu ülke şunu seviyor; milli görüşten döndüm diyenlere %60 oy verebiliyorlar. “Döndük” dediler döndüler bu kadar basit.

SOLUN ALTERNATİFİ SAĞ OLDU

Siz siyasette bulundunuz mu, ya da teklif alıyor musunuz?
DSP il sekreterliği yaptım bir dönem, bitti. Hüseyin Zeytinci benim çok yakın arkadaşımdır. Bana partilerine gelmemi teklif etti ama ikinci kez döndüm diyen bir lideri bu bünye kaldırmaz yani. Abdullatif Şener siyasal bilimleri bitirmiş ve “Her siyasal okuyan biraz solcudur” deyip döndüğünü söylüyor. O zaman niye bakan iken istifa etmedin kardeşim?
Solun gidişini nasıl görüyorsunuz?
Benim ciddi endişem, solun alternatifinin sağ olmaya başlamasıdır. Bakın MHP ciddi oy alacak bu dönem. Bir ülkede solun alternatifi sağ olduğu zaman, o ülke faşizme doğru gider. Yerleşir, halk alışır, ordu alışır, herkes alışır. Bir gün bir bakmışsınız Hitler gibi biri elini kaldırıverir.
Hitlerin gelişine mi benzetiyorsunuz gidişatımızı?
O da böyle geldi. Askerle oynadı, anayasayla oynadı, on yıl sonra geldi faşizmi kurdu.

ANAYASAYA KESİNLİKLE “HAYIR”

Oylanacak anayasa paketi için ne diyorsunuz?
Kesinlikle “hayır” diyorum. Ben vatandaş olarak kendime söz verdim. Referanduma kadar etrafımda “evet” diyen 15 kişiyi çevireceğim diye, şu an 21 kişi oldu. Benim asıl şaşırdığım sivil toplum oldu. Başbakanımız diyor ki; “Evet demeyeceksin, gelip benden zam isteyeceksin” Şimdi bu memur sendikaları pankartları eline alıp sokağa dökülmüyor. Burada kızılacak kişi Tayyip Bey değil, asla kızmıyorum ona. Kesinlikle böyle yapılır bu iş.
Peki, niçin “hayır” diyorsunuz bu anayasa paketine?
Bazı maddelerin değişmesini ben de istiyorum ama bu tarzda değil. Beni korkutuyor, benden evet almak zordur. Beni korkutmayacaksın. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, 12 Eylül anayasasında ben “hayır” verdim ama sonuç %93 evet çıktı. Nerede kaldı o solcular, ülkücüler, milli görüşçüler, hepsi korktu ve birleşti. Şimdi de korkutuyorlar ama beceremeyecekler. Yüzde %55 hayır çıkacak bence.

ARDA OKUMAYI SÖKTÜ

Şimdi aileye geçelim istiyorum biraz Kamil Bey, bunca hengame arasında sığındığımız o limana, ailemize…
Gerçekten öyle. Biz çok düzgün bir aileyiz. Mesela, oğluma “Git, buradan Ankara`ya yürü” desem, gider ve neden gittiğini gelince sorar. Aynı şekilde o da bana “Git, yürü baba” dese, Bolu`ya kadar yürürüm sebebini sormadan. Ankara`ya gidemem çünkü gücüm o kadar. Kızım Didem radyo ve televizyon mezunu, şu an Kartepe`de yeni açılan bir kolejde halkla ilişkiler müdürlüğü yapıyor. Oğlum Özdeş benim yanımda. Eşim Gürsel torunumuz Arda`ya bakıyor. Biz Arda`yla  vakit geçiriyoruz.
Torun evlattan tatlı derler öyle mi sizce?
Felaket bir şey. Üç yaşında kendiliğinden okumayı öğrendi. Şimdi kafayı küresel ısınmaya taktı. Tsunami, hortum neden oluyor, bunları netten girip kendi öğreniyor. Torunun sana benziyor dediklerinde hoşuma gidiyor, itiraz etmiyorum.

KOCAELİSPOR BİZİM GÜCÜMÜZDÜ

Sporla aranız nasıl Kamil Bey? futbolcu olduğunuzu söylemiştiniz…
Hasta denilecek kadar Galatasaraylıyım. Yenildiğinde sevinecek kadar hem de Çünkü “Onda da bir hayır vardır, kendini düzeltirler” derim. Kocaelispor`u bu hale getirenlere istisnasız lanet okuyorum çünkü Kocaeliliyiz dediğimiz zaman takımımızı da arkamıza alıyorduk. Güçtü o bizim için. Tanıtım gücüydü, onu tarumar ettiler, birileri de çok güzel seyretti. Onun dışında eşimle beraber yürüyüşler yaparız.
Kamil Bey, ne diyorsunuz bizim Yükselen Değerler projemize?
Ben süper buluyorum. Hakikatten takip ediyorum. Bu kente bir şeyler yapan insanları kenarından köşesinden tutup ön plana çıkarmanız çok hoş. Tebrik ediyorum.


Bu haber toplam [ 5246 ] defa okundu Bu habere toplam [ 3 ] adet yorum yapıldı
Yorumlar yükleniyor...
YAŞAM EKİ KATEGORİSİNE AİT DİĞER HABERLER
7/24 Online Haber ihbar hattı
ASTROLOJİ
ANKETLER
Tren seferlerine alternatif olarak uygulayacak olan otobüs seferleri sizce ihtiyacı karşılar mı?
Evet
Hayır
Fikrim yok
Yükselen Değerler Ailesi
Kocaeli | Haberler | Kocaeli Haberleri | Spor Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Kocaeli İlçe Haberleri | İzmit Haberleri | Derince Haberleri | Gebze Haberleri | Gölcük Haberleri | Kandıra Haberleri | Karamürsel Haberleri | Körfez Haberleri | Çayırova Haberleri | Dilovası Haberleri | Darıca Haberleri | Kartepe Haberleri | Başiskele Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Arşiv | Foto Galeri | Haber Arşivi | Haber Ara | Haber İhbar Hattı | Objektife Takılanlar | Astroloji | Güncel | Siyaset | Ekonomi | Polis-Adliye | Eğitim | Sağlık | Teknoloji | Yaşam | Anketler | Nöbetçi Ezcaneler | Tren Saatleri | Taksi Duraklari | Kocaeli Canlı Kameralar | 17 Ağustos Depremi | Canon, Epson, HP Kartuş | RSS Haberler | Yasal Uyarı | Kocaelispor | Notebook,Netbook | Gebzespor | Körfez Belediye | Gölcükspor | Darıca Gençler Birliği | Amatör Futbol | Süper Lig | Salon Sporları