Araştırdıkça şaşırdım, şaşırdıkça interneti, dokümanları daha çok taradım. DMSO adlı bir alternatif tedavi vardı ve sadece kansere değil, prostattan şeker hastalığına, Behçet hastalığından astıma, kalp ve damar hastalıklarından cinsel sorunlara, kronik mide ve sindirim sistemi hastalıklarında migrene kadar akla gelen pek çok hastalığa faydası olduğu iddia ediliyordu.
Türkiye`de bu yöntemi uygulayan Mustafa Güngör, Ankara Numune Hastanesi`nden emekli bir kimya mühendisi. Bir gün bir televizyon programında Operatör Doktor İbrahim Güneral`i izlemiş ve çok etkilenmiş, o günden beri 8 senedir de bu ilaç ve alternatif iyileştirme yöntemleri konularında araştırma yapıyor. Kendisini sürekli geliştirdiğini ifade eden Güngör, “Bu yöntemi kendime ve aile yakınlarıma uyguladım. Derken başkalarına tavsiye ettim. İnsanların iyileştiğini gördükçe mutlu oldum. Başta sevdiğim tüm insanlara ve tüm insanlığa buradan seslenmek istiyorum; lütfen kolonlarınızın boşalmasını sağlayın. Beni önyargısız dinleyin…” diyor.
Mustafa Bey, DMSO nedir?
DMSO odundan elde edilen organik, kükürtlü bir maddedir. Dr.Stanley Jacob`a göre DMSO, yüzyılımızın antibiyotik ve kortizon prensiplerinden sonra keşfedilmiş üçüncü büyük prensibidir. Basitçe, hematoksilin maddesinin DMSO`yu kanserli organa taşıyarak bu sorunlu bölgeye direkt etki etmesini ve zaman içinde kanserin yok edilmesini sağlıyor. DMSO kemoterapi ve radyoterapinin aksine, bağışıklık sistemine zarar vermeden kanseri yok etme üzerinde kurulmuş bir prensiptir.
DMSO nasıl ortaya çıkmış?
Houstan`da kanser tedavisi üzerine pek çok çalışma gerçekleştirmiş olan E.J. Tucker, 1962 yılında kanserli hayvanlar üzerinde yaptığı deneyler sonucunda DMSO`yu, ‘hematoksilin` adlı boya maddesi ile karıştırarak kullandı. Bu karışım tümör kitlesini boyamakla kalmıyor, aynı zamanda pek çok farklı kanser türünü iyileştiriyordu. Daha sonra bu yöntem pek çok kanserli hastanın sağlığına kavuşturulmasında kullanıldı, kullanılmaya da devam ediyor.
Tıp dünyası bu ilacı kabul ediyor mu?
Ortodoks tıp, her ne kadar kabul etmez görünse de, bilimsel literatürde bu maddenin olağanüstü nitelikleri hakkında 6 binden fazla yazı çıkmıştır. Aralarında Almanya, İsviçre, Rusya, Avusturya, İngiltere, İrlanda, Kanada, Meksika ve birçok Güney Amerika devleti de bulunan 55 ülkede reçeteyle edinilen bir ilaçtır.

KOLON TEMİZLİĞİ ÇOK ÖNEMLİ
DMSO hangi kanser türlerine iyi geliyor?
Tedavi herhangi bir kanser türüne özel uygulanmıyor. Tüm türler için kullanılabiliyor. Yıllardır, dünyada pek çok ülkede farklı enstitü ve kliniklerde başarıyla uygulanmakta, çok önemli sonuçlar almakta.
Peki, bu yöntem sadece kanser hastalığı için mi kullanılıyor, yoksa başka hastalıklara da iyi geliyor mu?
DMSO prostat, HPV (herpes virüsü), Behçet Hastalığı, astım, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolestrol, trigliserit, kalp ve damar hastalıkları gibi aklınıza gelebilecek daha pek çok hastalığa iyi geliyor.
Bu ilacı kullanacak insanlar neler yapmalı?
İlk başta önemli olan kolon temizliğinin yapılmasıdır. Yani bağırsaklarınız temiz olmalıdır. Ben hastalara rahatsızlığı her ne olursa olsun, önce kolon temizliği yapıyorum. Sağlıklı insanların dahi yapması gereken bir işlem kolon temizliği. Kolonların temiz olmaması tüm hastalıklara davetiye çıkarır.
PİŞMİŞ YİYECEKLERE DİKKAT
Yani hastalıkların sebebi, bağırsaklarımız mı?
Benim nazarımda hastalıkların 3 türlü sebebi vardır: Birincisi kolon temizliğinin yapılmamış olması yani kolonda olan kabızlık, ikincisi insanların susuz kalması, üçüncüsü ise vücudun alkali olması. Yani asidiğin az olması.
Size göre, günlük yaşamımızda nasıl beslenmeliyiz?
İçtiğimiz suların pH değerinin yüksek olması lazım. Hayvansal gıdaların asidik değer yüksektir; bunları hiç yememek gerekir. Sebzeleri çiğ yiyebilmek çok önemli. Mesela, benim bugün bir öğünüm, çiğ taze fasulye idi. Ekmek ve unlu ürünler, pişmiş gıdalar oldukça asidiktir. Ben hastalara çiğ meyve, sebze ve bunların çiğken sıkılmış sularını içmelerini tavsiye ediyorum.
Size danışan hastalara başka neler tavsiye ediyorsunuz?
İlk üç gün İngiliz tuzu ve lavmanla kolon temizliği yaptırıyorum. Yani bağırsak boşaltımı tavsiye ediyorum. Ondan sonraki 3 günde meyve suları, daha sonraki 1 gün de sebze suları içmelerini söylüyorum. Daha sonraki günlerde artık vücudun buna alışması lazım. Robotta çekilmiş sebzeler, meyveler bol zeytinyağıyla birlikte yenmeli. Ayrıca insanın spor yapması da lazım.
BİLDİKLERİMİ İNTERNETE AKTARDIM
Yani bu söylediklerinizi yapan hastalar iyileşiyor mu?
Ben hastalık diye bir şey kabul etmiyorum. Hele hele tedavisi olmayan hastalık kesinlikle yok. İnsanlar doktora gitmekten korkmasın. Erken teşhisler önemli. Tıpta ve alternatif tedavi yöntemlerinde kendilerine muhakkak bir şifa bulacaklardır. Altını çizerek söylüyorum. Kolon temizliği çok önemli. Tüm hastalıkların tek nedeni kolonların dolu olmasıdır.
Bu konuyla ilgili bilgilerinizi insanlarla nasıl paylaşıyorsunuz?
Bu konuyla ilgili bir internet sitesi kurduk. DMSO ve bu ilacın kullanan hastaların bilgileri yazıyor. İlgilenenler okusun ve mucize niteliğindeki iyileşmeleri görsün.
Böyle çok örnek var mı, Mustafa bey?
Elbette. Örneğin, bir arkadaşımın annesi kalp hastasıydı. Kalbe giden 2 damar tıkalı ve biri yırtıktı… Kalp ameliyatı olacaktı. Bir hastanede 17 günü yoğun bakım ünitesinde olmak üzere, 2 ay yattı. Hastaneden çıkınca oğlu beni evine götürdü. Hasta 11 tane ilaç kullanıyordu. ‘Bana kalırsa bu ilaçları kullanma, bol bol su iç, DMSO kullan` dedim. Dediklerimi yaptı. Daha sonra hastaneye ameliyat olmak için yürüyerek gidiyor ve doktorlar bu iyileşmeyi görünce gözlerine inanamıyor.
LOKMAN HEKİM DEĞİLİM!

Bize bu yöntemle iyileşen hastalardan bir örnek daha verir misiniz?
Bursa`da bir hasta vardı. Hem böbrek yetmezliği vardı hem de rahim kanseriydi ve acilen diyalize girmesi gerekiyordu. Oğlu beni aradı. Ne olursa olsun annesini diyalize sokmamasını söyledim. Bu arada DMSO ilacını kullandı. 1 ay sonra Kayseri`de araştırma hastanesine gidiyor. Doktorlar hastaya lavman yapıyorlar. Dışkısı ile birlikte yaklaşık 1,5-2 kilo ağırlığında et şeklinde bir şeyler geliyor. Benim tabirimle tümörler dökülüyor. Bunu gören doktorlar hastanın oğluna ‘Annen birazdan ölecek, ciğerinden parçalar dökülüyor` diyor. Oğlu beni aradı. ‘Öyle bir şey olmaz, annen tümörlerini döküyor` dedim ve kadın iyileşerek hastaneden çıktı.
Çok ilginç… Yaptığınız iş bir çeşit Lokman hekimlik mi?
Bu arada, burada anlattığım örneklerde hastaların tedavi gördüğü hastanelerin ismini vermiyorum ama internet sitemizde bu hastanelerin adı ve hastaların telefon numaraları yazılı. Dileyen DMSO kullanarak iyileşen hastaları arayarak gerçekliği ile ilgili bilgi alabilir. Benim burada hurafelerle, otla Lokman`lık yaptığım yok. Siteyi okuyanlar ilacın ne olduğunu daha iyi anlayacaktır.
Mustafa Bey, DMSO`nun yan etkilerinden hiç bahsetmedik…
Bahsetmedik çünkü birçok uluslararası sempozyumda, DMSO`nun etkileri ve yan tesiri bulunmadığı kanıtlanmıştır.
İletişim:
Adres: Emek 4.Cadde ( Kazakistan Caddesi ) No:130/6 ÇANKAYA/ANKARA
Tel: 0533. 236 16 60
Web: www.dmsokanser.com