Hatta artık sushi yapan restoranları bile var.
9 Burger King, 4 Mc Donalds, 3 Dominos, bilmem kaç tane Özsar falan oldu.
Anlaşılan şehir büyüdü ama enine büyüdü.
3 – 5 D&R , Remzi, İnkilap falan olsun demiyorum ama hiç değilse biri oluverseydi fena mı olurdu?
Gidip şöyle bir kaç kitap, CD, film, ıvır zıvır bir şeyler, puzzle falan alabileceğimiz, tüm dergileri bulabileceğimiz bir D&R`ımız neden yok?
Neden hep yeme içme yerleri açılıyor?
Bu kadar mı ilgisiz bir şehiriz biz sanata, müziğe ve hayata karşı?
Evet, bu gibi şeyleri internetten alabiliyoruz ancak bu bir kültür, bir keyiftir.
İzmit`te bir D&R veya o konseptte bir yer olmamasına çok kafam takılıyor.
Hani şehir dışından bir arkadaşım gelecek ve ‘D&R nerede var?` diyecek, birisiyle aramda şöyle bir diyalog geçecek diye çok korkuyorum:
-
Şehir dışından gelen arkadaş: Tolga, D&R nerede? Almak istediğim bir kitap var.
- Tolga: Önce bir Whopper yeseydik???
- Şehir dışından gelen arkadaş: D&R diyorum oğlum. Deli misin? Ne Whopper`ı!?
- Tolga: Pizzaya ne dersin? Aaa, tamam anladııııım, sushi istiyosun seen! ???
Bill Cosby ne demiş?
İşte bir haftasonu daha geldi.
Zaman o kadar hızlı akıyor ki gün nasıl başlıyor, hafta nasıl bitiyor anlayabilmek çok zor.
Hayalini kurduğumuz şeyleri gerçekleştirmek için çok da vaktimiz yok.
Hayaller, planladığımız şeyler, yapabildiklerimiz, ertelediklerimiz…
Bazen neyi ne için ertelediğimiz ya da ne gibi sebeplerden dolayı vazgeçmek zorunda kaldığımıza bakıyor ve düşünüyorum:
Acaba gerçekten de tercih ettiklerimiz, vazgeçtiklerimizden daha mı önemli?
Hayallerimiz için olabilecek en kötü şey, iş işten geçmiş olmasıdır.
İşte dolu dolu geçirmenizi temenni ettiğim bir hafta sonundayız. Haydi biraz kendinize zaman ayırın, bu hafta sonu biraz çizginin dışına çıkın.
Koşulsuzca eğlenin. Sadece içinizden geldiği gibi ve özgürce… Rutini bozun, kendinizi şaşırtın.
Ne demiş Bill Cosby…
“Bir insan arzu ettiği her şeyi başarabilecek güçtedir. Tabii sonsuza kadar vakti olduğunda.”
Hoşgeldin sushi
Sushi pazarı İstanbul`da iyice oturdu.
Oturmasına oturdu fakat Amerika`da sıradan market reyonlarında ucuz bir yiyecek olan sushi, İstanbul`da hala ‘overrated` (kıymeti abartılmış) konumunda.
Ben severim sushi`yi.
Ama genelde, sınırsız sushi seçeneği sunan bir sushi restoranında yemeyi tercih ettiğim için yedikten sonra uzunca bir süre görmek istemem.
Yediğim zaman abartırım yani…
Bir aralar sushi yemek için basıp İstanbul`daki iyi bir sushi restoranına gider, yiyemeyeceğimiz kadar sipariş eder ve sipariş ettiklerimizin hepsini bitiremeden oradan ayrılırdık.
Sushi ile olan ilişkim bu çerçevede devam ederken, Fazlıoğlu Balık Restoran menüsüne sushi`yi de kattı.
Fazlıoğlu`nun balığıydı, mezesiydi zaten çok başarılı.
Uzunca bir süre Sapanca yolundaki yerinde hizmet veren Fazlıoğlu, bir süre önce Yuvacık`ta yeni yerini açtı, sushi yi İzmit ile tanıştırdı.
Little China, Dragon, Sushi co, Hai Sushi, Moi… İyi sushi yiyebileceğiniz bazı restoranların isimleri.
Konsept, tarzı gereği genelde standart.
Fazlıoğlu Balık ismiyle, tarzıyla sushi konseptine pek bir aykırı. Haliyle etrafta dolaşan Çinliler falan da yok.
Fakat sushi`yi gayet iyi yapıyorlar.
Eğer şu ana kadar denemediyseniz, dünyanın en iyi yemeklerinden biri olan sushi`yi Fazlıoğlu`nda mutlaka deneyin. Ama denemeden önce kendinizi şartlandırmayın. '`İıyyk, çiğ balık mı! İgreaanç !'` demeyin.
Şu ana kadar deneyip beğenmeyenini görmedim.
tolga.tamer@bizimkocaeli.com.tr