Hava : Sıcaklık: 16 ºC    Nem:%82    Rüzgar: K.Batidan 18 km/sa
Kocaeli’de sevgililerim bile oldu! Ben olmasam da, ismim yaşasın... Kocaeli Kitap Fuarı En iyi 10 tatlıcıyı onlar seçti!
SİTE RAPORU
24 saatte 80 Haber eklendi
Toplam 228 yorum yapıldı
Yerel bir gazetede
ortalama 40 haber bulunur
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
SİTE İÇİ ARAMA
YAŞAM EKİ | ‘TAM GÜN YASASI’… ESARET YASASI
‘Tam Gün Yasası’… Esaret yasası
10 Eylül 2010, Cuma - 17:44
Bizim Yaşam’da bayram aralığı vermeden, hız kesmeden sizlerle buluşmamızı sürdürüyoruz.

Öncelikle tüm Kocaeli halkının bayramını içtenlikle kutluyorum. Devlet meseleleri ile orucun, bayramla referandumun, referandumla okulların birbirine karıştığı yoğun trafiğin ardından, elinize aldığınız Bizim Yaşam`la şöyle keyifli bir Türk kahvesini hak ettiniz. Bu hafta, sağlık sektöründe ilimizde ilk olmuş bir kuruluşun menşeinin ve sektörel gelişmelerin ağırlıkta konuşulduğu bir yazı dizisiyle sizlerin karşısındayız.
Mehmet Ali Paşa Polikliniği, ilimizde ilk ayakta tedaviyi 24 saat kesintisiz başlatan bir sağlık merkezidir. Oturduğum semte yakınlığına rağmen, hiç gitmediğim bir yerdi. Ta ki, anne olana kadar. Ne zaman ki arkadaşım bu klinikte işini iyi yapan bir çocuk hekimi olduğunu söyledi, ancak o zaman gittim kliniğe. Çok kez telefonla yardım istedik, çok kez ellerinde şifa buldu çocuğum. Sevgili doktorumuz Bilge Çelikkol`a birgün bu sütunlardan teşekkür edeceğim aklıma bile gelmezdi. Teşekkürler Bilge Bey… Eminim bu teşekküre birçok ebeveyn yürekten katılmıştır.
Mehmet Ali Paşa Polikliniği`nin sahibi Fatih Çağlar, siyasete olan aşkı nedeniyle devlet kurumundan gözünü kırpmadan istifa etmiş ve daha özerk olan bu kliniğe önce pratisyen hekim olarak girmiş. 1990 yılından bu yana o klinik onun her şeyi olmuş. Tabii, bunlar tek başına olmamış. En büyük destekçisi eşi Sevil Hanım. Sevil Hanım, aynı zamanda kliniğin işletme müdürlüğünü yürütüyor. Birbirine bağlı, sevecen bir aile tablosu daha… Yükselen Değerlerde onları tanımaktan büyük keyif aldığımı söyleyebilirim. Fatih Bey`in cesur ve sıcak sohbetinde neler anlattığını buyurun siz de okuyun. Hepinize iyi bayramlar, iyi referandumlar diliyorum?

 

Fatih Bey, öz geçmişinizi bize anlatır mısınız?
1962 yılında, 23 Nisan günü Tokat`ın Pazar ilçesinde doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Tokat`ta tamamladım. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandım. O zamanki yetersizliklerden dolayı üniversitenin üç yılını Ankara`da, son yılı da Samsun`da tamamladım. İki yıl mecburi hizmetimi Malatya`da yaptım. Askerliğimi Gölcük`te yapmak üzere Kocaeli`ye geldim ve geliş o geliş.

DEVLET HASTANESİNDEN İSTİFA ETTİM

Askerlik yapılan şehirden bir an evvel kurtulmak isterler genellikle, siz nasıl oldu da burada kalmaya karar verdiniz?
Bir kere çenesuyunu içtik, kolay kolay ayrılabilir miyiz ki? Aslında tamamen ekonomik nedenler sebep oldu. Ben Devlet Hastanesinde pratisyen hekimdim, tek maaşla geçiniyorduk. O sırada Gölcük`te bir hastanede istatistik uzmanı kadrosu açıldı. Eşim istatistik mezunudur. Sınava girdi ve kazandı. Eşim orada işe başlayınca çift maaşlı olduk ve burada kalmaya karar verdik.
Peki, Mehmet Ali Paşa Polikliniği`ni açmaya nasıl karar verdiniz?
Siyasetin içinde büyümüş biriydim ve memuriyette siyaset yapılmadığı için Devlet Hastanesindeki görevimden istifa ettim. Bu klinik o zamanlar Türk Basın Birliği`nin bir sağlık kuruluşuydu, ilk olarak bu kuruluşta normal hekim olarak çalışmaya başladım. 2000 yılında basın birliği ayrıldı, şirket olarak biz yeniden kurduk ve devam ettik.

SEN BU ADAMA KAÇTIN MI?

Ama Fatih Bey, eşinizle evlenme anınıza hiç değinmediniz, ne ara tanıştınız da İzmit`te buluştunuz?
Eşimle Samsun`da üniversitede tanıştık. Evlenmemiz de ilginçtir. Babam memur emeklisiydi ve okumam da zor oldu. Bizde yok, onlarda da yok, ne yapalım? Tokat`ta belediye salonunda bir nikah kıydırdık ve zorunlu hizmetim gereği Malatya`ya gittik. 35 m2  bir lojmana yerleştik ama onu bile donatacak eşyamız yoktu. Hatta komşular eşime “Sen bu adama kaçtın mı?” diye soruyormuş. Fakat birbirimize çok destek olduk, girişim yapmaktan da korkmayız.
Devlet Hastanesinden istifa edip, burayı kurmanız zaten korkusuzca girişim yaptığınızı gösteriyor. Peki, başka girişimler oldu mu?
Tabii, başka girişimimiz de oldu. Yahya Kaptan`a giderken yol üzerinde bulunan Kartepe Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi de eşimin ve benim girişimlerimizle kuruldu. Oranın ortağıyız. Hiç para olmadan, fikir olarak ortaya çıktık, kliniğimizde nöbet tutan diş hekimi arkadaşları bir araya getirdik; kiminin evi var, kiminin yakınının evi var, verdik tapuları bankaya. Bankadan parayı aldık ve hastanemizi kurduk. Şu an hiç borcumuz kalmadı.

M.A.PAŞA BİZİ BENİMSEDİ

M.A.Paşa kliniğiniz SGK ile anlaşmalı kurumlar arasında bulunuyor. Bunun size çok faydası oldu mu?
‘Keşke hiç bu uygulama olmasaydı` diyoruz artık. Çünkü önce herkesi sistemin içine koydular, sonra şartları ağırlaştırdılar. Mesela sistemin içine girmeden önce hasta başına devletten aldığımız muayene ücreti %30 daha fazlaydı. 2007`den beri bu rakam artmadığı gibi düşürüldü.
Devletle anlaşmalı kurumlar arasında olmak bir zorunluluk mu, veya o sistemden memnun olmayanlar sonradan ayrılabiliyor mu?
Kimse çıkmaya cesaret edemiyor, ilk çıkan da yok oluyor. Sisteme ayak uyduramayıp, o sistemin yok ettiği yerler var. Hemen sayabilirim örneklerini. Köseköy`de Yaşam, Bekirdere Sağlık Polikliniği, Derince`de Çınar ve As Tıp kapandı. Benim en çok üzüldüğüm, merkezde Umut Tıp Merkezi vardı. Çok dürüst insanlardı. Olmadı, kapandı. Yani bu sistem bir sürü yerin kapanmasına yol açtı.
Siz bu sisteme karşı nasıl direnç gösteriyorsunuz?
Bizim ilk olmamızın avantajı var.  Bir de ben Paşa`ya güveniyorum. Burası yıllardır bizi benimsedi. Buralarda bizden bahsederlerken “Bizim hastane” diye bahsederler. En büyük kriz zamanında bile en azından kendini döndüren bir yer oldu burası. Başka bir semte taşınsak biz de yok olabiliriz.

24 SAAT AYAKTA TEDAVİ

Çocuğunu bu hastaneye getiren biri olarak, çok sistemli bir çalışma düzeni olduğunu gözlemlemiştim daha evvel. Kaç personelle iş yürütülüyor?
Burası 24 saat ayakta tedavi yapan ilk kliniktir aynı zamanda. Şu an 4 uzman hekim, 2 diş hekimi, 6 hemşire, 5 sekreter ve bunun yanında temizlik elemanlarımız var. Kartepe Diş Sağlığı Merkezini de sayarsak toplam 80 kişi çalıştırıyoruz. Dediğim gibi, büyük sermayeler olmadan burayı kurduk. Yalnız evimiz vardı, onu sattık burayı kurarken. Şimdi çok şükür evler aldık diyebilirim?
Çocuklarınız var mı Fatih Bey?
İki çocuğumuz var. Büyük oğlum Fırat 17 yaşında. 24 Kasım Anadolu Lisesi son sınıfta okuyor. Küçük kızım Dicle, henüz 3 yaşında. Aralarında epey yaş farkı bulunuyor kardeşlerin.

ÇOCUKLARIMIZI DUYARLI YETİŞTİRİYORUZ

Neden bu kadar beklediniz ikinci çocuk olmasında?
Aslında bizim ikinci çocuğa niyetimiz yoktu. Kayınbiraderime ‘Sevebileceğimiz küçük çocuk yok, bir tane sizin olsun da sevelim` dedik. Baktık onlar tembellik ediyor, iş başa düştü, biz de ikinci çocuğu meydana getirdik.
Nasıl, çocuklar arasında yaş farkı nedeniyle bir anlaşmazlık oluyor mu?
Bir kere iki çocuğum da çok aktif. Onu da şuna bağlıyorum. Uğur Mumcu öldürüldüğünde büyük bir miting yapılmıştı hatırlarsanız. O mitinge oğlum annesinin karnında gelmişti, o zamandan beri her mitinge gelir. Kızım da Tandoğan`daki cumhuriyet mitinginde annesinin karnındaydı. O da o gün bugündür mitinglerde bizimle geziyor. Hatta dün bir şey oldu da “Hayır” dedim. “Hayır`a dün gittik ya baba” dedi.
Bunu özellikle istediğiniz için yapıyorsunuz değil mi?
Özellikle öyle yetiştiriyoruz tabii. En azından etrafından haberi olsun istiyoruz. Ne oluyor, ne bitiyor öğrensinler. Bu etkinlikler de onların motivasyonunu, ilgisini arttırır.

KIZIM BANA “FATİH AMCA” DEDİ

Ailenize bağlı biri olduğunuz belli. Beraber neler yapıyorsunuz?
Gezmeyi severiz. Fırsat buldukça hem eş dost ziyareti, hem turistik gezi yaparız. Para kazanalım da bir kenara gömelim diye derdimiz yoktur. Kazandığımızı kendimize harcarız. Bunun için yaşıyoruz zaten. Ama bir ara siyasetin tam göbeğindeydim, CHP il yönetiminde bulunuyordum. Hiç unutmuyorum, il kongresinin ardından sabah evde kahvaltı ediyoruz. Kızım bana “Fatih Amca” dedi. Beni tamamen unutmuş neredeyse. O zaman anladım ki hakikatten ihmal etmişim.
Şimdi siyasetten koptunuz mu peki?
Tabiî ki hayır. Şimdi de referandum için çalışıyorum. Başiskele ilçe başkanımızla çalışmalara katılıyorum. Hiç olmazsa gereğini yaptım diyorum ve rahat uyuyorum.

TAM GÜN YASASI, ESARET YASASI

Devletin hekimlere yönelik uygulamak istediği tam gün yasası için ne diyorsunuz, sizi bağlıyor mu yasa?
Tam gün yasasını aslında biz istiyoruz, demokrat hekimler de istiyor fakat hükümetin çıkardığı gibi değil. Bunlarınki esaret yasası. Çalışırken hekimlere para veren ama emekli olunca sıfıra indirecek bir yasa. Yani düz bir memur emeklisinin aldığı maaşı alıyor. Öyle olunca CHP buna itiraz etti ve anayasa mahkemesine götürdü, iptal edildi.
İsteyen herkes özel hastane kurabiliyor mu Fatih Bey?
Sağlıkta planlama diye bir madde var. Yani sizin paranız var ama istediğiniz yere hastane açamıyorsunuz. Medikal Park gibi iktidara yakın bazı gruplar hariç. Çünkü onlar yasa çıkmadan, son anda hastane kurma dilekçelerini veriyorlar ve böylelikle bu kuraldan muaf oluyorlar. Bunun yanında biz bir doktor dahi fazla çalıştıramıyoruz. Sağlık Bakanlığı, “İzmit`e kulak burun boğaz uzmanı kadrosu veriyorum” der ama hangi birimize. Burada bir sürü özel hastane var.

AİLE HEKİMLİĞİ CAZİP DEĞİL

Bu hekimlerin tüm özlük haklarını siz karşılamıyor musunuz? Niye böyle bir uygulama gereği duyuyorlar ki?
Hekimlerin maaşları ve tüm özlük haklarını biz karşılıyoruz. Neymiş, planlama yapacaklarmış. Hekimler düzenli dağılacakmış. Bunu asıl hedeflerine ulaşmak için yapıyorlar.
Nedir sizce asıl hedef?
Sağlık Bakanlığı`nı tamamen aradan çıkarıp, özelleşmesini sağlamak. Mesela 800 yataklı bir hastane yapılması bile sağlığın özelleşmesinin bir parçasıdır. Çünkü özelleştiği zaman karteller öyle her yerde hastane istemiyor. İzmit`e bir tane büyük hastane yapacaklar, diğerlerini kapatacaklar, servisle hasta taşıyacaklar. Hiper marketlerin çalışma sistemi gibi olacak. Türkiye`de bunun alt yapısı şimdiden oluşturuldu. Aile hekimliği de bunun bir parçası. Şu an çok cazip görülüyor fakat yılbaşından sonra ne olduğunu rahatlıkla göreceğiz.

CÜNEYT ZAPSU`YA DİKKAT

Sağlıkta devrim yaptıklarını söyleyen hükümetin, devrim dedikleri bunlar mı sizce?
Bu kadarla kalsa iyi.  Emine Erdoğan, Cüneyt Zapsu, Hedef Ecza Depolarının sahibi ile birlikte çok güzel sacayağı kurulmuş durumda. Hastanın muayenesi, ilacın dağıtımı ve pazarlanması konusunda hazırlıkları var. İlaçlar iki şekilde satılacak. Reçeteli ve reçetesiz diye. Reçetesiz ilaçlar her yerde satılabilecek. Bunlar yaklaşık 800 kalem. Bunların çoğu ağrı kesiciler, öksürük şurupları, vitaminler, kremler gibi olacak ve marketlerde satılabilecek. Bunun için de Cüneyt Zapsu`nun ‘for you` zincirleri yerini alacak. Muayene ve yatak anlamında da Emine Erdoğan`ın Medikal Park Hastaneleri var. Girişimlerini devam ettiriyor Amerikalılarla.

“HAYIR” DEMEMİN EN ÖNEMLİ NEDENİ

Referanduma “hayır” dediğiniz belli. Sizce en önemli hayır nedeniniz nedir?
Ben sağlık cephesinden baktığımda bile “hayır” demem gerektiğini görüyorum. Çünkü bu türden özelleşmelerde danıştaya dava açacaksınız, hakimler iyi niyetli olsa bile Danıştay idari mahkemeleri yerindelik denetimi yapamayacak. Sadece usullerine bakacak, imzalar tam mı diye. Aslıda en önemli “hayır” nedeni, idari mahkemelerinin yerindelik denetimi yapamayacak olmasıdır.
Fatih Bey, tanımayanlar için soruyorum. Siyasetle ne derece ilgili olduğunuzdan bahseder misiniz?
Benim annem CHP il yönetiminde görev almış, dayım Tokat`ın değişmez belediye başkan adayıydı. Hiç kazanamadı ama olsun. Daymın eşi il kadın kolu başkanıydı. Ben çocukluğumda bile siyaset yapmaya çalışırdım. 12 yaşındayken partinin eski milletvekilleriyle beraber kahvelerde gezerdim, onların konuşmalarını teyp içine kaydeder, gelir mahallede insanlara dinletirdim. Hatta büyüklerim beni kovarlardı, “Partiyi mi kapattıracaksın, daha küçüksün” diye.

CENGİZ SARIBAY TELEFONLA ARDI

Cengiz Sarıbay`ın il yönetim kuruluna nasıl girdiniz, kim teklifte bulundu size?
Cengiz Bey, Ankara`dan yeni atanmıştı. Kendisini hiç tanımazdım. Birgün beni aradı, il yönetimini oluşturduğunu söyledi. Ben de hemen Sadık Bamaç ağabeyimizi aradım. Aynı zamanda Kartepe Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde ortağımızdır. Ona danıştım. “Cengiz`in yanına git, o ne diyorsa güven” dedi. Cengiz Bey, Başiskele bölgesinden beni önerenler olduğunu söyledi ve il kurulunda çalışma onurunu tattım. İyi de süreç yaşadık.
İl kongresi yapılıp Cengiz Sarıbay`ın listesi kaybettiği andan sonra, Cengiz Bey`in ağlaması akıllarımızda kaldı. Sizce neden ağladı, çünkü aşırı hırsları olan biri olmadığını biliyoruz?
Yönetim kurulu listeleri yapılıyor ve son hali veriliyordu. Oradan buradan müdaheleler geliyordu. Kurulda, Ali Günerhan isimli çok sevdiğimiz arkadaşımız vardı. Başkan, Ali`ye listede olamayacağını söyledi. O da “Hiç önemli değil başkanım” dedi ve “Çıkmam lazım” deyip gitti. Ali oradan ayrıldı ve salona gitti. Sabaha kadar salonun süslenmesine yardım etti. Akşama kadar da sandık başında durdu, çalıştı. En son biz seçim bitiminde çıkarken başkan Ali`yi gördü ve orada koptu. Ağlama sebebi oydu.
CHP`deki genel başkan değişimi sizce partiye olumlu hava kattı mı?
Elbette kattı. Bırakın partiye, siyasete uzak olanlar bile partimize akın etmeye başladılar. Herkeste bir heyecan var.

HÜSEYİN AYAZ DA ASLINA DÖNECEK

Cengiz Sarıbay`dan sonra seçilerek gelen İl başkanı Ferhan Şensoy`u başarılı buluyor musunuz?
Basından takip ettiğim kadarıyla iletişimde biraz sıkıntı var. Ama onun dışında mitingin başarılı olması yine Ferhan Bey`e yazılacaktır. Çünkü Ferhan Bey ısrarla dedi ki, hiç kimseye araç yok, para yok, taşıma yok. Herkes olmayacak derken, AKP`nin mitinginden daha kalabalık bir miting oldu. Bu da il başkanının başarısı sayılır. Demek ki parasız da oluyormuş. İnsanlar gönüllü geliyormuş.
Siz Başiskele`de oturuyorsunuz. Orada siyasi çalışmalar yapıyor musunuz, çünkü Başiskele CHP`nin en zayıf kaldığı ilçelerden bir tanesi?
Siyasi çalışma yapıyorum tabii. Hiçbir vasfım yok üyelik dışında, beklentim de yok inanın. Sıra neferi olmak hoşuma gidiyor. Oy oranımız düşük olsa bile hep artan bir heyecan olacak. Bundan sonraki hedefimiz de Başiskele`nin aslına rücu etmesidir. 17 yıl Bahçecik`i CHP idare etmiş, 5 yıl Yuvacık`ı CHP idare etmiş. Başkan Hüseyin Ayaz`ın geçmişi de CHP`li. Gerekirse Hüseyin Ayaz da aslına dönecek. İnsanları gerçekten bir şey yapacağımıza inandıracağız.

KOCAELİ TURİZM KENTİ OLMALIYDI

Fatih Bey, Kocaeli`yi nasıl görüyorsunuz, sizce ilerleme kaydediyor mu?
Bazen, Kocaeli sanayi şehri değil de, turizm şehri olsaydı diye düşünüyorum. Ankara`ya en yakın denize girilecek yer Kocaeli. Burası bence sanayiden daha fazla gelir getirirdi eğer Körfez kirletilmeseydi. Sürekli denize dolgu yapılıyor. Dolgu olan yeri deniz geri alıyor bunu gördük ama hala dolduruluyor.
Yerel basını takip ediyor musunuz?
Kocaeli gazetecilik anlamında çok gelişmiş. Bizim Kocaeli Gazetesini zaten alıyorum, ayrıca internet sitesini sürekli takip ediyorum. Diğerlerinden farklı olarak sık sık güncelleniyor. Ama basın çok renkli Kocaeli`de, hepsini okuyorum.
Yükselen Değerlere konuk oldunuz, çok mutlu olduk. Sağlık konusunda epey bilgilendik.
Bende çok mutlu oldum. Yükselen Değerlere baktığımda hep kente katma değer katmış insanların olduğunu görüyorum. En azından insanları tanıyorum, bu da varmış, buradan buraya gelmiş diyorum. Tebrik ediyorum.


Bu haber toplam [ 3698 ] defa okundu Bu habere toplam [ 10 ] adet yorum yapıldı
Yorumlar yükleniyor...
YAŞAM EKİ KATEGORİSİNE AİT DİĞER HABERLER
7/24 Online Haber ihbar hattı
ANKETLER
Sizce CHP il başkanı kim olmalı?
İbrahim Aydın
Yalçın Kuşkan
Hikmet Erenkaya
Tamer Aktaş
Rafet Yıldızlı
Fikret Toker
Fahri Örengül
Müzeyyen Tan
Çınar Ulusoy
Yalçın Ergen
Cüneyt Özkürkçügil
Alpaslan Seymen
Yükselen Değerler Ailesi
Kocaeli | Haberler | Kocaeli Haberleri | Spor Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Kocaeli İlçe Haberleri | İzmit Haberleri | Derince Haberleri | Gebze Haberleri | Gölcük Haberleri | Kandıra Haberleri | Karamürsel Haberleri | Körfez Haberleri | Çayırova Haberleri | Dilovası Haberleri | Darıca Haberleri | Kartepe Haberleri | Başiskele Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Arşiv | Foto Galeri | Haber Arşivi | Haber Ara | Haber İhbar Hattı | Objektife Takılanlar | Astroloji | Güncel | Siyaset | Ekonomi | Polis-Adliye | Eğitim | Sağlık | Teknoloji | Yaşam | Anketler | Nöbetçi Ezcaneler | Tren Saatleri | Taksi Duraklari | Kocaeli Canlı Kameralar | 17 Ağustos Depremi | Canon, Epson, HP Kartuş | RSS Haberler | Yasal Uyarı | Kocaelispor | Notebook,Netbook | Gebzespor | Körfez Belediye | Gölcükspor | Darıca Gençler Birliği | Amatör Futbol | Süper Lig | Salon Sporları