Baba, hatta dede mesleğini sürdürüyor. 1975 yılında Erzurum Dağıstan`dan İzmit`e gelmişler.
Aslında kendisi iç mimar ancak marangozluktan geliyor. Dağıstanlı Mobilya Üretim ve Tasarım ofisinin sahibi.
Kendisiyle tanışalı 6 sene oluyor. Bu zaman içerisinde kendisine mobilyayla ilgili birçok farklı ürün yaptırdım; yaptığı her bir üründen ayrı ayrı memnun kaldım.
Aslında bu yazıyı oluşturmama geçen gün yaşadığım bir olay sebep oldu.
Yaklaşık 2 sene önce avukat olan eşim Sırma`nın ofisine ünlü bir mobilya markasının showroom`unda beğendiğimiz bir masa takımını almıştık.
Masa takımı dediğim de abartılacak bir kombinasyon değil… Bildiğiniz özelliksiz, sade bir masa ve yan tarafında çekmeceler olan bir ünite.
Masa bize 3 bin 500 TL`ye mal olmuştu. Aldık, kullandık anormal bir şey yoktu.
Taa ki Eşimin kız kardeşi sevgili Sara, Sırma`ya ‘Ben de bir masa yaptırayım ve seninle aynı ofisi kullanalım` diyene kadar.
Ömer`i aramaya karar verdik.
***
Ofise geldi ve Sırma`nın masasını gördü. Masaya ödediğimiz rakamı duyunca inanamadı. “Ben size aynısını yaparım, hem de daha iyi malzemeyle” dedi.
Ömer`in el işçiliğini bildiğimiz için çok fazla tereddüt etmedik ancak bu kadarını gerçekten beklemiyorduk.
İki gün sonra Ömer, birebir ölçüyle yaptığı masayı getirdiğinde ağzımız açık kaldı.
400 TL`ye Sırma`nın masasının aynısını yapmıştı. Olayın mazisini bilmeyen biri ofise girdiğinde kesinlikle tüm mobilyaların aynı yerden alındığını düşünürdü.
İnanılacak gibi değildi ama arada hiçbir fark yoktu. Tabii 3 bin 100 TL`lik farkı saymazsak.
Ömer Ardıç ile mobilya üzerine bir söyleşi yaptım.
Yeni evleneceklere, mobilyalarını değiştirecek, iş yerine ya da evine bir şeyler yaptıracak olanlara fikir vermesini, bazı detayları anlatmasını istedim.
Mobilyanın biraz gözü kapalı alınan ve alınırken çok fazla hata yapılan bir şey olduğunu düşünüyorum. Belki bu söyleşi ile biraz daha fikir sahibi olabiliriz.
Evlerde dekorasyon konusunda en çok dikkatini çeken yanlışlar neler?
Mobilya veya aksesuar alırken, o zaman dilimine ait favori bir rengi seçtiğinizde bu renge birçok ayrı evde rastlayabilirisiniz. Biliyorsunuz ki mobilyalarda 2 sene önce siyah modası vardı, şimdiyse beyaz. Benim önerim kendi modanızı kendiniz yaratın. Gündem materyallerine ve renklerine bağlı kalmadan ama modadan da vazgeçmeden yaşam alanları oluşturmak mümkün.
Bunu nasıl yapabiliriz?
Gözlemlediğim en büyük sorunlardan biri de aşırılık. Aşırı obje ve eşya kullanımı veya aşırı renk ve desen kullanımı. Eğer yaşam alanınızda huzur arıyorsanız, aşırılıktan kaçının. Çok fazla desen kullanmayın. Eşyalarınızı birbirine çok yakın yerleştirmeyin. Böylece mekanının boğuculuğunu önlemiş olursunuz. Ayrıca evinizdeki her nesneyi teşhir etmekten de kaçının. Bu durum, mekana özen gösterilse de her zaman dağınık havası verecektir.
Yaşanılan mekanın kişiyi yansıtması, dekorasyonun inceliklerini bilmeyenler için biraz karmaşık görünebilir. Kişinin kendi tercih ve zevkleri bazen modayla çok da örtüşmeyebiliyor. Yeni evleneceklere ve evini yenileyeceklere neler tavsiye ediyorsun?
Trendler ve yenilikler çok çabuk eskiyebiliyor. Yeni evlenecek çiftlere tavsiyem, eşya seçerken o anki trendlere bağlı kalarak değil, geniş bir zaman dilimine hitap edecek şekilde seçmeleri. Özellikle oturma grubu alırken renk ve kumaş seçeneklerini iyi değerlendirmelerini öneririm. Seçim esnasında kendi zevklerinden de bir şeyler katmalılar bence. Aksi takdirde birbirinden farksız iç mekanların oluşması kaçınılmaz.
MEKANI İYİ KULLANIN
Peki, evimizi dekore ederken en önce ve en çok dikkat etmemiz gereken nokta ne olmalı?
En önemli unsur bence mekanı en iyi biçimde kullanabilmek. Bunu renkle, ışıkla ve detaylarla sağlayabilirsiniz. Kurallara uyarken, yaşadığınız mekanın sizi ve diğer aile bireylerini rahat ettirmesini, sizi yansıtmasını da göz ardı etmemelisiniz
Peki, biraz da bu yılın dekorasyon trendlerinden bahseder misin? Hangi renkler ön planda?
Bu yıl ve önümüzdeki yıllarda hem rahatlığı hem de şıklığı yansıtacak tasarımlar ön planda. Pudra pembe, Nil yeşili gibi pastel tonlar, taş tonları ve beyaz vazgeçilmez renklerden. Mat ve parlak materyallerin aynı anda kullanılması da yeni trendler arasında. Modern bir stile sahipseniz evinizin duvarlarını grafik tablolarla renklendirebilirsiniz. Ayrıca mimaride birbirine geçmiş yaşam alanlarında duvar yerine eşyaları bölücü olarak görebilirisiniz.
İç dekorasyonda, özellikle yeni bir eşya alırken tasarıma mı öncelik verilmeli, konfora mı?
Kaliteli bir yaşam için ‘tasarım`, ‘konfor` ve ‘fonksiyonellik` aslında birbirinden kopmaması gereken bir üçlü. Tasarım işlevselliğin kalıcılığını sağlar. Tasarımda öğeler birbiriyle bağlantılı olduğu sürece başarılıdır. Fonksiyonellik mekanı en iyi biçimde kullanmayı gerektirir. Bu da zaten tasarım ile sağlanır. Tasarım ve fonksiyonellik konfor için vardır. Konfor sizlere sadece bir koltuk grubunun rahat ve yumuşak olmasını anımsatmasın. Işık, renk, ritim, objeler arası denge aslında bizim için vazgeçilmez öğeler.
SUNTALAM İSE VAZGEÇİN!
Bir mobilya mağazasındayız. Ürünün tasarımın çok beğendik ancak kalitesi hakkında bir fikrimiz yok. Dikkat etmemiz, bakmamız gereken yerleri nereleridir?
Eğer beğenilen ürün suntalam ise hemen vazgeçilmesini tavsiye ediyorum. Birçok mobilya firması maalesef ki kalitesiz suntalam ürünü kaplama yaparak MDF diye satıyor. Ürünün alt ve kenar kısımlarına baksınlar. Çekmece içlerini incelesinler. Kaplama olmayan bir yerini bularak içteki malzemenin ne olduğunu anlayabilirler.
Malzemenin suntalam olduğunu nasıl anlayacaklar?
Sunta malzeme dökülür ve hiç sağlıklı değildir. Zaten bu tip ürünlerin ömrü de en fazla 2-3 yıldır. Bu ürünler, bir taşınma durumunda daha kısa sürede sorun çıkarmaya başlayacaktır. Bilerek ucuz diye tercih edilen ya da satıcının yanlış yönlendirmesi ile bilmeden alınan bu tip ürünler sorun çıkarmaya çok meyillidir.
Bu durumda garanti devreye girmiyor mu?
Maalesef ki birçok mobilya üreticisi 2 sene garanti vermekte. İşin esas kötü yanı, taşınma durumunda garanti devre dışı kalıyor. Ürün alınırken garanti koşullarını iyi incelemelerini tavsiye ederim. Zaten ürününe güvenen üretici garanti şartlarına bu maddeyi koymaz. Bu durumda zaten bu tip ürünlerden uzak durmanızı tavsiye ediyorum.
KAYMAKAMLIĞIN BİLİRKİŞİSİ
Sen ürünlerine garanti veriyor musun?
Birçok mobilya üreticisi mobilya ömrünü 3 yıl olarak belirlemiş durumda. Biz Dağıstanlı olarak 20 yıl gibi bir kullanım ömrü ön görüyoruz. Mobilya alacak ya da yaptıracak olan herkese, markalaşmış ürünlerin dışında, kendi atölyelerinde imalat yapan mobilyacı-marangozların da belgelerini görmelerini, sektörde gerçekten var olup olmadıklarını sorgulamalarını, referanslarını kontrol etmelerini tavsiye ediyorum.
İzmit Kaymakamlığı mobilya grubunda bilirkişi olarak da çalışıyorsunuz. Bu kapsamda ne gibi çalışmalarınız oluyor?
Diyelim ki bir ürün aldınız, almış olduğunuz ürünün problemli olduğunu düşünüyorsanız İzmit Kaymakamlığı`na bir dilekçe yazıyorsunuz, orada her perşembe ve cuma günleri kurul toplanıyor. Eğer kurul dilekçeyi kabul ederse bilirkişi tayin ediyor. Onlar da biziz. Gidiyoruz ürünü yerinde inceliyoruz ve gerçekten problemli olup olmadığına karar veriyoruz.
İletişim:
DAĞISTANLI Mobilya ve Tasarım
Adres: 42 Evler sanayi sitesi yanı İzmit/KOCAELİ
Tel: 0262.362 16 04 – 0532.680 83 63