Yaklaşık yirmi yıldır görüşmesek de, bugün FASHION TV Türkiye temsilcisi sevgili Enis ONAT`ın hem başarılarından hem de renkli sosyal hayatından ortak arkadaşlarımız vasıtasıyla her zaman haberim oldu.
Kocaeli`de büyük bir kesim tarafından tanınan babası Semih Onat vefat ettiğinde taziye için aradığım Enis`le bir kaç gün sonra, acısı henüz çok tazeyken buluştuk.
Hem eski günleri andık hem de Fashion TV`den, Enis`in başarılarından, magazin basınını sık sık meşgul eden özel hayatından ve tabii ki, sevgili Semih Amca`dan konuştuk; kah güldük, kah ağladık...
Ben, arkadaşımı tekrar görmekten çok memnun oldum ve parlak kariyeriyle göz kamaştıran Enis Onat`ı siz de tanıyın istedim... Bundan sonra, “Uzun süredir ihmal ettim” dediği İzmit`te onu sık sık göreceğiz.
Enis Bey, İzmitlisiniz değil mi?
Evet, 1968 izmit doğumluyum.
Hangi okuldan mezunsunuz?
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum ve Marmara Üniversite`sinde de gazetecilik üzerine master yaptım.
Okul bittikten sonra, hemen iş hayatına mı atıldınız?
Henüz okuyorken, Cumhuriyet gazetesinde staj yapmaya başladım ve iki hafta sonra da beni işe aldılar.
CUMHURİYET`TE MUHABİRLİK YAPTI
O kadar çabuk mu?
Evet, bir haber yakaladım ve gazetede imzam çıktı. O dönem Cumhuriyet`te imzanın çıkması çok zor işti. Sonra orada muhabir olarak çalışmaya devam ettim.
Okul ne oldu bu arada? Devam ediyor muydunuz?
Elbette. Henüz ikinci sınıfa yeni geçmiştim; ilk stajımdı. O kadar erken yaşta Cumhuriyet gibi bir gazetede çalışınca, iş hayatı ağır bastı ve okul bana çok sıkıcı gelmeye başladı. Okulda iki senede öğrendiğinizi, gazetede bir haftada öğreniyorsunuz ama okulu da bitirmek zorundaydım; sonunda mezun oldum.
Hep muhabirlik mi yaptınız?
O dönem pop müzik yeni patlamıştı ve benim de müzik eğitimim vardı. Muhabirlikle birlikte müzik yazıları da yazmaya başladım.
HABERİMİ SAVAŞ AY`A VERDİLER
Cumhuriyet`te ne kadar süreyle çalıştınız?
Bir dönem ara verdim. İstanbul Televizyonu`nda çalıştım, Aktüel dergisinde de kısa bir süre görev aldım.
O dönem Aktüel`in çok popüler olduğu bir dönemdi, neden ayrıldınız?
Aylık haber dergisiyle gazetecilik çok farklı işlerdi. İlk toplantıda herkesten üç özel haber istediler; ben de yaşlı bir kadına tecavüz edilmesiyle ilgili bir haber önerdim. Bana göre çok iyi bir fikirdi ama onlar pek üzerinde durmadılar. Daha sonra bana yaptırmadıkları haberi, daha popüler olduğu için Savaş Ay`a verdiler. Bu olaydan sonra baktım, yapamayacağım, Cumhuriyet`e geri döndüm ve toplam beş sene orada çalıştım.
Cumhuriyetten ayrılışınız nasıl oldu?
O dönem gazete karışıktı, Uğur Mumcu`nun gidip geri geldiği zamanlardı ve bende bir küskünlük oluştu. Gazeteden ayrıldım, yurtdışına gittim. Bir daha basın sektöründe yer almak istemiyordum.
ÇOK YOL KATETTİK
Fashion TV`yle yollarınız ne zaman kesişti?
Yurtdışından döndükten sonra bir gün, Number One`ın sahibi Ali Karacan beni aradı ve “Fashion TV diye bir kanal satınaldım, gel birlikte bir şeyler yapalım” dedi. Ben de neler yapılabileceğine dair bir rapor hazırlayıp Ali Karacan`a verdim. Bu olaydan bir hafta sonra kanalın genel yayın yönetmeni istifa etti ve Ali Karacan kanalın başına benim geçmemi istedi.
Ciddi bir teklif…
Tabii, gazeteciydim, İstanbul TV`de de çalışmıştım ama bir kanalı yönetmek çok farklı bir olay. Gerçi o gün kanalda sadece üç kişi çalışıyordu ama ben yine de epey tereddüt ettim. Ali Karacan “Ben sana iki ay süre veriyorum. Seni her konuda destekleyeceğim, kendi ekibini de kendin kuracaksın” diyerek beni ikna etti.
Ve yeni kurulan bir kanalın başına geçtiniz. Üç kişiyle ne yaptınız?
Evet, çok yeniydi. Fashion TV dünyada bile kurulalı henüz bir yıl olmuştu. Kanalın başına geçtikten sonra çok çalıştım. Gece gündüz kanaldaydım. Kitaplar aldım, insanlarla irtibata geçtim. Önceleri sadece defileleri yayınlıyorduk, daha sonra program da yapmaya başladık.
İlginç organizasyonlarınız da oldu sizin...
Evet, çok ilginç organizasyonlar, defileler yaptık. Sezen Aksu, Tarkan, Kenan Doğulu, Serdar Ortaç gibi çok ünlü ismin katıldığı büyük partiler verdik, moda ödüllerini başlattık hatta ilk İstanbul Fashion Week`i biz gerçekleştirdik. Çok mesafe katettik ve kanal 70 kişinin çalıştığı bir kurum durumuna geldi, Bir anda para kazanmaya başladı. Şu anda sosyal hayatın en çok izlenen kanalıyız. Hangi kafeye ya da restorana gitseniz, Fashion TV izlendiğini görürsünüz.
TÜRKİYE TEMSİLCİSİ
B
u arada, genel yayın yönetmeni olarak başladığınız kanalın Türkiye temsilcisi oldunuz değil mi?
Evet, kanal bir dönem de Sabancı grubuna geçmişti. Ondan sonra, uzun bir süredir Türkiye temsilciliğini ben yürütüyorum. Direk Fashion TV`ye bağlı olarak çalışıyorum.
Fashion TV`nin yeni projeleri neler?
Bu yaz Havana Beach`i açtık; bu bizim için yeni bir deneyimdi. Şimdi ise Fashion TV markalı tekstil ürünleri konusunda çalışıyoruz.
Fahsion TV`nin hedefi nedir?
Türkiye`nin en önemli iki sektörü var: Biri turizm, diğeri moda. Türkiye`de tekstil sektöründe 4 milyon kayıtlı insan çalışıyor. Bu da aileleriyle birlikte ortalama 20 milyon kişinin ekmek yediğini gösterir. Bu sektörün kurtuluşu dünyaya açılmaktır. Fashion TV de bu sektörün kanalıdır. Bu bilinçle öncelikli hedefim, Türk tekstiline hizmet etmek. Bunun dışında da, tekstil alanında Fashion TV`nin markasını yaratma işi benim üzerimde.
MÜZİKLE AMATÖRCE UĞRAŞTIM
"Müzik eğitimi aldım” demiştiniz. Devam ettiniz mi?
Müzik amatör olarak hep hayatımda oldu. İnsanın sosyal hayatına çok şey katan bir uğraşı ve sosyallik de benim işimin bir parçası. Şarkı sözlerim ve bestelerim var. Hatta ‘Gözleri Mavi Eşgali Belli` diye bir şarkı sözü yazmıştım, Gülşen o sözleri bir albümünde kullanmış.
Sizden habersiz mi kullanmış?
Ben o sözleri eski kız arkadaşım için yazmıştım; o da Gülşen`e vermiş. Sonra bana albümü yolladılar.
Son derece parlak bir kariyer hikayesi dinledik. Bu başarının altında ne yatıyor sizce?
Babamın bana zorla yaptırdığı, gençlik günlerimde angarya gibi gördüğüm işlerin çok faydasını gördüm. Babam gazeteci olduğu için, beni çocukluğumdan beri gazete binasına götürür ve o ortamda bulunmamı sağlardı. Ayrıca, müziğe başlamam da onun teşvikiyle olmuştur. Hem mesleki hem de sosyal anlamda bu birikimlerin çok yararı oldu.
BABAM BENİMLE GURUR DUYDU
Enis Bey, babanız İzmit`te büyük bir kesimin yakından tanıdığı bir isim olan Semih Onat`tı ve kendisini çok kısa bir süre önce yitirdik. Babanızla ilişkiniz nasıldı?
Bizim babamla ciddi bir ilişkimiz vardı, mesafeli ama çok ilgili bir babaydı. Hayat tecrübelerini her zaman benimle paylaştı. Benim işteki başarım arttıkça, son zamanlarda daha da yakınlaşmıştık.
Sizinle gurur duymuş olmalı…
Evet, çocukluğumdan beri kendimi ona kanıtlamak gibi bir çabam vardı. Bu büyüyünce de değişmedi. Her gelişmeyi, her başarımı önce ona söylemek isterdim. Son zamanlarda iyice arkadaş olmuştuk. Evlenmemi çok istiyordu. Evlendiğimi göremedi ama işimle ilgili onu gururlandırdığımı düşünüyorum.
Birlikteyken neler paylaşırdınız?
Karamürsel`de bir yazlığımız vardı. Çocukluğumda babamla birlikte balığa çıkardık. Daha sonraki dönemlerde ise daha çok işle, siyasetle, yeni projelerle ilgili sohbetlerimiz olurdu.
Yeterince birlikte olabildiniz mi?
Maalesef, işle ilgili koşturmacanın içinde onu pek fazla göremedim. Şimdi bütün arkadaşlarıma “Annenizin, babanızın kıymetini bilin, onlarla daha fazla vakit geçirin” diyorum. İnsanın annesi-babası hiç ölmeyecekmiş gibi geliyor. Aile içinde, hala kendisinden hayattaymış gibi bahsediyoruz.
İZMİT`İ İHMAL ETMİŞİM
Sizi uzun süredir İzmit`te görmüyorduk. Nasıl buldunuz İzmit`i?
Burası Türkiye`nin en önemli kentlerinden biri fakat hakkettiği popülariteye sahip değil. Gerçekten İzmit`i çok ihmal etmişim. Kenti çok büyümüş buldum. Artık biraz da burada zaman geçirip, İzmit için de bir şeyler yapmak istiyorum.
Nasıl bir şeyler? Aklınızda bir proje mi var?
Babam bu kent için önemli işler yaptı. Ben de para için değil manevi olarak, Kocaeli`ye bir şeyler vermek isterim.
Sizce Kocaeli`nin ihtiyacı olan popülaritenin artması için neler yapılabilir?
Daha çok uluslararası organizasyon ve etkinlikler olmalı. Sosyal kurumlar bu etkinliklerin içine çekilmeli. Burası bir üniversite kenti ve burada çok genç var. Gençler organizasyonlarda yer almalı. Yeni yeni mekanlar açılarak sosyal hayat canlanmalı.
Siz İzmit`e geldiğinizde nerelere gidiyorsunuz?
Ailem Maşukiye`de bir ev satınalmıştı. Genellikle orada vakit geçiriyorum.
SANATÇI DOSTLAR
Tatillerde neler yaparsınız?
Ben son on yıldır ilk defa bu yıl tatil yaptım. Ama denizi çok seviyorum. Bir teknem var onunla birkaç günlük kaçamaklar yapıyorum. Bu da bana babamın aşıladığı bir sevgidir.
İstanbul`daki sosyal hayatınız nasıl?
Benim işimde çok fazla açılış, davet, organizasyon vs. oluyor. Sosyallik bu işin bir parçası. Ama eskiden çok daha fazla geziyordum artık daha az dışarıdayım. İstanbul`daki ortamlar da çok bozuldu
İşinizden dolayı sanat camiasından da geniş bir çevre edinmiş olmalısınız… Yakın dostlarınız var mı?
Evet, oldukça geniş bir çevrem var. Serdar Ortaç ve Kenan Doğulu ile devamlı görüşüyoruz. Mankenlerden de Tuba Özay ve Ece Sükan`la çok yakınız.
NİŞANLANDIM
Bir kız arkadaşınız var mı?
Evet, kız arkadaşım var hatta nişanlandık.
Tanıdığımız biri mi?
Kendi ülkesinde çok ünlü olan, Sırp bir manken. Adı Sanela Koprena.
Babanız evlenmenizi çok istiyormuş, nişanlandığınızı biliyor muydu?
Evet, ilk önce ona söyledim. Evlendiğimi göremedi ama o yolda olduğumu biliyordu. Bu beni rahatlatıyor.
İnternet sizin aşk dedikodularınızla dolu. Sanat ve moda camiasında adınızın anılmadığı kadın yok gibi... Aradığınız neydi de, Sanela`da buldunuz?
Elbette, çıkan haberlerin bir çoğu ya yalan ya da çarpıtılmış. Burak Kut`un kız arkadaşıyla bile adım yazıldı. Halbuki o benim arkadaşımdır. Kendisi doktor ve babamın hastalığında da bana çok yardımı oldu. Ayrıca, Burak Kut`la da tanışıyoruz. Gazeteler yazıyor ama biz bu haberlere gülüyoruz. Sanela çok yalın, sade ve düzgün bir kız. Bizim camiamızda yanınıza gelenlerin doğallığından emin olamıyorsunuz. Sanela son derece sakin ve samimi bir yapıya sahip. Çok hareketli bir hayatımız var ve sürekli sosyal ortamlardayız. Türk kızları bu konuda gerekli anlayışı gösteremiyor.
Enis Bey, tekrar başınız sağ olsun. Bundan sonra sizi İzmit`te daha sık görmek isteriz.
Teşekkür ederim. Ben de bundan sonra İzmit`te daha fazla zaman geçirmek istiyorum.